Kamu Sektöründe Yapay Zeka Yönetişimi

 

Kamu Sektöründe Yapay Zeka Yönetişimi

 

Author links open overlay pane

 

Maciej Kuziemski, Berkman Klein Center for Internet and Society, Harvard Üniversitesi

GianlucaMisuraca, AB Komisyonu, Ortak Araştırma Merkezi, Dijital Ekonomi Birimi

Nisan 2020

 

 

 

Özet

“Yapay zekanın geniş çapta benimsenmesi ile oluşan yeni sosyo-ekonomik şartları anlama çabası, hayatın neredeyse her adımını kapsayan çok çeşitli sonuçlarıyla bu durumu haklı çıkarmaktadır. Ancak, kamu sektörünün durumu acı bir çözümsüz çelişkidir: vatandaşları potansiyel algoritmik zararlardan koruma yükümlülükleri, kendi verimliliğini artırma ile çelişmekte veya başka bir deyişle – algoritmalar tarafından yönetilirken algoritmaları yönetme durumu ortaya çıkmakta-. Böyle bir ikili rolün mümkün olup olmadığı bile bir tartışma konusu olmuştur. Algoritmaların içsel özelliklerinden kaynaklanan ve onları uzun süredir hükümetler tarafından benimsenen diğer dijital çözümlerden ayıran sorun, kural tabanlı programlamanın bulunmadığı dışsallıklar oluşturmaktadır. Kamu sektöründe otomatik karar verme sistemlerini uygulamaya yönelik baskılar arttıkça, mevcut veri yönetişim rejimleriyle ilgili olarak bu makale, YZ’nin kamu sektöründe nasıl kullanıldığını ve ulusal mevzuat uygulamalarının mevcut güç dengesizliğini nasıl şiddetlendirebildiğini incelemektedir. Bu amaçla makale, Kanada’da göç süreçleri kontrol sisteminin güçlendirilmesi için YZ kullanımı; Polonya’da iş ve işçi bulma hizmetlerini “optimize etme” ve Finlandiya’da dijital hizmet deneyimini “kişiselleştirme” ile ilişkili hukuk ve politika araçlarını araştırarak YZ kullanımının kamu sektöründeki potansiyel etkisini değerlendirmek için ortak bir çerçeveye ihtiyaç olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda, makale otomatik karar destek sistemlerinin kamu hizmetleri üzerindeki spesifik etkilerini ve hükümetlerin dijital toplumda daha etkili bir rol oynamalarını ve teknolojinin potansiyelinin kullanılmasını sağlama yönündeki artan beklentilerini tartışmaktadır. Dijital cihazlardan elde edilen büyük ölçekli veri yığınlarına dayanan yenilikler ile bilgi ve hizmetlerin gerçek zamanlı erişilebilirliği, kurumlar ve vatandaşlar arasındaki iletişim ve ilişkiler gittikçe daha önemli politika meseleleri haline gelmekte olup;   yapay zeka ve veri ekosistemlerinin temel düzenleyici çerçevesinin mevcut COVID-19 acil durumu ışığında oldukça önemli olması, yönetişim sistemlerine ve demokrasiye olan güveni güçlendirebilir ya da zayıflatabilir.”

Makalenin orijinaline aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/jrc/en/publication/ai-governance-public-sector-three-tales-frontiers-automated-decision-making-democratic-settings

Yapay Zekanın Ceza Muhakemesindeki Rolü ve Geleceği

 

Yapay Zekanın Ceza Muhakemesindeki Rolü ve Geleceği

 

 

 

Dr. Zafer İçer, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Arş. Gör. Başak Buluz Gebze Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

 

 

 

Özet

“İçinde bulunduğumuz yüzyılın başlarından itibaren inovatif teknolojiler benzerine rastlanmamış hızla gelişerek yayılmış; siber-fiziksel sistemler ve bu sistemleri birbirine bağlayan internet yoluyla ortaya konulan yenilikler, teknoloji çağını doğurmuştur. “Sanayide Dijital Dönüşüm” olarak da adlandırılan bu devrimin katalizörü olarak görülen yeni teknoloji çağının en önemli öznelerinden biri de şüphesiz yapay zekâ sistemleridir. Birçok farklı disiplinle etkileşim içerisinde olup sürücüsüz araçlardan, sanal asistanlara; akıllı ev ürünlerinden sanayi otomasyonlarına kadar her noktada insanlığa ve gündelik hayata temas eden yapay zekâ sistemleri, son dönemde tüm hukuk sahasında olduğu gibi ceza muhakemesinde de yerini almaya başlamıştır. Muhtelif ülkelerde, somut hukuki ihtilafları tanımlayıp analiz ederek açılacak davaların olası sonuçlarını tahmin eden akıllı dijital asistanlar aktif kullanıma girmiş; hukuki analiz ve delil değerlendirmesi gibi hususlarda yapay zekâ platformlarından faydalanılmaya başlanmıştır. Hiç şüphesiz, bu sistemlerin ortak hedefi bu alanda, hızlı, verimli ve doğru çözümler ortaya koymaktır. Diğer yandan yakın gelecekte robotik sistemlerin bizzat yargılamanın süjesi hâline gelmesi, robot hâkim, savcı ve avukatlara karar alma süreçlerinde önemli roller yüklenmesi de kuvvetle muhtemel görünmektedir. Bu çalışmada yapay öğrenme ve yapay zekâya ilişkin teknik hususlara da değinilmek suretiyle söz konusu bu akıllı sistemlerin ceza muhakemesindeki rolü ve geleceği, mevcut örnekler ve olası gelişmeler ışığında bilimsel bir perspektifle ele alınacaktır.”

