Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi Gelişmek İçin Bir Çerçeve

 

Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi Gelişmek İçin Bir Çerçeve

 

World Economic Forum

2019

 

Özet

Son on yılda, yapay zekâ (YZ), tüm otoriteleri, ekonomileri ve endüstrileri etkileyen bir teknolojik güç şeklinde Dördüncü Sanayi Devrimi’ni yönlendiren bir yazılım olarak yükselmeye başladı. Yazılım geliştirme ve otomasyon, bilgi işlem altyapısındaki üstel büyüme, veri elde etme, işleme, depolama ve iletme maliyetindeki çarpıcı düşüşle birleşerek bir devrim yarattı. Basitçe söylemek gerekirse, makine programlamasından makine öğrenimine geçtik. Bu dönüşüm büyük fırsatlar yarattı ancak ciddi riskler de ortaya çıkardı. Hükümetler, şirketler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere çeşitli paydaşlar, sağladığı faydalardan yararlanmak ve oluşturduğu risklere hazırlanmak için çaba sarf etmektedir. Hükümet, vatandaşları çeşitli zararlardan korumak ve müşterek hizmetler sağlamaktan sorumlu olduğu için, hükümetin devam eden Dördüncü Sanayi Devrimi’nin azınlıktan ziyade birçok kişi için fayda yaratmasını sağlamak gibi biricik bir görevi vardır.

Bu amaçla, çeşitli hükümetler 2017’de Kanada’dan başlayarak yapay zekâ üzerine ulusal bir strateji oluşturma ve / veya uygulama yoluna girmişlerdir. Bu tür çabalar genellikle hükümetler tarafından milyonlarca dolarlık yatırımlarla desteklenmektedir. Uygun hazırlanmış bir rehber göz önüne alındığında bunları çok daha fazlası takip etmelidir. Bu rapor, hükümetlere YZ ile ilgili ulusal bir strateji geliştirmelerinde rehberlik etmek isteyen mütevazı bir çabanın eseridir. Hızlı gelişen bir teknoloji olarak, YZ işletmelerin üretimini, tüketicilerin tüketimini ve hükümetlerin vatandaşlara hizmetleri nasıl sağladığını etkileyecektir. YZ ayrıca, algoritmik hesap verebilirlik, veri koruması, makine öğrenimi modelleriyle karar vermenin açıklanabilirliği ve olası iş kayıpları ile ilgili olarak hükümetler için eşi görülmemiş zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu zorluklar, YZ ve ilgili teknoloji gelişmelerinin ulusal hedeflere ulaşmak için nasıl kullanılabileceğini ve bunlarla ilişkili risklerin nasıl en aza indirilebileceğini anlamak için yeni bir yaklaşım gerektirmektedir. YZ tüm sektörlerde kullanılacağından ve tüm vatandaşları ve hükümetler tarafından sağlanan tüm hizmetleri doğrudan etkilediğinden, hükümetlerin, kendi ülkelerinde YZ ekonomilerini nasıl yaratacakları ve ekosistemlerin sürdürülebilirliği ve sağlık hizmetlerine kadar çok çeşitli sorunları çözmek için yapay zekâyı nasıl kullanabilecekleri konusunda dikkatlice düşünmeleri gerekmektedir. Her ülkenin farklı şeyler için yapay zekâya ihtiyacı olacak; örneğin, nüfusu yaşlanan ülkeler YZ otomasyonu nedeniyle kaybedilen işler konusunda o kadar endişeli olmayabilecekken, genç nüfusa sahip ülkelerin bu gençlerin YZ ekonomisine katılabileceği yolları düşünmeleri gerekmektedir. Her iki durumda da bu rapor, hükümetlerin YZ gelişmelerinden faydalanmak için bir ulusal hazırlık ve planlama stratejisi oluştururken göz önünde tutacakları bir çerçeve sağlamaktadır.

Çerçeve, Kanada, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Fransa, Singapur, Almanya ve BAE dahil olmak üzere çeşitli ülkeler tarafından hazırlanan çeşitli stratejiler ve ulusal planların bütüncül bir çalışmasının sonucudur. Ek olarak, Dünya Ekonomik Forumu ekibi, takip ettikleri süreci ayrıntılı bir şekilde anlamak amacıyla ulusal YZ stratejilerini geliştirmekten sorumlu hükümet çalışanlarıyla röportaj yapmıştır. Rapor yazarları bu stratejileri analiz edip en iyi unsurları elde etmek için süreçler tasarlamıştır.

Çerçeve, henüz YZ ile ilgili ulusal bir strateji geliştirmemiş veya böyle bir strateji geliştirme sürecinde olan hükümetlere rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. Çerçeve, ulusal stratejiyi geliştirmekten sorumlu ekiplerin doğru soruları sormalarına, en iyi uygulamaları takip etmelerine, doğru paydaşları belirleyip sürece dahil etmelerine ve doğru sonuç göstergeleri setini oluşturmalarına yardımcı olacaktır. Esasen çerçeve, bir ulus için “asgari uygulanabilir” YZ stratejisi oluşturmanın bir yolunu sağlamaktadır.

