Yapay Zeka İçin Yeni Kurallar – Sorular ve Cevaplar

 

Yapay Zeka İçin Yeni Kurallar 

-Sorular ve Cevaplar-

Avrupa Birliği Komisyonu

2021

 

  1. Yapay zeka teknolojisinin kullanımını neden hukuki olarak düzenlememiz gerekiyor?

Yapay zekanın toplumlarımız için potansiyel faydaları, gelişmiş tıbbi tedaviden daha iyi eğitime kadar çok çeşitlidir. Yapay zekanın hızlı teknolojik gelişimi ile karşı karşıya kalan AB, bu fırsatlardan yararlanmak için tek vücut halinde hareket etmelidir. Çoğu yapay zeka sistemi düşük veya sıfır risk barındırırken, bazı yapay zeka sistemleri istenmeyen sonuçlardan kaçınmak için ele alınması gereken riskler oluşturmaktadır. Örneğin, birçok algoritmanın şeffaf olmaması, belirsizlik yaratabilir, ayrıca güvenlik ve temel haklarla ilgili mevcut mevzuatın etkili bir şekilde uygulanmasını engelleyebilir. Bu zorluklara karşılık, hem faydaların hem de risklerin layıkiyle ele alındığı yapay zeka sistemleri için iyi işleyen bir iç pazar sağlamak üzere yasama faaliyetinin yürütülmesi gerekmektedir. Bu, biyometrik tanımlama sistemleri gibi uygulamaları veya işe alım, eğitim, sağlık hizmetleri veya yargı hususlarında olduğu gibi önemli kişisel alanlara değinen yapay zeka kararlarını içermektedir. Komisyon’un yapay zeka ile ilgili düzenleme önerisi, temel hakların korunması ve kullanıcı güvenliğinin sağlanması ile yapay zekanın geliştirilmesi ve benimsenmesine olan güvenin sağlanmasını amaçlamaktadır.

 

  1. Yeni yapay zeka kuralları hangi riskleri ele alacak?

Yapay zeka sistemlerinin kavranması toplumsal fayda ve ekonomik büyümeyi sağlama ile AB inovasyonunu ve küresel rekabet gücünü artırma konusunda güçlü bir potansiyele sahiptir. Bununla birlikte, belirli durumlarda, belirli yapay zeka sistemlerinin kendine özgü özellikleri, kullanıcı güvenliği ve temel haklarla ilgili yeni riskler oluşturabilmektedir. Bu, şirketler için hukuki belirsizliğe ve güven eksikliği nedeniyle işletmeler ve vatandaşlar tarafından yapay zeka teknolojilerinin potansiyel olarak daha yavaş kavranmasına yol açmaktadır. Ulusal makamların birbirinden tamamen farklı düzenleyici müdahaleleri, iç pazarın parçalanma riskini doğuracaktır.

 

  1. Risk kategorileri nelerdir?

Komisyon, dört risk seviyesi ile risk temelli bir yaklaşım önermektedir:

Kabul edilemez risk: Temel hakları ihlal ettikleri için AB değerlerine aykırı olan çok sınırlı sayıda, özellikle zararlı yapay zeka kullanımı yasaklanacaktır. (ör. hükümetler tarafından yapılan sosyal puanlama, çocukların kırılganlıklarının istismar edilmesi, bilinçaltı tekniklerinin kullanımı ve – dar istisnalara tabi olarak – kolluk kuvvetlerince kullanılan halka açık alanlarda canlı uzaktan biyometrik tanımlama sistemleri)

Yüksek risk: Öneride tanımlanan sınırlı sayıda yapay zeka sistemi, insanların güvenliği veya (AB Temel Haklar Şartı tarafından korunan) temel hakları üzerinde olumsuz bir etki yaratarak yüksek riskli olarak kabul edilmektedir. Önerinin ekinde, yapay zeka kullanım durumlarının evrimiyle uyumlu olacak şekilde (geleceğe dönük) gözden geçirilebilecek yüksek riskli yapay zeka sistemlerinin listesi yer almaktadır. Bunlar, sektörel Birlik mevzuatı tarafından kapsanan ürünlerin güvenlik unsurlarını da içermektedir. Sektörel mevzuat kapsamında üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesine tabi olduklarında her zaman yüksek riskli olacaktır. Güveni ve aynı zamanda güvenliğin ve temel hakların yüksek düzeyde ve istikrarlı bir şekilde korunmasını sağlamak için tüm yüksek riskli yapay zeka sistemlerine yönelik zorunlu gereklilikler önerilmiştir. Bu gereklilikler kullanılan veri setlerinin kalitesi; teknik dokümantasyon ve kayıt tutma; şeffaflık ve kullanıcılara bilgi sağlanması; insan gözetimi; ve sağlamlık, doğruluk ve siber güvenlik konularını kapsamaktadır. İhlal durumunda, ulusal makamların yapay zeka sisteminin kullanımının hukuka uygun olup olmadığını araştırmak için gereken bilgilere erişmesine izin verilecektir. Öneri, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ile tutarlı ve AB’nin uluslararası ticaret taahhütleriyle uyumludur.

Sınırlı risk: Belirli yapay zeka sistemleri için, örneğin açık bir manipülasyon riskinin olduğu durumlarda (örneğin, sohbet robotlarının kullanılması yoluyla) belirli şeffaflık gereksinimleri dayatılmaktadır. Kullanıcılar, bir makine ile etkileşimde bulunduklarının farkında olmalıdır.

Asgari risk: Diğer tüm yapay zeka sistemleri, ek hukuki yükümlülükler olmaksızın mevcut mevzuata tabi olarak geliştirilebilir ve kullanılabilir. Şu anda AB’de kullanılan yapay zeka sistemlerinin büyük çoğunluğu bu kategoriye girmektedir. Gönüllü olarak, bu sistemlerin sağlayıcıları güvenilir yapay zeka için gereklilikleri uygulamayı ve gönüllü davranış kurallarına uymayı seçebilir.

 

  1. Yüksek riskli yapay zeka sistemlerinin sağlayıcılarının yükümlülükleri nelerdir?

Yüksek riskli bir yapay zeka sistemini AB pazarında bulundurmadan veya başka bir şekilde hizmete sunmadan önce, sağlayıcılar bunu bir uygunluk değerlendirmesine tabi tutmalıdır. Sistemlerinin, güvenilir yapay zeka için zorunlu gerekliliklere uygun olduğunu (örneğin veri kalitesi, dokümantasyon ve izlenebilirlik, şeffaflık, insan gözetimi, doğruluk ve sağlamlık) göstermesi gerekecektir. Sistemin kendisinin veya amacının büyük ölçüde değiştirilmesi durumunda, değerlendirmenin yinelenmesi gerekecektir. Belirli yapay zeka sistemleri için, bağımsız bir onaylı kuruluşun da bu sürece dahil olması gerekecektir. Sektörel Birlik mevzuatı kapsamındaki ürünlerin güvenlik unsurları olan yapay zeka sistemleri, söz konusu sektör mevzuatı kapsamında üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesine tabi tutulduğunda her zaman yüksek riskli olarak kabul edilecektir. Ayrıca biyometrik tanımlama sistemleri için üçüncü taraf uygunluk değerlendirmesi her zaman gereklidir.

Yüksek riskli yapay zeka sistemlerinin sağlayıcıları, bir ürün piyasaya sürüldükten sonra bile yeni gerekliliklere uymalarını sağlamak ve ayrıca kullanıcılar ve etkilenen kişiler için riskleri en aza indirmek için kalite ve risk yönetimi sistemlerini uygulamak zorunda kalacaktır. Piyasa gözetim otoriteleri, sağlayıcılara, farkına vardıkları temel hak yükümlülüklerinin ihlallerini veya ciddi olayları raporlama imkanı sunarak denetimler yoluyla piyasa sonrası izlemeyi destekleyecektir.

 

  1. Uyum nasıl tatbik edilecek?

Üye Devletler, bu düzenlemenin uygulanmasında ve yürütülmesinde kilit bir role sahiptir. Bu bağlamda, her Üye Devlet, uygulamayı ve yürütmeyi denetlemek ve piyasa gözetim faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere bir veya daha fazla ulusal yetkili makam belirlemelidir. Verimliliği artırmak ayrıca halkla ve diğer muhataplarla resmi bir temas noktası oluşturmak için, her Üye Devlet, ülkesini Avrupa Yapay Zeka Kurulu’nda da temsil edecek bir ulusal denetim makamı oluşturmalıdır.

 

  1. Avrupa Yapay Zeka Kurulu nedir?

Avrupa Yapay Zeka Kurulu, yetkili ulusal denetim makamları, Avrupa Veri Koruma Denetçisi ve Komisyonun üst düzey temsilcilerinden oluşacaktır. Rolü, yeni yapay zeka düzenlemesinin sorunsuz, etkili ve uyumlu bir şekilde uygulanmasını kolaylaştırmak olacaktır. Kurul, yüksek riskli yapay zeka sistemlerine ve yeni kuralların etkili ve tekdüze uygulanmasına ilişkin diğer hususlara ile ilgili olarak Komisyona tavsiyelerde bulunacak ve görüş bildirecektir. Ayrıca, uzmanlığın geliştirilmesine yardımcı olacak ve ulusal makamların danışabileceği bir yetkinlik merkezi olarak hareket edecektir. Son olarak, bölgedeki standardizasyon faaliyetlerini de destekleyecektir.

 

  1. Yapay zeka sistemlerinin ve uygulamalarının ithal edilmesinde düzenlemeye uyulması gerekecek mi?

Evet. Yapay zeka sistemlerinin ithalatçıları, yabancı sağlayıcının gerekli uygunluk değerlendirme prosedürünü halihazırda yürüttüğünden ve düzenleme tarafından gerekli görülen teknik dokümantasyona sahip olduğundan emin olmalıdır. Ek olarak, ithalatçılar, sistemlerinin Avrupa Uygunluk (CE) işareti taşıdığından ve gerekli dokümantasyon ile kullanım talimatlarının bulunduğundan emin olmalıdır.