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

 

Hukuk ve Yapay Zeka: E-Kişi, Mali Sorumluluk ve Bir Hukuk Uygulaması

 

Hukuk ve Yapay Zeka: E-Kişi, Mali Sorumluluk ve Bir Hukuk Uygulaması

 

How artificial intelligence is transforming the world - Axiom Groupe

Prof. Dr. Zafer ZEYTİN

Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Dr. Eray GENÇAY

Tübingen Üniversitesi, Bilgisayar Bilimleri Enstitüsü

2019

 

 

Özet

Yapay zekâ günümüzde şehircilikten üretim otomasyonuna, tıptan güvenliğe pek çok alanda uygulanmaktadır. Hukuk alanında yapay zekâ araştırmaları, Dünya’da 30 yılı aşkın bir süredir yapılmaktadır. Buna rağmen bu alandaki uygulama ile ilgili birçok soru halen açıktır. Çalışmada, yapay zekâ ile hukuk etkileşimi iki düzlemde incelenmiştir. İlk olarak yapay zekâlı sistemlerin bir hukuk öznesi olup olamayacağı, olurlarsa bunun sonuçları ve etkileri tartışılmıştır. İkinci olaraksa hukukun bir disiplin olarak yapay zekâ sistemleri tarafından nasıl desteklenebileceği tartışılmış ve yasal mal rejimi konusunda bir uygulama ile böyle bir sistemin nasıl tasarlanabileceği örneklendirilmiştir.

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

 

Yapay Zeka ve Covid-19 Kontrolü

 

Yapay Zeka ve Covid-19 Kontrolü

 

Özel Yapay Zeka Komitesi (CAHAI) Sekreterliği

2020

 

Yapay zeka (YZ), 2020’nin başından beri tüm dünyayı etkileyen pandemiye karşı mücadeleyi desteklemek için bir araç olarak kullanılmaktadır. Basın ve bilim camiası, veri bilimi ve yapay zekanın Corona Virüse karşı koymak (D. Yakobovitch, How to fight the Coronavirus with AI and Data Science, Medium, 15 February 2020) ve hala bilimin bıraktığı “boşlukları doldurmak” için kullanılabileceği yönündeki umutları yansıtmaktadır (G. Ratnam, Can AI Fill in the Blanks About Coronavirus? Think So Experts, Government Technology, 17 March 2020).

Bu hastalığın merkezi ve bu alandaki teknolojik ilerlemesi ile tanınan Çin, bunu gerçek bir avantajı dönüştürmeye çalıştı. Kullanımları, toplum hareketlerini kısıtlayan tedbirleri, salgının evrimini tahmin etme ve bir aşı veya tedavi geliştirme araştırması için destek içeriyor gibi görünmektedir. İkincil yönüyle YZ, genom dizilimini hızlandırmak, daha hızlı teşhisler koymak, analizler yapmak veya nadiren de olsa bakım ve dağıtım robotları için kullanılmıştır(A. Chun, In a time of coronavirus, China’s investment in AI is paying off in a big way, South China Morning post, 18 March 2020). 

Bilimsel yayınlara daha iyi erişim sağlama veya araştırmayı destekleme açısından inkar edilemez katkıları olsa da, klinik test aşamalarına olan ihtiyacı ortadan kaldırmamakta ve insan uzmanlığının yerini tamamıyla alamamaktadır. Bu kriz durumunda sağlık altyapısının karşılaştığı yapısal sorunlar teknolojik çözümlerden değil, bu tür durumların oluşmasını önleyebilecek sağlık hizmetleri organizasyonundan kaynaklanmaktadır (Article 11 of the European Social Charter). Yapay zeka da dahil olmak üzere teknolojik çözümlerin kullanıldığı acil durum önlemleri de kriz sonunda değerlendirilmelidir. Bireysel özgürlükleri ihlal edenler, toplumun daha iyi korunması bahanesiyle önemsizleştirilmemelidir. Sözleşme 108+ hükümleri özellikle uygulanmaya devam etmelidir.

