Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk

Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk

 

 

Türü: Araştırma

Yazar: Çağlar Ersoy

Yayım tarihi: Mart 2017

Yayımevi: Onikilevha Yayıncılık

 

 

 

Türkiye’de robotik ve hukuk konusu ile ilgili Türkçe kaynak ne yazık ki çok sınırlı. Yakın zamanda yayımlanan bu kitap konuya dair genel birçok bilgi içermekte. Söz konusu kavramsal tartışmalar, Avrupa Birliği raporları, robotların hukuki statüsü ve benzer diğer birçok bilgiyi bulabilirsiniz.

Önsözde yazarın güzel bir tespiti mevcut.”Geleceğe dair tahminlerin hangisi ne derece doğru çıkar kestirmek mümkün değil belki ama teknolojinin hayatlarımızı öngöremediğimiz bir biçimde  değiştirdiğini inkar edemeyiz.Bundan belki bir yirmi yıl sonra şu an varlığından bile haberdar olmadığımız sorunların çözümlerini konuşuyor olacağız büyük ihtimalle.”

Bunula birlikte konuya genel bir bakış içermesinden dolayı, içerik ancak yüzeysel bazı konuları aydınlatıyor. Ama konuya ilgi duyanların birçok çıkış noktası yakalayabileceği iyi bir kaynakça kısmına sahip.

Türkçe kaynak arayanlara tavsiye ederim.

Selin


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk"
Hukuk & Robotik, Çarşamba Ağustos 2nd, 2017
https://robotic.legal/robotlar-yapay-zeka-ve-hukuk/- 25/02/2021

 

Ben, Robot

Ben, Robot

 

Türü: Bilim kurgu

Yazar: Isaac Asimov

Yayım tarihi: 2 Aralık 1950

Yayımevi: Gnome Press

 

 

Rusya doğumlu Amerikan yazar Isaac Asimov, özellikle bilim kurgu eserleri ile tanınmıştır. Türkçe’ye de çevrilmiş birçok eseri olan, “robot” denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olmuştur. Konu ile ilgili araştırmalara başladığınızda, hemen hemen her eserde ünlü “üç robot yasası”na  atıf yapıldığını görebileceğinizi söyleyebilirim. Asimov daha sonra, diğerlerinden önce gelen dördüncü ya da sıfırıncı yasayı eklemiştir. Bu yasalar:

  • 0- Bir robot insanlığa zarar veremez veya hareketsiz kalarak insanlığın zarar görmesine izin veremez.
  • 1- Bir robot, 0. kuralla çelişmediği sürece, hiçbir şekilde insanoğluna zarar veremez veya pasif kalmak suretiyle zarar görmesine izin veremez.
  • 2- Bir robot, 0. ve 1. kurallarla çelişmediği sürece, kendisine insanlar tarafından verilen komutlara itaat etmek zorundadır.
  • 3- Bir robot, 0., 1. ve 2. kurallarla çelişmediği sürece, kendi varlığını korumak zorundadır.

(Asimov, Isaac (1950). I, Robot.)

Aslında Asimov ile ilgili söylenecek çok söz var, bize robotik konusunda kazandırdığı bakış açısı onun büyük bir usta olduğunu gösteriyor.İngilizce “I, Robot” olarak yayımlanan, Türkçe’ye “Ben Robot” olarak çevrilen, içinde bilim kurgu hikayeleri barındıran akıcı, sürükleyici bir eser. İnsanlar ve robotlar arasındaki ilişkiye bakış açınızda değişiklik yapabilecek bir yapıt.

Robotiğe ilgi duyan herkesin okumasını tavsiye ettiğim bir kitap.

