Yapay Zekanın Ceza Muhakemesindeki Rolü ve Geleceği

 

Yapay Zekanın Ceza Muhakemesindeki Rolü ve Geleceği

 

 

 

Dr. Zafer İçer, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Arş. Gör. Başak Buluz Gebze Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

 

 

 

Özet

“İçinde bulunduğumuz yüzyılın başlarından itibaren inovatif teknolojiler benzerine rastlanmamış hızla gelişerek yayılmış; siber-fiziksel sistemler ve bu sistemleri birbirine bağlayan internet yoluyla ortaya konulan yenilikler, teknoloji çağını doğurmuştur. “Sanayide Dijital Dönüşüm” olarak da adlandırılan bu devrimin katalizörü olarak görülen yeni teknoloji çağının en önemli öznelerinden biri de şüphesiz yapay zekâ sistemleridir. Birçok farklı disiplinle etkileşim içerisinde olup sürücüsüz araçlardan, sanal asistanlara; akıllı ev ürünlerinden sanayi otomasyonlarına kadar her noktada insanlığa ve gündelik hayata temas eden yapay zekâ sistemleri, son dönemde tüm hukuk sahasında olduğu gibi ceza muhakemesinde de yerini almaya başlamıştır. Muhtelif ülkelerde, somut hukuki ihtilafları tanımlayıp analiz ederek açılacak davaların olası sonuçlarını tahmin eden akıllı dijital asistanlar aktif kullanıma girmiş; hukuki analiz ve delil değerlendirmesi gibi hususlarda yapay zekâ platformlarından faydalanılmaya başlanmıştır. Hiç şüphesiz, bu sistemlerin ortak hedefi bu alanda, hızlı, verimli ve doğru çözümler ortaya koymaktır. Diğer yandan yakın gelecekte robotik sistemlerin bizzat yargılamanın süjesi hâline gelmesi, robot hâkim, savcı ve avukatlara karar alma süreçlerinde önemli roller yüklenmesi de kuvvetle muhtemel görünmektedir. Bu çalışmada yapay öğrenme ve yapay zekâya ilişkin teknik hususlara da değinilmek suretiyle söz konusu bu akıllı sistemlerin ceza muhakemesindeki rolü ve geleceği, mevcut örnekler ve olası gelişmeler ışığında bilimsel bir perspektifle ele alınacaktır.”

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

 

Hukuk ve Yapay Zeka: E-Kişi, Mali Sorumluluk ve Bir Hukuk Uygulaması

 

Hukuk ve Yapay Zeka: E-Kişi, Mali Sorumluluk ve Bir Hukuk Uygulaması

 

How artificial intelligence is transforming the world - Axiom Groupe

Prof. Dr. Zafer ZEYTİN

Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dr. Eray GENÇAY

Tübingen Üniversitesi, Bilgisayar Bilimleri Enstitüsü

2019

 

 

Özet

Yapay zekâ günümüzde şehircilikten üretim otomasyonuna, tıptan güvenliğe pek çok alanda uygulanmaktadır. Hukuk alanında yapay zekâ araştırmaları, Dünya’da 30 yılı aşkın bir süredir yapılmaktadır. Buna rağmen bu alandaki uygulama ile ilgili birçok soru halen açıktır. Çalışmada, yapay zekâ ile hukuk etkileşimi iki düzlemde incelenmiştir. İlk olarak yapay zekâlı sistemlerin bir hukuk öznesi olup olamayacağı, olurlarsa bunun sonuçları ve etkileri tartışılmıştır. İkinci olaraksa hukukun bir disiplin olarak yapay zekâ sistemleri tarafından nasıl desteklenebileceği tartışılmış ve yasal mal rejimi konusunda bir uygulama ile böyle bir sistemin nasıl tasarlanabileceği örneklendirilmiştir.

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

 

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi

2020

Analitik, salgınların izlenme ve yönetilme şeklini değiştirerek hayat kurtarmaktadır. Uluslararası camia şu anda 2019 sonu ile 2020 başında ilk kez Çin’in Wuhan şehrinde tanımlanan yeni tip  koronavirüs (COVID-19) salgını üzerine odaklanmıştır. Yayılışını sürdürürken ve dünya çapında pandemi korkusu artarken uluslararası kuruluşlar ve bilim insanları, salgını gerçek zamanlı olarak izlemek, virüsün bir sonraki adımda nerede görülebileceğini etkili bir şekilde tahmin etmek ve etkili bir çözüm geliştirmek için yapay zeka (YZ) kullanmaktadır.