Yapay zekanın tedavi araştırmalarına katkısı

Sağlık krizi karşısında YZ uygulamasından beklenen araştırmacılara, hasta bakıcıları koruyabilecek ve salgına çözüm olabilecek bir aşı bulma konusunda kesinlikle yardımcı olmasıdır. Biyotıp ve araştırma, bilgisayar bilimi ve istatistiğin çeşitli uygulamalarının uzun zamandır katkısı olduğu çok sayıda tekniğe dayanmaktadır. YZ kullanımı bu nedenle bu sürekliliğin bir parçasıdır.

YZ tarafından oluşturulan virüs yapısı tahminleri, bilim insanlarını aylarca süren deneylerden kurtarmıştır. “Devamlı” kurallar ve protein katlanması çalışması için sonsuz kombinasyonlar nedeniyle sınırlı olsa bile, YZ bu anlamda önemli bir destek sağlamış gibi görünmektedir. Amerikan menşeli start-up Moderna, protein katlanması çalışmasının esası ribonükleik asit (mRNA) habercisi olan biyoteknolojideki yetkinliği ile fark yaratmıştır. YZ’nin ayrılmaz bir parçası olan biyoinformatik desteği sayesinde insanlar üzerinde test edilebilen prototip aşının geliştirilmesi için gerekli olan zamanın önemli ölçüde azaltılması sağlandı.

Benzer şekilde, Çin teknoloji devi Baidu, Oregon Eyalet Üniversitesi ve Rochester Üniversitesi ile ortaklaşa, aynı protein katlanmasını incelemek için Şubat 2020’de Linearfold tahmin algoritmasını yayınladı. Bu algoritma, bir virüsün ikincil ribonükleik asidinin (RNA) yapısını tahmin etmede geleneksel algoritmalardan çok daha hızlıdır ve bilim insanlarına virüslerin nasıl yayıldığı hakkında ek bilgi sağlamaktadır. Covid-19’un RNA dizisinin ikincil yapısının tahmini bu nedenle 55 dakika yerine 27 saniye içinde Linearfold tarafından hesaplanmaktadır (Baidu, How Baidu is bringing AI to the fight against coronavirus, MIT Technology Review, 11 March 2020). Google’ın ana şirketi olan Alphabet’in bir yan kuruluşu olan DeepMind, koronavirüs protein yapısının tahminlerini AlphaFold AI sistemi ile paylaştı(J. Jumper, K. Tunyasuvunakool, P. Kohli, D. Hassabis et al, Computational predictions of protein structures associated with COVID-19, DeepMind, 5 March 2020). IBM, Amazon, Google ve Microsoft ayrıca epidemiyoloji, biyoinformatik ve moleküler modelleme konusunda büyük veri kümelerini işlemek üzerine sunucularının bilgi işlem gücünü ABD yetkililerine temin etmiştir (F. Lardinois, IBM, Amazon, Google and Microsoft partner with White House to provide compute resources for COVID-19 research, Techcrunch, 22 March 2020).

*Bu yayın, medyadan ve diğer mevcut kamu kaynaklarından makalelere kapsamlı bir genel bakış sunmayı amaçlamaktadır. CAHAI ve Avrupa Konseyi’nin görüşlerini yansıtmamaktadır.

 

Yazının orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.coe.int/en/web/artificial-intelligence/ai-and-control-of-covid-19-coronavirus

Tıbbi Veriler: Yapay Zeka ile Çıkarımsanan Sağlık Bilgileri

 

Tıbbi Veriler: Yapay Zeka ile Çıkarımsanan Sağlık Bilgileri

 

Mason Marks

Gonzaga University  

School of Law

2020

 

 

Özet

“Yapay zeka (YZ), davranışlar ile sağlık durumlarının belirgin bir bağlantısı olmasa bile sağlık verilerini insanların davranışlarından çıkarabilir. YZ bulaşıcı hastalıkların yayılmasını izlemek için sosyal medyayı analiz edebilir, hamile kişileri belirlemek için perakende alımları inceleyebilir ve kimin intihar girişiminde bulunabileceğini tahmin etmek için insanların hareketlerini izleyebilir. YZ’ye yönelik bu özellikler muhtemeldir çünkü modern toplumlarda, insanlar sürekli olarak evlerde, işyerlerinde, okullarda ve kamusal alanlarda internet özellikli cihazlarla etkileşime girer ve bu cihazlar giderek daha fazla gözetim için tasarlanmaktadır. Akıllı telefonlar insanların nerede olduklarını takip eder, giyilebilir cihazlar fiziksel aktivitelerini izler, akıllı hoparlörler seslerini kaydeder ve kameralar yüz ifadelerini gözlemler. Bu cihazlara günlük olarak sürekli maruz kalmak, insanların teknoloji ile etkileşimlerinin elektronik kalıntıları olan milyonlarca dijital iz üretir.

