2020’de Yapay Zeka

 

2020’de Yapay Zeka

 

Mart, 2021

 

Giriş

 

“2020 birçok açıdan unutulmaz bir yıl oldu. COVID-19 pandemisinin çok boyutlu etkileri elbette insanlığın bazı zayıf noktalarını ortaya koydu ama bir yandan da bilim ve teknolojinin kazanımları, salgının tarihteki benzerleriyle karşılaştırıldığında çok daha az can kaybıyla atlatılmasını ve en azından gelişmiş ülkelerin daha çabuk toparlanmasını sağlayacak gibi görünüyor. Sokağa çıkma kısıtlamaları nedeniyle büyük hızla devreye giren ve kimi sektörlerin işleyişinin neredeyse kesintisiz sürmesine imkan sağlayan kitlesel çok yönlü iletişim uygulamalarının kalıcı etkisi bir yana, bu yıl bilgisayar teknolojisinin son zamanlardaki en etkileyici ürünleri olan yapay zekâ (özellikle de büyük miktarda veriden yapay öğrenme) tekniklerinin bir süredir izlenen yükselişinde yeni aşamalar da yaşandı. Bu gerçeklerin ışığında 2020’nin ileride bilişim için dönüm noktası olarak hatırlanacağını söyleyebiliriz.

Yapay zekâ teknolojilerinde yıl içindeki önemli gelişmeleri özetleyeceğimiz bu raporda konuyu genelden özele doğru işleyeceğiz: İlk bölüm dünyada 2020’de bu alanda yaşanan başlıca ilerlemeleri (gereken yerlerde yeterli arka plan bilgisiyle birlikte) listeleyeceğiz. İkinci bölümde bu gelişmelerin bankacılık sektörüyle ilgisini ve olası etkilerini, son bölümde de BKM özelinde 2020’de sonuçlandırılan yapay zekâ tabanlı çalışmaları gözden geçireceğiz.

 

Sağlıklı ve başarılı yıllara,
Prof. Dr. Cem Say

 

Raporun orijinalini aşağıdaki bağlantı adresinde bulabilirsiniz:

https://bkm.com.tr/wp-content/uploads/2021/03/bkm_yapay_zeka_raporu_mart_2020.pdf

Türkiye’de Yapay Zekanın Gelişimi İçin Görüş ve Öneriler

 

Türkiye’de Yapay Zekanın Gelişimi İçin Görüş ve Öneriler

 

TÜRKİYE BİLİŞİM DERNEĞİ LOGO ile ilgili görsel sonucu

Türkiye Bilişim Derneği

Eylül 2020

 

Yönetici Özeti

 

Türkiye Bilişim Derneği (TBD), Dördüncü Sanayi Devrimi ile birlikte hızla gelişen teknolojiler içinde en önemlilerinden biri olarak kabul edilen yapay zekâ alanında da yoğun çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda, 12 Ekim 2019 tarihinde, TOBB ETÜ ev sahipliğinde toplam 45 akademisyen, kamu ve özel sektör temsilcilerinin katılımı ile TBD-Yapay Zekâ Çalıştayı’nı gerçekleştirilmiştir. Bu rapor, TBD Merkez İcra Kurulu ve TBD Akademi üyelerinin oluşturduğu TBD Yapay Zekâ Odak Ekseni tarafından hazırlanmıştır. Yaklaşık bir yıl süren çalışmalar sırasında çalıştay bulguları tartışılmış ve bu rapor üretilmiştir.

Bu raporun amacı, ülkemizin kalkınmasına ve küresel rekabette hak ettiği yeri almasına büyük bir ivme kazandıracak olan yapay zekâ teknolojilerinin ve ilkelerinin geliştirilmesi için toplumun çeşitli katmanlarına ve karar vericilere çalışma grubumuzun görüş ve önerilerini sunmaktır. Hazırlanan rapor stratejik bir plan değil, ülkemiz için gerekli stratejilerin tartışıldığı ve sonunda hedef ve eylemlerin sunulduğu kavramsal bir dokümandır.

Bu rapor hazırlanırken, etki analizi ve neden-sonuç ilişkileri belirlenmiş politikalar ortaya koymaya özen gösterilmiştir. Bu politikaların uygulanıp, izlenip, raporlanmasının gerekliliği de göz önünde bulundurulmuştur.

Raporda, öncelikle kurumlar arasında yapay zekâ konusunda farklı ve yanlış tanımları ortadan kaldırmak amacıyla yapay zekâ nedir, sorusunun yanıtı verilmiştir. Bu amaçla, Bölüm 2’de yapay zekânın bilimsel ve işlevsel tanımları yapılmış, ardından yapay zekâ teknolojileri ile uygulama alanları açıklanmıştır.