31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Wuhan’da şüpheli yeni tip koronavirüse ilişkin (COVID-19) ilk raporunu kaleme almıştı. Küresel çözümün çatırdadığı ve koordine edilmediği yönündeki endişeler arasında, WHO 30 Ocak 2020’de Uluslararası Sağlık Düzenlemesi (IHR) uyarınca salgını uluslararası halk sağlığı acil durumu (PHEIC) olarak ilan etti. Çin’in ötesine yayılan yeni tip koronavirüs ile ilgili uyarılar, YZ sistemleri tarafından, salgın hakkında resmi bilgilerin uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanmasından bir haftadan fazla bir süre önce dile getirildi. Bir sağlık gözetimi girişimi (start-up’ı), doğal dil işleme ve makine öğrenmesi kullanarak COVID-19’un yayılışını doğru şekilde tahmin etti. Böyle bir salgın sırasındaki kararların acil olarak, genellikle bilimsel belirsizlik, korku, güvensizlik, sosyal ve kurumsal bozulma şartlarında alınması gerekmektedir. YZ teknolojileri, temel değerlerin ve insan haklarının korunmasına zarar vermeden bu tür küresel acil sağlık durumlarını yönetmek için nasıl kullanılabilir?

Potansiyel  etkiler ve gelişmeler

COVID-19 durumunda, YZ çoğunlukla akciğer CT taramalarından alınan görüntülerde COVID-19’un görsel belirtilerinin saptanması yoluyla insanların yeni tip koronavirüs olup olmadığını tespit etmeye yardımcı olmak; giyilebilir sensörlerin kullanımıyla vücut ısısındaki değişiklikleri gerçek zamanlı olarak izlemek; ve hastalığın yayılmasını izlemek için açık kaynaklı bir veri platformu sağlamak için kullanılmaktadır. YZ, bölgeye göre potansiyel yeni vakaların sayısını ve hangi toplum kesimlerinin en fazla risk altında olacağını tahmin etmek için çok sayıda yapılandırılmamış metin verisi işleyebilmekte ve aynı zamanda salgının yayılmasını kontrol etmek için stratejileri değerlendirebilmekte ve optimize edebilmektedir. Diğer YZ uygulamaları drone ile tıbbi malzeme sağlayabilmekte, hasta odalarını dezenfekte edebilmekte ve COVID-19’a karşı da işe yarayabilecek onaylı ilaç veritabanlarını (diğer hastalıklar için) tarayabilmektedir. YZ teknolojilerinin, potansiyel ilaç olarak işlev görebilen veya virüsün RNA diziliş yapısını tahmin etmek için harcanan zamanı hızlandırarak yeni moleküller bulmayı sağlanmıştır. Olası veya onaylanmış COVID-19 vakalarının temaslarını yönetmek için izlenmesi gereken ana eylemler dahil sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi tarafından COVID-19 için bir dizi risk değerlendirme algoritması geliştirilmiştir. Bazı YZ uygulamaları ise sosyal medya bilgi madenciliği için makine öğrenimi teknikleri uygulayarak, sansasyonel veya endişe verici kelimeleri takip ederek ve hangi çevrimiçi kaynakların infometik ile mücadelede yetkin olduğunu belirleyerek hastalık hakkında sahte haberleri tespit edebilmektedir. Facebook, Google, Twitter ve TikTok, COVID-19 hakkındaki yanlış bilgileri incelemek ve ortaya çıkarmak için WHO ile işbirliği yapmaktadır.

Halk sağlığı acil müdahale yönetiminde, bireyin mahremiyet, ayrımcılık yasağı ve durumun aciliyeti adına dolaşım serbestisi haklarından sapılması, gerekli süreçler olmadan yerel koruma stratejileri veya aydınlatılmış onam olmadan tıbbi muayeneyi içeren kısıtlayıcı önlemlerin alınması şeklinde olabilir. COVID-19 sürecinde, halka açık yerlerde maske takmayan insanları izlemek için yüz tanıma kullanımı veya YZ tabanlı vücut ısısı algılama sistemleri ve kişinin son yer değişikliği hareketini izlemek için dijital platformlarda ve mobil ağlarda toplanan verilerin işlenmesi gibi YZ uygulamaları, belirli olmayan sürelerde salgının sınırlandırılması adına kısıtlayıcı tedbirlerin acımasızca uygulanmasına yol açmaktadır. Çin arama devi Baidu, Pekin’deki Qinghe tren istasyonunda dakikada 200’den fazla kişinin fotoğrafını tarayan ve çeken kızılötesi ve yüz tanıma teknolojisini kullanan bir sistem geliştirmiştir. Moskova’da yetkililer, COVID-19 enfeksiyonu korkusundan dolayı, karantina altına alınan ve istasyona girmesi beklenmeyen Çin’den gelen kişileri tespit etmek için kamera görüntülerini tarayarak otomatik yüz tanıma teknolojisini kullanmaktadır. Son olarak, Çinli yetkililer halka açık yerlerde devriye gezmesi, termal görüntüleme yapması veya karantina kurallarını ihlal eden insanları izlemesi için dronlar kullanmaktadır.