 

Orijinal rapora aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

http://www3.weforum.org/docs/WEF_National_AI_Strategy.pdf

Açıklanabilir Yapay Zekanın Dört Prensibi

 

Açıklanabilir Yapay Zekanın Dört Prensibi

 

Ağustos, 2020

 

Özet

 

“Açıklanabilir yapay zeka (YZ) sistemlerinin temel özelliklerini oluşturan dört ilke sunmaktayız. Bu ilkeler bilgisayar bilimi, mühendislik ve psikoloji alanları da dahil olmak üzere açıklanabilir YZ’nin multidisipliner doğasını kapsayacak şekilde geliştirilmiştir. Tüm durumlara uygun tek boyutlu bir açıklama mevcut olmadığından, farklı kullanıcılar farklı türde açıklamalara ihtiyaç duyacaktır. Biz, beş açıklama kategorisi sunmaktayız ve açıklanabilir YZ teorilerini özetlemekteyiz. Açıklanabilir algoritmaların ana kategorilerini kapsayan algoritmalara genel bir bakış sunmaktayız. Temel bir karşılaştırma olarak, insanlar tarafından sağlanan açıklamaların dört ilkemize ne derecede iyi uyduğunu değerlendiriyoruz. Bu değerlendirme ise açıklanabilir YZ sistemlerini tasarlamanın zorluklarına ilişkin öngörüler sağlamaktadır.”

 

Raporun orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

NIST%20Explainable%20AI%20Draft%20NISTIR8312%20%281%29.pdf erişimi için tıklayın

 

 

Hukuk Teknolojileri ve Avukatlık Mesleğindeki Uygulamaları

 

Hukuk Teknolojileri ve Avukatlık Mesleğindeki Uygulamaları

 

Hukuk Teknolojileri ve Avukatlık Mesleğindeki Uygulamaları

Yapay Zeka Çalışma Grubu

Temmuz 2020

İstanbul

Özet

Avukatlık mesleğinin sürdürülmesinde teknolojinin kullanımı artık kaçınılmaz bir hal almıştır. Yapay zeka yazılımlarının yaygın bir şekilde kullanılmaya başlanmasıyla birlikte, avukatlık mesleğinin icrasında önemli değişimler yaşanacaktır. İşbu görüş yazısında, avukatlıkta yapay zeka destekli hukuk teknolojilerinin kullanımıyla ilgili analizler yapılmaktadır. Avukatların mesleklerini daha iyi icra edebilmeleri için teknolojinin hızlı gelişimine adapte olması ve bu hususta mesleki gelişim için adımlar atması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Mevcut durumda yapay zeka destekli hukuk teknolojilerinin hangi süreçlerde kullanılabildiği, bu teknolojilerin avukatlara sağladığı faydalar dile getirilmektedir. Ancak söz konusu sistemlerin riskler de barındırabileceği göz önüne alınarak karşılaşılabilecek muhtemel zorlukların altı çizilmektedir. Son olarak, hem hukuk teknolojilerinin geliştirilmesi hem de kullanımı ile ilgili tavsiyelerde bulunulmaktadır.

 

Görüş yazısının orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

Genel Veri Koruma Düzenlemesi’nin Yapay Zeka Üzerindeki Etkisi

Genel Veri Koruma Düzenlemesi’nin Yapay Zeka Üzerindeki Etkisi

 

Avrupa Parlamentosu Araştırma Birimi

Haziran 2020

 

Özet

Bu çalışma Genel Veri Koruma Düzenlemesi (“GDPR”) ve yapay zeka (“YZ”) arasındaki ilişkiye işaret etmektedir. YZ’nin bazı temel kavramlarıyla giriş yaptıktan sonra, YZ teknolojilerindeki son aşmayı incelemekte ve YZ’nin kişisel verilere uygulanmasına odaklanmaktadır. Bireyler ve toplum için olan zorlukları ve fırsatları, risklerin nasıl önlebileceği ile hukuk ve teknoloji yoluyla sağlanan fırsatları göz önünde bulundurmaktadır.

Çalışma daha sonra YZ’nin GDPR’da nasıl düzenlendiğine dair bir analiz ortaya koymakta ve YZ’nin GDPR’ın kavramsal çerçevesine ne ölçüde uyduğunu incelemektedir. YZ ve veri koruma ilkeleri arasındaki gerginlik ve yakınlıkları, özellikle amaç sınırlaması ve veri minimizasyonu gibi konuları tartışmaktadır. YZ uygulamalarının kişisel verilere ilişkin yasal dayanaklarını incelemekte ve YZ sistemleri, özellikle profilleme ve otomatik karar vermeyi içeren sistemler hakkındaki bilgi sorumluluğunu dikkate almaktadır. İlgili kişilerin erişim, silme, taşınabilirlik ve itiraz hakları gibi haklarını gözden geçirmektedir.

