Deepfake Videoları: Her Gördüğüne İnanma

 

Deepfake Videoları: Her Gördüğüne İnanma

 

Image result for depfake"

 

Holly Kathleen Hall

Arkansas Üniversitesi

2018

 

 

 

Giriş

 

“2016 seçimleri, kampanya haberi ve bilgilerin, özellikle yanlış veya yanıltıcı bilgilerin yayılmasında ve yabancı bir hükümetin bu yayılmaya katılımında bir değişiklik olduğunu gösterdi.  Bu yeni yön, yeni iletişim dinamiğinin demokratik süreç üzerindeki etkisi ve nüfuzu ile ilgili endişeleri arttırdı. Gelişen teknoloji ve sosyal medya ağlarının popülaritesinin artması, video oluşturma ve paylaşmada da artışa neden oldu. Teknolojideki yenilikler aynı zamanda halkın videolar üzerinde düzenleme ve oynama yapmasına, çok gerçek görünen sahte veya yapay içerik oluşturmasına izin veriyor. 2018’de, bir insanın yüzünü başka bir insanınki yerine geçiren videoların oluşturulmasına izin veren yeni bir yapay zeka yazılımı kamuoyuna duyuruldu. Sonu: hiç telaffuz etmediği şeyleri söyleyen ya da hiç yapmadığı şeyleri yapan insanların videoları. Bu “deepfake” videoların oluşturulmasında çarpıcı bir yükseliş oldu ve gizlilik, hakaret ve ifade özgürlüğü konularında olası yasal tartışmaları besledi.

Sahte haberlerin pazarda kabul edilmesinin olağanüstü başarısı, bireyler ve demokrasiyle ilgili ciddi kaygılar yaratmakta. Bu denkleme bir de video eklendiğinde olay daha da şiddetlenmekte. Şu potansiyel durumları bir düşünün: para veya özel bilgileri ele geçirmek için deepfake kullanan şantajcılar, bir devlet görevlisinin hiç almadığı bir rüşveti kabul ettiğini gösteren veya yabancı bir hükümetin yaklaşan bir saldırısını ilan eden bir yetkiliyi tasvir eden deepfake videoları. Olasılıklar endişe verici. Deepfake’in doğal olarak neden olabileceği zarar kapasitesi, yeni yasa ve düzenlemelerin göz önünde bulundurulmasına yol açmakta. Ancak, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki konuşma ve ifade üzerine olan herhangi bir düzenleme, Anayasa’yı da içine almakta. Geçmişte, belirli içeriği sansürlemekten ziyade gerçeği ortaya çıkarmak ve en iyi fikirlerin öne çıkmasını sağlamak için ifade özgürlüğünü teşvik eden “marketplace of ideas” kavramına güveniyorduk. Peki halk hangi bilgilerin doğru, yanıltıcı veya yanlış olduğunu fark edemediğinde bu argüman hala geçerli olmaya devam edecek mi?

Bu makale ilk olarak ABD yönetim sürecinde sahte haberlerin yükselişini tartışacak. Daha sonra, seçim sürecinde aldatma aracı olarak potansiyel kullanımları da dahil olmak üzere deepfake videoların uygulamalarını ve Anayasal korumalar göz önüne alındığında, bu iletişim şekli etrafındaki düzenlemelerin karmaşıklığını inceleyecek. Makale, genel olarak deepfake ve sahte haberlerle mücadele önerileriyle sona ermekte.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://scholarship.law.edu/cgi/viewcontent.cgi?article=1060&context=jlt

Yapay Zekaya Çin Yaklaşımı: Politika ve Düzenleme Analizi

 

Yapay Zekaya Çin Yaklaşımı: Politika ve Düzenleme Analizi

 

Huw Roberts &Josh Cowls &Jessica Morley & Mariarosaria Taddeo & Vincent Wang & Luciano Floridi

Oxford Üniversitesi – Oxford Internet Enstitüsü

1 Eylül 2019

 

 

 

 