 

Dokümanın orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ATAG/2020/641538/EPRS_ATA(2020)641538_EN.pdf

Yapay Zeka ve Covid-19 Kontrolü

 

Yapay Zeka ve Covid-19 Kontrolü

 

Özel Yapay Zeka Komitesi (CAHAI) Sekreterliği

2020

 

Yapay zeka (YZ), 2020’nin başından beri tüm dünyayı etkileyen pandemiye karşı mücadeleyi desteklemek için bir araç olarak kullanılmaktadır. Basın ve bilim camiası, veri bilimi ve yapay zekanın Corona Virüse karşı koymak (D. Yakobovitch, How to fight the Coronavirus with AI and Data Science, Medium, 15 February 2020) ve hala bilimin bıraktığı “boşlukları doldurmak” için kullanılabileceği yönündeki umutları yansıtmaktadır (G. Ratnam, Can AI Fill in the Blanks About Coronavirus? Think So Experts, Government Technology, 17 March 2020).

Bu hastalığın merkezi ve bu alandaki teknolojik ilerlemesi ile tanınan Çin, bunu gerçek bir avantajı dönüştürmeye çalıştı. Kullanımları, toplum hareketlerini kısıtlayan tedbirleri, salgının evrimini tahmin etme ve bir aşı veya tedavi geliştirme araştırması için destek içeriyor gibi görünmektedir. İkincil yönüyle YZ, genom dizilimini hızlandırmak, daha hızlı teşhisler koymak, analizler yapmak veya nadiren de olsa bakım ve dağıtım robotları için kullanılmıştır(A. Chun, In a time of coronavirus, China’s investment in AI is paying off in a big way, South China Morning post, 18 March 2020). 

Bilimsel yayınlara daha iyi erişim sağlama veya araştırmayı destekleme açısından inkar edilemez katkıları olsa da, klinik test aşamalarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmamakta ve insan uzmanlığının yerini tamamıyla alamamaktadır. Bu kriz durumunda sağlık altyapısının karşılaştığı yapısal sorunlar teknolojik çözümlerden değil, bu tür durumların oluşmasını önleyebilecek sağlık hizmetleri organizasyonundan kaynaklanmaktadır (Article 11 of the European Social Charter). Yapay zeka da dahil olmak üzere teknolojik çözümlerin kullanıldığı acil durum önlemleri de kriz sonunda değerlendirilmelidir. Bireysel özgürlükleri ihlal edenler, toplumun daha iyi korunması bahanesiyle önemsizleştirilmemelidir. Sözleşme 108+ hükümleri özellikle uygulanmaya devam etmelidir.

Yapay zekanın tedavi araştırmalarına katkısı

Sağlık krizi karşısında YZ uygulamasından beklenen araştırmacılara, hasta bakıcıları koruyabilecek ve salgına çözüm olabilecek bir aşı bulma konusunda kesinlikle yardımcı olmasıdır. Biyotıp ve araştırma, bilgisayar bilimi ve istatistiğin çeşitli uygulamalarının uzun zamandır katkısı olduğu çok sayıda tekniğe dayanmaktadır. YZ kullanımı bu nedenle bu sürekliliğin bir parçasıdır.

YZ tarafından oluşturulan virüs yapısı tahminleri, bilim insanlarını aylarca süren deneylerden kurtarmıştır. “Devamlı” kurallar ve protein katlanması çalışması için sonsuz kombinasyonlar nedeniyle sınırlı olsa bile, YZ bu anlamda önemli bir destek sağlamış gibi görünmektedir. Amerikan menşeli start-up Moderna, protein katlanması çalışmasının esası ribonükleik asit (mRNA) habercisi olan biyoteknolojideki yetkinliği ile fark yaratmıştır. YZ’nin ayrılmaz bir parçası olan biyoinformatik desteği sayesinde insanlar üzerinde test edilebilen prototip aşının geliştirilmesi için gerekli olan zamanın önemli ölçüde azaltılması sağlandı.