 

  1. Makine Emniyet Düzenlemesi yapay zeka ile nasıl ilişkilidir?

Makine Emniyet Düzenlemesi, yeni nesil makine ürünlerinin kullanıcıların ve tüketicilerin güvenliğini garanti altına almayı sağlamakta ve inovasyonu teşvik etmektedir. Makine ürünleri, robotlardan (temizlik robotları, kişisel bakım robotları, işbirliğine dayalı robotlar, endüstriyel robotlar) çim biçme makinelerine, üç boyutlu yazıcılara, inşaat makinelerine, endüstriyel üretim hatlarına kadar geniş bir tüketici ve profesyonel ürün yelpazesini kapsamaktadır.

 

  1. Yapay zeka ile ilgili düzenlemeye nasıl uyuyor?

Her ikisi de tamamlayıcıdır. Makine Emniyet Düzenlemesi, uygulanabilir olduğunda, bir bütün olarak makinenin güvenliğini tehlikeye atmamak için yapay zeka sisteminin tüm makineye güvenli bir şekilde entegre edilmesini sağlarken, yapay zeka düzenlemesi, makinelerde güvenlik işlevlerini sağlayan yapay zeka sistemlerinin güvenlik risklerini ele alacaktır.

 

 

Soruların tamamına ve orijinaline aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/QANDA_21_1683#3

Avrupa Ülkelerinin Yapay Zeka Stratejilerinin Karşılaştırması

Avrupa Ülkelerinin Yapay Zeka Stratejilerinin Karşılaştırması

-Fransa, Almanya, Birleşik Krallık, Hollanda, Estonya-

Ülkeler arasındaki yapay zekâ (YZ) yarışı günümüzde iyice kızışmış durumda. Avrupa ülkeleri de bu yarıştan geri kalmamak adına birbiri ardına YZ strateji belgelerini yayınladı.

Fransa Mart 2018’de İnsanlık için Yapay Zekâ başlıklı YZ stratejisini duyurdu. Stratejinin ana hedeflerini şunlar oluşturuyor:

  • En iyi YZ yeteneklerini geliştirmek ve çekmek amacıyla YZ eğitim ve öğretim ekosisteminin iyileştirilmesi;
  • YZ uygulamalarının kullanımı ve varlıkları bir araya toplamak için bir açık veri politikası oluşturulması;
  • YZ uygulamalarının şeffaf ve adil kullanımı için etik bir çerçeve geliştirilmesi.

Bu amaçla, Fransız hükümeti 2022’nin sonuna kadar YZ’nin geliştirilmesine toplam 1,5 milyar ayırıyor.

Nisan 2018’de ise Birleşik Krallık, ulusal YZ stratejisini duyurmuştu. Bu strateji belgesi 1 yıl sonra Mayıs 2019’da güncellendi. Stratejinin amacı, ekonomiyi ve toplumu YZ’nin beraberinde getirdiği dönüşümlere hazırlamak. Birleşik Krallık aşağıdaki beş temel alandaki konumunu iyileştirmeye odaklanıyor:

  • Dünyanın en yenilikçi ekonomisi olma;
  • İyi işler ve herkes için daha fazla kazanç gücü sağlama;
  • Birleşik Krallık’ın altyapısında büyük bir yükselme sağlama;
  • Bir işi başlatmak ve büyütmek için en iyi yer olma;
  • Müreffeh topluluklar oluşturma.

Hükümet, stratejinin uygulanması için 0,95 milyar £ bir bütçe ayırdı.

Kasım 2018’de ise Almanya Federal Hükümeti YZ stratejisini açıkladı. Söz konusu strateji belgesi Eğitim Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Çalışma Bakanlığı tarafından ortaklaşa hazırlandı. Stratejide ana hatlarıyla aşağıdaki hedeflere ulaşmayı amaçlıyor:

  • Almanya ve Avrupa’yı YZ alanında lider bir merkez haline getirerek Almanya’nın gelecekteki rekabet gücünü artırmak ve pekiştirmek;
  • Toplum yararına hizmet eden YZ’nin sorumlu bir şekilde geliştirilmesini ve yayılmasını garanti etmek;
  • YZ’yi etik, yasal, kültürel açıdan topluma entegre etmek.

Stratejinin uygulanması için Almanya Federal Hükümeti 2019-2025 dönemi için yaklaşık 3 milyar € sağlamayı planlıyor.

Estonya ise Temmuz 2019’da YZ stratejisini duyurdu. Stratejinin amacı, aşağıdaki alanlarda politika geliştirip uygulayarak YZ’nin potansiyelinden tam olarak yararlanmak:

  • YZ uygulamalarının hem kamu hem de özel sektördeki kullanımını teşvik etmek;
  • YZ araştırmalarına doğrudan destek sağlamak ve bunu yapmak için ilgili beceri ve yeterlilikleri artırmak;
  • YZ’nin kavranmasını kolaylaştırmak için yasal bir ortam geliştirmek.

Estonya hükümeti, YZ stratejisinin uygulanması için 2019-2021’de en az 10 milyon € değerinde bir yatırım tahmin ediyor.

Ekim 2019’da ise Hollanda YZ strateji belgesini yayınladı. Hollanda YZ stratejisinin vizyonu, aşağıdakileri hedefleyen üç sütuna dayanıyor:

  • Toplumsal ve ekonomik fırsatlardan yararlanma: Özel ve kamu sektöründe YZ’nin benimsenmesini, kullanılmasını ve geliştirilmesini teşvik eden ve toplumsal zorlukların üstesinden gelmek için YZ kullanımını artıran politikalar;
  • Doğru koşulları yaratmak: YZ’de eğitimi ve beceri gelişimini destekleyen politikalar;
  • Kurumların güçlendirilmesi: Güven, insan hakları, tüketicinin korunması ve vatandaşların güvenliği gibi etik konularla ilgili politikalar.

Aşağıda bu 5 ülkenin strateji belgelerinin karşılaştırması “beşerî sermaye, piyasa, altyapı ve yasal düzenleme” olmak üzere 4 ana başlıkta yapılıyor:

 Ülke  

FRANSA

 

Beşerî Sermaye Örgün eğitim ve öğretim politikaları ile mesleki eğitim ve yaşam boyu öğrenmeye yönelik olarak;
  • Disiplinler arası Yapay Zekâ Enstitüleri’ne (3IA) odaklanarak, tüm eğitim seviyesinde YZ eğitim ve öğretim programları başlatılması ve YZ alanında öğrenci sayısının ikiye katlanması;
  • Her vatandaşın makinelerin iç işleyişini ve YZ’nin faydalarını daha iyi anlaması için dijital okuryazarlığın geliştirilmesi;
  • Dijital becerileri geliştirerek işsizlik riski altındaki kişileri iş piyasasına entegre etmeye yardımcı olan eğitim desteklerinin oluşturulması;
  • Çalışanların mesleki eğitimi için devlet finansmanının sağlanması;
Piyasa Fransız YZ sektörünü güçlendirmeye yönelik olarak;
  • Ülke çapında YZ araştırmalarını teşvik etmek için üniversitelerde YZ araştırma enstitüleri ağı olan 3IA Enstitülerinin kurulması;
  • Yeterli olgunluk gösteren belirli sektörlere (sağlık, ulaşım, savunma gibi) araştırma ve geliştirme için politika desteği sunulması;
  • Veri derleme ve alışverişi için veri platformları, büyük ölçekli bilgi işlem altyapıları ve test tesisleri dahil olmak üzere sektöre özgü politikaların belirlenmesi.
Altyapı Temel veri koruma kurallarına sadık kalırken paydaşlar arasında veri dolaşımını da teşvik eden bir veri altyapısı ve ekosisteminin oluşturulmasına yönelik olarak;
  • Veri taşınabilirliği hakkının desteklenmesi ve verilerin bir hizmet ekosisteminden diğerine taşınmasına izin verilmesi;
  • Makine öğrenimi ve YZ algoritmalarının geliştirilmesini teşvik etmek için dijital ve telekomünikasyon altyapısı açısından 115 milyon € değerinde yatırım yapılması;
  • Özel sektörde ortak verilerin yaratılmasının teşvik edilmesi ve karşılıklılık, iş birliği ve paylaşıma dayalı alternatif bir veri üretim ve yönetişim modelinin desteklenmesi;
  • Kamu yararına ilişkin veriler bakımından sektör düzeyinde serbestçe erişilebilen veri tabanlarına erişimin teşvik edilmesi.
Yasal Düzenleme YZ teknolojilerinin ve algoritmaların adil ve şeffaf bir şekilde kullanılmasını sağlamaya yönelik olarak;
  • Ulusal Etik Danışma Komitesi ile birlikte bir Dijital Komite oluşturulması.
  • Tasarım aşamasından itibaren etik farkındalık için yapay zekâ üzerinde çalışan mühendislerin ve araştırmacıların eğitimine etiğin dahil edilmesi;
  • İşletmelerde etiğin güçlendirilmesi (örneğin, etik komitelerin kurulması, sektöre özgü iyi uygulamaların yaygınlaştırılması, önceden var olan mesleki davranış kurallarının gözden geçirilmesi, araştırma programları için etik kodların öngörülmesi);
  • Algoritmaları denetlemek için ulusal bir platformun kurulması. Bu sayede yasal ve etik çerçevelere uygunluğun değerlendirilmesi ile şeffaflığın artırılması ve YZ kullanımına yönelik olası suistimallerin azaltılması.
  • İyi tanımlanmış bir etik çerçevenin yanı sıra, YZ sistemlerinin sınırlarının ve çalışmasının kontrol edilmesi ve her türlü ihlalin engellenmesi için mevzuat çalışması yapılması.
  • Veri gizliliğinin korunmasının güçlendirilmesi ve dijitalleşmeden kaynaklanan fırsatlardan herkesin yararlanmasını sağlayan bir yasa;
  • Siber Güvenlik Direktifi’nin uygulanması.
 Ülke  

BİRLEŞİK KRALLIK

 