Bölüm 3’te ülkemizdeki teknoloji geliştirme ile ilgili sorunlar yapay zekâ özelinde kısaca özetlendikten sonra, söz konusu sorunlara çözümler üretmek ve ülkemizi yapay zekâ alanında uluslararası ortamda önemli bir oyuncu durumuna getirebilmek için yapılan öneriler üç ana bölümde incelenmiştir:

  • Bölüm 4’te Türkiye yapay zekâ ekosisteminin oluşturulması ve uluslararası sistemlerle bütünleşmesi için kurumsal ve kurumlar arası yaklaşımlar ve yöntemler incelenmiş,
  • Bölüm 5’te Türkiye’de yapay zekâ teknolojilerini geliştirmek için bir dizi öneri sunulmuş.
  • Bölüm 6’da ise yapay zekânın hukuksal ve etik boyutları tartışılmıştır.

Bölüm 7’de ülkemizde yapay zekâ teknolojilerinin ve normlarının geliştirilmesi için bazı hedef ve eylemler önerilmiştir.

Bölüm 8’de rapor sonuçlandırılarak ivedi ve ileride gerçekleştirilmesi için bazı stratejiler önerilmiştir.

Yapay Zekânın Geliştirilmesinde Türkiye’nin Sorunları ve Çözüm Önerileri

Türkiye’nin yapay zekâ teknolojilerinin gelişimi ve etik değerlere uygun bir şekilde etkin ve verimli kullanımı için yaşadığı sorunlar birbiri ile ilintili 7 ana başlık altında incelenmiştir:

  • Altyapı
  • İnsan Kaynağı
  • Paydaş rolleri
  • Hukuksal ve etik boyut
  • Ölçünler
  • Veri paylaşımı
  • Stratejiler

Bu sorunlara çözüm üretmek üzere bazı strateji önerileri de üç ana başlık altında değerlendirilmiştir:

  • Türkiye Yapay Zekâ Ekosisteminin Oluşturulması ve Uluslararası Sistemlere Entegrasyonu için Kurumsal ve Kurumlar Arası Yaklaşımlar ve Yöntemler,
  • Türkiye’de Yapay Zekâ Teknolojilerini Geliştirmek için Yapılması Gerekenler,
  • Yapay Zekânın Hukuksal ve Etik Boyutlarının Tartışılması ve Geliştirilmesi.

Türkiye Yapay Zekâ Ekosisteminin Oluşturulması ve Uluslararası Sistemlere Eklemlenmesi

Yapay zekâ teknolojilerini üretebilmek, doğru ve yerinde kullanımını sağlamak ve böylece bütüncül kalkınmayı sağlamak için saydamlığı temel alan ulusal yapay zekâ ekosistemi ivedilikle oluşturmalı ve bu ekosistemi uluslararası ekosistemlere eklemlemeliyiz.

Ülkemizin yapay zekâ alanında küresel ölçekte rekabetçi konumda olabilmesi ve gereksinim duyulan sektörlerde yapay zekâ çözümlerinin hızlı bir şekilde hayata geçirilebilmesi için

  • Eşgüdümleyici ve denetleyici kamu sektörünün,
  • Esnek ve dinamik bir üretim özelliği olan özel sektörün,
  • Yaratıcı ve yenilikçi teknolojiler geliştirecek üniversitelerin,
  • Toplumun değerlerini kollayacak meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) etkileşimi ve paylaşımı temel alınmalıdır.

Türkiye’de Yapay Zekâ Teknolojilerinin Geliştirilmesi

Türkiye’de yapay zekâlı sistemlerin geliştirilmesi için her şeyden önce ilgili paydaşların katılımı ile çeşitli ölçek ve içerikte kısa, orta ve uzun süreli teknoloji geliştirme planlarının yapılması, bu planların hayata geçirilmesi ve sürekli olarak güncellenmesi gerekmektedir. Bu planlar aşağıdaki başlıklarda incelenmiş ve bazı çözüm önerileri sunulmuştur:

  • Teknolojik Altyapı
  • Ulusal Veri Stratejisi ve Açık Veri Stratejisinin hazırlanması
  • Mevzuat ve Ölçünler
  • Özgür Yazılım ve Açık Kaynak
  • Yapay Zekâ Araştırma Merkezleri
  • Üniversite Araştırma Merkezleri
  • Ulusal Laboratuvar, Enstitü ve Araştırma Merkezleri
  • Yabancı Firma Araştırma Merkezleri
  • Özel Sektör ArGe Merkezleri
  • İnsan Kaynakları ve beyin göçünün beyin dolaşımına dönüştürülmesi