Benzer şekilde, Çin teknoloji devi Baidu, Oregon Eyalet Üniversitesi ve Rochester Üniversitesi ile ortaklaşa, aynı protein katlanmasını incelemek için Şubat 2020’de Linearfold tahmin algoritmasını yayınladı. Bu algoritma, bir virüsün ikincil ribonükleik asidinin (RNA) yapısını tahmin etmede geleneksel algoritmalardan çok daha hızlıdır ve bilim insanlarına virüslerin nasıl yayıldığı hakkında ek bilgi sağlamaktadır. Covid-19’un RNA dizisinin ikincil yapısının tahmini bu nedenle 55 dakika yerine 27 saniye içinde Linearfold tarafından hesaplanmaktadır (Baidu, How Baidu is bringing AI to the fight against coronavirus, MIT Technology Review, 11 March 2020). Google’ın ana şirketi olan Alphabet’in bir yan kuruluşu olan DeepMind, koronavirüs protein yapısının tahminlerini AlphaFold AI sistemi ile paylaştı(J. Jumper, K. Tunyasuvunakool, P. Kohli, D. Hassabis et al, Computational predictions of protein structures associated with COVID-19, DeepMind, 5 March 2020). IBM, Amazon, Google ve Microsoft ayrıca epidemiyoloji, biyoinformatik ve moleküler modelleme konusunda büyük veri kümelerini işlemek üzerine sunucularının bilgi işlem gücünü ABD yetkililerine temin etmiştir (F. Lardinois, IBM, Amazon, Google and Microsoft partner with White House to provide compute resources for COVID-19 research, Techcrunch, 22 March 2020).

*Bu yayın, medyadan ve diğer mevcut kamu kaynaklarından makalelere kapsamlı bir genel bakış sunmayı amaçlamaktadır. CAHAI ve Avrupa Konseyi’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

 

Yazının orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.coe.int/en/web/artificial-intelligence/ai-and-control-of-covid-19-coronavirus

Tıbbi Veriler: Yapay Zeka ile Çıkarımsanan Sağlık Bilgileri

 

Tıbbi Veriler: Yapay Zeka ile Çıkarımsanan Sağlık Bilgileri

 

Mason Marks

Gonzaga University  

School of Law

2020

 

 

Özet

“Yapay zeka (YZ), davranışlar ile sağlık durumlarının belirgin bir bağlantısı olmasa bile sağlık verilerini insanların davranışlarından çıkarabilir. YZ bulaşıcı hastalıkların yayılmasını izlemek için sosyal medyayı analiz edebilir, hamile kişileri belirlemek için perakende alımları inceleyebilir ve kimin intihar girişiminde bulunabileceğini tahmin etmek için insanların hareketlerini izleyebilir. YZ’ye yönelik bu özellikler muhtemeldir çünkü modern toplumlarda, insanlar sürekli olarak evlerde, işyerlerinde, okullarda ve kamusal alanlarda internet özellikli cihazlarla etkileşime girer ve bu cihazlar giderek daha fazla gözetim için tasarlanmaktadır. Akıllı telefonlar insanların nerede olduklarını takip eder, giyilebilir cihazlar fiziksel aktivitelerini izler, akıllı hoparlörler seslerini kaydeder ve kameralar yüz ifadelerini gözlemler. Bu cihazlara günlük olarak sürekli maruz kalmak, insanların teknoloji ile etkileşimlerinin elektronik kalıntıları olan milyonlarca dijital iz üretir.

Dijital izler kim olduğumuza, neler yaptığımıza ve neler yapabileceğimize dair bir fikir verir. Bununla birlikte, ham formlarında, nadiren çok ilginç veya faydalıdırlar; kişinin perakende alımları ve internette gezinme alışkanlıkları nispeten sıradan bilgilerdir. Bilim adamları, şirketler ve devlet kurumları onlardan faydalanmadan önce, bu izleri değerlerini artırmak için dönüştürmelidirler. Dijital izlerin sağlık bilgisine dönüştürülmesi, tıbbi veriler için madencilik olarak adlandırılır, çünkü yapay zeka ile analiz yoluyla, dijital izler ve insanların sağlığı arasındaki bağlantılar, sanki sihir gibi beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar.