Dijital izler kim olduğumuza, neler yaptığımıza ve neler yapabileceğimize dair bir fikir verir. Bununla birlikte, ham formlarında, nadiren çok ilginç veya faydalıdırlar; kişinin perakende alımları ve internette gezinme alışkanlıkları nispeten sıradan bilgilerdir. Bilim adamları, şirketler ve devlet kurumları onlardan faydalanmadan önce, bu izleri değerlerini artırmak için dönüştürmelidirler. Dijital izlerin sağlık bilgisine dönüştürülmesi, tıbbi veriler için madencilik olarak adlandırılır, çünkü yapay zeka ile analiz yoluyla, dijital izler ve insanların sağlığı arasındaki bağlantılar, sanki sihir gibi beklenmedik bir şekilde ortaya çıkar.

Bu makale oluşturulan tıbbi verilerin hastalardan sağlık hizmeti sağlayıcılarına gönüllü olarak iletilen geleneksel tıbbi verilerden farklı olarak yeni bir tür sağlık bilgisi olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Tıbbi veri tabanlı profil oluşturma ve tahminlerin uyuşturucu krizi, artan intihar oranları ve silah şiddetinin yüksek yaygınlığı gibi halk sağlığı sorunlarına çözüm olarak nasıl giderek daha fazla bilinir olduğu anlatılıyor. Ancak, tıbbi veri tabanlı profil oluşturmanın işe yaradığını gösteren çok az kanıt vardır. Daha da kötüsü, önemli zararlara neden olabilir ve mevcut sağlık ile ilgili gizlilik ve veri koruma yasaları, kamu ve özel kuruluşların insanların bilgisi veya rızası olmadan tıbbi veri elde etmesine izin veren boşluklar barındırır.

Makalede tıbbi veri madenciliği süreci ile tıbbi verinin faydaları ve riskleri açıklandıktan sonra, bu yeni ortaya çıkan teknolojiyi kavramsallaştırmanın altı farklı yolu önerilmekte ve etkin bir düzenleme için öncül önerilerle sonuçlanmaktadır. Atılacak potansiyel adımlar arasında dijital izlerin toplanmasının yasaklanması veya kısıtlanması, tıbbi veri madenciliği algoritmalarının düzenlenmesi ve kimlerin bunları kullanabileceğinin sınırlandırılması, üretildikten sonra nasıl kullanılabileceğinin kısıtlaması ve tıbbi veri madenciliği araştırması için etik kurul onayı istenmesi yer alıyor.”

 

Makalenin orijinaline aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3554118

 

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Öneriler

  1. Botunuzun amacını tek tek belirtin ve botunuzun sonuçta ortaya çıkacak kullanım durumlarını destekleyip desteklemeyeceğine özellikle dikkat gösterin.

Botunuzun amacı etik tasarımın merkezindedir ve etik tasarım, geliştirmekte olduğunuz botun kullanıma sunulmasında özellikle önemlidir. Sonuç olarak ortaya çıkan kullanım durumları arasında sağlık hizmetleri, eğitim, istihdam, finansman ya da bireyin günlük hayatı üzerinde anlamlı ve önemli bir etkisi olacak hizmetlere erişim bulunmaktadır.

  1. Botları ürününüzün veya hizmetinizin bir parçası olarak kullandığınızda şeffaflığa önem verin.

Kullanıcılar, bot teknolojisini kullanımıyla ilgili şeffaf ve açık bir şirkete güvenir ve botun onların ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştığını ve sınırları konusunda net olduğunu anladığında bir botun güvenilirliği daha olasıdır.

  1. İnsan-bot değişiminde, botun yetkinliğini aşan etkileşimlere girmesi durumunda sistem yönetiminin bir insana sorunsuz şekilde geçmesini sağlayın.

Botunuz insan kararı gerektirebilecek etkileşimlere girerse, bu noktada bir insan moderatöre sisteme müdahil olması için bir araç veya kolay erişim sağlayın.

  1. Botunuzu ilgili kültürel normlara saygı gösterecek ve yanlış kullanıma karşı korunacak şekilde tasarlayın.

Botların insan benzeri tutumları olabileceğinden, kullanıcılarla saygılı ve güvenli bir şekilde etkileşimde bulunması; yanlış ve kötüye kullanımı ele alan yerleşik güvenlik önlemlerine ve protokollere sahip olması özellikle önemlidir.

  1. Botunuzun güvenilir olduğundan emin olun.

Botunuzun gerçekleştirmeyi amaçladığı işlev için yeterince güvenilir olduğundan emin olun ve YZ sistemleri olasılıksal olduğundan her zaman doğru cevabı vermeyeceklerini daima göz önünde bulundurun.

  1. Botunuzun insanlara adil davrandığından emin olun.

YZ tabanlı sistemlerin mevcut toplumsal önyargıları sürdürme veya yeni önyargı oluşturma olasılığı, YZ’nin hızlı yaygınlaşması ile ilgili olarak belirlenen en önemli endişelerden biridir. Geliştirme ekipleri, botların tüm insanlara adil davranmasını sağlama konusuna dikkat etmelidir.