Özet

“Temmuz 2017’de, Çin Devlet Şurası, ülkenin “Yeni Nesil Yapay Zeka Gelişim Planı” (新一代人工智能发展规划) başlıklı yapay zekası geliştirme stratejisini yayınladı. Bu strateji, Çin’in 2030’a kadar YZ’de dünya lideri olmasını, YZ’yi trilyon-yuan’lık (150 milyar dolar) bir sektöre sürmeyi ve YZ için etik norm ve standartları tanımlamanın itici gücü olarak ortaya çıkmayı hedeflemektedir. Birkaç rapor, Çin’in YZ politikalarının belirli yönlerini analiz etti veya ülkenin teknik özelliklerini değerlendirdi. Bunun yerine, bu makalede biz, Çin’in YZ stratejisini şekillendiren sosyo-politik arka plan ve politika tartışmalarına odaklanıyoruz. Özellikle, Çin’in YZ’ye yatırım yaptığı başlıca stratejik alanları ve kullanımını sınırlayan eşzamanlı etik tartışmaları analiz ediyoruz. Politika zeminine odaklanarak, geniş bir yelpazedeki politika dokümanlarının tartışmalarını ve analizlerini bir araya getirerek, Çin’in YZ politikasını daha kapsamlı bir şekilde anlamaya çalışıyoruz.”

 

Makaleyi aşağıdaki linkten bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3469784

 

 

 

 

Sağlık Hizmetinde Robotlar ve Yapay Zeka

 

Sağlık Hizmetinde Robotlar ve Yapay Zeka

 

Ian R. Kerr

University of Ottawa – Common Law Section

Jason Millar

Stanford University

Noel Corriveau

Engineer

 

17 Ağustos 2017

 

 

Özet

 

“Robotik ve yapay zekanın (YZ)  sağlık sektörüne nüfuz etmesinin eli kulağında. Robotiğin ve yapay zekanın faydalı bir şekilde kullanılmasını sağlamayı ve “hasta bakıcılar yerine makineleri kullanmanın ne zaman uygun olduğu?” gibi göze çarpan soruları mevcut ve yeni yasaların cevaplaması gerekecek. Bu makale birinci bölümde cerrahi robotlardan, dış iskeletlerden ve protezlerden yapay organlara, eczacılığa ve hastane otomasyon robotlarına kadar sağlık ve sağlık alanında robot ve YZ kullanımına genel bir bakış sunarak başlıyor. Birinci bölüm, sosyal robotları ve büyük veri analitiğinin rolünü inceleyerek sona eriyor. İkinci bölümde, temel sosyo-teknik konular tartışılıyor; ayrıca anlama ve karar alma süreçlerinin YZ ve robot kullanımındaki gelişimi gibi, genel olarak bunların tıbbi uygulamadaki etkilerini inceliyoruz. Ayrıca, sosyal değerlik düşünceler ve kanıtlı-temelli paradoks, hem insan görevlerini makinelere devretmenin uygunluğu hem de sorumluluk ve ihmal değerlendirmesindeki gerekli değişiklikler ile ilgili önemli politika sorularını ortaya koyuyor. Üçüncü bölümde, robotlar ve YZ’nin, doktorların, YZ ve robotların tıbbi cihaz olarak da kullanıldığı kurumların sorumluluğu ile ilgili yasal konuları ele alıyoruz. Tıbbi uygulamada doğan ihmal ile ilgili önemli hususlar ortaya çıkıyor ve bağlantılı olarak bu, teknolojinin gelişmesiyle birlikte görev ve bakım standardında bir evrimi gerektiriyor. Bir YZ’nin yeteneklerine, bilgisine ve yargısına güvenmeyi seçen bir doktorun mu yoksa robot tavsiyesinin mi sorumlu ve ihmalkar olması gerektiği sorusu sorulurken, yasal sorumluluğun da gelişmesi gerekecek. Son olarak, bu makale, robotların bir sağlık kurumunun çalışanı olarak kabul edilip edilmemesi gerektiğini değerlendirirken ortaya çıkan hukuki, ekonomik ve işgücüne dönük sonuçları ve de kapının temsili sorumluluğuna açılmasını ele alıyor.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3395890

Savaş, Sorumluluk ve Katil Robotlar

 

Savaş, Sorumluluk ve Katil Robotlar

 

 

Rebecca Crootof

Yale Üniversitesi – Hukuk Fakültesi

24 Şubat 2015

 

 

 

© Lucas Varela

 

Özet

 

