Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği/Getireceği Hukuki Sorunlar

Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği/Getireceği Hukuki Sorunlar

 

 

Dr. Servet Yetim

Ankara Barosu Dergisi 2016 Sayı-1

 

 

 

Özet

Özerk, sürücüsüz ya da robotik araç olarak da ifade edilen otonom araçlar, araç mekaniğini bilişim teknolojileri ile bütünleştiren, gelişmiş kontrol sistemlerini kullanan, araç içi ve çevresel verileri analiz ederek bağımsız karar verebilme yetenekleri ile donatılmış olan akıllı makinalardır. Gelişmiş ülkelerde, çoğu köklü araç üreticisi olan, on iki firma tarafından başarılı bir şekilde test sürüşleri yapılarak büyük ilerleme kaydedilen, ilki Google tarafından 2018 yılında piyasaya sürülmesi hedeflenen bu araçlar, dünya toplumu üzerinde büyük dönüşümlerin de habercisidir. Bu dönüşüme ise henüz hiçbir ülke hazır değildir. Bu gelişmeler öncelikle otomotiv sektöründe devasa dönüşümlere sebep olacaktır. Otonom araçlarda elektroniğin katma değeri, mekaniğin de önüne geçmiştir. Bu gelişmeler, araç üretiminde, yazılım geliştirmede lider konumunda olan ülkeler lehinde tekelleşmeye ve akıllı şehirlerin kurulmasına zemin hazırlayacaktır.

Otonom araçların kullanımıyla insanlar bir kısım sırlarını/kişisel verilerini bu araçların elektronik sistemler ile paylaşacak, araçlarda bu verileri otonom araç bileşenleri kapsamında yer alan akıllı trafik sistemleri, yazılım firmaları, araç üreticileri ve yerel yönetimlerle paylaşacaktır. Otonom araçlarda sürücü faktörü ortadan kalkacağından meydana gelen trafik kazalarında; araç mekanik ve elektronik sistem üreticisi, yazılım geliştiricisi, altyapı hizmetlerinin sağlayacak olan yerel yönetimler ve araç malikinin hukuki ve cezai sorumlulukları konusunda birçok karmaşa meydana gelecektir. Tutulan kişisel verilerin korunması, sertifikasyon ve internet erişimlerinde standartların belirlenmesi, araçların sigortacılık sistemlerinin yeniden yapılandırılma hususu, sorunların çözümünde evrensel yargılama yetkisine ihtiyaç duyulması hep birlikte değerlendirildiğinde tekelleşmeye, haksız rekabete, ticari güç dayatmalarına karşı küçülen dünyada, sorunların çözümü için, ülkelerin daha fazla işbirliği yapmaları kaçınılmaz bir sonuçtur.

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2016-1/3.pdf


Alıntı için :

Selin Cetin
"Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği/Getireceği Hukuki Sorunlar"
Hukuk & Robotik, Sunday August 6th, 2017
https://robotic.legal/surucusuz-araclar-ve-getirdigigetirecegi-hukuki-sorunlar/- 28/10/2021

 

Süper Zeka ; Gidiş yolu, Tehlikeler, Stratejiler

Süper Zeka ; Gidiş yolu, Tehlikeler, Stratejiler

 

 

Türü: Bilim kurgu/ felsefe / popüler bilim

Yazar: Nick Bostrom

Yayım tarihi: 3 Temmuz 2014

Yayımevi: Oxford University Press

 

 

 

İsveç doğumlu Nick Bostrom,  Oxford Üniversitesi’nde görev yapan bir felsefecidir. Yine Oxford Üniversitesi bünyesinde İnsanlığın Geleceği Enstitüsü ve Geleceğin Teknolojilerinin Etkileri Programı’nı kurmuştur.

Yazarın yayımladığı birçok eseri olmakla beraber, kendisi transhumanizme olan katkısıyla bilinmektedir. 2003 yılında ortaya attığı “Simülasyon Argümanı” ile birlikte dikkatleri üzerine çekmiştir.

Bostrom, bir röportajında ” Elinde bombayla oynayan küçük çocuklara benziyoruz” der. Bu konuda haklı olabilir. Çünkü yapay zeka birgün varlığını ve kullanım amacını sorgulamaya başlarsa, yanlış kararlar alması onu kontrolden çıkarabilir.

2014’te yazdığı Superintelligence’ta bu çıkış noktasından hareket ediyor ve karar alabilen bir yapay zekanın ayrıca etik değerlere de sahip olması gerektiğini vurguluyor.

Yapay zeka ve etik konusuyla ilgili okunabilecek keyifli bir kitap.