Çalışma, otomatik kararların ne ölçüde kabul edilebilir olduğunu, benimsenecek koruma önlemlerini ve ilgili kişilerin bireysel açıklama yapma hakkına sahip olup olmadığını göz önünde bulundurarak otomatik karar vermenin kapsamlı bir analizini gerçekleştirmektedir. 

GDPR’ın önleyici riske temelli bir yaklaşım ne ölçüde sağladığını tasarım ve varsayılan olarak veri korumasına odaklanıp ele almaktadır. Yapay zekanın istatistiksel amaçlar için kullanılma imkanı da GDPR ile tutarlı bir şekilde dikkate alınmıştır. 

Çalışma YZ’nin GDPR ile tutarlı bir şekilde konuşlandırılabileceğini, ayrıca GDPR’ın veri sorumluları için yeterli yönlendirmeyi sağlamadığı ve rehberlerinin genişletilmesi ve somutlaştırılması gerektiğini gözlemleyerek sonuçlanmıştır. Bu konuda bazı öneriler geliştirilmektedir.

Raporun orijinalini aşağıdaki bağlantı adresinde bulabilirsiniz:

EPRS_STU(2020)641530_EN.pdf erişimi için tıklayın

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi

2020

Analitik, salgınların izlenme ve yönetilme şeklini değiştirerek hayat kurtarmaktadır. Uluslararası camia şu anda 2019 sonu ile 2020 başında ilk kez Çin’in Wuhan şehrinde tanımlanan yeni tip  koronavirüs (COVID-19) salgını üzerine odaklanmıştır. Yayılışını sürdürürken ve dünya çapında pandemi korkusu artarken uluslararası kuruluşlar ve bilim insanları, salgını gerçek zamanlı olarak izlemek, virüsün bir sonraki adımda nerede görülebileceğini etkili bir şekilde tahmin etmek ve etkili bir çözüm geliştirmek için yapay zeka (YZ) kullanmaktadır.

31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Wuhan’da şüpheli yeni tip koronavirüse ilişkin (COVID-19) ilk raporunu kaleme almıştı. Küresel çözümün çatırdadığı ve koordine edilmediği yönündeki endişeler arasında, WHO 30 Ocak 2020’de Uluslararası Sağlık Düzenlemesi (IHR) uyarınca salgını uluslararası halk sağlığı acil durumu (PHEIC) olarak ilan etti. Çin’in ötesine yayılan yeni tip koronavirüs ile ilgili uyarılar, YZ sistemleri tarafından, salgın hakkında resmi bilgilerin uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanmasından bir haftadan fazla bir süre önce dile getirildi. Bir sağlık gözetimi girişimi (start-up’ı), doğal dil işleme ve makine öğrenmesi kullanarak COVID-19’un yayılışını doğru şekilde tahmin etti. Böyle bir salgın sırasındaki kararların acil olarak, genellikle bilimsel belirsizlik, korku, güvensizlik, sosyal ve kurumsal bozulma şartlarında alınması gerekmektedir. YZ teknolojileri, temel değerlerin ve insan haklarının korunmasına zarar vermeden bu tür küresel acil sağlık durumlarını yönetmek için nasıl kullanılabilir?

Potansiyel  etkiler ve gelişmeler

COVID-19 durumunda, YZ çoğunlukla akciğer CT taramalarından alınan görüntülerde COVID-19’un görsel belirtilerinin saptanması yoluyla insanların yeni tip koronavirüs olup olmadığını tespit etmeye yardımcı olmak; giyilebilir sensörlerin kullanımıyla vücut ısısındaki değişiklikleri gerçek zamanlı olarak izlemek; ve hastalığın yayılmasını izlemek için açık kaynaklı bir veri platformu sağlamak için kullanılmaktadır. YZ, bölgeye göre potansiyel yeni vakaların sayısını ve hangi toplum kesimlerinin en fazla risk altında olacağını tahmin etmek için çok sayıda yapılandırılmamış metin verisi işleyebilmekte ve aynı zamanda salgının yayılmasını kontrol etmek için stratejileri değerlendirebilmekte ve optimize edebilmektedir. Diğer YZ uygulamaları drone ile tıbbi malzeme sağlayabilmekte, hasta odalarını dezenfekte edebilmekte ve COVID-19’a karşı da işe yarayabilecek onaylı ilaç veritabanlarını (diğer hastalıklar için) tarayabilmektedir. YZ teknolojilerinin, potansiyel ilaç olarak işlev görebilen veya virüsün RNA diziliş yapısını tahmin etmek için harcanan zamanı hızlandırarak yeni moleküller bulmayı sağlanmıştır. Olası veya onaylanmış COVID-19 vakalarının temaslarını yönetmek için izlenmesi gereken ana eylemler dahil sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi tarafından COVID-19 için bir dizi risk değerlendirme algoritması geliştirilmiştir. Bazı YZ uygulamaları ise sosyal medya bilgi madenciliği için makine öğrenimi teknikleri uygulayarak, sansasyonel veya endişe verici kelimeleri takip ederek ve hangi çevrimiçi kaynakların infometik ile mücadelede yetkin olduğunu belirleyerek hastalık hakkında sahte haberleri tespit edebilmektedir. Facebook, Google, Twitter ve TikTok, COVID-19 hakkındaki yanlış bilgileri incelemek ve ortaya çıkarmak için WHO ile işbirliği yapmaktadır.