“Birçoğu, otonom silah sistemlerinin savaşı “çok kolay” hale getirebileceğinden endişe duyuyorken, hiç kimse kullanımlarının savaş gücünün yapısal dağılımını nasıl değiştirebileceğine işaret etmiyor. Dronlar, siber operasyonlar ve silahlardaki diğer teknolojik gelişmeler, hali hazırda ABD’nin karada en az askeri müdahalede bulunmasına olanak sağlıyor; ve silah sistemlerindeki artan otonomluk, askerler için riskleri daha da azaltacak. İnsanlardan oluşan birlikler, robot olanlarla arttırılıp desteklendiğinden, özellikle kısa vadeli askeri anlaşmalar için güç kullanmanın haklı çıkarılması siyasi olarak daha kolay olacak. Buna göre, Kongre’nin başkanlığın savaş kışkırtıcılığını -Amerika’nın ömrünü yiyen popüler öfkeyi- kontrol etmesi için arda kalan teşviklerden biri de azalacak. Otonom silah sistemlerinin ABD askeri kuvvetlerine entegrasyonu, insani müdahalenin uluslararası doktrinine etkileri ile birlikte yönetimin elindeki savaş gücünün artan yoğunluğuna bu sayede katkıda bulunacak.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2569298

Yapay Zeka ve Telif Hakkı

 

Yapay Zeka ve Telif Hakkı

 

 

Mustafa ZORLUEL

Avukat, Tezli Yüksek Lisans Programı Öğrencisi,

Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Anabilim Dalı

 

 

 

Özet

Yapay zekâ kavramı, son dönemde gerçekleşen inanılmaz teknolojik gelişmeler neticesinde her geçen gün adını daha fazla duymaya başladığımız bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla ve sosyal yaşamda daha fazla yer kaplamasıyla beraber bu teknolojilerle ilgili hukuki incelemelerin sayısı da giderek artmaktadır. Yapay zekâlarla ilgili hukuksal tartışmaların yürütüldüğü konulardan birisi, yapay zekâların ürettiği ürünlere ilişkindir. Günümüzde yapay zekâların şiir, resim, müzik ve kitap gibi ürünler ortaya koyabilmesi artık mümkün olmaktadır. Yakın gelecekte ise, bu tür ürünlerle daha fazla karşılaşma ihtimalimiz yüksektir. Biz de bu nedenle çalışmamıza yapay zekâ kavramına ve işleyiş yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak başladık. Daha sonra ise, yapay zekâların şiir, resim, müzik ve kitap gibi ürünler ortaya koyması durumunda bu ürünlerin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında eser sayılıp sayılamayacağına ilişkin değerlendirmelerde bulunduk. Son olarak da bu ürünlerin eser olarak kabul edilmesi ihtimalinde, bunların mülkiyetinin ve telif haklarının kime ait olacağı sorusunu yanıtlandırmaya çalıştık.

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2019-142-1851

Yapay Zeka Etiği – Başarısızlık için Fazla İlkeli?

 

Yapay Zeka Etiği – Başarısızlık için Fazla İlkeli?

 

 

Brent Mittelstadt

Oxford Internet Enstitüsü

Oxford Üniversitesi

2019

 

 

Özet

“Yapay Zeka (YZ) etiği şu aralar akademik ve politika yapıcı çevrelerde küresel bir tartışma konusu. En az 63 özel/kamu inisiyatifi, YZ’nin etik gelişimine, yayılmasına ve yönetişimine yön vermek için üst düzey ilkeleri, değerleri ve diğer benzer ilkeleri tanımlayan ifadeler üretmiştir. Son meta-analizlere göre, YZ Etiği görünüşte, tıp etiğinin dört klasik ilkesine çok benzeyen bir dizi ilke üzerinde birleşti. Tıp etiğindeki ilkelerle bağlantı kurarak, YZ Etiği’nin ilk bakıştaki ilkeli yaklaşımanın güvenilirliğine rağmen, YZ geliştirme ve yönetişiminin gelecekteki etkileri konusunda endişe duymak için nedenler mevcut. Tıp ve YZ geliştirme arasında, YZ’deki ilkeli yaklaşımın tıbbınkiyle karşılaştırılabilir bir başarı sağlayamayacağına işaret eden önemli farklılıklar vardır. Tıbbınkiyle karşılaştırıldığında YZ geliştirme, (1) ortak amaç ve güvene dayanan yükümlülüklerden, (2) mesleğin geçmişi ve normlarından, (3) ilkeleri uygulamaya dönüştürmek için denenmiş yöntemlerden ve (4) güçlü yasal ve mesleki hesap verebilirlik mekanizmalarından yoksundur. Bu farklılıklar, derin normatif ve politikaya yönelik anlaşmazlıkları gizleyen üst düzey ilkeler etrafındaki fikir birliğini henüz göklere çıkarmamamız gerektiğini gösteriyor.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3391293