Selin

 

Ayrıca bakınız:

http://www.nickbostrom.com/

https://www.theguardian.com/technology/2016/jun/12/nick-bostrom-artificial-intelligence-machine


Alıntı için :

Selin Cetin
"Süper Zeka ; Gidiş yolu, Tehlikeler, Stratejiler"
Hukuk & Robotik, Saturday August 5th, 2017
https://robotic.legal/super-zeka/- 28/10/2021

 

2012’de Robot Endüstrisi Piyasasındaki Eğilimler

2012’de Robot Endüstrisi Piyasasındaki Eğilimlerin Anket Sonuçları Özeti

 

 

18 Temmuz 2013
Endüstriyel Makine Bölümü, İmalat Sanayi Bürosu,
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı

 

1. Endüstri Robotları Piyasası

  • Endüstriyel robotların küresel piyasası son beş yıldır  finansal olarak %60 civarında büyüdü.Japon girişimcilerinin payının %50.2 olduğu 2011 yılındaki piyasa büyüklüğü, 8.497 milyon dolardı( 662.8 milyon yen).Japon girişimcilerin payının %57.3 olduğu geniş anlamda paketleme robotlarını da içeren küresel piyasa, 13.369 milyon dolardı(1.0428 trilyon yen).
  • Robot sayısı açısında, son beş yılda Japon piyasasında  %25 civarında azalma olmasına rağmen, 2011 yılı itibariyle Japonya, dünya genelinde en büyük pazar konumunu korumaktadır.
  • Son beş yılda Çin piyasası dört kat büyüdü, büyüme Japon piyasasındaki robot sayıları açısında yakın bir hacme ulaşıyor.

2.  Endüstriyel Robotların İthalat ve İhracatı 

  • Endüstriyel robotların küresel marketteki genişlemesinden dolayı, endüstriyel robotların Japonya’dan ihracatı, son beş yılda yaklaşık %80 arttı.
  • Çin piyasasındaki büyüme ile, Almanya ve Güney Kore’nin son beş yılda Çin’e olan ihracatı on kat büyüdü ve Çin piyasasında beklenen ateşli rekabetle, Japonya ihracatını dört katına çıkardı.
Referans 1 - 2006 ila 2011 arası belli başlı ülkelerin Pazar Hacmi ve İhracat Performansı (30 milyon doların üstü)
Referans 1 – 2006 ila 2011 arası belli başlı ülkelerin Pazar Hacmi ve İhracat Performansı (30 milyon doların üstü)

3.Endüstriyel Robotların dünyadaki kullanımı 

  • On yıl önce,Japonya’da operasyon halindeki endüstriyel robotların sayısı, dünya genelindekilerin %48 idi,  ama oran yaklaşık %27 düştü. Robotların sayısı açısından, Japonya yaklaşık 54.000(%15) azalma gösterdi. Başka bir deyişle, Güney Kore, Çin ve Almanya’nın yüzdesi %5.5ten(41.000 robot) 10.8’e(124.000), %0.2’den(2.000) %6.4’e(74.000) ve %13.1’den (99.000) %13.6(157.000)e yükseldi.
  • Güney Kore, Çin ve Almanya 126’dan 347’e , 1’den 21’e  ve 172’den 261’e yükselirken, Japonya’da son on yılda imalat sanayiinde çalışan her 10.000 işçiye karşılık gelen, endüstri robotlarının sayısı sabit kaldı, yaklaşık 340.
Referans 2: Belirli ülke ve bölgelerdeki operasyondaki Endüstriyel Robotlar
Referans 2: Belirli ülke ve bölgelerdeki operasyondaki Endüstriyel Robotlar

 

Referans 3: Belirli ülke ve bölgelerdeki her 10,000 işçi başına Endüstriyel Robot Sayısı
Referans 3: Belirli ülke ve bölgelerdeki her 10,000 işçi başına Endüstriyel Robot Sayısı

 

4. Dünya genelinde Endüstriyel Robotlara Talepler  

  • Endüstriyel robotlar ile ilgili taleplere gelince, metal ve makine endüstrisi ve plastik-kimya  endüstrisini takip eden,  otomobil endüstrisi ve elektrik- elektronik endüstrisi söz konusu büyüklüğü açıklıyor.
  • Büyük ülke ve bölgelerin 2011’deki satış sayılarına bakarsak, Japonya (%12.2), Almanya ve Amerika’dan sonra dördüncü sıradayken,Çin otomobil endüstrisinde birinci sırayı alıyor(%18.8). Elektrik- elektronik endüstrisine bakarsak, Güney Kore ilk sırada yer alarak Japonya’yı geride bırakıyor, iki ülkenin ortak payı ise dünya satışının %67.1’ine ulaştı.Metal ve makine endüstrisine bakarsak, Çin ilk sıraya erişti.(%17.8)
Referans 4: Belirli ülke ve bölgelerdeki Üretim Endüstrisinin satış rakamları ve oranları (2011)
Referans 4: Belirli ülke ve bölgelerdeki Üretim Endüstrisinin satış rakamları ve oranları (2011)