  1. Botunuzun kullanıcı gizliliğine saygı gösterdiğinden emin olun.

Gizlilikle ilgili hususlar botlar için özellikle önemlidir. İnsanlar, botlarla etkileşime geçtiğinde kendileri hakkında daha fazla bilgi paylaşabilirler. Ve elbette, botlar her şeyi hatırlayabilir. Tüm bunlar (ayrıca yasal gereksinimler), kullanıcı gizliliğine saygı gösterilmesi amacıyla botları bu temelde tasarlamanızı özellikle önemli hale getirir. Bu, botların nasıl çalıştığı ve botun kullanıcılara kişisel verileri üzerinde ne tür kontroller sunduğu da dahil olmak üzere botların veri toplama ve kullanımına yeterli şeffaflık kazandırmayı içerir.

  1. Botunuzun verileri güvenli bir şekilde işlediğinden emin olun.

Kullanıcılar, verilerinin güvenli bir şekilde işlenmesini bekleme hakkına sahiptir. Botunuzun işleyeceği veri türüne uygun en iyi güvenlik uygulamalarını izleyin.

  1. Botunuzun erişilebilir olduğundan emin olun.

Botlar ancak eğer insanlar için kapsayıcı ve erişilebilir olacak şekilde tasarlanmışlarsa herkese fayda sağlayabilir.

  1. Sorumluluğu kabul edin.

O gün gelecek olsa bile, şu an gerçekten bağımsız hareket edebilen botlardan çok uzaktayız. İnsanlar botların çalışmasından sorumludur.

 

Dokümanın orijinaline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://www.microsoft.com/en-us/research/uploads/prod/2018/11/Bot_Guidelines_Nov_2018.pdf

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

 

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

 

 

 

Yrd. Doç. Dr. Sinan Altunç

Bahçeşehir Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı

 

 

 

 

Giriş

“Hukukun hayatın her alanında var olduğu, Hukuk Fakültesi’ne adımını atan her öğrenciye öğretilen bir bilgidir. Bu anlamda günlük hayatımızda meydana gelen değişiklikler beraberinde kendine özgü kuralları da getirir. Bu husus teknoloji bakımından da geçerlidir. Ancak hukukun teknolojik gelişmeleri takip edebilmesi her zaman kolay olmamaktadır. Diğer bir deyişle hukuk, teknolojinin hızına ayak uyduramayabilmektedir. Hatta teknolojideki gelişmeleri takip etmeye niyetlenen bir hukukçunun, kendisini bir bilim kurgu romanının içindeymiş gibi hissetmesi de mümkün olmaktadır. Çalışmamız okuyanda da bu hissiyatı yaratacak bir konuya sahiptir.

Robot ve yapay zeka kavramları genellikle bilim kurgu eserlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda aşina olduğumuz bu iki kavramın hukuk ile, özellikle de ceza hukuku ile ilişkisi ise bir o kadar alışkın olmadığımız bir mevzudur. Günümüzde ceza hukuku bakımından önemini çok da hissettirmeyen bu iki kavramın, önümüzdeki yıllarda etkisinin büyük olacağı kanaatindeyiz.

Böylesine disiplinler arası bir konuda çalışma yapmanın hukuk eğitimi almış bir kişi açısından en başta gelen zorluğu, meselenin hukuki olmayan tarafı hakkında da bilgi sahibi olmaktır. Nitekim çalışmamızın başında, robot ve yapay zeka kavramları ile ilgili birtakım bilgiler verilmiş ve bu kavramların ceza hukuku bakımından ne gibi etkilerinin olabileceğinden söz edilmiştir.

Bir başka husus ise, değişik olasılıklar çerçevesinde konuyu ele almaktır. Bu bakımından, robotların kullanılma şekillerine göre ceza hukukunun ne suretle devreye gireceğine dair düşüncelere yer verilmiştir. Çalışmamızda, yapay zeka sahibi robotların kendilerini programlayan ve/veya kullananlardan bağımsız bir şekilde ceza sorumluluklarının olup olmayacağı meselesi tartışılmıştır. Bu bağlamda, karşılaştırmalı hukukta da örneklerini gördüğümüz üzere, robotların durumunu tüzel kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler çerçevesinde ele alan görüşlerden de yararlanılmıştır. Ancak bir adım daha ileri giderek, tüzel kişiler modelinin de ötesinde birtakım görüşler paylaşılmıştır.”