Bu makale oluşturulan tıbbi verilerin hastalardan sağlık hizmeti sağlayıcılarına gönüllü olarak iletilen geleneksel tıbbi verilerden farklı olarak yeni bir tür sağlık bilgisi olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Tıbbi veri tabanlı profil oluşturma ve tahminlerin uyuşturucu krizi, artan intihar oranları ve silah şiddetinin yüksek yaygınlığı gibi halk sağlığı sorunlarına çözüm olarak nasıl giderek daha fazla bilinir olduğu anlatılıyor. Ancak, tıbbi veri tabanlı profil oluşturmanın işe yaradığını gösteren çok az kanıt vardır. Daha da kötüsü, önemli zararlara neden olabilir ve mevcut sağlık ile ilgili gizlilik ve veri koruma yasaları, kamu ve özel kuruluşların insanların bilgisi veya rızası olmadan tıbbi veri elde etmesine izin veren boşluklar barındırır.

Makalede tıbbi veri madenciliği süreci ile tıbbi verinin faydaları ve riskleri açıklandıktan sonra, bu yeni ortaya çıkan teknolojiyi kavramsallaştırmanın altı farklı yolu önerilmekte ve etkin bir düzenleme için öncül önerilerle sonuçlanmaktadır. Atılacak potansiyel adımlar arasında dijital izlerin toplanmasının yasaklanması veya kısıtlanması, tıbbi veri madenciliği algoritmalarının düzenlenmesi ve kimlerin bunları kullanabileceğinin sınırlandırılması, üretildikten sonra nasıl kullanılabileceğinin kısıtlaması ve tıbbi veri madenciliği araştırması için etik kurul onayı istenmesi yer alıyor.”

 

Makalenin orijinaline aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3554118

 

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Öneriler

  1. Botunuzun amacını tek tek belirtin ve botunuzun sonuçta ortaya çıkacak kullanım durumlarını destekleyip desteklemeyeceğine özellikle dikkat gösterin.

Botunuzun amacı etik tasarımın merkezindedir ve etik tasarım, geliştirmekte olduğunuz botun kullanıma sunulmasında özellikle önemlidir. Sonuç olarak ortaya çıkan kullanım durumları arasında sağlık hizmetleri, eğitim, istihdam, finansman ya da bireyin günlük hayatı üzerinde anlamlı ve önemli bir etkisi olacak hizmetlere erişim bulunmaktadır.

  1. Botları ürününüzün veya hizmetinizin bir parçası olarak kullandığınızda şeffaflığa önem verin.

Kullanıcılar, bot teknolojisini kullanımıyla ilgili şeffaf ve açık bir şirkete güvenir ve botun onların ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştığını ve sınırları konusunda net olduğunu anladığında bir botun güvenilirliği daha olasıdır.

  1. İnsan-bot değişiminde, botun yetkinliğini aşan etkileşimlere girmesi durumunda sistem yönetiminin bir insana sorunsuz şekilde geçmesini sağlayın.

Botunuz insan kararı gerektirebilecek etkileşimlere girerse, bu noktada bir insan moderatöre sisteme müdahil olması için bir araç veya kolay erişim sağlayın.

  1. Botunuzu ilgili kültürel normlara saygı gösterecek ve yanlış kullanıma karşı korunacak şekilde tasarlayın.

Botların insan benzeri tutumları olabileceğinden, kullanıcılarla saygılı ve güvenli bir şekilde etkileşimde bulunması; yanlış ve kötüye kullanımı ele alan yerleşik güvenlik önlemlerine ve protokollere sahip olması özellikle önemlidir.

  1. Botunuzun güvenilir olduğundan emin olun.

Botunuzun gerçekleştirmeyi amaçladığı işlev için yeterince güvenilir olduğundan emin olun ve YZ sistemleri olasılıksal olduğundan her zaman doğru cevabı vermeyeceklerini daima göz önünde bulundurun.

  1. Botunuzun insanlara adil davrandığından emin olun.

YZ tabanlı sistemlerin mevcut toplumsal önyargıları sürdürme veya yeni önyargı oluşturma olasılığı, YZ’nin hızlı yaygınlaşması ile ilgili olarak belirlenen en önemli endişelerden biridir. Geliştirme ekipleri, botların tüm insanlara adil davranmasını sağlama konusuna dikkat etmelidir.

  1. Botunuzun kullanıcı gizliliğine saygı gösterdiğinden emin olun.

Gizlilikle ilgili hususlar botlar için özellikle önemlidir. İnsanlar, botlarla etkileşime geçtiğinde kendileri hakkında daha fazla bilgi paylaşabilirler. Ve elbette, botlar her şeyi hatırlayabilir. Tüm bunlar (ayrıca yasal gereksinimler), kullanıcı gizliliğine saygı gösterilmesi amacıyla botları bu temelde tasarlamanızı özellikle önemli hale getirir. Bu, botların nasıl çalıştığı ve botun kullanıcılara kişisel verileri üzerinde ne tür kontroller sunduğu da dahil olmak üzere botların veri toplama ve kullanımına yeterli şeffaflık kazandırmayı içerir.