Beşerî Sermaye Vatandaşların YZ ile ilgili becerilerini ve yeterliliklerini artırmaya yönelik yaşam boyu öğrenme dahil eğitim ve öğretime yönelik olarak;
  • Ülke çapındaki üniversitelerde doktora eğitimi için 16 yeni merkez oluşturulması;
  • Matematik, dijital ve teknik alanlarda eğitimi teşvik etmek için finansman (406 milyon £) sağlanması.
  • Öğretmen Geliştirme Primi adıyla bir pilot uygulamanın oluşturulması (42 milyon £). Bu pilot uygulama ile daha az gelişmiş bölgelerdeki öğretmenler için yüksek kaliteli mesleki gelişimin sağlanması;
  • En iyi YZ araştırmacılarını çekmek ve elde tutmak için yeni prestijli YZ Turing Burslarının sağlanması;
  • Dijital eğitim için özel bir yatırım bütçesi ile yeniden beceri kazanma fırsatları sunan Ulusal Yeniden Eğitim Planının oluşturulması.
Piyasa YZ alanında araştırmanın desteklenmesine yönelik olarak;
  • GovTech Fonu (20 milyon £) ile daha verimli kamu hizmetleri için yenilikçi çözümler sunulması;
  • İngiliz İş Bankası tarafından yüksek büyüme potansiyeline sahip firmaları desteklemek için yatırım fonu (2,5 milyar £) oluşturulması. Bu fon ile firmaların ölçeklerini büyütmelerine ve yenilikçi iş modellerinin faydalarından tam anlamıyla yararlanmalarına yardımcı olunması;
  • Kamu sektöründe yapay zekanın nasıl kullanılacağına dair bir rehber yayınlanması;
  • Mühendislik, şehir planlaması ve sağlık hizmetleri ile ilgili yeni YZ programlarının oluşturulması (79 milyon £);
  • Hizmet sektörlerinde YZ uygulamaları ve veri odaklı teknolojiler geliştirmek için iş birliğine dayalı Ar-Ge fırsatları yaratılması.
Altyapı Güvenilir bir veri altyapısının geliştirilmesine yönelik olarak;
  • Güvenli, sağlam ve eşitlikçi veri aktarımı için pilot projelerin oluşturulması;
  • Makine öğrenimi için açık, yeniden kullanılabilir ve erişilebilir yüksek kaliteli açık veri kümlerinin sunulması;
  • Dijital ve telekomünikasyon altyapısının geliştirilmesi kapsamında elektrikli araçları desteklemek için Şarj Altyapısı Yatırım Fonu kurulması; düşük emisyonlu otomobiller için bir eklenti hibesi oluşturulması;
  • 5G için 176 milyon £ ve tam fiber ağlar için 200 milyon £ içeren dijital altyapıyı güçlendirmek üzere 1 milyar £ kamu yatırımının oluşturulması;
  • Şehir içi ulaşımı ve şehir bölgelerindeki bağlantıları iyileştirmek için yeni bir Dönüştüren Şehirler Fonu (1,7 milyar £) kurulması.
Yasal Düzenleme Toplum genelinde YZ’nin kullanımı, benimsenmesi ve geliştirilmesi için güven oluşturmak amacıyla, veriye dayalı YZ yönetişim rejimleri uygulanmasına yönelik olarak;
  • Veri Etiği ve Yenilik Merkezi’nin kurulması ile YZ’nin sürdürülebilir, güvenli ve etik kullanımı için öneriler sunulması;
  • Kamu sektöründe YZ kullanımı üzerine rehberler hazırlanması;
  • Yasal çerçeveye yönelik reformlar ile kişisel verilerin toplanması, depolanması ve kullanımına ilişkin Veri Koruma Yasası’nın güçlendirilmesi.
 Ülke  

ALMANYA

 

Beşerî Sermaye İnsan gelişimine ilişkin doğru çerçevenin oluşturulması ve gelecek nesilleri YZ’den doğacak değişikliklere hazırlamaya yönelik olarak;
  • Resmi eğitim ve öğretimde öğretmenlerin eğitimine özel olarak odaklanılması;
  • Çalışanların YZ ile ilgili becerilerini genişletmek ve yükseltmek için Nitelikli İşgücü Stratejisinin oluşturulması, gelecekte hangi becerilerin gerekli olduğunu belirlenmesi;
  • Kırsal alanlardaki çalışanlar için gelişmiş beceri fırsatları sağlamak amacıyla bölgesel Gelecek Merkezlerinin oluşturulması.
  • Mükemmellik merkezlerinin oluşturulması;
  • Yapay zekanın hedef aldığı belirli grupların sağlam bir beceri geliştirmesi amacıyla “Öğret ve Öğren YZ” platformunun oluşturulması;
  • YZ’nin yüksek öğretim sistemi içinde güçlenmesini sağlamak için YZ alanında en az 100 ek profesörlük alanının oluşturulması.
Piyasa YZ araştırmalarının genişletilmesi ve özellikle YZ girişimlerinin büyümesinin teşvik edilmesine yönelik olarak;
  • YZ girişimlerinin büyümesini teşvik etmek için danışmanlık ve finansman hizmetlerinin sağlanması amacıyla çeşitli platformların kurulması;
  • Şirket içi inovasyon alanlarını geliştirmek üzere yenilikçi çözümler sunulması;
  • KOBİ’ler için bireysel ve toplu Ar-Ge projelerini desteklemeyi hedefleyen finansman programı oluşturulması;
  • Çevreye ve iklime zarar vermeyen projelerin desteklenmesi.
Altyapı Son teknoloji YZ uygulamalarının geliştirilmesi için en uygun koşulları yaratmak amacıyla mevcut veri altyapısının genişletilmesine yönelik olarak;
  • Güvenilir bir veri ve analiz ortamının elde edilmesi ve daha esnek bir veri birlikte çalışabilirliği sayesinde değişimlerin teşvik edilmesi;
  • Siber güvenliği iyileştirmek için mevcut telekomünikasyon ve dijital altyapının geliştirilmesi;
  • Eğitim sistemindeki dijital altyapıyı iyileştirerek öğrenme yeteneklerinin geliştirilmesi;
  • Devlet verilerine açık erişim sağlayarak ve veri paylaşım olanaklarının iyileştirilmesi;
  • Bulut platformlarına ve yükseltilmiş depolama ve bilgi işlem kapasitesine dayalı güvenilir bir veri ve analiz altyapısının oluşturulması;
  • Araştırma topluluklarına bilime dayalı veri hizmetleri sağlamak için Ulusal Araştırma Veri altyapısının kurulması;

Saldırı durumunda YZ sistemlerinin dayanıklılığına özellikle odaklanarak bilgi ve iletişim sistemlerinin güvenliğinin ve performansının iyileştirilmesi.

Yasal Düzenleme YZ teknolojilerinin başarılı bir şekilde konumlandırılması için etkili bir düzenleyici çerçeveye yönelik olarak;
  • Rekabet Hukuku’nun nasıl geliştirilebileceğine yönelik Rekabet Hukuku 4.0 üzerine bir Komisyonun kurulması;
  • YZ teknolojileri nedeniyle işleri risk altında olan çalışanlara yeni beceriler kazandırma konusunda destek sağlayan bir yasa olan “Opportunities for Qualifications Act”ın tanıtılması;
  • Nitelikli çalışanların Almanya’ya göçünü kolaylaştırmak için bir yasa olan “Skilled Labour Immigration Act”ın kabul edilmesi;
  • Siber Güvenlik Direktifi’nin uygulanması;
  • Avrupa yönergeleriyle uyumlu yasal ve etik bir çerçeve üzerinde çalışılması ve ulusal Veri Etiği Komisyonu’nun tavsiyelerinin dikkate alınması;
  • Veri koruma kurallarına uygun olarak YZ sistemlerinin geliştirilmesi;
  • YZ sistemlerinin şeffaflığını, doğrulanabilirliğini ve öngörülebilirliğini sağlamak için etik gerekliliklerin yerine getirilmesi;
  • AB çapında iş birliğini teşvik etmek için veri standartlarının ve formatlarının geliştirilmesi amacıyla finansman sağlanması;

YZ standardizasyonu konusunda bir yol haritası geliştirilmesi.

 Ülke  

HOLLANDA

 

Beşerî Sermaye Resmi eğitim ve öğretim ile yaşam boyu eğitim programlarına yönelik olarak;
  • İlk ve orta öğretimde dijital okuryazarlığın artırılması ile yüksek öğretimde veri bilimindeki beceri ve yeterliliklerin geliştirilmesi;
  • Kamu personeli için YZ üzerine ulusal bir çevrimiçi kursun hazırlanması;
  • Bireyler için YZ ve dijital becerilerde eğitim fırsatları yaratmak amacıyla 200 milyon €’luk bir yatırım sağlanması;
  • Bölgesel Yatırım Fonu tarafından finanse edilen mesleki eğitim girişimleri sayesinde iş gücü piyasasının gelecekteki ihtiyaçlarının belirlenmesi.
Piyasa YZ konusunda temel ve uygulamalı araştırmayı teşvik etmeye yönelik;
  • Hollanda Araştırma Konseyi tarafından YZ üzerine yeni bir araştırma programının geliştirilmesi;
  • YZ Yetkinlik Merkezi kurulması;
  • Şirketlerin YZ’ye yatırım yapmaları için uygun koşullar yaratmak amacıyla inovasyon finansmanının iyileştirilmesi, krediler sağlanması;
  • Ticaret Odası’nın, şirketleri inovasyon çabalarında destekleyebilecek, YZ hakkında uygulamalı bilgiler sunulması.
Altyapı Veri altyapısını geliştirme, veri kullanımı ve paylaşımı için temeller sağlamaya yönelik olarak;
  • Veri paylaşım çözümlerinin oluşturulması;
  • Dijital ve telekomünikasyon altyapısının güçlendirilmesi;
  • Süper bilgisayar yatırımlarının yapılması.
Yasal Düzenleme İnsan haklarına ve tüketicinin korunmasına saygı gösteren bir yasal çerçeveye yönelik olarak;
  • YZ’nin etik, güvenilir ve sorumlu bir şekilde kullanılması;
  • Üst Düzey Uzman Gruplarına ve Avrupa Direktiflerine aktif katılım sağlanması;
  • Etik, hukuk, şeffaflık ve sorumluluk ile ilgili konularda çeşitli araştırma faaliyetleri yürütülmesi.
 Ülke  