Halk sağlığı acil müdahale yönetiminde, bireyin mahremiyet, ayrımcılık yasağı ve durumun aciliyeti adına dolaşım serbestisi haklarından sapılması, gerekli süreçler olmadan yerel koruma stratejileri veya aydınlatılmış onam olmadan tıbbi muayeneyi içeren kısıtlayıcı önlemlerin alınması şeklinde olabilir. COVID-19 sürecinde, halka açık yerlerde maske takmayan insanları izlemek için yüz tanıma kullanımı veya YZ tabanlı vücut ısısı algılama sistemleri ve kişinin son yer değişikliği hareketini izlemek için dijital platformlarda ve mobil ağlarda toplanan verilerin işlenmesi gibi YZ uygulamaları, belirli olmayan sürelerde salgının sınırlandırılması adına kısıtlayıcı tedbirlerin acımasızca uygulanmasına yol açmaktadır. Çin arama devi Baidu, Pekin’deki Qinghe tren istasyonunda dakikada 200’den fazla kişinin fotoğrafını tarayan ve çeken kızılötesi ve yüz tanıma teknolojisini kullanan bir sistem geliştirmiştir. Moskova’da yetkililer, COVID-19 enfeksiyonu korkusundan dolayı, karantina altına alınan ve istasyona girmesi beklenmeyen Çin’den gelen kişileri tespit etmek için kamera görüntülerini tarayarak otomatik yüz tanıma teknolojisini kullanmaktadır. Son olarak, Çinli yetkililer halka açık yerlerde devriye gezmesi, termal görüntüleme yapması veya karantina kurallarını ihlal eden insanları izlemesi için dronlar kullanmaktadır.

 

Dokümanın orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ATAG/2020/641538/EPRS_ATA(2020)641538_EN.pdf

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Sorumlu Botlar: Etkileşimli Yapay Zeka Geliştiricileri için 10 Öneri

Öneriler

  1. Botunuzun amacını tek tek belirtin ve botunuzun sonuçta ortaya çıkacak kullanım durumlarını destekleyip desteklemeyeceğine özellikle dikkat gösterin.

Botunuzun amacı etik tasarımın merkezindedir ve etik tasarım, geliştirmekte olduğunuz botun kullanıma sunulmasında özellikle önemlidir. Sonuç olarak ortaya çıkan kullanım durumları arasında sağlık hizmetleri, eğitim, istihdam, finansman ya da bireyin günlük hayatı üzerinde anlamlı ve önemli bir etkisi olacak hizmetlere erişim bulunmaktadır.

  1. Botları ürününüzün veya hizmetinizin bir parçası olarak kullandığınızda şeffaflığa önem verin.

Kullanıcılar, bot teknolojisini kullanımıyla ilgili şeffaf ve açık bir şirkete güvenir ve botun onların ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştığını ve sınırları konusunda net olduğunu anladığında bir botun güvenilirliği daha olasıdır.

  1. İnsan-bot değişiminde, botun yetkinliğini aşan etkileşimlere girmesi durumunda sistem yönetiminin bir insana sorunsuz şekilde geçmesini sağlayın.

Botunuz insan kararı gerektirebilecek etkileşimlere girerse, bu noktada bir insan moderatöre sisteme müdahil olması için bir araç veya kolay erişim sağlayın.

  1. Botunuzu ilgili kültürel normlara saygı gösterecek ve yanlış kullanıma karşı korunacak şekilde tasarlayın.

Botların insan benzeri tutumları olabileceğinden, kullanıcılarla saygılı ve güvenli bir şekilde etkileşimde bulunması; yanlış ve kötüye kullanımı ele alan yerleşik güvenlik önlemlerine ve protokollere sahip olması özellikle önemlidir.

  1. Botunuzun güvenilir olduğundan emin olun.

Botunuzun gerçekleştirmeyi amaçladığı işlev için yeterince güvenilir olduğundan emin olun ve YZ sistemleri olasılıksal olduğundan her zaman doğru cevabı vermeyeceklerini daima göz önünde bulundurun.

  1. Botunuzun insanlara adil davrandığından emin olun.

YZ tabanlı sistemlerin mevcut toplumsal önyargıları sürdürme veya yeni önyargı oluşturma olasılığı, YZ’nin hızlı yaygınlaşması ile ilgili olarak belirlenen en önemli endişelerden biridir. Geliştirme ekipleri, botların tüm insanlara adil davranmasını sağlama konusuna dikkat etmelidir.

