Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

AB Komisyonu, 2018

 

Özet

Birçok dijital teknoloji sayesinde ekonomimiz ve toplumumuz açısından hızlı bir dönüşüm döneminin başlangıcındayız. Yapay Zeka (YZ) bu değişimin merkezinde yer alıyor ve hayatlarımızı iyileştirmek için büyük fırsatlar sunuyor. Yapay zekadaki son gelişmeler, artan işleme gücünün, algoritmalardaki iyileştirmelerin ve dijital verilerin hacminde ve çeşitliliğinde üstel büyümenin sonucudur. Yapay zeka uygulamalarının çoğu, metin tercümelerinden görüntü tanımaya ve beste yapmaya kadar günlük yaşamımıza girmeye başladı ve giderek sanayi, yönetim ve ticarette kullanılıyor. Bağlantılı ve otonom araçlar ve yapay zeka destekli tıbbi teşhis araçları, yakın zamanda yaygınlaşacak uygulama alanlarıdır. ABD, Çin ve Avrupa arasında yapay zeka konusunda güçlü bir küresel rekabet var. ABD şimdilik liderlik yapıyor, ancak Çin hızlı bir şekilde ona yetişmek üzere ve 2030’a kadar liderlik koltuğuna oturmayı hedefliyor. AB için bu durum, bir yarışı kazanma veya kaybetme değil, yapay zeka tarafından sunulan fırsatları insan merkezli, etik, güvenli ve temel değerlerimize uygun bir şekilde benimsemenin yolunu bulma meselesidir. AB Üye Devletleri ve Avrupa Komisyonu, yalnızca birlikte başarabileceğimizi kabul ederek eşgüdümlü ulusal ve Avrupa stratejileri geliştirmektedir. Araştırma, otomotiv ve robotik gibi bazı endüstriyel sektörlerde liderlik, sağlam bir yasal ve düzenleyici çerçeve ve bölgesel ve alt bölge seviyelerinde de çok zengin kültürel çeşitlilik gibi güç alanlarımız üzerine inşa edebiliriz.

YZ’nin yalnızca sağlam bir bilgi işlem altyapısı ve kaliteli verilerle desteklenmesi durumunda başarılı olabileceği genellikle kabul edilmektedir:

  • Bilgi işlem konusunda, merkezileşmiş imkanlara ek olarak, ortaya çıkan hesaplama paradigmalarına yatırım yapmak için Avrupa’ya bir fırsat penceresi belirledik. Bu, gelecekte 5G’nin yaygınlaşmasını ve Nesnelerin İnterneti’ni de destekleyecektir.
  • Verilerle ilgili olarak, başarılı İnternet şirketlerinden öğrenmeyi, verilere erişimi açmayı ve yalnızca veri yayınlamaktan ziyade kullanıcılarla etkileşimi geliştirmeyi savunuyoruz. Bu şekilde, Avrupa ihtiyaçlarına cevap veren yapay zeka uygulamalarına uygun hale getirmek için verileri zenginleştiren kamu idareleri, firmalar ve sivil toplum ekosistemleri geliştirebiliriz.

Yapay zeka tarafından sağlanan fırsatları eleştirel şekilde benimsemeliyiz. En önde gelen YZ tekniklerinin kara kutu özellikleri, uzmanlar için bile belirsizlik yaratıyor. YZ sistemleri şu anda dar ve iyi tanımlanmış görevlerle sınırlıdır ve teknolojileri, verilerde bulunan iyi tanınan önyargı etkisi gibi insan yaratıcılarının kusurlarını miras alıyor. Yapay zeka eksikliklerine meydan okumalı ve güçlü değerlendirme stratejileri, şeffaf ve güvenilir sistemler ve iyi bir insan-YZ etkileşimi için çalışmalıyız. Etik ve tasarım açısından güvenli algoritmalar, bu yıkıcı teknolojiye güvenmek için çok önemlidir, ancak aynı zamanda sivil toplumun yapay zekaya gömülecek değerler ve gelecekteki gelişim yönleri için daha geniş bir katılımına ihtiyacımız var. Bu sosyal katılım, yerelden, ulusala ve Avrupa’ya kadar tüm seviyelerde kurumlar, endüstri ve sivil toplum karşısında güçlenme çabasının bir parçası olmalıdır. Yerel beceri, bilgi işlem, veri ve uygulama ekosistemlerinin geliştirilmesi, yerel toplulukların katılımını teşvik edebilir, onların ihtiyaçlarına cevap verebilir, yerel yaratıcılık ve bilgi birikiminden yararlanabilir ve insan merkezli, çeşitli ve sosyal güdümlü bir yapay zeka oluşturabilir. YZ’nin düşünme şeklimizi, karar alışımızı nasıl etkileyeceği, birbiri ile nasıl ilişkilendirileceği ve işimizi nasıl etkileyeceği hakkında hala çok az şey biliyoruz. Bu belirsizlik endişe kaynağı olabilir, fakat aynı zamanda bir fırsat işaretidir. Gelecek henüz yazılmadı. Sahip olmak istediğimiz geleceğin ilişkin kolektif vizyonumuza dayanarak onu şekillendirebiliriz. Ama birlikte hareket etmeli ve hızlı davranmalıyız.