Yapay Zekânın Hukuksal ve Etik Boyutlarının Tartışılması ve Geliştirilmesi ve Çözüm Önerileri

Raporumuzda, ülkemiz için gerekli görülen yapay zekâ etik kuralları, Avrupa Birliği’nin ilgili etik kurallarına dayandırılmıştır. Etik kurallar yedi önemli gereksinim çerçevesinde belirlenmiş ve aşağıdaki başlıklarda incelenmiştir:

  1. İnsan Yönetimi ve Gözetim
  2. Teknik Sağlamlık ve Güvenlik

3.Gizlilik ve Veri Koruması

  1. Saydamlık
  2. Çeşitlilik, Ayrımcılık Yapmama ve Dürüstlük
  3. Toplumsal ve Çevresel Refah
  4. Hesap Verebilirlik

Ayrıca, yapay zekâ uygulamalarının giderek yaygınlaşması, yapay zekâ içeren sistemlerin kullanılması sırasında oluşabilecek olaylar için aşağıdaki öneriler yapılmıştır:

  1. Yapay zekâya sahip varlıkların hukuksal statüleri ve bu statü bağlamında hukuksal sorumlulukları belirlenmelidir.
  2. Yapay zekâlı varlıkların veya sistemlerin etik değerlere uygunluğunu değerlendirmek üzere ilgili kurumlarda etik kurullar oluşturulmalıdır.
  3. Hukuksal düzenlemeler için hukuk ve yapay zekâ konularında uzmanların bir araya getirilerek gerekli hukuksal düzenlemeler için taslaklar hazırlanmalıdır.
  4. Bu taslakların hazırlanmasında gerekli arama toplantıları ve çalıştaylar düzenlenmelidir.

Sonuç ve Gelecek için Öneriler

Bu rapor, Ulusal Yapay Zekâ Stratejileri ile ilgili çalışmalara katkı veren planlama uzmanlarına Türkiye Bilişim Derneğinin önerilerini sunmaktadır.

Yapay zekâ stratejisinin gerçekleştirilebilmesi yalın bir hedef olmaktan çok, aşağıda bahsettiğimiz bazı öne çıkan stratejilerin gerçekleştirilebilmesi ile anlam kazanabilecektir:

  • Yerli ve ulusal yapay zekâ endüstrisinin geliştirilmesi
  • Bilişim sektörünün geliştirilmesi ve desteklenmesi
  • Nitelikli eleman gereksiniminin karşılanması
  • ARGE kültürünün ve altyapısının oluşturulması
  • Yüksek İstişare Kurulu’nun oluşturulması
  • Uluslararası ArGe iş birliklerinin ve küresel şirketlerin ArGe ofislerinin Türkiye’ye gelmesinin teşvik edilmesi

Bu rapor, teknolojinin gelişmesine, küresel değişime ve ülke gereksinimlerine göre belli aralıklarla güncellenecektir.

Bu raporda belirlenen strateji, hedef ve eylemler, bir stratejik plan değil, sadece bir dizi öneri niteliğini taşımaktadır. Görev verildiğinde Türkiye Bilişim Derneği olarak yukarıda ana hatları ile belirtilen önerileri ayrıntılı biçimde, daha sistematik ve bütünsel olması gerektiğini düşündüğümüz Türkiye yapay zekâ Strateji Planının hazırlanmasında her türlü katkıyı yapmaya hazır olduğumuzu bildiririz.

 

Raporun orijinalini aşağıda ulaşabilirsiniz:

Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi Gelişmek İçin Bir Çerçeve

 

Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi Gelişmek İçin Bir Çerçeve

 

World Economic Forum

2019

 

Özet

Son on yılda, yapay zekâ (YZ), tüm otoriteleri, ekonomileri ve endüstrileri etkileyen bir teknolojik güç şeklinde Dördüncü Sanayi Devrimi’ni yönlendiren bir yazılım olarak yükselmeye başladı. Yazılım geliştirme ve otomasyon, bilgi işlem altyapısındaki üstel büyüme, veri elde etme, işleme, depolama ve iletme maliyetindeki çarpıcı düşüşle birleşerek bir devrim yarattı. Basitçe söylemek gerekirse, makine programlamasından makine öğrenimine geçtik. Bu dönüşüm büyük fırsatlar yarattı ancak ciddi riskler de ortaya çıkardı. Hükümetler, şirketler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere çeşitli paydaşlar, sağladığı faydalardan yararlanmak ve oluşturduğu risklere hazırlanmak için çaba sarf etmektedir. Hükümet, vatandaşları çeşitli zararlardan korumak ve müşterek hizmetler sağlamaktan sorumlu olduğu için, hükümetin devam eden Dördüncü Sanayi Devrimi’nin azınlıktan ziyade birçok kişi için fayda yaratmasını sağlamak gibi biricik bir görevi vardır.

