Avrupa için Yapay Zeka

 

Avrupa İçin Yapay Zeka

 

Image result for EU AND AI

25.4.2018/Brüksel

 

GİRİŞ – Değişimi Kucaklamak –

Yapay zeka, çoktan bilim kurgudan çıkıp hayatımızın bir parçası oldu. Sanal kişisel asistan olarak kullanmadan günlük çalışmalarımızı organize etmeye, otonom araçlarla seyahat etmeye, bize şarkı veya restoran öneren telefonlarımıza kadar, yapay zeka bir hakikat haline geldi.

Hayatımızı kolaylaştırmanın ötesinde, yapay zeka dünyanın en büyük zorluklarından bazılarının üstesinden gelmemiz için bize yardım ediyor: kronik hastalıkların tedavisinden ya da ölüm oranlarının azaltılmasına, iklim değişikliği ile mücadeleye ya da siber güvenlik tehditlerini tahminine kadar.

Danimarka’da, yapay zeka acil servisleri arayan kişilerin sesinden yola çıkarak kalp krizi veya diğer koşulları teşhis edip hayatlarını kurtarmaya yardımcı oluyor. Avusturya’da ise çok sayıda tıbbi veri ile x-ray sonuçlarını anında karşılaştırarak, radyologların tümörleri daha doğru tespit etmelerine yardımcı olmaktadır.

Avrupa çapında birçok çiftlik hayvanlarının hareketlerini, sıcaklıklarını ve yem tüketimini izlemek için zaten yapay zekayı kullanıyor. Yapay zeka sistemi daha sonra, ısıtma ve besleme makinelerini, çiftçilerin hayvanlarının sağlığını izlemesine ve diğer durumlarda onları serbest bırakmasına yardımcı olmak için otomatik olarak adapte edebilir. Ayrıca yapay zeka, Avrupalı üreticilerin daha verimli olmalarına ve fabrikaların Avrupa’ya dönüşüne yardımcı oluyor.

Enerjiden eğitime, finansal hizmetlerden proje çizimine kadar; bunlar, yapay zekanın tüm sektörlerde kullanılabileceğini bildiğimiz birçok örnekten bazılarıdır. Bugün hayal edilemeyen sayısız örnek önümüzdeki on yılda ortaya çıkacak.

Geçmişte buhar makinesi veya elektrikte olduğu gibi, yapay zeka dünyamızı, toplumumuzu ve sanayimizi dönüştürüyor. Bilgi işlem gücündeki büyüme, verilerin kullanılabilirliği ve algoritmalardaki ilerleme, yapay zekayı 21. yüzyılın en stratejik teknolojilerinden biri haline getirdi. Menfaatler ancak bu kadar yüksek olabilirdi. Dolayısıyla yapay zekaya olan yaklaşımımız, yaşadığımız dünyayı tanımlayacaktır. Dolayısıyla güçlü küresel rekabetin ortasında sağlam bir Avrupa çerçevesi gerekiyor.

Avrupa Birliği (AB), yapay zeka tarafından sunulan fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmak ve getirdiği yeni zorlukları ele almak için koordineli bir yaklaşıma sahip olmalıdır. AB, yapay zekayı AB’nin değerlerini ve güçlü yönleri inşa etme, herkesin iyiliği için geliştirme ve kullanma yolunda öncülük edebilir. Burada şunlardan yararlanılabilir:

Dünya çapındaki araştırmacılar, laboratuarlar ve girişimler. AB, robot teknolojisinde de güçlüdür ve özellikle yapay zekanın benimsenmesinde ön planda olması gereken taşımacılık, sağlık ve imalat sektörlerinde dünya lideri bir endüstriye sahiptir;

Dijital Tek Pazar. Avrupa içindeki veri koruması ve verilerin aktarımıyla ilgili ortak kurallar, siber güvenlik ve bağlantılılık, şirketlere iş yapmalarında, sınırları aşmaya ve yatırımları teşvik etmeye yardımcı oluyor; ayrıca

Yapay zeka sistemlerini beslemede çözüm oluşturacak sanayi, araştırma ve kamu sektörü verilerinin zenginliği. Bu Tebliğ’e paralel olarak, Komisyon veri paylaşımını kolaylaştırmak ve daha fazla veriyi –yapay zekanın hammaddesi- yeniden kullanım için ortaya çıkarmak üzere harekete geçmektedir. Bu, kamu hizmetleri ve çevre gibi özellikle kamu sektöründen gelen verileri; ayrıca araştırma ve sağlık verini içerir.