 

Raporun tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/jrc/en/publication/artificial-intelligence-european-perspective

Yapay Zeka AR-GE Gelişmeleri: 2016-2019 İlerleme Raporu

 

Yapay Zeka AR-GE Gelişmeleri: 2016-2019 İlerleme Raporu

Kasım 2019

Özet

Amerika Birleşik Devletleri’nin yapay zeka (YZ) ulusal stratejisi, yapay zekadaki küresel liderliği korumak için araştırma ve geliştirmeyi (AR-GE) en önemli öncelik olarak tanımlamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, büyük ölçüde güçlü Ar-Ge ekosistemi sayesinde YZ inovasyonunda dünyaya öncülük etmektedir. Federal aktörler, misyonlarıyla örtüşen alanlarda, dünya standartlarında araştırma programına yatırım yaparak YZ inovasyonuna önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır.

Bu 2016–2019 Yapay Zeka Ar-Ge İlerleme Raporu (“2016–2019 İlerleme Raporu”), aktörlerin Federal YZ Ar-Ge konusunda sunmak için kaydettiği önemli ilerlemeyi belgelemektedir.

Federal araştırma yatırımlarına rehberlik etmek, Planın 2016 versiyonunu temel alan Ulusal Yapay Zeka Araştırma ve Geliştirme Stratejik Planı: 2019 Güncellemesi’dir (“2019 Planı”). 2019 Planı sekiz ulusal YZ Ar-Ge stratejisini ortaya koymaktadır:

Strateji 1: Yapay zeka araştırmalarına uzun vadeli yatırımlar yapma

Strateji 2: Yapay zeka-insan etkileşimi için etkili yöntemler geliştirme

Strateji 3: Yapay zekanın etik, hukuki ve sosyolojik etkilerini ele alma ve anlama

Strateji 4: Yapay zeka sistemlerinin güvenliğini ve emniyetini sağlama

Strateji 5: Yapay zeka eğitimi ve testi için ortak kamu veri kümeleri ve ortamları geliştirme

Strateji 6: Yapay zeka teknolojilerini kıyas ve standartlar aracılığıyla ölçme ve değerlendirme

Strateji 7: Ulusal Yapay Zeka Ar-Ge iş gücü ihtiyaçlarını daha iyi anlama

Strateji 8: Yapay zekadaki ilerlemeleri hızlandırmak için kamu-özel sektör ortaklıklarını genişletme

Bu 2016-2019 İlerleme Raporu, YZ araştırmasını önce strateji, sonra sektörlere göre vurgulamakta ve devamında, hükümete genel bir bakış sağlayan bireysel katkıları açıklayan destekleyici detaylar içermektedir. Program ve faaliyetlerin çeşitliliği, yapay zekadaki Federal yatırımların dikkate değer genişliğini ve derinliğini yansıtmaktadır. Bu rapor sadece Federal Ar-Ge’nin geniş temalarını vurgulamakla kalmayıp, aynı zamanda alanı geliştiren bireysel YZ Ar-Ge atılımlarını vurgulayan açıklayıcı örnekler sunmaktadır. 

Bir bütün olarak ele alındığında, 2016-2019 İlerleme Raporu aşağıdaki temel mesajları içermektedir:

  1. Federal Hükümet, alanı dönüştürebilecek yenilikçi YZ kavramlarına önemli bir yatırım yapmaktadır.
  2. Birleşik Devletler, ulusal YZ Ar-Ge stratejisi ile tutarlı olarak, YZ’ye yatırım yapan geniş Federal kurum yelpazesinden önemli ölçüde faydalanmaktadır.
  3. Federal yatırımlar toplumumuzu daha iyi hale getirmek için devrim yaratan etkili atılımlar yaratmaktadır.

Bütün olarak ele alındığında, bu raporda açıklanan yatırımlar, Federal Hükümetin Ar-Ge sayesinde Amerika’nın YZ yeteneklerini nasıl geliştirdiğini göstermekte ve bu yetenekler gelecek yıllar için Amerikan halkının refahını, güvenliğini, emniyetini ve yaşam kalitesini artırmasını sağlamaktadır.

 

Raporun tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

Yapay Zekâ Çağında Hukuk

 

Yapay Ze Çağında Hukuk

 

İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları

2019

 

Türkiye’nin ilk hukuk ve yapay zekâ kesişimini ele alan raporudur. Yapay zekâ yazılımları çeşitli donanımlar üzerinde çalışan ve veriden öğrenen yazılımlardır. Yapay zekâ sistemleri geliştirebilmek için ilk adım verilerin toplanmasıdır. Verilerin güvenli bir şekilde depolanması, aktarılması, etik algoritmalar ile anlamlandırılması ve günlük hayattaki problemlerin çözülmesi ve özellikle rutin işleri otomatikleştirerek insanın zaman kaybının minimize edilmesi hedeflenmektedir. Verilerin toplanmaya başlandığı andan sistemin gerçek hayatta çalışma sürecine kadar hukuk kurallarının ışığında ilerlemeye ihtiyaç vardır. Aynı şekilde yapay zekâ sisteminin insan ile etkileşimde olduğu her durum, hukuk alanında da yansımalar bulacaktır. Bunun yanında, hukukun kendisi de yapay ze sistemleri ile çözümler gerektiren bir alandır. Özellikle dosya tasnifi, karar destek sistemi gibi uygulamalar ile yapay zekâ, hukuk alanına destek olabilecektir. Bu konu ile ilgili uluslararası örneklere raporda yer verilmektedir.