Bu amaçla, çeşitli hükümetler 2017’de Kanada’dan başlayarak yapay zekâ üzerine ulusal bir strateji oluşturma ve / veya uygulama yoluna girmişlerdir. Bu tür çabalar genellikle hükümetler tarafından milyonlarca dolarlık yatırımlarla desteklenmektedir. Uygun hazırlanmış bir rehber göz önüne alındığında bunları çok daha fazlası takip etmelidir. Bu rapor, hükümetlere YZ ile ilgili ulusal bir strateji geliştirmelerinde rehberlik etmek isteyen mütevazı bir çabanın eseridir. Hızlı gelişen bir teknoloji olarak, YZ işletmelerin üretimini, tüketicilerin tüketimini ve hükümetlerin vatandaşlara hizmetleri nasıl sağladığını etkileyecektir. YZ ayrıca, algoritmik hesap verebilirlik, veri koruması, makine öğrenimi modelleriyle karar vermenin açıklanabilirliği ve olası iş kayıpları ile ilgili olarak hükümetler için eşi görülmemiş zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar, YZ ve ilgili teknoloji gelişmelerinin ulusal hedeflere ulaşmak için nasıl kullanılabileceğini ve bunlarla ilişkili risklerin nasıl en aza indirilebileceğini anlamak için yeni bir yaklaşım gerektirmektedir. YZ tüm sektörlerde kullanılacağından ve tüm vatandaşları ve hükümetler tarafından sağlanan tüm hizmetleri doğrudan etkilediğinden, hükümetlerin, kendi ülkelerinde YZ ekonomilerini nasıl yaratacakları ve ekosistemlerin sürdürülebilirliği ve sağlık hizmetlerine kadar çok çeşitli sorunları çözmek için yapay zekâyı nasıl kullanabilecekleri konusunda dikkatlice düşünmeleri gerekmektedir. Her ülkenin farklı şeyler için yapay zekâya ihtiyacı olacak; örneğin, nüfusu yaşlanan ülkeler YZ otomasyonu nedeniyle kaybedilen işler konusunda o kadar endişeli olmayabilecekken, genç nüfusa sahip ülkelerin bu gençlerin YZ ekonomisine katılabileceği yolları düşünmeleri gerekmektedir. Her iki durumda da bu rapor, hükümetlerin YZ gelişmelerinden faydalanmak için bir ulusal hazırlık ve planlama stratejisi oluştururken göz önünde tutacakları bir çerçeve sağlamaktadır.

Çerçeve, Kanada, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Fransa, Singapur, Almanya ve BAE dahil olmak üzere çeşitli ülkeler tarafından hazırlanan çeşitli stratejiler ve ulusal planların bütüncül bir çalışmasının sonucudur. Ek olarak, Dünya Ekonomik Forumu ekibi, takip ettikleri süreci ayrıntılı bir şekilde anlamak amacıyla ulusal YZ stratejilerini geliştirmekten sorumlu hükümet çalışanlarıyla röportaj yapmıştır. Rapor yazarları bu stratejileri analiz edip en iyi unsurları elde etmek için süreçler tasarlamıştır.

Çerçeve, henüz YZ ile ilgili ulusal bir strateji geliştirmemiş veya böyle bir strateji geliştirme sürecinde olan hükümetlere rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Çerçeve, ulusal stratejiyi geliştirmekten sorumlu ekiplerin doğru soruları sormalarına, en iyi uygulamaları takip etmelerine, doğru paydaşları belirleyip sürece dahil etmelerine ve doğru sonuç göstergeleri setini oluşturmalarına yardımcı olacaktır. Esasen çerçeve, bir ulus için “asgari uygulanabilir” YZ stratejisi oluşturmanın bir yolunu sağlamaktadır.