Selin

 

 

 


Alıntı için :

Selin Cetin
"Ben, Robot"
Hukuk & Robotik, Çarşamba Ağustos 2nd, 2017
https://robotic.legal/ben-robot/- 25/02/2021

 

Robotik ve Kültür

“Science Bob” Pflugfelder

 

ROBOTİK ve KÜLTÜR

 

Kültürün oluşmasında iki süreç vardır; birinci süreçte insan pasif ve alıcı konumdadır. Belli bir coğrafi çevrede yaşıyor, beslenme ve barınma ihtiyaçlarını orada gideriyordur. Doğayla kurulan bu öncül ilişki, yani ihtiyaçları doğrultusunda edindiği bilgi, dili, davranışları ve maddi üretim ve tüketim aletleri kültürün yaratılmasında birinci aşama olarak karşımıza çıkar. İkinci aşamada ise insan alıcı konumdan çıkar ve üretmeye başlar; yani yaşadığı çevreye etkin ve aktif bir güç olarak katılır.

Teknoloji bu anlamda insanın etkin olarak kültürü etkilediği ve ayrıca var olan kültürden etkilenen bir alandır. Yalnızca maddi eserler olarak algılanmamalıdır, çünkü teknoloji bir kültürü veya belirli bilgi, inanç, söylem ve uygulamalardan oluşan toplumsal ilişkileri de etkiler.

Kültürler arası farklılıklar robotlara yaklaşımı ve  dolayısıyla robotların kullanım alanlarında etkili olmaktadır. Bunun yanında artık kullanımlarının elzem olması kültürde de değişimleri beraberinde getiriyor.

Robotlara yönelik tutumlar arasındaki farklılık, robot fikrinden bile daha eski bir şeye dayanır: din. Bu açıdan robot fikri üzerine Uzak Doğu ve Batı arasında görüş ayrılıkları oluşmuştur.

Bu bakımından Japonlar animizm nedeniyle kültürel açıdan robotlara açıktırlar. Animizm, İnsan yapımı nesneler de olsa, tüm nesnelerin bir ruha sahip olduğuna dayanır. Japonlar bu sebeple cansız cisimler ve insanlar arasında ayrım yapmazlar.1 Japonya sadece teknoloji üreticisi değil aynı zamanda mevcut ve gelecekteki teknolojiyle insanların birbiriyle ve çevreleriyle nasıl ilişki kurması gerektiği konusunda da çalışan bir ülkedir. Doğal kaynakların kıt oluşu onları imal ettiği ürünlere değer katmaya yoluna yöneltmiştir. Düşen doğum oranı, hızla yaşlanan nüfus , çevresel ve enerjik sorunlar bağlamında, robotlar yüksek yaşam kalitesi ile zengin bir toplum yaratmanın yolu olarak görülmüştür.Sonuç itibariyle kültürdeki bu etkiler robotik teknolojide  birçok Japon şirketinin doğumuna neden oldu.

Robotlara karşı tutum, tek tanrıcılığın yaygın olduğu Batı’da farklı bir gelişim göstermiştir. Tek tanrıcılıkta sadece Tanrı’nın hayat verebileceği, başlangıçta yalnızca Tanrı’nın bulunduğu ve tüm canlıların onun kulları olduğu inancı vardır. Ayrıca putperestliğin günah olduğu da belirtilmiştir. Çünkü bu sayede cansız bir nesneye hayat veren insan Tanrı’nın rolünü üstlenir. Bu inanışta yaşam yaratmak kaçınılmaz olarak yaratıcının tahribine yol açmaktadır.2 Bu inanışın hakim olması sebebiyle nesnelere karşı Japonya’daki gibi bir tutum sergilenmemektedir. Daha çok üretim sürecinin hızlandırılması, savunma sanayinin geliştirilmesi, istihdamın artırılması, eğlence ve günlük hayatın kolaylaştırılması amaçlanmaktadır.