Bu rapor, yapay zekâ çağı olarak tanımlanan 21. yüzyılda Türk Hukuk sisteminde teknolojiye yakınlaşma ve adaptasyon sürecini hızlandıracaktır. Birçok yeni adımın atılmasına öncü olması için alanında uzman kişilerin birlikte çalışması ile kaleme alınmıştır. Baroların iş birliği ve yapay zekâ alanında çalışan akademisyenlerin katkıları ile yayınlanan ilk yapay zekâ ve hukuk temalı çalışma olması dolayısıyla bir kat daha önem kazanan bu rapor, Türk Hukukunda teknoloji ve özellikle yapay zekâ uygulamalarının kullanımının bugünkü durumunu analiz etmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin kullanım alanlarıyla ilgili hukuki anlamda atılması gereken adımlar hakkında yol göstermek bu raporun amaçlarındandır. Aynı zamanda ilerleyen yıllarda benzer çalışmaların yapılması için örnek teşkil etmesi ve öncü olması da hedeflenmektedir.

Bu rapor üç bölüme ayrılmıştır. Birinci Bölüm’de yapay zekânın ne olduğunun doğru bir şekilde anlaşılması için doğuşundan günümüze gelişi ve mihenk taşları üzerinde durulmaktadır. Günümüzde yapay zekâdan beklenenler vurgulanmaya çalışılmaktadır. Hukuk ve teknoloji ilişkisinden bahsedilmekte ve hukuk teknolojilerinde yapay zekânın kullanımı hakkında örneklere yer verilmektedir. Bununla birlikte hukuk fakültelerinde teknolojiye adaptasyon için nasıl bir dönüşüm gerektiği üzerine çıkarımlar yapılmaktadır. Hukuk fakültelerinin dönüşümünde disiplinler arası çalışmanın önemi şiddetle vurgulanmaktadır. Ancak tüm bu süreçte yapay zekâ konusunda çalışan uzman sayısının yetersiz olduğunun altı çizilmekte; ayrıca yine bu alanda uzman yetiştirmenin de bir başka önemli konu olduğu raporlanmaktadır.

İkinci Bölüm’de Türkiye özelinde avukatlık mesleği açısından teknolojinin güncel kullanımıyla ilgili gözlemler yapılmaktadır. Avukatların mesleklerini daha iyi icra edebilmeleri için teknolojinin hızlı gelişimine adapte olması ve bu hususta baroların ise mesleki gelişim için adımlar atması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Özellikle barolar ve üniversitelerin iş birliği içinde olması vurgulanmaktadır. Bunun sadece Türkiye’deki barolar ile sınırlı kalmaması, yurt dışındaki baro ile de iş birliği modellerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Üçüncü Bölüm’de Türk Hukuku ve yapay zekâ kavramının birleştiği alanlar üzerinde durulmaktadır. Hukuk ve yapay zekânın kesiştiği güncel tartışmalara Türkiye ve dünyadan örnekler verilmektedir. Yapay zekâ sistemleri, hukuki ve cezai sorumluluk kavramı üzerine hassasiyetle değinilmektedir. Özellikle insansı robotların hukuki kişilikleri olup olmaması üzerinde durulmaktadır. Raporun ilerleyen başlıklarında iş hayatında işverenlerce çalışanların gözetlenmesi amacıyla kullanılan yapay zekâ sistemlerinin doğuracağı hukuki sonuçlar kaleme alınmaktadır. Güncel örnekler ışığında, ceza yargılamasında delil tespiti aşamasında yapay zekâ kullanımının etkisinden bahsedilmekte ve Türk Hukuku açısından önerilerde bulunulmaktadır. İlerleyen başlıklarda yapay zekâ yazılımlarının fikri mülkiyet açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır. Akabinde ise son yıllarda savaş alanlarında kullanımı artan otonom silahlardaki gelişmelere ve bunlara yönelik hukuki analizlere yer verilmektedir. Son olarak, yapay zekânın hukuki düzenlemesinde Türk Hukuku açısından nasıl bir yaklaşım izlenmesi ile ilgili görüşlere yer verilmektedir.

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/docs/Yapay_Zeka_Caginda_Hukuk2019.pdf

 

i

Savunma Bakanlığı için Yapay Zeka Etik İlkeleri

 

Savunma Bakanlığı için Yapay Zeka Etik İlkeleri

 

Ekim, 2019 – DIB

 

Savunma Bakanlığı için Yapay Zeka Etik İlkeleri

 

Aşağıdaki ilkeler, Bakanlığın yapay zeka (YZ) geliştirip kullanırken benimseyeceği etik davranışlar için araçlar sunmaktadır. Bu amaçla, Bakanlık YZ sistemleri kullanımında şu hedefleri belirlemelidir:

  1. Sorumlu. İnsanlar uygun seviyelerde karar veriyor olmalı ve YZ sistemlerinin geliştirilmesinden, yayılmasından, kullanılmasından ve sonuçlarından sorumlu olmalıdır.
  2. Eşit. DoD, istemeden insanlara zarar verebilecek olan savaş ya da savaş dışı YZ sistemlerinin geliştirilmesi ve yayılmasında oluşacak önyargıları önlemek için bilinçli adımlar atmalıdır.
  3. İzlenebilir. DoD’nin YZ mühendislik disiplini, teknik uzmanların şeffaf, denetlenebilir metodolojiler, veri kaynakları, tasarım prosedürü ve dokümantasyon dahil olmak üzere YZ sistemlerinin teknolojisini, geliştirme süreçlerini ve operasyonel yöntemlerini uygun şekilde anlayabilmesi için yeterince gelişmiş olmalıdır.
  4. Güvenilir. YZ sistemleri açık, iyi tanımlanmış bir kullanım alanına sahip olmalı ve bu tür sistemlerin emniyeti, güvenliği ve sağlamlığı, kullanım alanları içinde tüm yaşam döngüleri boyunca test edilmeli ve güvence altına alınmalıdır.
  5. Yönetilebilir. DoD YZ sistemleri, istenmeyen zarar veya bozulmayı saptama ve önleme, istenmeyen kışkırtıcı vb. davranışları gösteren konuşlandırılmış sistemleri devre dışı veya etkisiz bırakma yeteneğine sahipken, söz konusu amaçlanan işlevlerini yerine getirecek şekilde tasarlanmalı ve üretilmelidir.