ESTONYA

 

Beşerî Sermaye YZ’deki becerileri ve yeterlilikleri artırmak için resmi eğitim ve öğretim sistemine yönelik olarak;
  • Okul öncesi, ilk ve orta öğretim düzeyinde, öncelikle okullara teknoloji ve YZ ile ilgili müfredatlar sunan Proge Tiger programının uygulanması;
  • Veri bilimi ve YZ alanındaki yüksek lisans programlarının artırılması;
  • Lisansüstü disiplinlerde YZ ile ilgili seçmeli derslerin tanıtımı (ayrıca BİT dışı disiplinler dahil) ve doktora burslarının artırılması;
  • Vatandaşların YZ konusundaki farkındalığını artırmak için çevrimiçi kursların hazırlanması ve Estonya Hayat Boyu Öğrenme Stratejisi’nin uygulanması;
  • Kamu sektörü için YZ eğitim kurslarının hazırlanması.
Piyasa YZ araştırma kapasitesini artırmaya yönelik olarak;
  • Finansman fırsatları konusundaki kapasite ve farkındalığın artırılması;
  • Özel sektörde YZ kullanımı ve geliştirilmesi amacıyla inovasyon kuponları, geliştirme kuponları ve ürün geliştirme hibeleri gibi finansmanların oluşturulması;
  • Şirketlerin yenilikçi YZ ürünleri ve hizmetleri geliştirmesi için desteklenmesi;
  • Kamu sektöründe YZ kullanımı için esnek ve yeterli finansman fırsatları yaratılması, ortak satın almaların yapılması;
  • Kamu sektöründe YZ uygulamalarının test edilmesinin ve geliştirilmesinin desteklenmesi.
Altyapı Veri altyapısı politikalarına yönelik olarak;
  • Veri yönetişim araçlarının, verilerin kullanılabilirliğinin artırılması;
  • Süper bilgisayar yatırımlarının yapılması;
  • Veri kataloglarının/paylaşım platformlarının derlenmesi ve veri denetimleri için fon sağlanması.
Yasal Düzenleme YZ’nin geliştirilmesini ve kullanımını kolaylaştırmak için mevzuatta değişiklik yapılmasına yönelik olarak;
  • Güvenilir Yapay Zekâ için Etik İlkelere eşlik eden Değerlendirme Listesine dayalı olarak YZ geliştiricileri için bir öz değerlendirme anketinin oluşturulması;
  • 2020’de parlamentoya sunulmak üzere bir taslak hazırlanması.

Strateji belgelerinin orijinallerine buradan ulaşabilirsiniz:

Fransa: https://ec.europa.eu/knowledge4policy/ai-watch/france-ai-strategy-report_en

Almanya: https://ec.europa.eu/knowledge4policy/ai-watch/germany-ai-strategy-report_en

Birleşik Krallık: https://ec.europa.eu/knowledge4policy/ai-watch/united-kingdom-ai-strategy-report_en

Hollanda: https://ec.europa.eu/knowledge4policy/ai-watch/netherlands-ai-strategy-report_en

Estonya: https://ec.europa.eu/knowledge4policy/ai-watch/estonia-ai-strategy-report_en

2019 Yılında Yapay Zeka Konusunda Neler Oldu?

 

2019 Yılında Yapay Zeka Konusunda Neler Oldu?

 

 

2019’da da en çok konuştuğumuz konulardan biriydi. Aslında geçtiğimiz yıl, teknolojik gelişmelerin yaşanmasından ziyade mevcut teknolojinin yanlış ve etik dışı kullanımının yarattığı sonuçlarla yüzleşme ve bunlara karşı tepki gösterme yılıydı diyebiliriz.

Kişisel verilerin güvenliği gündemdeki önemli konulardan biri oldu. Facebook’un kullanıcı verileri ile ilgili skandalları da yine devam etti. HUD, Facebook’un kullanıcıların kişisel verilerini konut reklamlarını kimlerin görüntülediğini belirlemek için kullandığını iddia etti -reklam verenin böyle bir amacı olmasa bile-. Bu durumun ise kişileri aile, yalnız yaşayan, Hristiyan olmayan gibi kategorilere dahil ederek ayrımcılığa yol açtığı vurgulandı. Türkiye’de de Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından, kamuoyuna “fotoğraf API” olarak yansıyan veri ihlali dolayısıyla gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı anlaşılan Facebook hakkında 1.100.000 TL; ayrıca Kanunun en kısa sürede bildirim yapılması gerektiği hükmüne aykırı hareket edilmesi ile ilgili 550.000 TL idari para cezası verilmişti.

2019’un belki de en önemli gelişmelerinden biri San Francisco tarafından yüz tanıma sistemlerinin kullanımının yasaklanması oldu. Söz konusu yasak, şehir polisi ve bölge şerif departmanı da dahil olmak üzere devlet kurumlarını kapsamakla birlikte; telefonun ekran kilidini açmak için kullanılan sistemler bunların dışında tutulmuştu. Bu durum hükümetlerin gelişen teknolojileri bireyler üzerinde baskıcı ve ayrımcı bir amaçla kullanmaması adına önemli bir adım oldu. İlerleyen aylarda Oakland ve Sommerville tarafından da yüz tanıma yasaklandı.

Yüz tanıma sistemlerinin şirketler tarafından da yoğun şekilde kullanıldığı bir yıldı. Ocak ayında hissedarları Amazon’un elinde bulundurduğu yüz tanıma verilerini hükümete satmaması yönünde baskı yaptı.

ABD HAVA KUVVETLERİ YAPAY ZEKA STRATEJİ PLANINI AÇIKLADI

İklim değişikliği konusundaki tartışmalar da gündemdeydi. Greta Thunberg’in Birleşmiş Milletler’deki konuşması ile daha da alevlenen bir hal aldı. Büyük teknoloji şirketleri de iklim değişikliği konusunda harekete geçti. Google ve Microsoft şubat ayında en büyük petrol şirketlerinden bazılarına otomasyon, bulut ve yapay zeka hizmetleri sağlamak için adımlar attı. Bu sayede, toplumda artan farkındalıkla beraber, petrol ve doğalgaz çıkarılmasında yüksek verimlilik sağlayan ve çevreye duyarlı teknolojilerin geliştirilmesi hedeflenmekte.

Savunma alanında da yapay zekanın kullanımına yönelik gelişmeler yaşandı. ABD Hava Kuvvetleri yapay zeka strateji planını açıkladı. Yapay zekanın ticari kullanımlarının devletçe kontrol edilemez bir aşamada olduğu dile getirilirken, yapay zeka konusunda bugün atılacak adımların ilerleyen dönemde ülkeyi güçlendirebileceği gibi köleleştirebileceğinin de vurgusu yapıldı.

Yapay zeka sistemlerinin kullanımından doğan olumsuz sonuçların önüne geçmek adına Avrupa’da da birtakım adımlar atıldı. Avrupa Konseyi yapay zeka ve veri koruması üzerine kılavuz ilkeler yayınladı. Kılavuz ilkeler, yapay zeka uygulamaları geliştirirken insanlık onuru, insan hakları ve kişisel verilerin korunması gibi hakların güvenceye alınmasına vurgu yapmakta. Kılavuz, ayrıca geliştiriciler için de yol göstermekte; buna göre, geliştirme aşamasında ihtiyaç fazlası verileri azaltıp modelin doğruluğu yeni verilerle beslenerek değerlendirmeli.

Avrupa Komisyonu ise yapay zekanın etik kullanımına yönelik bir kılavuzyayınladı. 2018’de hazırlanan taslak metin kamuoyunun görüş ve önerilerine açılmıştı. Nisan ayında yayınlanan nihai metinde şu vurgular yer aldı:

  • Yapay zeka sistemlerini adalet ve şeffaflık açısından etik ilkelere uyacak şekilde geliştirin, uygulayın ve kullanın.
  • Çocuklar, engelliler ve diğer dezavantajlı gruplar bakımından olan kullanımlarda daha özenli davranın.
  • Demokrasi, hukukun üstünlüğü, adaletin sağlanmasında olumsuz etkiler yaratabileceğini de göz önünde bulundurarak gerekli önlemleri alın.

İngiltere Veri Koruma Otoritesi (ICO) ve Alan Turing Enstitüsü’nün ortak hazırladığı kılavuz da yapay zeka ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin önemli bir gelişme oldu. Yapay zeka kullanımından etkilenen kişiler bakımından bu süreçlerin açıklanabilir olması için pratik tavsiyeler içermekte. Özellikle şirketin teknik ve uyum ekipleri ile DPO’ya yol gösterici olması hedeflenmekte.

TOPLUMSAL ETKİLERİNE ODAKLANILMAYA BAŞLANDI

Türkiye’de de yapay zekanın hukuki etkilerine yönelik üç büyük baronun -İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları- birlikte kaleme aldığı “Yapay Zeka Çağında Hukuk” raporu yayınlandı. Ağustos ayında kamuoyunun yorum ve görüşlerine açılan taslak metin aralık ayında İstanbul Barosu’nda düzenlenen bir etkinlikle kamuoyuna duyuruldu. Metin, Türkiye’de yapay zeka ve hukuk konulu ilk rapor olma özelliğini taşımakta.

Yazının tamamı için:

https://www.siberbulten.com/makale-analiz/2019-yilinda-yapay-zeka-konusunda-neler-oldu/

Sivil ve Askeri Dronlar

 

Sivil ve Askeri Dronlar

 

Avrupa Parlamentosu, Ekim 2019

 

ÖZET

Genellikle bugünün en önemli yıkıcı teknolojilerinden biri olarak sınıflandırılan dronlar, iş modellerini, mevcut yasaları, emniyet ve güvenlik standartlarını, taşımacılığın geleceğini ve modern savaşı temelden yeniden ele alarak gerçekten bu sıfatı hak etmektedir. Avrupa Birliği (AB), dronların sunduğu fırsatların farkında ve onları havacılık tarihinde yeni bir bölüm olarak görmektedir. AB havacılık stratejisi, yeni ve gelişen teknolojilerin araştırılması için rehberlik etmekte ve rekabetçi AB havacılık endüstrisini sürdürmek için dronların iş dünyasına ve topluma entegrasyonunu sağlamaktadır.