Makalenin tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.researchgate.net/publication/336406393_Robotlar_Yapay_Zeka_ve_Ceza_Hukuku

Yapay Zeka AR-GE Gelişmeleri: 2016-2019 İlerleme Raporu

 

Yapay Zeka AR-GE Gelişmeleri: 2016-2019 İlerleme Raporu

Kasım 2019

Özet

Amerika Birleşik Devletleri’nin yapay zeka (YZ) ulusal stratejisi, yapay zekadaki küresel liderliği korumak için araştırma ve geliştirmeyi (AR-GE) en önemli öncelik olarak tanımlamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, büyük ölçüde güçlü Ar-Ge ekosistemi sayesinde YZ inovasyonunda dünyaya öncülük etmektedir. Federal aktörler, misyonlarıyla örtüşen alanlarda, dünya standartlarında araştırma programına yatırım yaparak YZ inovasyonuna önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır.

Bu 2016–2019 Yapay Zeka Ar-Ge İlerleme Raporu (“2016–2019 İlerleme Raporu”), aktörlerin Federal YZ Ar-Ge konusunda sunmak için kaydettiği önemli ilerlemeyi belgelemektedir.

Federal araştırma yatırımlarına rehberlik etmek, Planın 2016 versiyonunu temel alan Ulusal Yapay Zeka Araştırma ve Geliştirme Stratejik Planı: 2019 Güncellemesi’dir (“2019 Planı”). 2019 Planı sekiz ulusal YZ Ar-Ge stratejisini ortaya koymaktadır:

Strateji 1: Yapay zeka araştırmalarına uzun vadeli yatırımlar yapma

Strateji 2: Yapay zeka-insan etkileşimi için etkili yöntemler geliştirme

Strateji 3: Yapay zekanın etik, hukuki ve sosyolojik etkilerini ele alma ve anlama

Strateji 4: Yapay zeka sistemlerinin güvenliğini ve emniyetini sağlama

Strateji 5: Yapay zeka eğitimi ve testi için ortak kamu veri kümeleri ve ortamları geliştirme

Strateji 6: Yapay zeka teknolojilerini kıyas ve standartlar aracılığıyla ölçme ve değerlendirme

Strateji 7: Ulusal Yapay Zeka Ar-Ge iş gücü ihtiyaçlarını daha iyi anlama

Strateji 8: Yapay zekadaki ilerlemeleri hızlandırmak için kamu-özel sektör ortaklıklarını genişletme

Bu 2016-2019 İlerleme Raporu, YZ araştırmasını önce strateji, sonra sektörlere göre vurgulamakta ve devamında, hükümete genel bir bakış sağlayan bireysel katkıları açıklayan destekleyici detaylar içermektedir. Program ve faaliyetlerin çeşitliliği, yapay zekadaki Federal yatırımların dikkate değer genişliğini ve derinliğini yansıtmaktadır. Bu rapor sadece Federal Ar-Ge’nin geniş temalarını vurgulamakla kalmayıp, aynı zamanda alanı geliştiren bireysel YZ Ar-Ge atılımlarını vurgulayan açıklayıcı örnekler sunmaktadır. 

Bir bütün olarak ele alındığında, 2016-2019 İlerleme Raporu aşağıdaki temel mesajları içermektedir:

  1. Federal Hükümet, alanı dönüştürebilecek yenilikçi YZ kavramlarına önemli bir yatırım yapmaktadır.
  2. Birleşik Devletler, ulusal YZ Ar-Ge stratejisi ile tutarlı olarak, YZ’ye yatırım yapan geniş Federal kurum yelpazesinden önemli ölçüde faydalanmaktadır.
  3. Federal yatırımlar toplumumuzu daha iyi hale getirmek için devrim yaratan etkili atılımlar yaratmaktadır.

Bütün olarak ele alındığında, bu raporda açıklanan yatırımlar, Federal Hükümetin Ar-Ge sayesinde Amerika’nın YZ yeteneklerini nasıl geliştirdiğini göstermekte ve bu yetenekler gelecek yıllar için Amerikan halkının refahını, güvenliğini, emniyetini ve yaşam kalitesini artırmasını sağlamaktadır.

 

Raporun tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

Blokzincir 1.0 ve 2.0

Blokzincir 1.0 ve 2.0

 

Dijital şifreleme teknolojilerinin uzun yıllardır süren gelişimi 2009 yılında bizlere bir hediye armağan etti. Bir birey veya kurumun salt kendi tasarrufuyla değiştiremeyeceği verilerin kaydedilebileceği bir işlem ağı hayatımıza girdi. Bitcoin isimli kripto paranın kullanımıyla Blokzincir 1.0 yaygınlaştı.

            Blokzincir teknolojisine entegre edilen, yazılımlara karar alma yeteneği kazandıran geliştirmeler sayesinde Blokzincir 2.0 ortaya çıkmış oldu.  Blokların şartlı (conditionally) işlemler yapabilmesiyle “akıllı sözleşmeler” kavramıyla tanıştık. Akıllı sözleşmeler sayesinde dijital ağ bünyesinde taraf iradeleri uyuşabiliyor, karşılıklı edimler yerine getirilebiliyor ve en önemlisi de gerçekleştirilen tüm bu işlemler blokzincire bir daha değiştirilemeyecek şekilde kaydediliyor[1].