Bu Rapor beş bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm, mevcut stratejik belgeler ve yasalardan elde edilen bir dizi YZ Etik İlkeleri ve etik rehberleri için belirlenen ihtiyaçları özetlemektedir. DoD ve YZ’nin geliştirilmesi ve kullanımında DİB’in kilit konulara nasıl yaklaştığının açıkça çerçevelenmesi için YZ ve otonomi ile ilişkili tanımlayıcı yaklaşımlara işaret etmektedir. İkinci Bölüm, bir dizi DoD YZ Etik İlkesi’nin tutarlı ve sürekli şekilde oluşturulması için gerekli temel bilgiyi sağlamaktadır. Burada YZ’nin dahil olduğu, DoD’nin tüm DoD teknolojilerine uygulanan mevcut etik çerçevesini açıklamaktayız. Üçüncü Bölümde, beş YZ Etik İlkesinin her birinin temel ve kanıta dayalı açıklamalarını sunmaktayız. Bu ilkeler normatiftir; aksiyonlarla ilgili bilgilendirme ve yönlendirmeyi amaçlarlar. Ancak, içeriğe bağlı olarak, bazı ilkelerin diğerlerini geçersiz kılabileceğini ve çeşitli YZ kullanım durumları için bunların farklı şekilde uygulanacağını biliyoruz. Beşinci Bölüm ise sonuçları ortaya koyarken, Dördüncü Bölüm, Bakanlığa önerilerimizi özetlemektedir. Ayrıca, bu ilkeleri geliştirip, mevcut DoD süreçleri hakkında üst düzey içerik oluşturup sürecimizle ilgili şeffaflık ve açıklık sağlayarak okuyuculara yardımcı olacak bir dizi Ek sunmaktayız.

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://admin.govexec.com/media/dib_ai_principles_-_supporting_document_-_embargoed_copy_(oct_2019).pdf

 

Devletin Algoritmik Karar Sistemleri Kullanımında Yeni Zorluklar

 

Devletin Algoritmik Karar Sistemleri Kullanımında Yeni Zorluklar

 

2019

 

Atölye Özeti

Algoritmik karar sistemlerinin (ADS) çoğu zaman olası yararları lanse edilir: insan önyargısı ve hatasını hafifletmek ve maliyet verimliliği, doğruluk ve güvenilirlik vaadi sunmak. Ancak sağlık hizmetleri, adalet, eğitim, istihdam ve diğer alanlarda, bu teknolojilerin uygulanması sayısız sorunla sonuçlanmıştır. 2018 Yargı Algoritmaları Raporumuzda, gündeme getirdikleri önemli yasal ve teknik sorunları vurgulayarak, hükümetin ADS kullanımının dava edildiği ilk dalganın sonuçlarını ve içyüzünü belgeledik.

2019 Haziran’ında John D. ve Catherine T. MacArthur Vakfı, AI Now ve NYU Etnik Köken, Eşitsizlik ve Hukuk Merkezi desteğiyle, ikinci Yargı Algoritmaları Çalıştayımızı düzenledik. Varsa, hangi ilerlemelerin kaydedildiğini inceleyerek geçen yılın birkaç vakasını tekrar ele aldık. Ayrıca, önemli sorunlar ortaya çıkaran yeni hukuksal zorluklar dalgasını da inceledik; (1) avukatların, savcılık seviyesine getirilen iddialara itiraz etmek için ADS’yi hukuki yaptırım şeklinde uygulamasının gerekli olup olmadığı, (2) hükümetin ADS uygulamasındaki hatalı veya kindar kullanımın ikincil sonuçları; ve (3) Amerika’nın en güçlü biyometrik gizlilik düzenlemesinin evrimi ve bunun ADS hesap verebilirliği üzerindeki potansiyel etkisi. Önceki yılın Yargı Algoritmaları Atölyesi’nde olduğu gibi katılımcılar hukuki süreçteki stratejilerini paylaştılar, kışkırtıcı sorular sordular ve hem kazandıkları hem de kaybettikleri önemli anları anlattılar.

Çalıştay katılımcıları ise şu şekildeydi: ACLU, Center for Civil Justice, Center for Constitutional Rights, Center on Privacy and Technology at Georgetown Law, Citizen Lab, Digital Freedom Fund, Disability Rights Oregon, the Electronic Frontier Foundation, Equal Justice Under Law, Federal Defenders of New York, the Ford Foundation, LatinoJustice PRLDEF, Legal Aid of Arkansas, Legal Aid Society of New York, the MacArthur Foundation, NAACP Legal Defense and Educational Fund, National Association of Criminal Defense Lawyers, National Employment Law Project, National Health Law Program, New York County Defender Services, Philadelphia Legal Assistance, Princeton University, Social Science Research Council, Bronx Defenders, UDC Law School, Upturn, ve Yale Law School.