 

Orijinal rapora aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

http://www3.weforum.org/docs/WEF_National_AI_Strategy.pdf

Açıklanabilir Yapay Zekanın Dört Prensibi

 

Açıklanabilir Yapay Zekanın Dört Prensibi

 

Ağustos, 2020

 

Özet

 

“Açıklanabilir yapay zeka (YZ) sistemlerinin temel özelliklerini oluşturan dört ilke sunmaktayız. Bu ilkeler bilgisayar bilimi, mühendislik ve psikoloji alanları da dahil olmak üzere açıklanabilir YZ’nin multidisipliner doğasını kapsayacak şekilde geliştirilmiştir. Tüm durumlara uygun tek boyutlu bir açıklama mevcut olmadığından, farklı kullanıcılar farklı türde açıklamalara ihtiyaç duyacaktır. Biz, beş açıklama kategorisi sunmaktayız ve açıklanabilir YZ teorilerini özetlemekteyiz. Açıklanabilir algoritmaların ana kategorilerini kapsayan algoritmalara genel bir bakış sunmaktayız. Temel bir karşılaştırma olarak, insanlar tarafından sağlanan açıklamaların dört ilkemize ne derecede iyi uyduğunu değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme ise açıklanabilir YZ sistemlerini tasarlamanın zorluklarına ilişkin öngörüler sağlamaktadır.”

 

Raporun orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

NIST%20Explainable%20AI%20Draft%20NISTIR8312%20%281%29.pdf erişimi için tıklayın

 

 

Hukuk Teknolojileri ve Avukatlık Mesleğindeki Uygulamaları

 

Hukuk Teknolojileri ve Avukatlık Mesleğindeki Uygulamaları

 

Hukuk Teknolojileri ve Avukatlık Mesleğindeki Uygulamaları

Yapay Zeka Çalışma Grubu

Temmuz 2020

İstanbul

Özet

Avukatlık mesleğinin sürdürülmesinde teknolojinin kullanımı artık kaçınılmaz bir hal almıştır. Yapay zeka yazılımlarının yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, avukatlık mesleğinin icrasında önemli değişimler yaşanacaktır. İşbu görüş yazısında, avukatlıkta yapay zeka destekli hukuk teknolojilerinin kullanımıyla ilgili analizler yapılmaktadır. Avukatların mesleklerini daha iyi icra edebilmeleri için teknolojinin hızlı gelişimine adapte olması ve bu hususta mesleki gelişim için adımlar atması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Mevcut durumda yapay zeka destekli hukuk teknolojilerinin hangi süreçlerde kullanılabildiği, bu teknolojilerin avukatlara sağladığı faydalar dile getirilmektedir. Ancak söz konusu sistemlerin riskler de barındırabileceği göz önüne alınarak karşılaşılabilecek muhtemel zorlukların altı çizilmektedir. Son olarak, hem hukuk teknolojilerinin geliştirilmesi hem de kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulunulmaktadır.

 

Görüş yazısının orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

Genel Veri Koruma Düzenlemesi’nin Yapay Zeka Üzerindeki Etkisi

Genel Veri Koruma Düzenlemesi’nin Yapay Zeka Üzerindeki Etkisi

 

Avrupa Parlamentosu Araştırma Birimi

Haziran 2020

 

Özet

Bu çalışma Genel Veri Koruma Düzenlemesi (“GDPR”) ve yapay zeka (“YZ”) arasındaki ilişkiye işaret etmektedir. YZ’nin bazı temel kavramlarıyla giriş yaptıktan sonra, YZ teknolojilerindeki son aşmayı incelemekte ve YZ’nin kişisel verilere uygulanmasına odaklanmaktadır. Bireyler ve toplum için olan zorlukları ve fırsatları, risklerin nasıl önlebileceği ile hukuk ve teknoloji yoluyla sağlanan fırsatları göz önünde bulundurmaktadır.

Çalışma daha sonra YZ’nin GDPR’da nasıl düzenlendiğine dair bir analiz ortaya koymakta ve YZ’nin GDPR’ın kavramsal çerçevesine ne ölçüde uyduğunu incelemektedir. YZ ve veri koruma ilkeleri arasındaki gerginlik ve yakınlıkları, özellikle amaç sınırlaması ve veri minimizasyonu gibi konuları tartışmaktadır. YZ uygulamalarının kişisel verilere ilişkin yasal dayanaklarını incelemekte ve YZ sistemleri, özellikle profilleme ve otomatik karar vermeyi içeren sistemler hakkındaki bilgi sorumluluğunu dikkate almaktadır. İlgili kişilerin erişim, silme, taşınabilirlik ve itiraz hakları gibi haklarını gözden geçirmektedir.

Çalışma, otomatik kararların ne ölçüde kabul edilebilir olduğunu, benimsenecek koruma önlemlerini ve ilgili kişilerin bireysel açıklama yapma hakkına sahip olup olmadığını göz önünde bulundurarak otomatik karar vermenin kapsamlı bir analizini gerçekleştirmektedir. 

GDPR’ın önleyici riske temelli bir yaklaşım ne ölçüde sağladığını tasarım ve varsayılan olarak veri korumasına odaklanıp ele almaktadır. Yapay zekanın istatistiksel amaçlar için kullanılma imkanı da GDPR ile tutarlı bir şekilde dikkate alınmıştır. 