Avrupa liderleri yapay zekayı gündemlerinin başına koydu.10 Nisan 2018’de 24 Üye Devlet ve Norveç yapay zeka üzerinde birlikte çalışmada karar kıldı. Bu güçlü politik desteğe dayanarak, aşağıdakileri sağlamak adına önemli bir çaba sarf etmenin zamanı gelmiştir:

Avrupa, yapay zeka çevresinde, ekonomik ağırlığına uygun cesur yatırımlarla rekabet ediyor. Bu, yeni nesil yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi adına araştırma ve yeniliğin desteklenmesi ve şirketlerin- özellikle de AB’nin% 99’unu oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin – yapay zekayı benimseyebilmelerini sağlamak için yapılan uygulamalar ile ilgilidir.

Dijital dönüşümde hiç kimse geride kalmadı. Yapay zeka işin doğasını değiştiriyor: meslekler yaratılacak, bir kısmı yok olacak, çoğu da dönüştürülecek. Her düzeyde eğitimin modernizasyonu hükümetler için öncelik olmalıdır. Tüm Avrupalılar ihtiyaçları olan becerileri geliştirmek için her türlü fırsata sahip olmalıdır. Yetenekler beslenmeli, cinsiyet dengesi ve çeşitliliği teşvik edilmelidir.

Yeni teknolojiler değerler üzerine dayanır. Genel Veri Koruma Yönetmeliği 25 Mayıs 2018’de bir gerçek haline gelecektir. Hem insanlar hem de şirketler için uzun vadede gerekli olan güveni inşa etmek için önemli bir adımdır. AB’nin teknolojiye olan sürdürülebilir yaklaşımı, Birliğin değerlerinin temelinde değişimi kucaklayarak rekabet gücü yarattığı yerdir. Herhangi bir dönüştürücü teknolojide olduğu gibi, bazı yapay zeka uygulamaları, örneğin sorumluluk veya potansiyel olarak önyargılı karar verme ile ilgili yeni etik ve yasal soruları gündeme getirebilir. AB, bu nedenle, yapay zekanın, inovasyonu teşvik eden ve Birliğin değerlerine ve temel haklarına ve hesap verebilirlik ve şeffaflık gibi etik ilkelere saygı gösteren uygun bir çerçevede geliştirilmesini ve uygulanmasını sağlamalıdır. AB de bu tartışmayı küresel aşamada yönlendirmek için iyi bir konumdadır.

AB bu şekilde bir fark yaratabilir- ve bir bütün olarak insanlara ve topluma fayda sağlayan bir yapay zeka yaklaşımının kazananı olabilir.

 

Rapor ile ilgili bağlantı adresini ve raporun orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/digital-single-market/en/news/communication-artificial-intelligence-europe

2012 yılında Japonca eğitimim sonrasında hukuk fakültesine başladı. Jürging-Örkün-Putzar Rechtsanwalte (Almanya), Güler Hukuk Bürosu ve Ünsal & Gündüz Attorneys at Law' da staj yaptı. Japon dili sertifikası aldı. Ayrıca arabuluculuk- tahkim ve ceza hukuku gibi alanlarda sertifika programlarına katıldı.Bunların akabinde Bilişim ve Teknoloji Hukuku alanında yüksek lisans yapmaya başladı. Köksal & Partners hukuk bürosunda avukat olarak çalışmakta. Büyük bir merakla, robotlar, yapay zeka ve onların hukuksal durumları ve problemler ile ilgili çalışmalar yürütmekte. She studied law following herJapanese education on 2012. She fulfilled her internships in Jurging-Orkun-Putzar Rechtsanwalte(Germany), Guler Law Office and Unsal&Gunduz Attorney at Law . Also she has certificate of Japanese language and she has mediation and arbitration certificates and criminal law certificates from law workshops. Afterwards, she started the master program on information and technology law, at Istanbul Bilgi University. She works as a lawyer at Koksal & Partners law office. Her goal and ambition is the working in the field of Robotics, AI and their legal statutes and problems and exploring the relevant necessities where no women has ever gone before... Yazarın diğer yazıları için ayrıca bakınız: For further works of the author: https://bilgi.academia.edu/Selin%C3%87etin https://siberbulten.com/author/selin-cetin/

Bir cevap yazın

*