 

AI Now Enstitüsü 2019 Sempozyumu için: https://symposium.ainowinstitute.org/

 

Raporun orijinaline ve tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://ainowinstitute.org/litigatingalgorithms-2019-us.pdf

Yapay Zeka Çağında Hukuk

 

Yapay Zeka Çağında Hukuk

 

 

 

 

 

 

Giriş

 

“Türkiye’nin ilk hukuk ve yapay zekâ kesişimini ele alan raporudur. Yapay zekâ yazılımları çeşitli donanımlar üzerinde çalışan ve veriden öğrenen yazılımlardır. Yapay zekâ sistemleri geliştirebilmek için ilk adım verilerin toplanmasıdır. Verilerin güvenli bir şekilde depolanması, aktarılması, etik algoritmalar ile anlamlandırılması ve günlük hayattaki problemlerin çözülmesi ve özellikle rutin işleri otomatikleştirerek insanın zaman kaybının minimize edilmesi hedeflenmektedir. Verilerin toplanmaya başlandığı andan sistemin gerçek hayatta çalışma sürecine kadar hukuk kurallarının ışığında ilerlemeye ihtiyaç vardır. Aynı şekilde yapay zekâ sisteminin insan ile etkileşimde olduğu her durum, hukuk alanında da yansımalar bulacaktır. Bunun yanında, hukukun kendisi de yapay zekâ sistemleri ile çözümler gerektiren bir alandır. Özellikle dosya tasnifi, karar destek sistemi gibi uygulamalar ile yapay zekâ, hukuk alanına destek olabilecektir. Bu konu ile ilgili uluslararası örneklere raporda yer verilmektedir.

Bu rapor, yapay zekâ çağı olarak tanımlanan 21. yüzyılda Türk Hukuk sisteminde teknolojiye yakınlaşma ve adaptasyon sürecini hızlandıracaktır. Birçok yeni adımın atılmasına öncü olması için alanında uzman kişilerin birlikte çalışması ile kaleme alınmıştır.

Baroların iş birliği ve yapay zekâ alanında çalışan akademisyenlerin katkıları ile yayınlanan ilk yapay zekâ ve hukuk temalı çalışma olması dolayısıyla bir kat daha önem kazanan bu rapor, Türk Hukukunda teknoloji ve özellikle yapay zekâ uygulamalarının kullanımının bugünkü durumunu analiz etmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin kullanım alanlarıyla ilgili hukuki anlamda atılması gereken adımlar hakkında yol göstermek bu raporun amaçlarındandır. Aynı zamanda ilerleyen yıllarda benzer çalışmaların yapılması için örnek teşkil etmesi ve öncü olması da hedeflenmektedir.

Bu rapor üç bölüme ayrılmıştır:

Birinci Bölüm’de yapay zekanın ne olduğunun doğru bir şekilde anlaşılması için doğuşundan günümüze gelişi ve mihenk taşları üzerinde durulmaktadır. Günümüzde yapay zekadan beklenenler vurgulanmaya çalışılmaktadır. Hukuk ve teknoloji ilişkisinden bahsedilmekte ve hukuk teknolojilerinde yapay zekanın kullanımı hakkında örneklere yer verilmektedir. Bununla birlikte hukuk fakültelerinde teknolojiye adaptasyon için nasıl bir dönüşüm gerektiği üzerine çıkarımlar yapılmaktadır. Hukuk fakültelerinin dönüşümünde disiplinler arası çalışmanın önemi şiddetle vurgulanmaktadır. Ancak tüm bu süreçte yapay zekâ konusunda çalışan uzman sayısının yetersiz olduğunun altı çizilmekte; ayrıca yine bu alanda uzman yetiştirmenin de bir başka önemli konu olduğu raporlanmaktadır.

İkinci Bölüm’de Türkiye özelinde avukatlık mesleği açısından teknolojinin güncel kullanımıyla ilgili gözlemler yapılmaktadır. Avukatların mesleklerini daha iyi icra edebilmeleri için teknolojinin hızlı gelişimine adapte olması ve bu hususta baroların ise mesleki gelişim için adımlar atması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Özellikle barolar ve üniversitelerin iş birliği içinde olması vurgulanmaktadır. Bunun sadece Türkiye’deki barolar ile sınırlı kalmaması, yurt dışındaki baro ile de iş birliği modellerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Üçüncü Bölüm’de Türk Hukuku ve yapay zekâ kavramının birleştiği alanlar üzerinde durulmaktadır. Hukuk ve yapay zekanın kesiştiği güncel tartışmalara Türkiye ve dünyadan örnekler verilmektedir. Yapay zekâ sistemleri ve hukuki sorumluluk kavramı üzerine hassasiyetle değinilmektedir. Özellikle insansı robotların hukuki kişilikleri olup olmaması üzerinde durulmaktadır. Raporun ilerleyen başlıklarında iş hayatında işverenlerce çalışanların gözetlenmesi amacıyla kullanılan yapay zekâ sistemlerinin doğuracağı hukuki sonuçlar kaleme alınmaktadır. Güncel örnekler ışığında, ceza yargılamasında delil tespiti aşamasında yapay zekâ kullanımının etkisinden bahsedilmekte ve Türk Hukuku açısından önerilerde bulunulmaktadır. Son olarak, yapay zekanın hukuki düzenlemesinde Türk Hukuku açısından nasıl bir yaklaşım izlenmesi ile ilgili görüşlere yer verilmektedir.”