Çalışma YZ’nin GDPR ile tutarlı bir şekilde konuşlandırılabileceğini, ayrıca GDPR’ın veri sorumluları için yeterli yönlendirmeyi sağlamadığı ve rehberlerinin genişletilmesi ve somutlaştırılması gerektiğini gözlemleyerek sonuçlanmıştır. Bu konuda bazı öneriler geliştirilmektedir.

Raporun orijinalini aşağıdaki bağlantı adresinde bulabilirsiniz:

EPRS_STU(2020)641530_EN.pdf erişimi için tıklayın

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi

2020

Analitik, salgınların izlenme ve yönetilme şeklini değiştirerek hayat kurtarmaktadır. Uluslararası camia şu anda 2019 sonu ile 2020 başında ilk kez Çin’in Wuhan şehrinde tanımlanan yeni tip  koronavirüs (COVID-19) salgını üzerine odaklanmıştır. Yayılışını sürdürürken ve dünya çapında pandemi korkusu artarken uluslararası kuruluşlar ve bilim insanları, salgını gerçek zamanlı olarak izlemek, virüsün bir sonraki adımda nerede görülebileceğini etkili bir şekilde tahmin etmek ve etkili bir çözüm geliştirmek için yapay zeka (YZ) kullanmaktadır.

31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Wuhan’da şüpheli yeni tip koronavirüse ilişkin (COVID-19) ilk raporunu kaleme almıştı. Küresel çözümün çatırdadığı ve koordine edilmediği yönündeki endişeler arasında, WHO 30 Ocak 2020’de Uluslararası Sağlık Düzenlemesi (IHR) uyarınca salgını uluslararası halk sağlığı acil durumu (PHEIC) olarak ilan etti. Çin’in ötesine yayılan yeni tip koronavirüs ile ilgili uyarılar, YZ sistemleri tarafından, salgın hakkında resmi bilgilerin uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanmasından bir haftadan fazla bir süre önce dile getirildi. Bir sağlık gözetimi girişimi (start-up’ı), doğal dil işleme ve makine öğrenmesi kullanarak COVID-19’un yayılışını doğru şekilde tahmin etti. Böyle bir salgın sırasındaki kararların acil olarak, genellikle bilimsel belirsizlik, korku, güvensizlik, sosyal ve kurumsal bozulma şartlarında alınması gerekmektedir. YZ teknolojileri, temel değerlerin ve insan haklarının korunmasına zarar vermeden bu tür küresel acil sağlık durumlarını yönetmek için nasıl kullanılabilir?

Potansiyel  etkiler ve gelişmeler

COVID-19 durumunda, YZ çoğunlukla akciğer CT taramalarından alınan görüntülerde COVID-19’un görsel belirtilerinin saptanması yoluyla insanların yeni tip koronavirüs olup olmadığını tespit etmeye yardımcı olmak; giyilebilir sensörlerin kullanımıyla vücut ısısındaki değişiklikleri gerçek zamanlı olarak izlemek; ve hastalığın yayılmasını izlemek için açık kaynaklı bir veri platformu sağlamak için kullanılmaktadır. YZ, bölgeye göre potansiyel yeni vakaların sayısını ve hangi toplum kesimlerinin en fazla risk altında olacağını tahmin etmek için çok sayıda yapılandırılmamış metin verisi işleyebilmekte ve aynı zamanda salgının yayılmasını kontrol etmek için stratejileri değerlendirebilmekte ve optimize edebilmektedir. Diğer YZ uygulamaları drone ile tıbbi malzeme sağlayabilmekte, hasta odalarını dezenfekte edebilmekte ve COVID-19’a karşı da işe yarayabilecek onaylı ilaç veritabanlarını (diğer hastalıklar için) tarayabilmektedir. YZ teknolojilerinin, potansiyel ilaç olarak işlev görebilen veya virüsün RNA diziliş yapısını tahmin etmek için harcanan zamanı hızlandırarak yeni moleküller bulmayı sağlanmıştır. Olası veya onaylanmış COVID-19 vakalarının temaslarını yönetmek için izlenmesi gereken ana eylemler dahil sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi tarafından COVID-19 için bir dizi risk değerlendirme algoritması geliştirilmiştir. Bazı YZ uygulamaları ise sosyal medya bilgi madenciliği için makine öğrenimi teknikleri uygulayarak, sansasyonel veya endişe verici kelimeleri takip ederek ve hangi çevrimiçi kaynakların infometik ile mücadelede yetkin olduğunu belirleyerek hastalık hakkında sahte haberleri tespit edebilmektedir. Facebook, Google, Twitter ve TikTok, COVID-19 hakkındaki yanlış bilgileri incelemek ve ortaya çıkarmak için WHO ile işbirliği yapmaktadır.