Amerika, robotik teknoloji geliştirmede öncü ülkelerden olsa da toplum olarak robotik teknolojilerden yararlanma noktasında kültürel engelleri söz konusudur. Japonya ile karşılaştırıldığınızda nüfus yapısı, ekonomik ve politik konularda farlılıklar görebilirsiniz. Bu sebeple genelde Amerika’da araştırmacılar askeri ve endüstri alanındaki robotlara yönelmiş durumdadır.

Avrupa’da da robotlar fabrikalarda giderek daha fazla kullanılmaya başlandı. İmalat ve istihdam kapasitesinin geliştirilmesinde önemli bir noktada bulunmaktadır. Amerika’daki gibi özellikle endüstri ve otomotiv alanında gelişmeler yaşanmaktadır.

Sonuç olarak kültür, sadece robotların algılanmasını değil, aynı zamanda robotların tasarımını ve kullanım alanını da etkilemektedir. Bu süreçte yaşanabilecek hukuksal sorunların çözümünün de düzenlenmesi gerekmektedir.

Selin


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotik ve Kültür"
Hukuk & Robotik, Cuma Temmuz 28th, 2017
https://robotic.legal/robotik-ve-kultur/- 25/02/2021

 

Cenin hakları ve Robot hakları

Robot fetus by MrsNitro

 

CENİN HAKLARI ve ROBOT HAKLARI

 

Kısa süre önce bilimkurgu olarak nitelendirebileceğimiz teknolojiler artık kulanıma sunuluyor. Tıp, sanayii ve askeri gibi birçok alanlarda giderek yaygınlaşan kullanımları etkileşimi beraberinde getiriyor. İnsanlarla olan etkileşimin artması ise hukuki ve etik tartışmaları doğuruyor.

Mevcut hukuk sistemleri insanı ve eşyayı özne olarak kabul etmektedir. Gelişen makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknolojileri sayesinde yapay zekanın eşya ve insan dışında üçüncü bir özne olması sorunu ile karşı karşıyayız.Anayasalarda temel hakların insanlar için hazırlanmış olması robotların hak ve özgürlüklere sahip olamayacağı algısını oluşturabilir. Ancak tamamen otonom, öğrenebilen, insana özgü duygusal ve ahlaki özelliklerin programlar ile eklendiği ve bizlerle etkileşim içinde olan robotları düşündüğümüzde, robot hakları fikri o kadar da uzak gelmemeye başlıyor.

Peki henüz bilinç düzeyi bizim gibi gelişmemiş bir yapının sahip olacağı hak neye dayandırılabilir? Çıkış noktası olarak neyi kabul edebiliriz?

Bu açıdan bilinç düzeyi tam olarak gelişmemiş iki varlığı, cenin ile yapay zekalı robotu karşılaştırılabiliriz. Tarihsel süreçte farklı yaklaşımlara dayanan cenin hakları üzerinde günümüzde de her ülkenin farklı uygulamaları mevcut. Cenin, tartışmalı olmakla birlikte potansiyel bir canlı kabul edilmektedir. Bu canlının da insan figüründe olması esas alınmaktadır. Hak ehliyetine sahip olması bakımından da yine insan figüründe olmasından yola çıkılmaktadır. Türk Medeni Kanununda da kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder, demektedir.

Gelişmiş otonom hareketleri olan yapay zekalı robotların hakları ile tartışmalı olan cenin hakları arasında bağlantı kurmak bu açıdan pek mümkün gözükmüyor. İnsan eliyle yapay olarak üretilmiş bir makinenin bilinç ve irade unsuru cenininki gibi gelişmemiş olsa da, ceninin insan olarak yaşam hakkı ön planda tutulmaktadır.Bu bakımdan cenin hakları ile robot hakları tam anlamıyla bağlantılıdır diyemeyiz fikrindeyim.

Selin


Alıntı için :

Selin Cetin
"Cenin hakları ve Robot hakları"
Hukuk & Robotik, Cuma Temmuz 28th, 2017
https://robotic.legal/fetus-rights-and-robot-rights/- 25/02/2021

 

1 13 14 15