            Blokzincir 3.0 ve 4.0 gibi hedef teknolojiler de geliştiricilerin takvimlerinde mevcut. Ancak yazımızın sınırları ve bu teknolojilerin henüz evrimleşmeye başlaması sebebiyle bu kısma değinmeyeceğiz.

 

Akıllı Sözleşmeler Ne Vadediyor?

            Blockzincir 2.0 teknolojisinin ürünü olan akıllı sözleşmeler, sözleşmeden doğan borçların bir aracı kişiye ihtiyaç duyulmaksızın ifasını sağlar. Bir nevi “otomatik” sözleşmelerdir. Nitekim akıllı sözleşme denildiğinde akla gelen ilk örnek kahve, bisküvi vb. ürünleri temin ettiğimiz otomatlardır[2]. Bir madeni parayı otomata attığınızda otomat kendiliğinden seçtiğiniz ürünü size verir. Bu yöntem günümüzde abonman sözleşmelerinde hatta araç kiralama hizmetlerinde kullanılmaktadır. Akıllı sözleşmeyle gerçekleştirdiğiniz faaliyetler blokzincirin değiştirilemez ağına işlendiğinde noter tesciline ihtiyaç duymayabilirsiniz.

Akıllı sözleşmelerin kullanımı belki başka alanlarda da yaygınlaşacaktır. Ancak bu genişlemenin önünde büyük engeller olduğu kanaatindeyiz.

 

Blokzincir ve Akıllı Sözleşmeler Mevcut Hukuk Düzenimizle Nasıl Çatışıyor? 

            Mevcut akıllı sözleşme protokollerinin, ağlarının (Ethereum vb.) sunduğu imkanlar dahilinde bir akıllı sözleşme akdederseniz, sözleşme hükümleri ağa yazıldığı haliyle ifa edilecektir ve blokzincirin en önemli özelliklerinden olan “değiştirilemezlik” ilkesi gereğince geri alınamayacaktır[3]. Öyleyse mevcut durumda Borçlar Hukukumuzun irade sakatlıkları, sözleşmenin tadili gibi sözleşmede değişiklik yapılmasını gerektiren hukuki kurumlarını kullanmak mümkün olmayacaktır. Bu uyumsuzluğun giderilebilmesi için ya endüstrileşme çağının temelleri üzerine inşa edilmiş olan ve Endüstri 4.0’a tam olarak adapte olamayan Borçlar Hukuku’nun devrim niteliğinde bir değişikliğe uğraması gerekmektedir ya da bilgisayar bilimi teknikleriyle akıllı sözleşmelerin bir şekilde mevcut Borçlar Hukuku ile uyumla hale getirilmesi gerekmektedir[4].

            Devlet veya bir tüzel kişilik tarafından oluşturulan ve kamuya açık olmayan blokzincirler açısından kişisel verilerin korunması hukuku açısından mevcut hükümler kanımızca uygulanabilir durumdadır. Ancak kamuya açık olan, dışardan ağa katılımın serbest olduğu blokzincirlerde durum değişmektedir.

            Öncelikle blokzincirlerin merkeziyetsiz ağlar olması dolayısıyla (Aslında çok fazla merkez olması söz konusudur) kişisel verilerin ihlali durumunda kimin sorumlu tutulacağı hususu muğlaktır. “Kişisel Veri”nin ne olduğu sorusu bile bloklarda kayıtlı veriler söz konusu olduğunda net olarak cevaplanamamaktadır. Blokzincir ağına işlenmesi sebebiyle “Kişisel Veri”lerin ihlal edilmesi gündeme gelse bile mevcut blokzincir ağlarında “Unutulma Hakkı”nın kullanımı söz konusu olamayacaktır. Zira ağa işlenen veriler blokzincirin yapısı gereği geri alınmamaktadır. Akıllı sözleşmelerin hükümlerinde değişiklik yapılmasına engel olan “Değiştirilemezlik” özelliğinin burada da mevcut hukuk düzenlemelerimizle çatıştığı kanaatindeyiz.

            Blokzincir ve akıllı sözleşmeler çarkının dönmesini sağlayan, bir nevi blokzincir ağlarının yakıtı mahiyetinde olan, kripto paraların yasa koyucu ve idareler nezdinde nasıl nitelendirileceği başka bir ciddi tartışma konusudur. Özellikle hangi hukuki rejime tabi olacağı ve nasıl vergilendirileceği hususları dünyada ve Türkiye’de tartışılmaktadır. Örneğin ABD’nin önde gelen finansal kurumlarından SEC zaman zaman bazı kripto paraların “emtia”,  kalanlarının ise “para birimi” olduğuna dair görüşlerini bildirse de kurumsal olarak kripto para olgusuna bakışı halen belirsizdir[5]. Avrupa Adalet Divanı ise geçmişte kripto paraları “para birimi” olarak tanımlamaya eğilimli kararlar vermiştir[6]. Türkiye’de kripto paraların nasıl tanımlanacağı 6493 sayılı Ödeme Ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri Ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikler ile yetkili kılınan T.C. Cumhuriyet Merkez Bankası ve Türkiye Ödeme ve Elektronik Para Kuruluşları Birliği’nin düzenlemeleriyle yoruma kavuşacaktır[7].