 

Taslak rapora aşağıdaki linkten ulaşabilir; ayrıca rapor ile ilgili yorumlarınızı formu doldurarak iletebilirsiniz:

https://www.istanbulbarosu.org.tr/HaberDetay.aspx?ID=14853&Desc=

Form için: http://bit.ly/YZHukukRaporu

 

WIPO Teknoloji Eğilimleri 2019

 

WIPO Teknoloji Eğilimleri 2019

-Yapay Zeka-

 

 

Özet

Yapay zeka (YZ), otonom araçlardan tıbbi tanıya ve ileri üretime kadar teknoloji ve ticaret alanındaki önemli gelişmeleri giderek artırıyor. YZ teorik alandan küresel pazara geçerken sayısallaştırılmış veri çokluğu, hızla ilerleyen ve potansiyel olarak devrimci bir etkiye sahip bilgisayar işlem gücü ile beslenir: Görünüşte alakasız duran veri noktaları arasındaki kalıpları tespit eden YZ hava tahminlerini iyileştirebilir, mahsul verimini artırabilir, kanser tespitini geliştirebilir, salgınları tahmin edebilir ve endüstriyel üretkenliği artırabilir.

Teknoloji eğilimleri patent analitiği yoluyla tahmin edilebilir.

WIPO’nun patent veri analitiği konusundaki uzmanlığından yola çıkarak, WIPO Teknoloji Eğilimleri dizisindeki bu ilk yayın, YZ çağında ortaya çıkan eğilimleri araştırıyor: YZ’deki geçmiş ve mevcut eğilimleri incelemek için patent, bilimsel yayıncılık ve diğer verileri analiz ederken, bu alanda yeniliğin önümüzdeki yıllarda nasıl bir gelişme gösterebileceği hakkında fikir veriyor.

Bu yayın, en fazla yenilikçi YZ etkinliği gösteren alanları, YZ gelişimine öncülük eden şirketleri ve kurumları ve gelecekteki büyüme pazarlarının yerini keşfetmek için YZ teknolojisindeki eğilimleri sistematik olarak araştıran yayınlardan biridir.

WIPO, YZ’nin üç boyutunu yansıtacak şekilde gruplandırılmış YZ ile ilgili teknolojilerle birlikte, alandaki gelişmelerin anlaşılması için yeni bir çerçeve geliştirmiştir: Makine öğrenmesi gibi YZ’de kullanılan teknikler; ses ve görüntü işleme gibi fonksiyonel uygulamalar; telekomünikasyon ve ulaştırma dahil diğer uygulama alanları.

Bu alanların her biri için bu rapor, devralmalar ve davalar dahil olmak üzere eğilimleri, kilit oyuncuları, coğrafi yayılımı ve piyasa faaliyetlerini tanımlayan verileri ve analizleri sunuyor. Ayrıca, dünyanın dört bir yanından YZ uzmanlarının katkıları, mevcut ve potansiyel kullanımlar ve YZ teknolojisinin etkisi, yasal ve düzenleyici sorular, veri koruması ve etik kaygılar gibi konuları ele alıyor.

 

Belgenin tamamını aşağıdaki linkte bulabilirsiniz:

https://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_1055.pdf

Ayrımcılık Yapan Sistemler – Yapay Zekada Cinsiyet, Irk ve Güç

 

Ayrımcılık Yapan Sistemler – Yapay Zekada Cinsiyet, Irk ve Güç

 

Sarah Myers West, AI Now Enstitüsü, New York Üniversitesi

Meredith Whittaker, AI Now Enstitüsü, New York Üniversitesi, Google Open Research

Kate Crawford, AI Now Enstitüsü, New York Üniversitesi, Microsoft Research

Nisan 2019

 

Araştırma Bulguları

YZ sektöründe cinsiyet ve ırk arasında bir çeşitlilik krizi söz konusudur. Son araştırmalar, önde gelen YZ konferanslarında yazarların sadece % 18’inin kadın1 ve YZ profesörlerinin % 80’inden fazlasının ise erkek 2olduğunu gösteriyor. YZ endüstrisindeki 3bu eşitsizlik ise daha da fazladır: kadınlar Facebook’ta YZ araştırma personelinin sadece% 15’ini ve Google’da ise % 10’unu oluşturmaktadır. Siyahi işçiler için ise tablo daha da kötü durumdadır. Örneğin, Google’ın işgücünün yalnızca % 2,5’i siyahi iken, Facebook ve Microsoft ise bu sayı % 4’tedir. Bu dengesizliği gidermek için yıllarca süren çaba ve yatırım göz önüne alındığında, alanın mevcut durumu endişe vericidir.

YZ sektörünün mevcut çeşitlilik krizini ele alışında derin bir değişim ihtiyacı hasıl olmuştur. YZ endüstrisinin çeşitlilik probleminin ciddiyetini, mevcut metodların gücün dengesiz dağılışı ile mücadele edemediğini, ayrıca YZ’nin bu eşitsizliği güçlendirdiğini kabul etmesi gerekir. Ayrıca, birçok araştırmacı YZ sistemlerindeki önyargıların tarihsel ayrımcılık kalıplarını yansıttığını göstermiştir. Bunlar aynı sorunun iki tezahürüdür ve birlikte ele alınmaları gerekir.

“Teknikte kadınlara” olan yoğun odaklanma çok dar ve beyaz kadınları diğerlerinden daha ayrıcalıklı kılmaktadır. Irk, cinsiyet ve diğer kimlik ve niteliklerin kesişme noktalarının insanların YZ ile olan deneyimlerini nasıl şekillendirdiğini bilmemiz gerekir. YZ çalışmalarının büyük çoğunluğu cinsiyetin ikili olduğunu varsayar ve genel olarak diğer tüm toplumsal cinsiyet kimliği biçimlerini silerek, fiziksel görünüme ve basmakalıp varsayımlara dayanarak insanları “erkek” veya “kadın” olarak atar.