5. Çin piyasasında Endüstriyel Robotlarla ilgili eğilimler 

  • 2001’den bu yana Çin piyasasındaki endüstriyel robotlar, yıllık %41 oranında artış gösterdi, son on yılda 32 kat genişleme ile sonuçlandı. Otomobil endüstrisindeki endüstriyel robotlarla, dünyadaki en büyük piyasa oldu. Elektrik- elektronik endüsrtisi de aynı şekilde, endüsrtiyel robotların kullanımının artacağı umuluyor; bu da işçilik maliyetinin arttığı gösteriyor.
  • Çin’nin endüstriyel robotlar ithal ettiği ülkelere bakarsak, Japonya ezici bir üstünlükle ilk sırada yer alıyor ( &70.6) ve hala yükselme eğiliminde. Çin’den ihracat hala düşük olsa da, 2011’deki robot ihracatının sayısı %132 artmasından dolayı, gelecek faaliyetlerin yakından takip edilmesi gerekir.
  • Japonya’daki endüstriyel robot ve elektronik paketleme robotu üreticileri için Çin piyasasının önemi her yıl artıyor. Son dört yılda, Çin’in ihracat ortalaması ile Japonya’nın toplam ihracatı %8.5’ten %20.5’e artmış oldu.
Reference 5: Domestic Sales Situation of Industrial Robots in China Number of Annual Domestic Sales of Robots and Year-to-year Comparison (Unit: robot)
Referans 5: Çin içerisindeki yerli Endüstriyel Robotların satış miktarları Senelik bazda Çin içi yerli robot sarış rakamları (Sayı: robot)

 

Raporun tamamına Japonca ve İngilizce olarak şu linklerden erişebilirsiniz: 

http://www.meti.go.jp/press/2013/07/20130718002/20130718002-3.pdf

http://www.meti.go.jp/english/press/2013/pdf/0718_02.pdf


Alıntı için :

Selin Cetin
"2012’de Robot Endüstrisi Piyasasındaki Eğilimler"
Hukuk & Robotik, Thursday August 3rd, 2017
https://robotic.legal/english-trends-in-the-market-for-the-robot-industry-in-2012/- 28/10/2021

 

Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk

Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk

 

 

Türü: Araştırma

Yazar: Çağlar Ersoy

Yayım tarihi: Mart 2017

Yayımevi: Onikilevha Yayıncılık

 

 

 

Türkiye’de robotik ve hukuk konusu ile ilgili Türkçe kaynak ne yazık ki çok sınırlı. Yakın zamanda yayımlanan bu kitap konuya dair genel birçok bilgi içermekte. Söz konusu kavramsal tartışmalar, Avrupa Birliği raporları, robotların hukuki statüsü ve benzer diğer birçok bilgiyi bulabilirsiniz.

Önsözde yazarın güzel bir tespiti mevcut.”Geleceğe dair tahminlerin hangisi ne derece doğru çıkar kestirmek mümkün değil belki ama teknolojinin hayatlarımızı öngöremediğimiz bir biçimde  değiştirdiğini inkar edemeyiz.Bundan belki bir yirmi yıl sonra şu an varlığından bile haberdar olmadığımız sorunların çözümlerini konuşuyor olacağız büyük ihtimalle.”

Bunula birlikte konuya genel bir bakış içermesinden dolayı, içerik ancak yüzeysel bazı konuları aydınlatıyor. Ama konuya ilgi duyanların birçok çıkış noktası yakalayabileceği iyi bir kaynakça kısmına sahip.

Türkçe kaynak arayanlara tavsiye ederim.