Yapay Zekalı Robotların Ceza Sorumluluklarının Araştırılması

 

Yapay Zekalı Robotların Ceza Sorumluluklarının Araştırılması

 

 

 

Av. Melisa Aydemir 

Suç ve Ceza: Ceza Hukuku Dergisi

Aralık 2018

 

 

 

 

Özet

 

“Bu çalışmada, son zamanların ilgi çeken ve adına gerek sağlık gerek teknolojik gerek mühendislik ve gerekse hukuk formatında pek çok seminer düzenlenen konusu yapay zekaya sahip robotların cezai sorumlulukları ele alınmıştır. Nesnelerin interneti, şeylerin interneti şeklinde ele alınarak başlanan pek çok teknolojik gelişme yapay zekalarda birleşmiş ve hatta kendini bulmuştur. Teknolojik gelişmelerin muhteşem bir yansımasını gördüğümüz yapay zekaya sahip robotların günden güne dönüşümlerine ve gelişimlerine fazlası ile şahit olmaktayız ve bu pek çok bilim adamı gibi bizleri de heyecanlandırmaktadır. Ancak bu heyecanın yanında pek çok bilinmezlik de kafamızı kurcalamaktadır. Keza söz konusu robotların gelecekteki ve hatta günümüzdeki düzlemde “neleri başarabildiklerini” sorguladığımızda verdiğimiz yanıtların büyüsüne kendimizi kaptırabildiğimiz gibi herhangi bir zarar/tehlike açığa çıktığında ve hukuki normlar ihlal edildiğinde bunun ne şekilde tazmin edilebileceği sorusunda da kafamızı fazlası ile meşgul edebiliyoruz. Tüm bu gelişmeler ışığında yapay zekanın hukuki sorumluluğunun ne olacağını bir yana bırakır isek ceza hukukundaki konumunun ne olacağı sorusuna yanıt verebilmek için yaptığımız araştırmalara bu çalışmamızda yer vermek zorunda hissettiğimizi beyan edebiliyoruz. Umarız ki bu çalışmanın sonunda yapay zekalı robotların ceza sorumluluklarının ne olacağı ve hatta hukuk dünyasında hangi statüde yer alabilecekleri konusunda biraz olsun fikir sahibi olabilirsiniz.”

 

Makalenin tamamını aşağıda bulabilirsiniz.

Yapay Zeka Sistemlerini Düzenlemek: Riskler, Zorluklar, Yeterlikler ve Stratejiler

 

Yapay Zeka Sistemlerini Düzenlemek: Riskler, Zorluklar, Yeterlikler ve Stratejiler

 

 

 

 

 

Özet

“Yapay Zeka (YZ) teknolojisi son on yıl boyunca hızlı bir şekilde gelişti, aynı zamanda YZ devriminin etkisi pek çok sektörde keskin bir şekilde hissedilmeye başlandı. Büyüyen bir eleştirmen, bilim insanı ve girişimci korosu, otonom makinelerin toplumda oynadığı rolün artmasıyla ilgili endişelerini, YZ’nin getireceği kamusal riskleri azaltmak için hukuki düzenlemenin gerekli olabileceğini öne sürerek, dile getirdi. Ne yazık ki, YZ’nin benzersiz özellikleri ve YZ’nin nasıl geliştirilebileceği, hukuk sistemi için hem pratik hem de kavramsal zorluklar ortaya koymaktadır. Hukuk sisteminin YZ’nin gelişimini olumlu yönde etkilemesi ve YZ sistemleri bir zarar verdiğinde mağdur tarafların tazminat almasının sağlanması gibi zorluklar ile yüzleşilmelidir. Makale, YZ ile ilişkili kamusal riskleri ve devlet kurumlarının bu riskleri yönetme konusundaki yetkinliklerini incelemektedir. Ayrıca kademeli haksız fiil sorumluluğuna dayanan, dolaylı bir YZ düzenlemesi teklifi ile sonuçlanmaktadır.”