Böcek boyutundaki ağırlıktan birkaç tona kadar değişen dronlar, birden fazla kullanım alanına sahiptir; çekim yapma, tarım ve tıbbi yardımdan arama kurtarma operasyonlarına kadar çok çeşitli işlevleri gerçekleştirebilmektedir. Sivil ve askeri dronların avantajları arasında göreceli düşük maliyetleri, ulaşılması, daha fazla iş üretkenliği ve insan hayatı riskini azaltma kapasitesi bulunmaktadır. Bu özellikler kitlesel ticarileşme ve askeri planlama entegrasyonlarına yol göstermektedir. Yine de düzenleme ve gözetim zorlukları özellikle çift kullanımlı dronlar -kolayca silahlı dronlara dönüştürülebilen veya suç işleme amaçları için silahlandırılabilen sivil dronlar- özelinde devam etmektedir.

AB düzeyinde, Avrupa Komisyonu, güvenli insansız hava araçları operasyonlarında uyumlaştırılmış bir yasal düzenleme çerçevesinin sağlanmasına yardımcı olmak için sivil dronları ve Avrupa Havacılık Güvenliği Ajansını düzenleme yetkisine sahiptir. En son AB mevzuatı dronlar için şimdiye kadarki en yüksek güvenlik standartlarına ulaştı. Yasa koyucular, devlet ve üreticiler için diğer bir zorluk da vatandaşların ve tüketicilerin güvenini arttırma ihtiyacıdır. Dronların kötüye kullanımlarının, başarı, şeffaflık ve etkili iletişimden daha çok halkın önünde olduğu düşünülürse, vatandaşları yaklaşmakta olan dron çağına hazırlamak  bir zorunluluktur.

 

Orijinal dokümana aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/BRIE/2019/642230/EPRS_BRI(2019)642230_EN.pdf

 

Büyük Veri Etiği

 

Büyük Veri Etiği

 

2017

 

Özet

 

Avrupa Ekonomi ve Sosyal Komitesi (EESC)’nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla yapılan bu çalışma, Büyük Veri’nin etik boyutlarını, AB içindeki ekonomik büyümeye duyulan ihtiyaçla dengelemek amacıyla araştırmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, Büyük Veri ile ilgili etik sorunları vurgulamak için mevcut literatürün derinlemesine bir incelemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan dengeye ulaşmanın aracı olarak beş aksiyon geliştirilmiştir. Çalışmanın ikinci aşaması, birtakım kilit paydaşlarla yapılan görüşmeler ve Büyük Veri kullanımı ile ilgili hususlarda genel bilgiler edinen bir anket yürütülmesini içermektedir. Teklif edilen dengeleme aksiyonlarına ilişkin geri bildirimler de alınmış olup son incelemede göz önünde bulundurulmuştur. Büyük Veri’nin yararları katılımcılar tarafından nadiren tartışılırken, görüşmelerden ve anketlerden ortaya çıkan tutumlar, ilgiden endişeye doğru uzanmaktadır. Avantajlar, Büyük Veri’ye olduğu kadar risklere de özgüdür ve bu husus çalışma boyunca daha geniş bir şekilde tartışılmaktadır.

 

Çalışmanın orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.eesc.europa.eu/sites/default/files/resources/docs/qe-04-17-306-en-n.pdf

 

Akıllı Şehir Yaratmak: Politika Önerileri

 

Akıllı Şehir Yaratmak: Politika Önerileri

AB Akıllı Şehir Bilgi Sistemleri 

 

Rapor Hakkında

Bu raporun amacı, öğrenilen kilit noktaları paylaşmak ve Akıllı Şehir projelerinin gelişiminin nasıl destekleneceğine ilişkin politika önerileri sunmaktır. Bu rapor, AB tarafından finanse edilen projelerce test edilmiş, başarılı, yenilikçi teknolojilerin çoğaltılmasını desteklemeyi ve teşvik etmeyi amaçlayan Akıllı Şehirler Bilgi Sistemleri (SCIS) projesindeki SCIS Raporunun üçüncüsüdür. SCIS projesi, veri alışverişi yapılması, bilgi birikiminin tecrübe edilmesi ve akıllı şehirlerin yaratılması ve enerji açısından verimli bir kentsel ortamın oluşturulması konusunda işbirliği yapmak için Avrupa genelinde proje geliştiricileri, şehirler, kurumlar, endüstri ve uzmanları bir araya getiriyor.

Bu rapor yerel, ulusal ve AB düzeyindeki politika yapıcılar için politika önerileri sunmaktadır. Politikadan etkilenen temel alanları, yani hukuki düzenleme ve finansı kapsamaktadır. Raporda, Akıllı Şehirler ile ilgili AB makamları için inovasyon politikası üzerine bir uzman bölümü de sunulmaktadır. Akıllı şehir planlaması ve şehir planlamacılarının ve destekçilerinin etki alanı olan proje uygulama konuları, SCIS’in teknolojinin geliştirilmesi ile ilgili raporunda ele alınmıştır. Bu rapor, politika koşullarından doğan, projelerin karşılaştığı engellerin bir analizini sunarak, projelere odaklanan SCIS bilgi veritabanını tamamlamaktadır. Aynı zamanda bazı potansiyel politika çözümleri önermektedir. Bu rapor, bu nedenle, bir dereceye kadar, teknik çalışmada madalyonunun diğer yüzüdür ve bu nedenle birçok ortak çalışmayı göz önüne getirecektir. Rapor birkaç ana bilgi kaynağına dayanmaktadır:

• Avrupa Komisyonu tarafından ortak olarak finanse edilen, Akıllı Şehirler ve Topluluklar FP7 ve Horizon 2020 projelerinin enerji, mobilite ve ulaşım ile ICT alanlarında teknolojik, politika ve finansal analizleri;

• Akıllı Şehirler projeleri koordinatörlerinin özel çalıştaylar sırasında paylaştığı bilgiler;

• Akıllı Şehirler ve Topluluklar üzerine Avrupa İnovasyon Ortaklığı gibi diğer Akıllı Şehir platformlarından gelen görüşler;

• Literatür taraması ve diğer kaynaklar.

 

Rapor aşağıdaki yapıya sahiptir:

Bölüm 1, Raporu tanıtmakta;

Bölüm 2, inovasyon ve yayma konusundaki üç yönetişim düzeyinde, yetkililer ve politika yapıcılar tarafından ele alınacak politika zorluklarına genel bir bakış sunmakta;

Bölüm 3, ulusal ve yerel düzeyde ihtiyaç duyulan politika aksiyonlarına odaklanmakta;

Bölüm 4 ise AB düzeyinde politika konularına odaklanmaktadır.

 

Raporun orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.smartcities-infosystem.eu/sites/default/files/document/the_making_of_a_smart_city_-_policy_recommendations.pdf

Güvenilir Yapay Zeka İçin Politika ve Yatırım Önerileri

 

Güvenilir Yapay Zeka İçin Politika ve Yatırım Önerileri

 

the High-Level Expert Group 

26 Haziran 2019

 

Giriş

Avrupa Komisyonu yapay zeka (YZ) konusunda yayınladığı çeşitli tebliğlerinde, güvenilir ve insan merkezli olması yolunda bir vizyon belirlemiştir. Şu üç sacayağı Komisyon’un vizyonunu desteklemektedir: (i) kavranışını yükseltmek için YZ’de kamu ve özel  sektör yatırımlarını arttırmak, (ii) sosyo-ekonomik değişimlere hazırlık yapmak ve (iii) Avrupa değerlerini korumak ve güçlendirmek için uygun bir etik ve yasal çerçeve sağlamak. Bu vizyonun uygulanmasını desteklemek için, Komisyon iki çıktı (bir dizi YZ Etik Kuralları ve bir dizi Politika ve Yatırım Önerisi) hazırlamakla görevlendirilen, bağımsız bir grup olan Yapay Zeka Üst Düzey Uzman Grubunu (AI HLEG) kurdu.

İlk çıktımız olan, 8 Nisan 2019’da (Etik Kuralları) yayınlanan Güvenilir YZ Etik Kuralları’nda, bireysel ve toplumsal refahı geliştirmek ve güvenimize layık olmak amacıyla YZ sistemlerinin insan merkezli olması gerektiğini belirttik. Güvenilir sayılması için, YZ sistemlerinin -buradaki tüm aktörler ve süreçler de dahil olmak üzere – yasal, etik ve sağlam olması gerektiğini ileri sürdük. Bu nedenle, bu Kılavuz İlkeler, Avrupa için istediğimiz ve istemediğimiz YZ türünün tanımlanmasında ilk önemli adımı teşkil etti, ancak bu, Avrupa’nın Güvenilir YZ’nin sağlayabileceği yararlı etkiyi gerçekleştirebilmesini sağlamak için yeterli değil.

Bir sonraki adımımız olan bu belge, AB kurumlarına ve Üye Devletlere yönelik Güvenilir YZ için Politika ve Yatırım Önerilerimizi içermektedir. İlk çıktımıza dayanarak, güvenilir YZ’yi sürdürülebilirliğe, büyümeye ve rekabetçiliğe doğru yönlendirmenin yanı sıra insanlara liderlik ederken, fayda sağlarken ve onları korurken yol gösterici önerilerde bulunmaktayız. AB Kurumlarının ve Üye Devletlerin bu hedeflerin gerçekleştirilmesinde ve veri ekonomisinde önemli bir oyuncu, bir Güvenilir YZ sistemleri tedarikçisi ve sağlıklı bir yönetişimin standart belirleyicisi olarak rol oynayacağına inanıyoruz.