  1. Botunuzun verileri güvenli bir şekilde işlediğinden emin olun.

Kullanıcılar, verilerinin güvenli bir şekilde işlenmesini bekleme hakkına sahiptir. Botunuzun işleyeceği veri türüne uygun en iyi güvenlik uygulamalarını izleyin.

  1. Botunuzun erişilebilir olduğundan emin olun.

Botlar ancak eğer insanlar için kapsayıcı ve erişilebilir olacak şekilde tasarlanmışlarsa herkese fayda sağlayabilir.

  1. Sorumluluğu kabul edin.

O gün gelecek olsa bile, şu an gerçekten bağımsız hareket edebilen botlardan çok uzaktayız. İnsanlar botların çalışmasından sorumludur.

 

Dokümanın orijinaline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://www.microsoft.com/en-us/research/uploads/prod/2018/11/Bot_Guidelines_Nov_2018.pdf

Yapay Zeka Raporu: Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

 

Yapay Zeka Raporu

Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

Brüksel, 19.02.2020

Özet

Yapay zeka (YZ) hızla gelişiyor. Sağlık hizmetlerini iyileştirerek (örn. tanıyı daha kesin hale getirmek, hastalıkların önlenmesini sağlamak),tarım verimliliğini artırarak, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve adaptasyonuna katkıda bulunarak, öngörücü bakım yoluyla üretim sistemlerinin verimliliğini yükselterek, Avrupalıların güvenliğini artırarak ve hayal edebileceğimiz diğer birçok yolla hayatımızı değiştirecek. Aynı zamanda, yapay zeka, belirsiz karar verme, cinsiyete dayalı veya diğer ayrımcılık durumları, özel hayatımıza izinsiz girme veya suç işleme amaçlarıyla kullanılma gibi bir dizi potansiyel risk içeriyor.

Sert küresel rekabetin arka planı karşısında, Nisan 2018’de sunulan YZ için Avrupa stratejisini temel alan sağlam bir Avrupa yaklaşımına ihtiyaç duyuluyor. YZ’nin fırsatlarını ve zorluklarını ele almak için AB YZ’nin gelişimini ve kullanımını teşvik etmede Avrupa değerlerine dayalı olarak hareket etmeli ve kendi yolunu tanımlamalıdır.

Komisyon bilimsel atılım sağlamayı, AB’nin teknolojik liderliğini korumayı ve yeni teknolojilerin tüm Avrupalıların hizmetinde olmasını sağlamayı ve haklarına saygı göstererek hayatlarını iyileştirmeyi taahhüt ediyor.

Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, yapay zekanın insani ve etik etkileri konusunda eşgüdümlü bir Avrupa yaklaşımı ve büyük verinin inovasyon için daha iyi kullanılması konusundaki Kılavuzu duyurdu.

Böylece Komisyon, YZ’yi kavramayı teşvik etmek ve bu yeni teknolojinin belirli kullanımlarına ilişkin riskleri ele almak şeklinde düzenleyici ve yatırım odaklı bir yaklaşımı desteklemektedir. Bu Rapor’un amacı, bu hedeflere nasıl ulaşılacağına dair politika tercihlerini belirlemektir. Askeri amaçlarla YZ’nin geliştirilmesine ve kullanılmasına değinmez. Komisyon, Üye Devletleri, diğer Avrupa kurumlarını ve endüstriyi, sosyal ortakları, sivil toplum kuruluşlarını, araştırmacıları, genel olarak kamuoyunu ve ilgili tarafları da içeren tüm paydaşları, Rapor’a karşılık vermeye ve Komisyon’un gelecekte bu alanda vereceği kararlara katkıda bulunmaya davet ediyor.

Raporun tamamını aşağıdaki bağlantı adresinden erişebilirsiniz:

https://ec.europa.eu/info/sites/info/files/commission-white-paper-artificial-intelligence-feb2020_en.pdf

Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

AB Komisyonu, 2018

 