  1. Botunuzun kullanıcı gizliliğine saygı gösterdiğinden emin olun.

Gizlilikle ilgili hususlar botlar için özellikle önemlidir. İnsanlar, botlarla etkileşime geçtiğinde kendileri hakkında daha fazla bilgi paylaşabilirler. Ve elbette, botlar her şeyi hatırlayabilir. Tüm bunlar (ayrıca yasal gereksinimler), kullanıcı gizliliğine saygı gösterilmesi amacıyla botları bu temelde tasarlamanızı özellikle önemli hale getirir. Bu, botların nasıl çalıştığı ve botun kullanıcılara kişisel verileri üzerinde ne tür kontroller sunduğu da dahil olmak üzere botların veri toplama ve kullanımına yeterli şeffaflık kazandırmayı içerir.

  1. Botunuzun verileri güvenli bir şekilde işlediğinden emin olun.

Kullanıcılar, verilerinin güvenli bir şekilde işlenmesini bekleme hakkına sahiptir. Botunuzun işleyeceği veri türüne uygun en iyi güvenlik uygulamalarını izleyin.

  1. Botunuzun erişilebilir olduğundan emin olun.

Botlar ancak eğer insanlar için kapsayıcı ve erişilebilir olacak şekilde tasarlanmışlarsa herkese fayda sağlayabilir.

  1. Sorumluluğu kabul edin.

O gün gelecek olsa bile, şu an gerçekten bağımsız hareket edebilen botlardan çok uzaktayız. İnsanlar botların çalışmasından sorumludur.

 

Dokümanın orijinaline aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://www.microsoft.com/en-us/research/uploads/prod/2018/11/Bot_Guidelines_Nov_2018.pdf

Yapay Zeka Raporu: Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

 

Yapay Zeka Raporu

Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

Brüksel, 19.02.2020

Özet

Yapay zeka (YZ) hızla gelişiyor. Sağlık hizmetlerini iyileştirerek (örn. tanıyı daha kesin hale getirmek, hastalıkların önlenmesini sağlamak),tarım verimliliğini artırarak, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve adaptasyonuna katkıda bulunarak, öngörücü bakım yoluyla üretim sistemlerinin verimliliğini yükselterek, Avrupalıların güvenliğini artırarak ve hayal edebileceğimiz diğer birçok yolla hayatımızı değiştirecek. Aynı zamanda, yapay zeka, belirsiz karar verme, cinsiyete dayalı veya diğer ayrımcılık durumları, özel hayatımıza izinsiz girme veya suç işleme amaçlarıyla kullanılma gibi bir dizi potansiyel risk içeriyor.

Sert küresel rekabetin arka planı karşısında, Nisan 2018’de sunulan YZ için Avrupa stratejisini temel alan sağlam bir Avrupa yaklaşımına ihtiyaç duyuluyor. YZ’nin fırsatlarını ve zorluklarını ele almak için AB YZ’nin gelişimini ve kullanımını teşvik etmede Avrupa değerlerine dayalı olarak hareket etmeli ve kendi yolunu tanımlamalıdır.

Komisyon bilimsel atılım sağlamayı, AB’nin teknolojik liderliğini korumayı ve yeni teknolojilerin tüm Avrupalıların hizmetinde olmasını sağlamayı ve haklarına saygı göstererek hayatlarını iyileştirmeyi taahhüt ediyor.

Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, yapay zekanın insani ve etik etkileri konusunda eşgüdümlü bir Avrupa yaklaşımı ve büyük verinin inovasyon için daha iyi kullanılması konusundaki Kılavuzu duyurdu.

Böylece Komisyon, YZ’yi kavramayı teşvik etmek ve bu yeni teknolojinin belirli kullanımlarına ilişkin riskleri ele almak şeklinde düzenleyici ve yatırım odaklı bir yaklaşımı desteklemektedir. Bu Rapor’un amacı, bu hedeflere nasıl ulaşılacağına dair politika tercihlerini belirlemektir. Askeri amaçlarla YZ’nin geliştirilmesine ve kullanılmasına değinmez. Komisyon, Üye Devletleri, diğer Avrupa kurumlarını ve endüstriyi, sosyal ortakları, sivil toplum kuruluşlarını, araştırmacıları, genel olarak kamuoyunu ve ilgili tarafları da içeren tüm paydaşları, Rapor’a karşılık vermeye ve Komisyon’un gelecekte bu alanda vereceği kararlara katkıda bulunmaya davet ediyor.