Önerilerimiz, Güvenilir YZ’nin, genel olarak insanlar ve toplumdan (A) başlayarak ve daha sonra özel sektöre (B), kamu sektörüne (C) ve Avrupa’nın araştırma ve akademisine(D) odaklanmaya devam ederek, faydalı bir etkiye ulaşmada yardımcı olabileceğine inandığımız dört ana alana odaklanmaktadır. Ek olarak, veri ve altyapı (E), beceri ve eğitim (F), uygun yönetim ve düzenleme (G) ile finansman ve yatırım (H) konularına odaklanarak bu etkilerin kolaylaştırılması için gerekli olan temel imkânları da ele alıyoruz.

Bu öneriler kapsamlı öneriler şeklinde değil de, yalnızca en büyük potansiyele sahip durumlar için en öncelikli alanları ele almaya çalışıyor şeklinde görülmelidir. Avrupa, hem bireysel hem de toplumsal refahı artırabilecek biçimde, Avrupa’daki tek YZ türü olması gerektiğine inandığımız Güvenilir YZ’yi geliştirerek, uygulayarak, kullanarak ve ölçekleyerek kendisini diğerlerinden ayırabilir.

 

Dokümanın orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/newsroom/dae/document.cfm?doc_id=60343

Akıllı Gözlükler ve Veri Koruması

 

Akıllı Gözlükler ve Veri Koruması

Brüksel, Ocak 2019

 

Özet

Akıllı gözlükler, gözlük gibi kullanılan veya normal gözlüklere monte edilen, mobil İnternet bağlantısı olan giyilebilir bilgisayarlardır. Arttırılmış gerçeklik(AG) uygulamaları için, kullanıcının görüş alanıyla bilgi göstermeye ve kamera, mikrofon ve GPS alıcısı vs. kullanarak fiziksel dünyadan bilgi yakalamaya izin vermektedirler.

Google’ın akıllı gözlüklerinin ilk sürümü dünya çapında büyük ilgi gördü ve bu cihazların popülerliği arttı. Hedef kitle başlangıçta yaklaşık 1500 Avro birim fiyatı ile ticaret sektörü (örneğin lojistik, eğitim simülasyonları vb.) olsa da, kısa süre önce Snap Inc. gibi rakipler yaklaşık 150 Avro gibi daha ucuz modellere sahip, daha geniş ve daha genç bir kitleye hitap etmeye başladı.

Akıllı gözlükler birçok uygulama alanında (teknik bakım, eğitim, inşaat, vb.) çok yararlı araçlar olsa da, kullanımları tartışmalıdır, çünkü, özellikle kişilerin mahremiyetini zedeleme konusunda, gizlilik dostu bir tasarıma sahip olmadığı noktada, yüksek bir risk potansiyeli oluşturdukları düşünülmektedir. Halka açık yerlerde bulunan kişilerin videolarının kaydedilmesinin veri koruma etkisi, CCTV ve kontrol kameraları bağlamında zaten tartışılmıştır. Sensörler, kullanıcıların görüş alanının video akışını, ses kayıtlarını ve lokasyon verilerini içeren çevresel bilgileri kaydedebilir. Dahası, akıllı gözlükler, cihazların düzenli olarak Wi-Fi veya Bluetooth radyo sinyalleri şeklinde yayılan tanımlayıcıları gibi başkalarının görünmez kişisel verilerini işlemelerine de izin verebilir. Bu veriler yalnızca kullanıcıların kişisel bilgilerini değil, aynı zamanda yakınlarındaki bireyleri de (kullanıcı olmayan) içerebilir. Akıllı gözlükler, özellikle yoğun nüfuslu halka açık alanlarda kullanıldığında, ses veya görsel göstergeler (LED’ler) vasıtasıyla veri öznelerinin bilgilendirilmesiyle ilgili mevcut güvenlik önlemleri etkin olmamaktadır. Akıllı gözlük, kullanıcılarının kişisel verilerini çevrelerine de sızdırabilir. Akıllı gözlük tasarımına bağlı olarak kullanıcı olmayanlar, özel postalar, resimler gibi kişisel veri içerebilen akıllı gözlük ekranını da izleyebilir. İnternete bağlı diğer tüm cihazlar gibi akıllı gözlükler de, verileri çalma veya yetkisiz yazılımları çalıştırma için aktif olarak kötüye kullanılabilecek  güvenlik boşluğundan daha fazla muzdarip olabilir.

Akıllı gözlükler günlük yaşamda şimdiye kadar sadece marjinal bir rol oynamışken, uzmanlar, AG ve Facebook, Apple ve Amazon’un akıllı gözlük girişimleri sayesinde tüketici sektöründe verimliliğin artması için önemli bir potansiyel olduğunu tahmin ediyor. Yüz veya ses tanıma ve pil ömründeki teknolojik gelişmeler, birçok sektörde akıllı gözlüklerin yeni kullanım alanlarına sıcak bakabilir. Örneğin, kolluk güçleri, 2018’in başlarında polis memurlarının, şüphelilerin veritabanından yüz tanıma ile bireylerin (kalabalık içinde) eşleştirilmesinde akıllı gözlük kullandıklarını bildirdi. Bu dinamik alanda, veri koruma otoritelerine hızlı gelişmelere ayak uydurma ve kılavuzluk yapma zorunluluğu getirildi. Gerçekten de, WP29’un Nesnelerin İnterneti Görüşünde birçok konu ele alınmıştır.

GDPR ile birlikte, her şeyden önce veri sorumluları, veri işleyenler ve akıllı gözlük geliştiricileri için veri koruma ve gizlilik üzerindeki etkilerini değerlendirme ve kontrol etme konusunda uyumlu bir ilkeler seti ve bir araçlar sistemi sağlanmıştır. Gelişimin şu anki aşamasında, teknolojinin özel yasal girişimlere acil bir ihtiyaç duymadığı görülmektedir. Bununla birlikte, akıllı gözlüklerin ve benzeri bağlı kayıt cihazlarının geliştirilmesi, ePrivacy Tüzüğü’nde önerildiği gibi, gizlilik ve elektronik iletişim için sağlam bir çerçeve oluşturma ihtiyacının altını çiziyor.

 

Raporun orjinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://edps.europa.eu/sites/edp/files/publication/19-01-18_edps-tech-report-1-smart_glasses_en.pdf

 

Kişisel Robotlar ve Kişisel Veriler

 

Kişisel Robotlar ve Kişisel Veriler

 

 

Gizem Gültekin Várkonyi

Araştırma Görevlisi, Doktora adayı

Szeged Üniversitesi

Hukuk Fakültesi

 

 

 

Baştan açıkça belirtmeliyim ki, bu yazımda ben Yapay Zeka ile robotları ayırt etmeyeceğim. Robotları pek mümkün insansı robotlar gibi düşünümek zorunda değiliz, ancak, mutfakta kullandığımız soğan parçalama makinesine mutfak robotu diyen insanlar olarak, konuya ilişkin bir ayrım ve yorum yapmak durumundayız. Bir de başına “akıllı” sıfatı getirildiğinde bir anda akıllanan makinelerden de bahsediyor olmayacağım bu yazıda. Hepimiz Yapay Zeka ve robot kelimlerini yan yana getirdiğimizde, hemen hemen bilimkurgu filmlerindeki gibi robotları düşünmüyor muyuz aslında?  Ve o robotların biriyle yakın gelecekte karşılaşma olasılığımızın çok yüksek olduğu en azından Hukuk&Robotik blogu okurlarının farkındalığındadır diye tahmin ediyorum. Benim bu yazıda bahsettiğim robotlar fiziki yapısı onların hareket etmelerine olanak sağlayan, kesintisiz bilgi toplamaları ve işleyebilmeleri için çeşitli donanımlara sahip, insanlarla fiziksel bir ortamda bulunabilen ve elbette ileri seviyede yapay zekalı robotlardan olacaktır. Zaten, neden olmasın?

Öncelikle bir durum analizi yaparak başlamak istiyorum. Robotların bugünlerdeki en popüler konulardan biri olmakla beraber araştırmalarım esnasında bu teknolojiye yaklaşımları bakımından üç türlü grubun varlığını saptadım[1]: karşıtlar, çekingenler ve cesaretliler. Aslında hemen hemen her konuda bu gruplaşmayı görürüz; görürüz de, konu robotlar olunca grupların sınırları en azından bugün için çok net çizilmiş durumda. Hep beraber inceleyelim.

Birinci grup, yapay zekanın işlerimizi elimizden alacağını; ilgili teknolojiyi elinde tutanların bizleri sürekli gözlem altında tutacağını; mahremiyet, özgür seçim gibi değer ve hakların ortadan kalkacağını düşünen şüpheci ve reddedici bir grup. Bu grubun aynı zamanda yapay zekanın hiçbir zaman insan zekası ve yeteneklerini geçemeyeceğini iddia eden grup olması, grubun filozofisini anlamam açısından bana biraz garip gelmektedir. Hiçbir zaman var olamayacağını düşündükleri bir şeyden neden korkarlar, anlayabilmiş değilim ama, toplumu korkaklığa yönlendirmeleri bakımından kendilerini zararlı buluyorum.

İkinci grup konuyla ilgili bilimsel veya akademik araştırma yapmamış ancak temel bir bilgisi ve fikri olan, robotlardan hem korkan hem de konuya meraklı kişiler. Bunlar şu anda Avrupa toplumunun büyük bir kısmını oluşturuyor[2]. Bu kişilerin en büyük korku kaynağı ise konunun yasal ve etik açıdan yeteri kadar değerlendirilerek ortaya net çözümler koyabilecek kapasiteye gelinmemiş olduğunu bilmeleri. Ancak belki de bu topluluktaki insanların bazıları, 2007’de ilk Facebook hesabını açan insanlarla aynıydı. Hesabı 2007’de açan ancak 2018’de tamamen kaldırabildi bildiğiniz üzere.