 

Makalenin orijinali ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2609777##

Otonom Araçların Kullanımından Doğan Cezaî Sorumluluk: Türk Hukuku Bakımından Genel Bir Değerlendirme

 

Otonom Araçların Kullanımından Doğan Cezaî Sorumluluk: Türk Hukuku Bakımından Genel Bir Değerlendirme

 

 

 

Arş. Gör. Tuba KELEP PEKMEZ

 

İstanbul Üniversitesi, Hukuk Fakültesi

 

 

 

 

Özet

 

“Bu çalışma otonom araçlar olarak adlandırılan yapay zekâ içeren araçların kullanımından doğabilecek olası ceza hukuku problemlerinin Türk Ceza Hukuku çerçevesinde genel olarak değerlendirilmesi ve hukukumuzda daha önce ele alınmamış bir konuyu tartışmaya açma amacı taşımaktadır. Çalışmada öncelikle otonom araçların neyi ifade ettiği ve hem çeşitli ülkeler hem de kuruluşlar tarafından yayınlanan ilke ve düzenlemeler çerçevesinde bunların kademeleri saptanmıştır. Daha sonra ise otonom araçların ceza hukuku sorumluluklarının olup olamayacağı tartışılarak Türk Ceza hukuku bakımından bunun mümkün olmayacağı kanaatine varılmış ve bu bağlamda sorumluluğu gündeme gelebilecek olan sürücüler ve kullanıcılar bakımından konu ele alınmıştır. Bu bağlamda otonom araç sürücü ve kullanıcılarının kasten veya taksirle işlenen suçlar bakımından ceza sorumluluklarının belirlenmesinin genel ilkelerden ayrılmayı gerektirip gerektirmeyeceği incelenmiştir. Kasten işlenen suçlar bakımından bir özellik saptanmazken, taksirli suçlar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğüne ilişkin kurallar ile öngörülebilirlik kriterlerinin detaylı bir şekilde araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

http://dergipark.gov.tr/download/article-file/611504

Derin Sahtekarlık: Mahremiyet, Demokrasi ve Ulusal Güvenlik için Yaklaşan Bir Zorluk

 

Derin Sahtekarlık: Mahremiyet, Demokrasi ve Ulusal Güvenlik için Yaklaşan Bir Zorluk

 

Robert Chesney

Texas Üniversitesi;

Danielle Keats Citron

Maryland Üniversitesi

14 Temmuz 2018

 

 

Özet 

 

“Zararlı yalanlar yeni bir şey değil. Fakat gerçeği çarpıtma yeteneği “derin aldatıcı” teknoloji ile üstel bir adım attı. Bu yetenek, gerçek insanların asla söylemediği veya yapmadığı şeyleri söylemiş ve yapmış gibi gösteren ses ve videoları oluşturmayı mümkün kılıyor. Makine öğrenmesi teknikleri, derin aldatıcı görüntüleri daha gerçekçi ve tespit edilmeye karşı daha dirençli hale getirerek, teknolojinin karmaşıklığını artırıyor. Derin aldatıcı teknoloji, hem karmaşık hem de karmaşık olmayan aktörlerin ellerinde hızlı ve yaygın olmasını sağlayan özelliklere sahiptir. Aldatıcı teknoloji bazı faydalar sağlarken, aynı zamanda birçok zarar getirecek. Ağ bağlantılı bilgi ortamımızın bilişsel önyargılarımızla birlikte zehirli yollarla etkileşime girmesi dolayısıyla fikir ortamı zaten güvenin azalmasından muzdarip. Derin aldatıcı teknoloji bu sorunu önemli ölçüde daha da kötüleştirecek. Bireyler ve işletmeler, sömürü, tehdit ve kişisel sabotaj biçimleriyle karşılaşacaklar. Demokrasimiz ve ulusal güvenliğimiz için de riskler çok büyük. Amacımız, bu yıkıcı teknolojik değişimin sebep ve sonuçlarının ilk derinlemesine değerlendirmesini sağlamak ve buna yanıt vermek için mevcut ve potansiyel araçları araştırmaktır. Bu çerçevede aşağıdakileri içeren geniş bir yanıt dizisini araştırıyoruz: teknolojik çözümlerin rolü; cezalar, hukuki sorumluluk ve düzenleyici işlemler; askeri ve gizli eylemlerin karşılığı; ekonomik yaptırımlar; ve pazardaki gelişmeler. Yasa ve politikayı iyileştirmek için önerilerde bulunarak ve çeşitli çözümlere gömülü tuzakları öngörerek dokunulmazlıktan değişmez kimlik doğrulama yollarına kadar geniş bir alanı ele alıyoruz.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3213954

1 2 3 4 6