Selin


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk"
Hukuk & Robotik, Wednesday August 2nd, 2017
https://robotic.legal/robotlar-yapay-zeka-ve-hukuk/- 28/10/2021

 

Ben, Robot

Ben, Robot

 

Türü: Bilim kurgu

Yazar: Isaac Asimov

Yayım tarihi: 2 Aralık 1950

Yayımevi: Gnome Press

 

 

Rusya doğumlu Amerikan yazar Isaac Asimov, özellikle bilim kurgu eserleri ile tanınmıştır. Türkçe’ye de çevrilmiş birçok eseri olan, “robot” denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olmuştur. Konu ile ilgili araştırmalara başladığınızda, hemen hemen her eserde ünlü “üç robot yasası”na  atıf yapıldığını görebileceğinizi söyleyebilirim. Asimov daha sonra, diğerlerinden önce gelen dördüncü ya da sıfırıncı yasayı eklemiştir. Bu yasalar:

  • 0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.
  • 1- Bir robot, 0. kuralla çelişmediği sürece, hiçbir şekilde insanoğluna zarar veremez veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez.
  • 2- Bir robot, 0. ve 1. kurallarla çelişmediği sürece, kendisine insanlar tarafından verilen komutlara itaat etmek zorundadır.
  • 3- Bir robot, 0., 1. ve 2. kurallarla çelişmediği sürece, kendi varlığını korumak zorundadır.

(Asimov, Isaac (1950). I, Robot.)

Aslında Asimov ile ilgili söylenecek çok söz var, bize robotik konusunda kazandırdığı bakış açısı onun büyük bir usta olduğunu gösteriyor.İngilizce “I, Robot” olarak yayımlanan, Türkçe’ye “Ben Robot” olarak çevrilen, içinde bilim kurgu hikayeleri barındıran akıcı, sürükleyici bir eser. İnsanlar ve robotlar arasındaki ilişkiye bakış açınızda değişiklik yapabilecek bir yapıt.

Robotiğe ilgi duyan herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir kitap.

Selin

 

 

 


Alıntı için :

Selin Cetin
"Ben, Robot"
Hukuk & Robotik, Wednesday August 2nd, 2017
https://robotic.legal/ben-robot/- 28/10/2021

 

Robotik ve Kültür

“Science Bob” Pflugfelder

 

ROBOTİK ve KÜLTÜR

 

Kültürün oluşmasında iki süreç vardır; birinci süreçte insan pasif ve alıcı konumdadır. Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur. Doğayla kurulan bu öncül ilişki, yani ihtiyaçları doğrultusunda edindiği bilgi, dili, davranışları ve maddi üretim ve tüketim aletleri kültürün yaratılmasında birinci aşama olarak karşımıza çıkar. İkinci aşamada ise insan alıcı konumdan çıkar ve üretmeye başlar; yani yaşadığı çevreye etkin ve aktif bir güç olarak katılır.

Teknoloji bu anlamda insanın etkin olarak kültürü etkilediği ve ayrıca var olan kültürden etkilenen bir alandır. Yalnızca maddi eserler olarak algılanmamalıdır, çünkü teknoloji bir kültürü veya belirli bilgi, inanç, söylem ve uygulamalardan oluşan toplumsal ilişkileri de etkiler.

Kültürler arası farklılıklar robotlara yaklaşımı ve  dolayısıyla robotların kullanım alanlarında etkili olmaktadır. Bunun yanında artık kullanımlarının elzem olması kültürde de değişimleri beraberinde getiriyor.

Robotlara yönelik tutumlar arasındaki farklılık, robot fikrinden bile daha eski bir şeye dayanır: din. Bu açıdan robot fikri üzerine Uzak Doğu ve Batı arasında görüş ayrılıkları oluşmuştur.

Bu bakımından Japonlar animizm nedeniyle kültürel açıdan robotlara açıktırlar. Animizm, İnsan yapımı nesneler de olsa, tüm nesnelerin bir ruha sahip olduğuna dayanır. Japonlar bu sebeple cansız cisimler ve insanlar arasında ayrım yapmazlar.1 Japonya sadece teknoloji üreticisi değil aynı zamanda mevcut ve gelecekteki teknolojiyle insanların birbiriyle ve çevreleriyle nasıl ilişki kurması gerektiği konusunda da çalışan bir ülkedir. Doğal kaynakların kıt oluşu onları imal ettiği ürünlere değer katmaya yoluna yöneltmiştir. Düşen doğum oranı, hızla yaşlanan nüfus , çevresel ve enerjik sorunlar bağlamında, robotlar yüksek yaşam kalitesi ile zengin bir toplum yaratmanın yolu olarak görülmüştür.Sonuç itibariyle kültürdeki bu etkiler robotik teknolojide  birçok Japon şirketinin doğumuna neden oldu.