Üçüncü grupta ise robotlarla ilgili her türlü gelişmeyi merakla bekleyen, deneyen, daha fazlasını isteyen ve her gelişmeyi deneyimlemeye hazır kişler bulunuyor. Bu kişiler teknolojinin insanın daha iyi bir hayat yaşayabilmesi için insan hizmetinde olmasını savunan, bunun ise ancak teknoloji bilinci yüksek, bilgi okur-yazarı bireylerle mümkün olduğunu düşünen; teknolojiye aç ama teknolojinin kötülere de hizmet ettiğini bilen, bu yüzden çekingenlere de hak veren ama bir türlü kendini tutamayıp cesaretle geliştirmeye ve denemeye devam edenler.

Yapay zeka ile ilgili bilimsel camiaya baktığımızda birbirinin dilini bu zamana kadar anlamaya pek yanaşmamış hukukçu-yazılımcılar gibi gruplar karşımıza çıkıyor. Yapay Zekanın ilk patlama dönemi olan 1950’lerde konuyla ilgili bir veya iki hukukçu dışında pek fazla bir çalışmaya rastlamadım. İkinci dönem olan 1980’lerde tek tük yazılara rastlasam da konunun tam anlamıyla iki disiplin arasına girmesi 2000’leri buluyor. Hukuk&Robotik gibi her iki alanı direkt olarak buluşturan ve insanların sıkıcı akademik platformlarda yaptıkları çalışmaları hala bilimsel ama serbest biçimde anlatabildikleri platformlar ise en azından ülkemizde yok denecek kadar az.

İnsanlar hangi gruptan olursa olsun bugün, IBM ve Google gibi teknoloji devlerinin, Çin ve Japonya gibi teknolojiyi devlet politikalarından ayırt etmeyen ülkelerin ortaya koyduğu ürün ve gelecek planlarının farkında. Eldeki teknolojinin tam anlamıyla kullanmasına engel olan şeylerden biri kuşkusuz, kanunlar (veya topyekun insanları ortadan kaldırmayı henüz düşünmüyor da olabilirler). Ancak, laboratuvarlardaki araştırmalar dünyanın herhangi bir yerinde yürürlükteki kanunlara göre değil de Moore’un kanunlarına göre ilerliyor.

Haliyle, koskoca hukuk bilimi, teknolojinin peşinden koşan ama “maç eksiği nedeniyle” teknolojinin hep gerisinde kalan bir hale gelmiş bulunuyor. Yaşama hakkının tüm uluslararası sözleşmelerde yer alabilmesi için birçok insanın ölmesi gerekmesi gibi, teknolojinin başımıza açacağı işleri önce bekleyip sonra adım atmayı planlıyoruz, ama yanılıyoruz. Yazımın devamında sizlere, robotlarla ilgili öngörebildiğim bazı konuları Kişisel Verilerin Korunması Hukuku kapsamında nasıl düzenlenebileceğini göstermeye çalışacağım.

Herkes uzun, sağlıklı ve rahat bir yaşamı olsun ister. Şahsen ev işi yapmak yerine yapacak daha farklı şeyler bulabilirim. Makale yazabilir, spor yapabilir veya maç izleyebilirim. Hayatımı sağlıklı bir şekilde devam ettirebilmek için istediğim zaman sağlık durumumu gözlemlyebileceğim bir asistanım olsun, bu asistanım bana sağlıklı yaşamla ilgili kişiselleştirilmiş bilgi versin ve endişe uyandıran bir durumda sağlığımla ilgili bilgilerim doktorum tarafından zahmetsizce ulaşılabilsin isterim. Hatta doktorumu her basit durumda rahatsız etmeyeyim, yapay zekalı robotum bana teşhisimi koyup tedavimi versin isterim (Yaşasın! Grip oldum diye doktora gidilen günler yakında geride mi kalacak?). Hasta, yalnız, yaşlı veya engelli kişilerin yanlarında onlara arkadaşlık edebilecek, onlara hayatı kolaylaştıracak robotları sadece ben mi isterim bu dünyada?

İstediğimiz şeyler aslında bugün teknik olarak hemen hemen mümkün, ancak kanımca hem toplumun kendisi hem de toplum düzenini sağlamakla görevli gerçek veya tüzel kişiler buna henüz hazır değiller. Çünkü, örneğin, bence gayet açık ki,  tüm bu kişisel hizmetlerin  gerçekleşebilmesi için yapay zekanın ihtiyaç duyduğu şeylerden belki de ilki ve en önemlisi, kişisel veri. Konunun etik kısmının boyumu aşacağı endişesiyle konuyu profesyonellerine bırakıp, bir robotun yaşam kaynağının kişisel bilgi olduğuna işaret etmek istiyorum. Ve hatta, dünyadaki herhangi bir Kişisel Verileri Koruma Hukukunun robotların veri toplama ve işleme özelliklerini durduramayacağını iddia ediyorum. Bu kapsamda AB’nin meşhur Kişisel Verileri Koruma Tüzüğü’nden (KVKT) yola çıkarak bu savımı açıklamaya çalışacağım.

Bir veri koruma yasasının en temel görevi, kişisel verilerin yasal çerçeveler içerisinde veya kişilerin rızası doğrultusunda sınırlandırılarak toplanması ve işlenmesine olanak sağlamaktır. Cümlemin içerisindeki zıtlığı sizin de fark etmiş olduğunuzu tahmin ederek, veri koruma yasalarının sınırlandırıcı özelliğine tekrar dikkatiniz çekmek isterim. Bu açıdan aslında, kişisel verileri koruma hukuku, teknolojinin sınırsızca gelişebilmesinin önündeki en büyük engellerden biri (iyi ki de öyle). Sınırsızlığı sınırlayabildiği için de temel bir hak olan kişisel verilerin korunması hakkını sağlayan yasal temel.

İlk ulusal Kişisel Verileri Koruma (KVK) kanunu 1973 yılında İsveç’te kabul edilmiş ve birçok Avrupa ülkesi tarafından kısa zamanda örnek alınarak yasalara dahil edilmiştir. Avrupa Konseyi’nin 1981’de ülkemizin de içinde bulunduğu Konsey üyesi ülkelerin onayına sunduğu 108 no’lu Sözleşme ile KVK hakkının Avrupa için ne kadar önemli olduğu vurgulanmıştır. KVK hakkı konusunda Almanya gibi hassas bir geçmişe sahip üyeleri bulunan AB ise1995’te kabul ettiği Direktif sayesinde KVK hakkını hukuksal genel bir çerçevede belirlenmiş, uygulamayı ise üye ülkelerin kendi hukuk sistemine bırakmıştır. Bu durum her ülkenin kendi KVK rejimini geliştirmesine sebep olmuş ve bu durumun Birlik ruhunu aykırı olduğu hem Üye Ülkelerce hem de AB’ce kabul edilmiştir. Siyasi, ekonomik, güvenlik gibi mümkün olan her alanda diğer ülkelere karşı tek bir duruş sergileyen AB, KVK konusunda da üye ülkelerin tümünde aynı şekilde uygulanmasını öngören KVKT’yi 25 Mayıs 2018 günü yürürlüğe koymuştur. Burada AB hukuk sistemi gereği, KVKT’nin 27 ülkede de aynı şekilde uygulanması gerektiğini tekrar vurgulamak isterim; çünkü örneğin İsveç gibi ifade özgürlüğünün KVK hakkından daha üstün tutulduğu veya İrlanda gibi KVK rejiminin oldukça zayıf olduğu (Facebook, Google falan neden İrlanda’ya kurdu Avrupa temsilciliklerini, değil mi?) gibi ülkelerde mutlaka farklı yorumlamalar ortaya çıkacaktır. Konumuzun bu olmadığını hatırlayarak, KVKT’nin getirdiği bazı yeniliklere dikkatinizi çekmek isterim. KVKT, ilgili kişilere Unutulma Hakkı, kişilerin verilerini bir sistemden başka bir veri sorumlusunun sistemine taşıma hakkı gibi yeni haklar tanırken; ilgili kişilerin (yani verinin asıl sahibi olan kişilerin) vereceği rızanın hangi şartlar altında geçerli olacağı hususunu da kapsamlı biçimde açıklayarak geliştirmiştir.

KVKT’ye göre geçerli rıza, kişisel verilerin ancak açık ve belli amaçlar çerçeçesinde; ilgili kişinin bu amaçlar hakkında bilgilendirilerek seçimi kendisine bırakması biçiminde tanımlanabilir. Kişi, seçimini yaparken alacağı hizmeti eksik alacağı veya hiç almayacağı konusunda edişelenmeden seçimini özgürce yapabilmelidir. Ayrıca, birbirine benzese bile tamamen birbirinde bağımsız birden fazla amaca yönelik rızalarını tek tek her konu için verebilmelidir.  Veri sorumluları, kişinin yaptığı seçimi açıkça belirtecek biçimde gösterebileceği platformlar hazırlamalı ve rızanın geçerliliğini her zaman kanıtlayabilmelidir. Kişiler için rızalarını çekmek, rıza vermeleri gibi kolay olmalıdır.

İşte şimdi aklınızın bulandığını tahmin ediyorum.

Bir robot düşünün, bu robot Hizmet Robotu grubundan[3] kişisel bir Sosyal Robot, diğer bir deyişle, kişisel asistan robotu olsun. Sizinle her konuda iletişime girebilen, size gündelik hayatınızın her anında asistanlık edebilen bir robot. Onunla duygularınızı paylaşabilirsiniz, ondan finansal konularda yardımlar alabilirsiniz. Onu evinizde ailenizle birlkteyken bir eğlence aracı olarak da kullanabilirsiniz. Sağlık durumunuz onun tarafından kontrol edilmekte, üzgün olduğunuz anlar onun tarafından fark edilmekte ve o önünüze hemen sizi mutlu edecek çözümleri getirmekte.

Bu robot Doğal Dil İşleme ile Yüz ve Ses Tanıma teknikleri konusunda ileri seviyede, Nesnelerin Interneti araçlarından bilgi toplayabilen ve bu bilgiyi anlamlı hale getirebilen bir robot. Bu robot aslında, gelişmiş donanımı sayesinde çevresindekileri algılayabilen bir kişisel asistan, bir makina-sapienden[4] başka bir şey değil.