Raporun tamamını aşağıdaki bağlantı adresinden erişebilirsiniz:

https://ec.europa.eu/info/sites/info/files/commission-white-paper-artificial-intelligence-feb2020_en.pdf

Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

AB Komisyonu, 2018

 

Özet

Birçok dijital teknoloji sayesinde ekonomimiz ve toplumumuz açısından hızlı bir dönüşüm döneminin başlangıcındayız. Yapay Zeka (YZ) bu değişimin merkezinde yer alıyor ve hayatlarımızı iyileştirmek için büyük fırsatlar sunuyor. Yapay zekadaki son gelişmeler, artan işleme gücünün, algoritmalardaki iyileştirmelerin ve dijital verilerin hacminde ve çeşitliliğinde üstel büyümenin sonucudur. Yapay zeka uygulamalarının çoğu, metin tercümelerinden görüntü tanımaya ve beste yapmaya kadar günlük yaşamımıza girmeye başladı ve giderek sanayi, yönetim ve ticarette kullanılıyor. Bağlantılı ve otonom araçlar ve yapay zeka destekli tıbbi teşhis araçları, yakın zamanda yaygınlaşacak uygulama alanlarıdır. ABD, Çin ve Avrupa arasında yapay zeka konusunda güçlü bir küresel rekabet var. ABD şimdilik liderlik yapıyor, ancak Çin hızlı bir şekilde ona yetişmek üzere ve 2030’a kadar liderlik koltuğuna oturmayı hedefliyor. AB için bu durum, bir yarışı kazanma veya kaybetme değil, yapay zeka tarafından sunulan fırsatları insan merkezli, etik, güvenli ve temel değerlerimize uygun bir şekilde benimsemenin yolunu bulma meselesidir. AB Üye Devletleri ve Avrupa Komisyonu, yalnızca birlikte başarabileceğimizi kabul ederek eşgüdümlü ulusal ve Avrupa stratejileri geliştirmektedir. Araştırma, otomotiv ve robotik gibi bazı endüstriyel sektörlerde liderlik, sağlam bir yasal ve düzenleyici çerçeve ve bölgesel ve alt bölge seviyelerinde de çok zengin kültürel çeşitlilik gibi güç alanlarımız üzerine inşa edebiliriz.

YZ’nin yalnızca sağlam bir bilgi işlem altyapısı ve kaliteli verilerle desteklenmesi durumunda başarılı olabileceği genellikle kabul edilmektedir:

  • Bilgi işlem konusunda, merkezileşmiş imkanlara ek olarak, ortaya çıkan hesaplama paradigmalarına yatırım yapmak için Avrupa’ya bir fırsat penceresi belirledik. Bu, gelecekte 5G’nin yaygınlaşmasını ve Nesnelerin İnterneti’ni de destekleyecektir.
  • Verilerle ilgili olarak, başarılı İnternet şirketlerinden öğrenmeyi, verilere erişimi açmayı ve yalnızca veri yayınlamaktan ziyade kullanıcılarla etkileşimi geliştirmeyi savunuyoruz. Bu şekilde, Avrupa ihtiyaçlarına cevap veren yapay zeka uygulamalarına uygun hale getirmek için verileri zenginleştiren kamu idareleri, firmalar ve sivil toplum ekosistemleri geliştirebiliriz.

Yapay zeka tarafından sağlanan fırsatları eleştirel şekilde benimsemeliyiz. En önde gelen YZ tekniklerinin kara kutu özellikleri, uzmanlar için bile belirsizlik yaratıyor. YZ sistemleri şu anda dar ve iyi tanımlanmış görevlerle sınırlıdır ve teknolojileri, verilerde bulunan iyi tanınan önyargı etkisi gibi insan yaratıcılarının kusurlarını miras alıyor. Yapay zeka eksikliklerine meydan okumalı ve güçlü değerlendirme stratejileri, şeffaf ve güvenilir sistemler ve iyi bir insan-YZ etkileşimi için çalışmalıyız. Etik ve tasarım açısından güvenli algoritmalar, bu yıkıcı teknolojiye güvenmek için çok önemlidir, ancak aynı zamanda sivil toplumun yapay zekaya gömülecek değerler ve gelecekteki gelişim yönleri için daha geniş bir katılımına ihtiyacımız var. Bu sosyal katılım, yerelden, ulusala ve Avrupa’ya kadar tüm seviyelerde kurumlar, endüstri ve sivil toplum karşısında güçlenme çabasının bir parçası olmalıdır. Yerel beceri, bilgi işlem, veri ve uygulama ekosistemlerinin geliştirilmesi, yerel toplulukların katılımını teşvik edebilir, onların ihtiyaçlarına cevap verebilir, yerel yaratıcılık ve bilgi birikiminden yararlanabilir ve insan merkezli, çeşitli ve sosyal güdümlü bir yapay zeka oluşturabilir. YZ’nin düşünme şeklimizi, karar alışımızı nasıl etkileyeceği, birbiri ile nasıl ilişkilendirileceği ve işimizi nasıl etkileyeceği hakkında hala çok az şey biliyoruz. Bu belirsizlik endişe kaynağı olabilir, fakat aynı zamanda bir fırsat işaretidir. Gelecek henüz yazılmadı. Sahip olmak istediğimiz geleceğin ilişkin kolektif vizyonumuza dayanarak onu şekillendirebiliriz. Ama birlikte hareket etmeli ve hızlı davranmalıyız.