Robotlara karşı tutum, tek tanrıcılığın yaygın olduğu Batı’da farklı bir gelişim göstermiştir. Tek tanrıcılıkta sadece Tanrı’nın hayat verebileceği, başlangıçta yalnızca Tanrı’nın bulunduğu ve tüm canlıların onun kulları olduğu inancı vardır. Ayrıca putperestliğin günah olduğu da belirtilmiştir. Çünkü bu sayede cansız bir nesneye hayat veren insan Tanrı’nın rolünü üstlenir. Bu inanışta yaşam yaratmak kaçınılmaz olarak yaratıcının tahribine yol açmaktadır.2 Bu inanışın hakim olması sebebiyle nesnelere karşı Japonya’daki gibi bir tutum sergilenmemektedir. Daha çok üretim sürecinin hızlandırılması, savunma sanayinin geliştirilmesi, istihdamın artırılması, eğlence ve günlük hayatın kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.

Amerika, robotik teknoloji geliştirmede öncü ülkelerden olsa da toplum olarak robotik teknolojilerden yararlanma noktasında kültürel engelleri söz konusudur. Japonya ile karşılaştırıldığınızda nüfus yapısı, ekonomik ve politik konularda farlılıklar görebilirsiniz. Bu sebeple genelde Amerika’da araştırmacılar askeri ve endüstri alanındaki robotlara yönelmiş durumdadır.

Avrupa’da da robotlar fabrikalarda giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. İmalat ve istihdam kapasitesinin geliştirilmesinde önemli bir noktada bulunmaktadır. Amerika’daki gibi özellikle endüstri ve otomotiv alanında gelişmeler yaşanmaktadır.

Sonuç olarak kültür, sadece robotların algılanmasını değil, aynı zamanda robotların tasarımını ve kullanım alanını da etkilemektedir. Bu süreçte yaşanabilecek hukuksal sorunların çözümünün de düzenlenmesi gerekmektedir.

Selin


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotik ve Kültür"
Hukuk & Robotik, Friday July 28th, 2017
https://robotic.legal/robotik-ve-kultur/- 28/10/2021

 

Cenin hakları ve Robot hakları

Robot fetus by MrsNitro

 

CENİN HAKLARI ve ROBOT HAKLARI

 

Kısa süre önce bilimkurgu olarak nitelendirebileceğimiz teknolojiler artık kulanıma sunuluyor. Tıp, sanayii ve askeri gibi birçok alanlarda giderek yaygınlaşan kullanımları etkileşimi beraberinde getiriyor. İnsanlarla olan etkileşimin artması ise hukuki ve etik tartışmaları doğuruyor.

Mevcut hukuk sistemleri insanı ve eşyayı özne olarak kabul etmektedir. Gelişen makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknolojileri sayesinde yapay zekanın eşya ve insan dışında üçüncü bir özne olması sorunu ile karşı karşıyayız.Anayasalarda temel hakların insanlar için hazırlanmış olması robotların hak ve özgürlüklere sahip olamayacağı algısını oluşturabilir. Ancak tamamen otonom, öğrenebilen, insana özgü duygusal ve ahlaki özelliklerin programlar ile eklendiği ve bizlerle etkileşim içinde olan robotları düşündüğümüzde, robot hakları fikri o kadar da uzak gelmemeye başlıyor.

Peki henüz bilinç düzeyi bizim gibi gelişmemiş bir yapının sahip olacağı hak neye dayandırılabilir? Çıkış noktası olarak neyi kabul edebiliriz?

Bu açıdan bilinç düzeyi tam olarak gelişmemiş iki varlığı, cenin ile yapay zekalı robotu karşılaştırılabiliriz. Tarihsel süreçte farklı yaklaşımlara dayanan cenin hakları üzerinde günümüzde de her ülkenin farklı uygulamaları mevcut. Cenin, tartışmalı olmakla birlikte potansiyel bir canlı kabul edilmektedir. Bu canlının da insan figüründe olması esas alınmaktadır. Hak ehliyetine sahip olması bakımından da yine insan figüründe olmasından yola çıkılmaktadır. Türk Medeni Kanununda da kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder, demektedir.

Gelişmiş otonom hareketleri olan yapay zekalı robotların hakları ile tartışmalı olan cenin hakları arasında bağlantı kurmak bu açıdan pek mümkün gözükmüyor. İnsan eliyle yapay olarak üretilmiş bir makinenin bilinç ve irade unsuru cenininki gibi gelişmemiş olsa da, ceninin insan olarak yaşam hakkı ön planda tutulmaktadır.Bu bakımdan cenin hakları ile robot hakları tam anlamıyla bağlantılıdır diyemeyiz fikrindeyim.

Selin


Alıntı için :

Selin Cetin
"Cenin hakları ve Robot hakları"
Hukuk & Robotik, Friday July 28th, 2017
https://robotic.legal/fetus-rights-and-robot-rights/- 28/10/2021

 

1 13 14 15