Özet

Birçok dijital teknoloji sayesinde ekonomimiz ve toplumumuz açısından hızlı bir dönüşüm döneminin başlangıcındayız. Yapay Zeka (YZ) bu değişimin merkezinde yer alıyor ve hayatlarımızı iyileştirmek için büyük fırsatlar sunuyor. Yapay zekadaki son gelişmeler, artan işleme gücünün, algoritmalardaki iyileştirmelerin ve dijital verilerin hacminde ve çeşitliliğinde üstel büyümenin sonucudur. Yapay zeka uygulamalarının çoğu, metin tercümelerinden görüntü tanımaya ve beste yapmaya kadar günlük yaşamımıza girmeye başladı ve giderek sanayi, yönetim ve ticarette kullanılıyor. Bağlantılı ve otonom araçlar ve yapay zeka destekli tıbbi teşhis araçları, yakın zamanda yaygınlaşacak uygulama alanlarıdır. ABD, Çin ve Avrupa arasında yapay zeka konusunda güçlü bir küresel rekabet var. ABD şimdilik liderlik yapıyor, ancak Çin hızlı bir şekilde ona yetişmek üzere ve 2030’a kadar liderlik koltuğuna oturmayı hedefliyor. AB için bu durum, bir yarışı kazanma veya kaybetme değil, yapay zeka tarafından sunulan fırsatları insan merkezli, etik, güvenli ve temel değerlerimize uygun bir şekilde benimsemenin yolunu bulma meselesidir. AB Üye Devletleri ve Avrupa Komisyonu, yalnızca birlikte başarabileceğimizi kabul ederek eşgüdümlü ulusal ve Avrupa stratejileri geliştirmektedir. Araştırma, otomotiv ve robotik gibi bazı endüstriyel sektörlerde liderlik, sağlam bir yasal ve düzenleyici çerçeve ve bölgesel ve alt bölge seviyelerinde de çok zengin kültürel çeşitlilik gibi güç alanlarımız üzerine inşa edebiliriz.

YZ’nin yalnızca sağlam bir bilgi işlem altyapısı ve kaliteli verilerle desteklenmesi durumunda başarılı olabileceği genellikle kabul edilmektedir:

  • Bilgi işlem konusunda, merkezileşmiş imkanlara ek olarak, ortaya çıkan hesaplama paradigmalarına yatırım yapmak için Avrupa’ya bir fırsat penceresi belirledik. Bu, gelecekte 5G’nin yaygınlaşmasını ve Nesnelerin İnterneti’ni de destekleyecektir.
  • Verilerle ilgili olarak, başarılı İnternet şirketlerinden öğrenmeyi, verilere erişimi açmayı ve yalnızca veri yayınlamaktan ziyade kullanıcılarla etkileşimi geliştirmeyi savunuyoruz. Bu şekilde, Avrupa ihtiyaçlarına cevap veren yapay zeka uygulamalarına uygun hale getirmek için verileri zenginleştiren kamu idareleri, firmalar ve sivil toplum ekosistemleri geliştirebiliriz.

Yapay zeka tarafından sağlanan fırsatları eleştirel şekilde benimsemeliyiz. En önde gelen YZ tekniklerinin kara kutu özellikleri, uzmanlar için bile belirsizlik yaratıyor. YZ sistemleri şu anda dar ve iyi tanımlanmış görevlerle sınırlıdır ve teknolojileri, verilerde bulunan iyi tanınan önyargı etkisi gibi insan yaratıcılarının kusurlarını miras alıyor. Yapay zeka eksikliklerine meydan okumalı ve güçlü değerlendirme stratejileri, şeffaf ve güvenilir sistemler ve iyi bir insan-YZ etkileşimi için çalışmalıyız. Etik ve tasarım açısından güvenli algoritmalar, bu yıkıcı teknolojiye güvenmek için çok önemlidir, ancak aynı zamanda sivil toplumun yapay zekaya gömülecek değerler ve gelecekteki gelişim yönleri için daha geniş bir katılımına ihtiyacımız var. Bu sosyal katılım, yerelden, ulusala ve Avrupa’ya kadar tüm seviyelerde kurumlar, endüstri ve sivil toplum karşısında güçlenme çabasının bir parçası olmalıdır. Yerel beceri, bilgi işlem, veri ve uygulama ekosistemlerinin geliştirilmesi, yerel toplulukların katılımını teşvik edebilir, onların ihtiyaçlarına cevap verebilir, yerel yaratıcılık ve bilgi birikiminden yararlanabilir ve insan merkezli, çeşitli ve sosyal güdümlü bir yapay zeka oluşturabilir. YZ’nin düşünme şeklimizi, karar alışımızı nasıl etkileyeceği, birbiri ile nasıl ilişkilendirileceği ve işimizi nasıl etkileyeceği hakkında hala çok az şey biliyoruz. Bu belirsizlik endişe kaynağı olabilir, fakat aynı zamanda bir fırsat işaretidir. Gelecek henüz yazılmadı. Sahip olmak istediğimiz geleceğin ilişkin kolektif vizyonumuza dayanarak onu şekillendirebiliriz. Ama birlikte hareket etmeli ve hızlı davranmalıyız.