 

Raporun tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/jrc/en/publication/artificial-intelligence-european-perspective

Yapay Zeka AR-GE Gelişmeleri: 2016-2019 İlerleme Raporu

 

Yapay Zeka AR-GE Gelişmeleri: 2016-2019 İlerleme Raporu

Kasım 2019

Özet

Amerika Birleşik Devletleri’nin yapay zeka (YZ) ulusal stratejisi, yapay zekadaki küresel liderliği korumak için araştırma ve geliştirmeyi (AR-GE) en önemli öncelik olarak tanımlamaktadır. Amerika Birleşik Devletleri, büyük ölçüde güçlü Ar-Ge ekosistemi sayesinde YZ inovasyonunda dünyaya öncülük etmektedir. Federal aktörler, misyonlarıyla örtüşen alanlarda, dünya standartlarında araştırma programına yatırım yaparak YZ inovasyonuna önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır.

Bu 2016–2019 Yapay Zeka Ar-Ge İlerleme Raporu (“2016–2019 İlerleme Raporu”), aktörlerin Federal YZ Ar-Ge konusunda sunmak için kaydettiği önemli ilerlemeyi belgelemektedir.

Federal araştırma yatırımlarına rehberlik etmek, Planın 2016 versiyonunu temel alan Ulusal Yapay Zeka Araştırma ve Geliştirme Stratejik Planı: 2019 Güncellemesi’dir (“2019 Planı”). 2019 Planı sekiz ulusal YZ Ar-Ge stratejisini ortaya koymaktadır:

Strateji 1: Yapay zeka araştırmalarına uzun vadeli yatırımlar yapma

Strateji 2: Yapay zeka-insan etkileşimi için etkili yöntemler geliştirme

Strateji 3: Yapay zekanın etik, hukuki ve sosyolojik etkilerini ele alma ve anlama

Strateji 4: Yapay zeka sistemlerinin güvenliğini ve emniyetini sağlama

Strateji 5: Yapay zeka eğitimi ve testi için ortak kamu veri kümeleri ve ortamları geliştirme

Strateji 6: Yapay zeka teknolojilerini kıyas ve standartlar aracılığıyla ölçme ve değerlendirme

Strateji 7: Ulusal Yapay Zeka Ar-Ge iş gücü ihtiyaçlarını daha iyi anlama

Strateji 8: Yapay zekadaki ilerlemeleri hızlandırmak için kamu-özel sektör ortaklıklarını genişletme

Bu 2016-2019 İlerleme Raporu, YZ araştırmasını önce strateji, sonra sektörlere göre vurgulamakta ve devamında, hükümete genel bir bakış sağlayan bireysel katkıları açıklayan destekleyici detaylar içermektedir. Program ve faaliyetlerin çeşitliliği, yapay zekadaki Federal yatırımların dikkate değer genişliğini ve derinliğini yansıtmaktadır. Bu rapor sadece Federal Ar-Ge’nin geniş temalarını vurgulamakla kalmayıp, aynı zamanda alanı geliştiren bireysel YZ Ar-Ge atılımlarını vurgulayan açıklayıcı örnekler sunmaktadır. 

Bir bütün olarak ele alındığında, 2016-2019 İlerleme Raporu aşağıdaki temel mesajları içermektedir:

  1. Federal Hükümet, alanı dönüştürebilecek yenilikçi YZ kavramlarına önemli bir yatırım yapmaktadır.
  2. Birleşik Devletler, ulusal YZ Ar-Ge stratejisi ile tutarlı olarak, YZ’ye yatırım yapan geniş Federal kurum yelpazesinden önemli ölçüde faydalanmaktadır.
  3. Federal yatırımlar toplumumuzu daha iyi hale getirmek için devrim yaratan etkili atılımlar yaratmaktadır.

Bütün olarak ele alındığında, bu raporda açıklanan yatırımlar, Federal Hükümetin Ar-Ge sayesinde Amerika’nın YZ yeteneklerini nasıl geliştirdiğini göstermekte ve bu yetenekler gelecek yıllar için Amerikan halkının refahını, güvenliğini, emniyetini ve yaşam kalitesini artırmasını sağlamaktadır.