“Algoritma akışını“ düzeltmek, YZ’nin çeşitlilik sorunlarını çözmez. Farklı meslekten adayların okuldan sektöre akışını değerlendiren onlarca yıllık “algoritma akışı çalışmaları”na rağmen, YZ endüstrisindeki çeşitlilik konusunda önemli bir ilerleme olmamıştır. Algoritma akışına odaklanma; işyeri kültürleri, güç asimetrileri, taciz, dışlayıcı işe alım uygulamaları, haksız tazminat ve insanların YZ sektöründen tamamen uzaklaşmasına veya çalışmalarını engellemesine neden olan belirtkeleme ile ilgili daha derin sorunları ele almamıştır.

YZ sistemlerinin, ırk ve cinsiyetin sınıflandırılması, tespiti ve öngörülmesindeki kullanımı, acil olarak yeniden değerlendirmeye ihtiyaç duymaktadır. “Irk bilimi”nin geçmişi, dış görünüşe dayalı ırk ve cinsiyet sınıflandırmasının bilimsel olarak kusurlu olduğuna ve kolayca kötüye kullanıldığına dair acımasız bir hatırlatıcıdır. Fiziksel görünüşü karakter veya içsel durumlar için bir vekil olarak kullanan sistemler, vesikalık fotoğraftan4 cinsiyeti belirlediğini, yüz özelliklerine dayanarak “suçluyu” öngördüğünü5 veya “mikro ifadeler” ile işçi yeterliliğini değerlendirdiğini 6iddia eden YZ araçları da dahil olmak üzere tüm bunlara kuşkuyla bakmak gerekir. Bu tür sistemler tarihsel eşitsizliği derinleştirecek ve haklı gösterebilecek şekilde ülkedeki ırk ve cinsiyet yanlılığı modellerini tekrarlamaktadır. Bu araçların ticari konuşlandırılması ise derin bir endişe kaynağıdır.

 

Raporun orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://ainowinstitute.org/discriminatingsystems.pdf

Amerikan Savunma Bakanlığı 2018 Yapay Zekâ Stratejisi Özeti

 

Amerikan Savunma Bakanlığı 2018 Yapay Zekâ Stratejisi Özeti

Amerikan Savunma Bakanlığı

Güvenliğimizi ve Refahımızı Geliştirmek için YZ Kullanmak

 

 

ÖNSÖZ

Savunma Bakanlığı’nın (DoD) Yapay Zekâ (YZ) Stratejisi, YZ’yi benimsemeyi ve zamanımıza uygun bir güç yaratılmasını hızlandırmak için DoD’yu yönlendirmektedir. Ülkemizin güvenliğini, yaşam standartlarımızı geliştirecek pazarlara erişimini korumak ve şu anda varlığından memnun olduğumuz özgürlükleri bozulmadan geçirebilmemiz için güçlü, teknolojik olarak gelişmiş bir Bakanlık çok önemlidir.

YZ, çok çeşitli iş ve sektörleri hızla değiştiriyor. Ayrıca gelecekteki savaş alanının karakterini ve karşı karşıya kalacağımız tehditlerin hızını değiştirmeye de hazır. YZ’nin Bakanlığın tüm işlevlerini olumlu bir şekilde dönüştürme potansiyeline sahip olacağız, böylece ABD hizmet sağlayıcılarını destekleyip koruyacak, ABD vatandaşlarını himaye edecek, müttefikleri ve ortakları savunacak ve operasyonlarımızın uygunluğunu, etkinliğini ve hızını artıracağız. ABD silahlı kuvvetlerindeki kadınlar ve erkekler kalıcı güç kaynağımız olmaya devam ediyor; YZ destekli bilgileri, araçları ve sistemleri, hizmet edenlerin yerine koymak yerine onları güçlendirmek için kullanacağız.

Bu vizyonun gerçekleştirilmesi, DoD genelinde YZ için uygun kullanım durumlarının tespit edilmesini, hızlı pilot uygulamaların yapılmasını ve kurumumuzdaki başarıların ölçeklendirilmesini gerektirmektedir. Burada özetlenen 2018 DoD YZ Stratejisi, bu dönüşümü yönlendirmek için gereken çabanın aciliyetini, ölçeğini ve bütünlüğünü artıracaktır. Ortak Yapay Zekâ Merkezi (JAIC), sürecin odak noktasıdır. YZ’nin potansiyelini sistematik olarak araştırdıkça, etkilerini inceledikçe ve savunma üzerindeki etkisi hakkında öğrenme sürecine başladığımızda, uygulamalarımızda özenli ve uyarlayabilen olmaya devam edeceğiz.

Yalnız başaramayız; bu girişim, hükümettekilerin yetenek ve taahhütlerini, ticaret sektöründe akademi ve geleneksel olmayan yenilik merkezlerinin yakın iş birliğini ve uluslararası müttefikler ve ortaklar arasındaki güçlü uyumu gerektirmektedir. YZ’nin potansiyelini tam anlamıyla anlamamıza yardımcı olmak için bazı şeyleri diğerlerinden öğrenmeliyiz ve bu güçlü teknolojileri yasalara ve değerlere uygun olarak, sorumlu bir şekilde geliştirmeye ve kullanmaya öncülük etmeliyiz.

Amerikan halkının güvenlik ve refahının bir hizmetkarı olarak, YZ’nin yarattığı teknik, etik ve toplumsal zorlukları ele almak için ulusumuzun yaratıcılığını ve çevikliğini ve gelecek nesiller için barışı korumak ve güvenliği sağlamak adına YZ’nin fırsatlarından yararlanacağız.

