50 Soruda Yapay Zeka

 

50 Soruda Yapay Zeka

 

 

Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Cem Say’ın “50 Soruda Yapay Zekâ” adlı kitabı bu ay okurları ile buluştu. Pek çok farklı alandan insanın ilgi ile karşıladığı kitap, oldukça zengin bir içeriğe sahip.

Say, kitapta bilgisayarların çeşitli kullanımlarına dair sorular sorarken, arada kendi anılarından da bahsederek okuyucuyu bağlayan bir dil kullanıyor. Hikâyeleştirilmiş anlatımı ile teknik sayılan bilgileri her kesimden okuyucunun anlayabileceği bir seviyeye indirmeyi başarıyor.

 

 

Bir hukukçu olarak, sabırsızlanıp ilk olarak okuduğum kısım ise “Bilgisayarlar avukatlık yapabilir mi?” sorusu idi. Kendisi bu sistemlerin dokümantasyon, içtihat arama ve karar tahmin etme gibi konularda avukatlardan daha başarılı olduğunu söylüyor ve bana göre bu konuda oldukça haklı. Avukatların saatlerini alan angarya pek çok iş bu sayede kolaylaşabilir.

Son soru ise bize sınırlarımızı hatırlatan cinsten: “İnsan zekâsının bir geleceği var mı?” Oldukça olumlu bir tablo çizerek bu “ek beyinlerin” geleceğimiz için faydalı olacağını söylerken, baskıcı yönetimlerce kötüye kullanımının ise insanlığı köreltebileceğinin vurgusunu yapıyor.

Kitapta yukarıdakilere ek olarak pek çok güncel ve sosyal alanlarla bağlantılı sorular da mevcut. “Robotlar aşık olabilir mi?” “Bilgisayarlar buluş yapabilir mi?” ya da “Robotlar askere alınsın mı?” gibi…

Okuması keyifli ve akıcı… Daha fazla ayrıntı vermek istemem ama kitabın son cümlesi çok umut verici: “Başarabiliriz.

 

 

Ayrıca bakınız:

Ayın kitabı: “50 Soruda Yapay Zekâ”

Yapay Öğrenme ve Hukuk

 

Yapay Öğrenme ve Hukuk

 

Lawyering in the age of algorithms

 

Harry Surden

 

Kolorado Üniversitesi Hukuk Fakültesi

 

26 Mart 2014

 

 

 

Özet

“Bu makale, hukuk uygulaması kapsamında yapay öğrenme tekniklerinin uygulanmasını araştırmaktadır. Kabaca “yapay öğrenme”, zaman içinde bazı görevleri yerine getirmeyi “öğrenen ve bunu geliştirme yeteneği olan bilgisayar algoritmalarını ifade eder. Genel olarak, yapay öğrenme algoritmaları, verideki kalıpları belirlemek için tasarlanır ve daha sonra belirli görevleri otomatikleştirmek için yeni veriler üzerinde bu kalıpları uygular. Hukuk haricinde, yapay öğrenme teknikleri bir zamanlar insan zekası gerektirdiği düşünülen görevleri otomatikleştirmek için başarılı bir şekilde uygulanmıştır – örneğin, dil çevirisi, sahtekarlık tespiti, otomobiller, yüz tanıma ve veri madenciliği. İyi performans gösteriyorsa, yapay öğrenme algoritmaları, benzer durumdaki bir kişi tarafından yapılmış olanlara yakın otomatik sonuçlar üretebilir.

Bu makale, teknik temeli olmayan kitlelere yapay öğrenme yöntemlerinin altındaki bazı temel ilkeleri yalın bir şekilde açıklayarak başlar. İkinci kısım daha geniş bir bulmacayı araştırır: hukuksal pratiklerin gelişmiş bilişsel yetenekler gerektirdiği düşünülür, ancak bu tür yüksek dereceli bir biliş, mevcut yapay öğrenme teknolojisinin dışında kalmaktadır. Bu bölüm temel bir ilkeyi tanımlar: yararlı, “akıllı” sonuçlar üretebilen, deneyimsel yetenek (istatistiksel korelasyon gibi) kullanan, zeki olmayan hesaplama tekniklerine başvurularak normalde insan zekası gerektirdiği düşünülen belirli görevlerin otomatikleştirilmesi bazen mümkündür. Üçüncü bölüm bu ilkeyi hukuk uygulamasında kullanıp, şu anda avukatlar tarafından yürütülen belirli hukuksal görevler bağlamında yapay öğrenme otomasyonunu tartışır: davaların sonuçlarını tahmin etme, hukuki belgeler ile verilerde gizlenmiş olan bağlantıları bulma, elektronik keşif ve belgelerin otomatik düzenlenmesi.”

 

Makale ile ilgili bağlatı adresini ve makalenin orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2417415