Halk sağlığı acil müdahale yönetiminde, bireyin mahremiyet, ayrımcılık yasağı ve durumun aciliyeti adına dolaşım serbestisi haklarından sapılması, gerekli süreçler olmadan yerel koruma stratejileri veya aydınlatılmış onam olmadan tıbbi muayeneyi içeren kısıtlayıcı önlemlerin alınması şeklinde olabilir. COVID-19 sürecinde, halka açık yerlerde maske takmayan insanları izlemek için yüz tanıma kullanımı veya YZ tabanlı vücut ısısı algılama sistemleri ve kişinin son yer değişikliği hareketini izlemek için dijital platformlarda ve mobil ağlarda toplanan verilerin işlenmesi gibi YZ uygulamaları, belirli olmayan sürelerde salgının sınırlandırılması adına kısıtlayıcı tedbirlerin acımasızca uygulanmasına yol açmaktadır. Çin arama devi Baidu, Pekin’deki Qinghe tren istasyonunda dakikada 200’den fazla kişinin fotoğrafını tarayan ve çeken kızılötesi ve yüz tanıma teknolojisini kullanan bir sistem geliştirmiştir. Moskova’da yetkililer, COVID-19 enfeksiyonu korkusundan dolayı, karantina altına alınan ve istasyona girmesi beklenmeyen Çin’den gelen kişileri tespit etmek için kamera görüntülerini tarayarak otomatik yüz tanıma teknolojisini kullanmaktadır. Son olarak, Çinli yetkililer halka açık yerlerde devriye gezmesi, termal görüntüleme yapması veya karantina kurallarını ihlal eden insanları izlemesi için dronlar kullanmaktadır.

 

Dokümanın orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ATAG/2020/641538/EPRS_ATA(2020)641538_EN.pdf

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Öneriler

  1. Botunuzun amacını tek tek belirtin ve botunuzun sonuçta ortaya çıkacak kullanım durumlarını destekleyip desteklemeyeceğine özellikle dikkat gösterin.

Botunuzun amacı etik tasarımın merkezindedir ve etik tasarım, geliştirmekte olduğunuz botun kullanıma sunulmasında özellikle önemlidir. Sonuç olarak ortaya çıkan kullanım durumları arasında sağlık hizmetleri, eğitim, istihdam, finansman ya da bireyin günlük hayatı üzerinde anlamlı ve önemli bir etkisi olacak hizmetlere erişim bulunmaktadır.

  1. Botları ürününüzün veya hizmetinizin bir parçası olarak kullandığınızda şeffaflığa önem verin.

Kullanıcılar, bot teknolojisini kullanımıyla ilgili şeffaf ve açık bir şirkete güvenir ve botun onların ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştığını ve sınırları konusunda net olduğunu anladığında bir botun güvenilirliği daha olasıdır.

  1. İnsan-bot değişiminde, botun yetkinliğini aşan etkileşimlere girmesi durumunda sistem yönetiminin bir insana sorunsuz şekilde geçmesini sağlayın.

Botunuz insan kararı gerektirebilecek etkileşimlere girerse, bu noktada bir insan moderatöre sisteme müdahil olması için bir araç veya kolay erişim sağlayın.

  1. Botunuzu ilgili kültürel normlara saygı gösterecek ve yanlış kullanıma karşı korunacak şekilde tasarlayın.

Botların insan benzeri tutumları olabileceğinden, kullanıcılarla saygılı ve güvenli bir şekilde etkileşimde bulunması; yanlış ve kötüye kullanımı ele alan yerleşik güvenlik önlemlerine ve protokollere sahip olması özellikle önemlidir.

  1. Botunuzun güvenilir olduğundan emin olun.

Botunuzun gerçekleştirmeyi amaçladığı işlev için yeterince güvenilir olduğundan emin olun ve YZ sistemleri olasılıksal olduğundan her zaman doğru cevabı vermeyeceklerini daima göz önünde bulundurun.

  1. Botunuzun insanlara adil davrandığından emin olun.

YZ tabanlı sistemlerin mevcut toplumsal önyargıları sürdürme veya yeni önyargı oluşturma olasılığı, YZ’nin hızlı yaygınlaşması ile ilgili olarak belirlenen en önemli endişelerden biridir. Geliştirme ekipleri, botların tüm insanlara adil davranmasını sağlama konusuna dikkat etmelidir.