 

Dokümanın tamamını ve orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://media.defense.gov/2019/Feb/12/2002088963/-1/-1/1/SUMMARY-OF-DOD-AI-STRATEGY.PDF

İkinci El Bilet Satışı

 

 İkinci El Bilet Satışı

 

Avam Kamarası Kütüphanesi Bildirisi 

3 Ekim 2018

 

Özet

Biletlerin çevrimiçi satışı (ikinci el bilet piyasası), Birleşik Krallık’taki eğlence, spor veya kültürel etkinliklerde yaygındır. İkinci el bilet, özellikle fiyatlandırma konusunda, halkın ilgisini çeken bir konudur. Bu Avam Kamarası bildirisi, ikinci el bilet piyasasını düzenlemeyi amaçlayan son girişimleri dikkate almaktadır. Ek olarak, bu konunun arka planı hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.

2015 Tüketici Hakları Yasası’nın (CRA 2015) ardından Hükümet, çevrimiçi ikinci el biletlerin tesisiyle ilgili tüketici koruma önlemlerinin etkinliğini araştırmak için Profesör Michael Waterson aracılığıyla bağımsız bir rapor hazırlamıştır. Mayıs 2016’da yayınlanan Profesör Waterson’ın raporu, bilet piyasasının tüketiciler için daha iyi çalışmasını sağlamak adına dokuz öneride bulunmaktadır.

Haziran 2016’da, Rekabet ve Piyasa Otoritesi (CMA), ikinci el bilet piyasası için ayrı bir uygunluk incelemesine başlamıştır. Bunu, 19 Aralık 2016 tarihinde, CMA’nın çevrimiçi ikinci el bilet piyasasında tüketici koruma yasalarının ihlal edildiğinden şüphelenilen hallerle ilgili başlayan soruşturma izlemiştir.

Kültür, Medya ve Spor (CMS) Komitesi ayrıca bilet yolsuzluğu konusunda iki defaya mahsus delil oturumu düzenlemiştir. İlk oturum 15 Kasım 2016’da gerçekleşmiş ve birinci el satıcılardan bilet almak için kullanılan yazılım sorunu göz önüne alınmıştır. CMS Komitesi, 21 Mart 2017 tarihinde diğer deliller toplantısını düzenlemiştir.

Hükümet, 13 Mart 2017 tarihinde Profesör Waterson’ın raporuna cevabını yayınladı. Raporun tavsiyelerini kabul etmenin yanı sıra, Hükümet, Parlamentonun Dijital Ekonomi Tasarısı kapsamında göz önünde bulundurmaya davet edileceği önerileriyle yanıt vermek istediğini belirtti.

Hem Avam Kamarası hem de Lordlar Kamarası, Dijital Ekonomi Yasa Tasarısı’nda çok sayıda bilet toplamak için dijital satın alma yazılımını (“botlar” olarak adlandırılan) kullanmayı suçunu kapsamına almak için yeni bir maddeyi tartıştı. Lordlar da, Hükümetin Waterson raporuna cevabını yayınlamasına ve CMA’nın çevrimiçi ikinci el bilet piyasasında tüketici koruma yasasını ihlal şüphesiyle ilgili devam eden soruşturmanın sonuçlandırmasına izin vermek için geri çekildi.

Rapor aşamasında, Birleşik Krallık’taki etkinlikler için bilet satışlarına ilişkin sınırları ihlal etmeyi suç sayan bir değişiklik, aksi görüş olmaksızın kabul edildi. Lord Moynihan ayrıca, CRA 2015’te bilet satarken ya da bilet numarası verirken satıcılara yeniden vergi uygulanması konusunda değişiklik önerdi. Bu değişiklik bölümü üzerinde aksi görüşler oldu.

Tasarı 27 Nisan 2017 tarihinde Kraliyet onayını aldı. İkinci el biletle ile ilgili olarak, Yasa tarafından getirilen yeni hükümler:

  • azami sayıda bilet satın almak için botların kullanımını suçlaştırmak ve ICO’nun doğrudan pazarlama kuralını yasal dayanağa sokma; ve
  • yeniden satış yapan satıcılardan “alıcının koltuğu veya ayakta durma alanını veya yerini tanımlamasına yardımcı olabilecek herhangi bir benzersiz bilet numarası” vermesini isteme.

Yakın bir zamanda, İngiltere’nin bağımsız reklam düzenleyicisi olan Reklam Standartları Kurumu (ASA), fiyat bilgilerinin yanıltıcı sunumuyla ilgili olarak dört tane ikinci el bilet satışı yapan internet sitesine karşı harekete geçti.

Ayrıca, CMA Kasım 2017’de bu dört ikinci el bilet satışı yapan internet sitesine karşı yasal işlemlere başladı. Sonuç olarak, bu sitelerden üçü Nisan 2018’de iş yapma şeklini elden geçirme konusunda resmi taahhütlerde bulundu. 31 Ağustos 2018’de, CMA, tüketici koruma yasasını ihlal ettiği yönündeki endişeler konusunda Viagogo’ya karşı dava açtı.

 

Bildirinin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.google.com/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&source=web&cd=4&ved=2ahUKEwjR2JaI-ZPgAhWrtYsKHRrWBqMQFjADegQIBxAC&url=http%3A%2F%2Fresearchbriefings.files.parliament.uk%2Fdocuments%2FSN04715%2FSN04715.pdf&usg=AOvVaw3GhIGoPhLUPLf-UKxdE1w1