            Yukarıda belirtilen gerekçelerden ötürü kanımızca blokzincir ve akıllı sözleşmelerin hukuki olarak sağladığı maliyet ve zaman avantajının yanında birtakım teknik dezavantajları bulunmaktadır. Sermaye piyasası hukuku açısından tokenların halka arz problemi, Ripple vs. SEC Davası, ICO, IEO kavramları, ülkemizdeki kripto para borsalarının tabi olduğu MASAK, BDDK ve vergi denetimlerinin yeterliliği ve şeffaflık açısından gizlilik paralarının (Privacy Coins) kara para aklama suçu kapsamındaki kritiği, blokzincir ve akıllı sözleşmelerin noterlik hukukuna olası yansımaları gibi tartışılması gereken başka hukuki boyutlar da mevcuttur. Bunlar da bir sonraki yazımızın konusu olsun.

[1] Herian, s.454.

[2] Szabo ‘Smart Contracts Building Blocks for Digital Markets’ yazısının ‘Contracts Embedded in The World’ bölümünde yer vermiştir.

[3] Çekin, s.13.

[4] Çekin, s.15. Çekin, burada bir çözüm önerisi getirmektedir.?

[5] https://cointelegraph.com/news/sec-if-bitcoin-was-a-security-it-would-raise-substantialissues

[6] https://curia.europa.eu/jcms/upload/docs/application/pdf/2015-10/cp150128en.pdf

[7] https://www.dunya.com/finans/haberler/turkiye-odeme-ve-elektronik-para-kuruluslari-birligi-kuruluyor-haberi-455395

Yapay Zeka Kararlarını Açıklama

ICO & Alan Turing Enstitüsü

2 Aralık 2019

 

ICO ve Alan Turing Enstitüsü, yapay zeka (“YZ”) ile verilen kararları açıklama üzerine ortak istişare rehberini yayınladı. Bu doküman, YZ tarafından sunulan veya yardım edilen süreçleri, hizmetleri ve kararları bunlardan etkilenen kişilere açıklamaya yardımcı olmak için organizasyonlara pratik tavsiyeler vermeyi amaçlamaktadır.

Organizasyonlar giderek bireyler hakkındaki kararları desteklemek veya onlar hakkında kararlar vermek için YZ kullanmaktadır. Yaptığınız veya yapmayı düşündüğünüz bu ise, bu doküman size hitap etmektedir.

Rehberin gerçek dünyada pratikte uygulanabilir olmasını sağlamak istiyoruz, bu sayede YZ sistemlerini geliştirirken organizasyonlar bundan kolaylıkla yararlanabilir. Bu yüzden geri bildirimleriniz bizim için önemli.

Rehber üç bölümden oluşmaktadır. Uzmanlık seviyenize ve organizasyonunuzun yapısına göre, bazı bölümler sizin için diğerlerinden daha ilintili olabilir. Sizin için en faydalı kısımları seçebilirsiniz.

Dokümana ilişkin anketimiz size üç bölümün tamamına yönelik sorular yöneltecek; istediğiniz soruya cevap verebilirsiniz.

Bölüm 1: Açıklanabilir YZ’nin temelleri, anahtar kavramları tanımlamakta ve birkaç farklı açıklama türünü ana hatlarıyla belirtmektedir. Bu kısım, YZ sistemlerinin geliştirilmesinde yer alan tüm personeller için geçerli olacaktır.

Bölüm 2: Açıklanabilir YZ, verilen YZ kararlarını açıklama ve kişilere bu konuda açıklamalar yapma pratikleriyle size yardımcı olmaktadır. Bu öncelikle organizasoyonunuzdaki teknik ekipler için faydalı olmakla beraber, özellikle DPO’nuz ve uyum ekibiniz için de kullanışlı olacaktır.

Bölüm 3: Organizasyonunuz için açıklanabilir YZ’nin anlamı, YZ’den etkilenen kişilere anlamlı açıklamalar sağlayacak şekilde kurulduğunuzdan emin olmak için uygulayabileceğiniz çeşitli rollere, politikalara, prosedürlere ve belgelere sahip olmaktır. Bu öncelikle organizasyonunuzun üst düzey yönetim ekibine yönelik olmakla birlikte DPO’nuz ve uyum ekibiniz için de faydalı olacaktır.

 

Rehbere ilişkin düşüncelerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

 

Rehberin orojinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz: 

https://ico.org.uk/media/about-the-ico/consultations/2616441/explain-about-this-guidance.pdf