 

Raporun tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/jrc/en/publication/artificial-intelligence-european-perspective

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

 

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

 

 

 

Yrd. Doç. Dr. Sinan Altunç

Bahçeşehir Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı

 

 

 

 

Giriş

“Hukukun hayatın her alanında var olduğu, Hukuk Fakültesi’ne adımını atan her öğrenciye öğretilen bir bilgidir. Bu anlamda günlük hayatımızda meydana gelen değişiklikler beraberinde kendine özgü kuralları da getirir. Bu husus teknoloji bakımından da geçerlidir. Ancak hukukun teknolojik gelişmeleri takip edebilmesi her zaman kolay olmamaktadır. Diğer bir deyişle hukuk, teknolojinin hızına ayak uyduramayabilmektedir. Hatta teknolojideki gelişmeleri takip etmeye niyetlenen bir hukukçunun, kendisini bir bilim kurgu romanının içindeymiş gibi hissetmesi de mümkün olmaktadır. Çalışmamız okuyanda da bu hissiyatı yaratacak bir konuya sahiptir.

Robot ve yapay zeka kavramları genellikle bilim kurgu eserlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda aşina olduğumuz bu iki kavramın hukuk ile, özellikle de ceza hukuku ile ilişkisi ise bir o kadar alışkın olmadığımız bir mevzudur. Günümüzde ceza hukuku bakımından önemini çok da hissettirmeyen bu iki kavramın, önümüzdeki yıllarda etkisinin büyük olacağı kanaatindeyiz.

Böylesine disiplinler arası bir konuda çalışma yapmanın hukuk eğitimi almış bir kişi açısından en başta gelen zorluğu, meselenin hukuki olmayan tarafı hakkında da bilgi sahibi olmaktır. Nitekim çalışmamızın başında, robot ve yapay zeka kavramları ile ilgili birtakım bilgiler verilmiş ve bu kavramların ceza hukuku bakımından ne gibi etkilerinin olabileceğinden söz edilmiştir.

Bir başka husus ise, değişik olasılıklar çerçevesinde konuyu ele almaktır. Bu bakımından, robotların kullanılma şekillerine göre ceza hukukunun ne suretle devreye gireceğine dair düşüncelere yer verilmiştir. Çalışmamızda, yapay zeka sahibi robotların kendilerini programlayan ve/veya kullananlardan bağımsız bir şekilde ceza sorumluluklarının olup olmayacağı meselesi tartışılmıştır. Bu bağlamda, karşılaştırmalı hukukta da örneklerini gördüğümüz üzere, robotların durumunu tüzel kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler çerçevesinde ele alan görüşlerden de yararlanılmıştır. Ancak bir adım daha ileri giderek, tüzel kişiler modelinin de ötesinde birtakım görüşler paylaşılmıştır.”

Makalenin tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.researchgate.net/publication/336406393_Robotlar_Yapay_Zeka_ve_Ceza_Hukuku

Yapay Zekanın Buluşlarının Patentlenmesi

 

Yapay Zekanın Buluşlarının Patentlenmesi

 

 

 

 

Armağan Ebru BOZKURT YÜKSEL

Dokuz Eylül Üniversitesi

2018

 

 

 

Özet

“Günümüzde robotlar, insansız hava araçları, insansız otomobiller, bulut bilişim ve nesnelerin İnterneti başta olmak üzere teknolojik gelişmelerle ilgili haberler sıklıkla gündeme gelmektedir. Bu teknolojik gelişmelerden bir tanesi olan yapay zekânın günlük hayatımızda ve elbette hukuki düzenlemelerde büyük değişikliklere neden olacağı açıktır. Yapay zekânın zaman içinde medeni hukuk, ceza hukuku, sorumluluk hukuku ile ilgili düzenlemeleri etkileyeceği öngörülmektedir. Yapay zekânın etkileyeceği alanlardan bir tanesi de fikri mülkiyet haklarıyla ilgili düzenlemelerdir. Yapay zekâlı makinelerin yaptığı buluşlarda patent hakkı sahibinin kim olması gerektiği çözülmesi gereken karmaşık bir sorundur. Çalışmada öncelikle yapay zekânın ne olduğu açıklanmış daha sonra yapay zekânın buluş yapması halinde buluşçunun kim olacağı hakkındaki tartışmalara ver verilmiştir. Son olarak patent hukuku alanında futuristik/gelecekçi bir yaklaşımla nasıl düzenlemeler yapılması gerektiğine değinilmeye çalışılmıştır.”

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/495005

1 2 3 4 5 15