 

Raporun tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

Yapay Zekâ Çağında Hukuk

 

Yapay Ze Çağında Hukuk

 

İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları

2019

 

Türkiye’nin ilk hukuk ve yapay zekâ kesişimini ele alan raporudur. Yapay zekâ yazılımları çeşitli donanımlar üzerinde çalışan ve veriden öğrenen yazılımlardır. Yapay zekâ sistemleri geliştirebilmek için ilk adım verilerin toplanmasıdır. Verilerin güvenli bir şekilde depolanması, aktarılması, etik algoritmalar ile anlamlandırılması ve günlük hayattaki problemlerin çözülmesi ve özellikle rutin işleri otomatikleştirerek insanın zaman kaybının minimize edilmesi hedeflenmektedir. Verilerin toplanmaya başlandığı andan sistemin gerçek hayatta çalışma sürecine kadar hukuk kurallarının ışığında ilerlemeye ihtiyaç vardır. Aynı şekilde yapay zekâ sisteminin insan ile etkileşimde olduğu her durum, hukuk alanında da yansımalar bulacaktır. Bunun yanında, hukukun kendisi de yapay ze sistemleri ile çözümler gerektiren bir alandır. Özellikle dosya tasnifi, karar destek sistemi gibi uygulamalar ile yapay zekâ, hukuk alanına destek olabilecektir. Bu konu ile ilgili uluslararası örneklere raporda yer verilmektedir.

Bu rapor, yapay zekâ çağı olarak tanımlanan 21. yüzyılda Türk Hukuk sisteminde teknolojiye yakınlaşma ve adaptasyon sürecini hızlandıracaktır. Birçok yeni adımın atılmasına öncü olması için alanında uzman kişilerin birlikte çalışması ile kaleme alınmıştır. Baroların iş birliği ve yapay zekâ alanında çalışan akademisyenlerin katkıları ile yayınlanan ilk yapay zekâ ve hukuk temalı çalışma olması dolayısıyla bir kat daha önem kazanan bu rapor, Türk Hukukunda teknoloji ve özellikle yapay zekâ uygulamalarının kullanımının bugünkü durumunu analiz etmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin kullanım alanlarıyla ilgili hukuki anlamda atılması gereken adımlar hakkında yol göstermek bu raporun amaçlarındandır. Aynı zamanda ilerleyen yıllarda benzer çalışmaların yapılması için örnek teşkil etmesi ve öncü olması da hedeflenmektedir.

Bu rapor üç bölüme ayrılmıştır. Birinci Bölüm’de yapay zekânın ne olduğunun doğru bir şekilde anlaşılması için doğuşundan günümüze gelişi ve mihenk taşları üzerinde durulmaktadır. Günümüzde yapay zekâdan beklenenler vurgulanmaya çalışılmaktadır. Hukuk ve teknoloji ilişkisinden bahsedilmekte ve hukuk teknolojilerinde yapay zekânın kullanımı hakkında örneklere yer verilmektedir. Bununla birlikte hukuk fakültelerinde teknolojiye adaptasyon için nasıl bir dönüşüm gerektiği üzerine çıkarımlar yapılmaktadır. Hukuk fakültelerinin dönüşümünde disiplinler arası çalışmanın önemi şiddetle vurgulanmaktadır. Ancak tüm bu süreçte yapay zekâ konusunda çalışan uzman sayısının yetersiz olduğunun altı çizilmekte; ayrıca yine bu alanda uzman yetiştirmenin de bir başka önemli konu olduğu raporlanmaktadır.

İkinci Bölüm’de Türkiye özelinde avukatlık mesleği açısından teknolojinin güncel kullanımıyla ilgili gözlemler yapılmaktadır. Avukatların mesleklerini daha iyi icra edebilmeleri için teknolojinin hızlı gelişimine adapte olması ve bu hususta baroların ise mesleki gelişim için adımlar atması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Özellikle barolar ve üniversitelerin iş birliği içinde olması vurgulanmaktadır. Bunun sadece Türkiye’deki barolar ile sınırlı kalmaması, yurt dışındaki baro ile de iş birliği modellerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Üçüncü Bölüm’de Türk Hukuku ve yapay zekâ kavramının birleştiği alanlar üzerinde durulmaktadır. Hukuk ve yapay zekânın kesiştiği güncel tartışmalara Türkiye ve dünyadan örnekler verilmektedir. Yapay zekâ sistemleri, hukuki ve cezai sorumluluk kavramı üzerine hassasiyetle değinilmektedir. Özellikle insansı robotların hukuki kişilikleri olup olmaması üzerinde durulmaktadır. Raporun ilerleyen başlıklarında iş hayatında işverenlerce çalışanların gözetlenmesi amacıyla kullanılan yapay zekâ sistemlerinin doğuracağı hukuki sonuçlar kaleme alınmaktadır. Güncel örnekler ışığında, ceza yargılamasında delil tespiti aşamasında yapay zekâ kullanımının etkisinden bahsedilmekte ve Türk Hukuku açısından önerilerde bulunulmaktadır. İlerleyen başlıklarda yapay zekâ yazılımlarının fikri mülkiyet açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır. Akabinde ise son yıllarda savaş alanlarında kullanımı artan otonom silahlardaki gelişmelere ve bunlara yönelik hukuki analizlere yer verilmektedir. Son olarak, yapay zekânın hukuki düzenlemesinde Türk Hukuku açısından nasıl bir yaklaşım izlenmesi ile ilgili görüşlere yer verilmektedir.

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/docs/Yapay_Zeka_Caginda_Hukuk2019.pdf

 

i

1 2 3 4