  1. Botunuzun kullanıcı gizliliğine saygı gösterdiğinden emin olun.

Gizlilikle ilgili hususlar botlar için özellikle önemlidir. İnsanlar, botlarla etkileşime geçtiğinde kendileri hakkında daha fazla bilgi paylaşabilirler. Ve elbette, botlar her şeyi hatırlayabilir. Tüm bunlar (ayrıca yasal gereksinimler), kullanıcı gizliliğine saygı gösterilmesi amacıyla botları bu temelde tasarlamanızı özellikle önemli hale getirir. Bu, botların nasıl çalıştığı ve botun kullanıcılara kişisel verileri üzerinde ne tür kontroller sunduğu da dahil olmak üzere botların veri toplama ve kullanımına yeterli şeffaflık kazandırmayı içerir.

  1. Botunuzun verileri güvenli bir şekilde işlediğinden emin olun.

Kullanıcılar, verilerinin güvenli bir şekilde işlenmesini bekleme hakkına sahiptir. Botunuzun işleyeceği veri türüne uygun en iyi güvenlik uygulamalarını izleyin.

  1. Botunuzun erişilebilir olduğundan emin olun.

Botlar ancak eğer insanlar için kapsayıcı ve erişilebilir olacak şekilde tasarlanmışlarsa herkese fayda sağlayabilir.

  1. Sorumluluğu kabul edin.

O gün gelecek olsa bile, şu an gerçekten bağımsız hareket edebilen botlardan çok uzaktayız. İnsanlar botların çalışmasından sorumludur.

 

Dokümanın orijinaline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://www.microsoft.com/en-us/research/uploads/prod/2018/11/Bot_Guidelines_Nov_2018.pdf

Yapay Zeka Raporu: Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

 

Yapay Zeka Raporu

Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

Brüksel, 19.02.2020

Özet

Yapay zeka (YZ) hızla gelişiyor. Sağlık hizmetlerini iyileştirerek (örn. tanıyı daha kesin hale getirmek, hastalıkların önlenmesini sağlamak),tarım verimliliğini artırarak, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve adaptasyonuna katkıda bulunarak, öngörücü bakım yoluyla üretim sistemlerinin verimliliğini yükselterek, Avrupalıların güvenliğini artırarak ve hayal edebileceğimiz diğer birçok yolla hayatımızı değiştirecek. Aynı zamanda, yapay zeka, belirsiz karar verme, cinsiyete dayalı veya diğer ayrımcılık durumları, özel hayatımıza izinsiz girme veya suç işleme amaçlarıyla kullanılma gibi bir dizi potansiyel risk içeriyor.

Sert küresel rekabetin arka planı karşısında, Nisan 2018’de sunulan YZ için Avrupa stratejisini temel alan sağlam bir Avrupa yaklaşımına ihtiyaç duyuluyor. YZ’nin fırsatlarını ve zorluklarını ele almak için AB YZ’nin gelişimini ve kullanımını teşvik etmede Avrupa değerlerine dayalı olarak hareket etmeli ve kendi yolunu tanımlamalıdır.

Komisyon bilimsel atılım sağlamayı, AB’nin teknolojik liderliğini korumayı ve yeni teknolojilerin tüm Avrupalıların hizmetinde olmasını sağlamayı ve haklarına saygı göstererek hayatlarını iyileştirmeyi taahhüt ediyor.

Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, yapay zekanın insani ve etik etkileri konusunda eşgüdümlü bir Avrupa yaklaşımı ve büyük verinin inovasyon için daha iyi kullanılması konusundaki Kılavuzu duyurdu.

Böylece Komisyon, YZ’yi kavramayı teşvik etmek ve bu yeni teknolojinin belirli kullanımlarına ilişkin riskleri ele almak şeklinde düzenleyici ve yatırım odaklı bir yaklaşımı desteklemektedir. Bu Rapor’un amacı, bu hedeflere nasıl ulaşılacağına dair politika tercihlerini belirlemektir. Askeri amaçlarla YZ’nin geliştirilmesine ve kullanılmasına değinmez. Komisyon, Üye Devletleri, diğer Avrupa kurumlarını ve endüstriyi, sosyal ortakları, sivil toplum kuruluşlarını, araştırmacıları, genel olarak kamuoyunu ve ilgili tarafları da içeren tüm paydaşları, Rapor’a karşılık vermeye ve Komisyon’un gelecekte bu alanda vereceği kararlara katkıda bulunmaya davet ediyor.

Raporun tamamını aşağıdaki bağlantı adresinden erişebilirsiniz:

https://ec.europa.eu/info/sites/info/files/commission-white-paper-artificial-intelligence-feb2020_en.pdf

1 2 3 4