Kişisel asistanlar gibi çok amaçlı robotlar henüz laboratuvarlarda geliştirilmekte olsa da, çeşitli formlarda gündelik hayatın belli alanlarında önemli görevler almaya yavaş yavaş başladılar. Pepper gibi Sosyal Robotlar[5] (ki bu kategorideki robotlar sosyal zekaya sahip ve insanlarla sosyal ilişki kurabiliyor demek[6]), eğitim ve sağlık alanlarında yavaş yavaş insanlarla yaşamaya başladı.

Öncelikle bir durum analizi yapalım. Yukarıdaki gibi bir robot çok açıkça hem genel anlamdaki kişisel verileri hem de hassas kişisel verileri toplayabilecek ve işleyebilecek kapasitededir. Robotumuz gelişmiş Makine Öğrenme yetenekleri sayesinde normalde gereksiz[7] gibi görünen bilgiler de dahil her türlü bilgiyi anlamlandırabilmekte, hatta, kişisel verileri ustalıkla hassas verilere çevirebilmektedir. Robotun donanımı aracılığıyla ve Nesnelerin İnterneti cihazlarından topladğı veriler dışında, asistanı olduğu kişi ile ilgili (izin verildiği sürece) internetten, örneğin sosyal medya veya elektronik bankacılık hesaplarından bilgi toplayabilmesi çok kolaydır. Tüm bunların yanı sıra, fiziki görüntüsü özellikle insan veya hayvan formunda tasarlanmış robotlarla insanların duygusal bir bağ kurması, onlara gerçek bir insana güveniyor gibi güvenmesi, kişilerin kendisini başlı başına robotun bilgi kaynağı yapmaktadır.

Böyle bir robotun örneğin evde kişisel kullanıma açıldığını düşündüğümüzde öncelikle arada bir satış sözleşmesi bulunacağını ve bundan dolayı tüketici-satıcı ilişkisi kurulacağını düşünmekteyim. Haliyle, verilerin işlenmesi için gerekli yasal temelin kullanıcının kendi rızasından başka yasal bir dayanağı olamayacağı ortada. Ancak günümüzde Gizlilik Sözleşmelerinin neredeyse hiç okunmadığı, okunsa da anlaşılamadığı; kullanıcıların birçok teknolojik ürünün kendi kendine ses veya görüntü kaydetme özelliğinden haberi olmadan bu ürünleri evine getirdiği; daha üreticisinin bile öngöremediği amaçlar için veri topladığını bilmediği[8] gibi durumlarda, rızası sizce ne kadar geçerli olabilir? Heleki daha fazla kişisel verinin daha fazla kişisel hizmet ve mutluluğa giden yol olduğunu

Amaçların gayet açık, rızanın tamamen bilinçli bir kullanıcı tarafından verildiğini varsayalım. Veri, bizim robotun Sinir Ağı’nın bir parçası olmuş durumdayken bu veriyi silebilmek, robota “unutturabilmek” teknik olarak mümkün mü? Bu durumda verilmiş rızayı nasıl geri alacağız? Verdiğimiz bunca kişisel bilginin robot üreticileri tarafından tamamen göz ardı edileceğinden nasıl emin olabiliriz, hele ki bugün Skype, ki benim bildiğim kadarıyla Skype internet tabanlı bir iletişim aracından başka bir şey değildi, kullanıcılarına “arkadaşlarıyla sohbet eder gibi sohbet edebilecekleri” sosyal bir bot [9]önerebiliyorken.

Gelecek her gün daha da yakın ve teknoloji bugün çok hızlıymış gibi görünüyor olsa da, yarın bugünkü kadar yavaş olmayacak. Bu yazıda sorduğum soruların cevabının bugün verilmesi gerek robot hukuku gerekse etik konusunda ileride yapılacak çalışmalara ışık tutabilir. Özellikle, dünyanın en güncel ve en gelmiş KVK hukukuna sabip AB’nin bile KVKT’yi hazırlarken kişisel robotları görmezden geldiğini KVKT’nin yürürülüğe girmesina kadar ve yürürlüğe girdikten sonra yayımladığı birçok raporda tespit edebilmek mümkün. Bir teknoloji “cesaretlisi” olarak “çekindiğim” tek konu, kişisel verilerin kendi yaşam kaynağı olan robotların değil, hayatını daha iyi şartlarda yaşamak için bu robotlardan faydalanan kullanıcın haberi bile olmadan onların hayatını gözetleyen başka mekanizmaların varlığı. Bu yüzden iş sadece hukuka bırakılmamalı, hem bireylerin hem de robotikle ilgili diğer disiplinlerin farkındalığı artırılarak iyi senaryolara önayak olunmalıdır.

Vakit ayırıp yazımı sonuna kadar ilgiyle okuduğunuz için teşekkür ederim.

 

Yazar hakkında ayrıca bakınız: 

https://robotic.legal/author/ggvarkonyi/

 

[1] İkincil referans: Umberto Eco, Apocalittici e integrati, Bompiani, 1964 https://ia.italia.it/assets/whitepaper.pdf

[2] Special Eurobarometer 460-March 2017: Attitudes towards the impact of digitisation and automation on daily life Eurobarometer special survey

[3] International Federation of Robotics https://ifr.org/service-robots

[4] Hallevy, G., (2010) The Criminal Liabiliıty of Artificial Intelligence Entities-From Science Fiction To Legal Social Control. Akron Intellectual Property Journal, 4(2), p5. Available at: http://ssrn.com/abstract=1564096 

[5] ICub: https://www.iit.it/research/lines/icub ; Furhat: https://www.furhatrobotics.com

[6] Breazeal, C.: Designing Sociable Robots. The MIT Press, Cambridge, MA (2002)

[7] Robert van den Hoven van Genderen (2017), Privacy and Data Protection in the Age of Pervasive Technologies in AI and Robotics, EDPL, 3,  p12.

[8] Millar, Jason and Kerr, Ian R. (2013) Delegation, Relinquishment and Responsibility: The Prospect of Expert Robots  https://ssrn.com/abstract=2234645, p107.

[9] https://support.skype.com/en/faq/FA34646/what-are-skype-bots-and-how-do-i-add-them-as-contacts


Alıntı için :

Gizem Gültekin Várkonyi
"Kişisel Robotlar ve Kişisel Veriler"
Hukuk & Robotik, Pazartesi Aralık 10th, 2018
https://robotic.legal/kisisel-robotlar-ve-kisisel-veriler/- 24/06/2021

Yapay Zeka: Doğru Bir Geçiş Sağlamak İçin Meslekler Üzerindeki Etkisini Öngörmek

 

Yapay Zeka: Doğru Bir Geçiş Sağlamak İçin Meslekler Üzerindeki Etkisini Öngörmek 

avrupa birliği ile ilgili görsel sonucu

Avrupa Ekonomi ve Sosyal Komitesi (AESK)

Raportör: Franca SALIS-MADINIER 

19/09/2018

 

1.Sonuçlar ve Öneriler

1.1. Yapay zeka (YZ) ve robotik, dijitalleşen ekonominin işgücü piyasaları üzerindeki etkisini artıracak ve çoğaltacaktır. Teknolojik ilerleme, her zaman sosyal ve toplumsal yönetimin yeni biçimlerini gerektirerek, çalışmayı ve istihdamı etkilemiştir. AESK, teknolojik gelişmenin ekonomik ve sosyal ilerlemeye katkıda bulunabileceğine inanmakta; bununla birlikte, toplum üzerindeki genel etkisini gözden kaçırmanın bir hata olacağını düşünmektedir. YZ, iş dünyasında, iş otomasyonunun kapsamını genişletecek ve büyütecektir. Bu nedenle AESK, Avrupa sosyal modelini güçlendirerek ve yenileyerek, YZ ve robotiğin yükselişi ile paralel gidecek olan toplumsal dönüşümlerin temelini atma çabalarına katkı sağlamayı istemektedir.

1.2. AESK, özellikle sağlık hizmetleri, ulaştırma ve enerji sektörlerinde güvenlik, iklim değişikliği ile mücadele ve siber güvenlik alanındaki tehditleri öngörebilme konusunda YZ ve onun uygulama potansiyelini ortaya çıkarmaktadır. Avrupa Birliği, hükümetler ve sivil toplum örgütleri, özellikle engelli veya hareketleri kısıtlı bireyler, yaşlılar ve kronik sağlık sorunları olan kişiler için YZ’nin potansiyel faydalarına tam olarak erişme hususunda önemli bir role sahiptir.

1.3. Bununla birlikte, AB dijital ekonomi ve bunun sonucunda ortaya çıkan toplumsal dönüşüm hakkında yeterli veriye sahip değildir. AESK, özellikle YZ üzerinde, sanayi ve hizmet robotlarının, nesnelerin interneti ve yeni ekonomik modellerin (platform tabanlı ekonomi ve yeni istihdam ve iş biçimleri) kullanımıyla ilgili istatistiksel araç ve araştırmaların geliştirilmesini önermektedir.

1.4. AESK, Avrupa Komisyonu’na, Avrupa sektör düzeyindeki sosyal diyalog komitelerinin YZ ve robotiğin sektöre özel etkisi ve daha geniş anlamda ekonominin dijitalleştirilmesi üzerine yürüttüğü çalışmalarına ön ayak olma ve onları destekleme çağrısında bulunmaktadır.

1.5. Mesleklerin bazılarını eleyerek ve başkalarını yaratarak, YZ ve robotiğin onları değiştireceği ve dönüştüreceği kabul edilmektedir. Sonuç ne olursa olsun, AB, Avrupa Sosyal Haklar Sütunu ile uyumlu olarak, tüm çalışanlar, işçiler ve serbest meslek sahipleri veya serbest çalışanlar için sosyal korumaya erişimi garanti etmelidir.

 

Görüşün tamamı ile ilgili bağlatı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.eesc.europa.eu/en/our-work/opinions-information-reports/opinions/artificial-intelligence-anticipating-its-impact-jobs-ensure-fair-transition-own-initiative-opinion