Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Ya Yapay Zeka Kullanarak Koronavirüsle Mücadele Edebilirsek?

Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi

2020

Analitik, salgınların izlenme ve yönetilme şeklini değiştirerek hayat kurtarmaktadır. Uluslararası camia şu anda 2019 sonu ile 2020 başında ilk kez Çin’in Wuhan şehrinde tanımlanan yeni tip  koronavirüs (COVID-19) salgını üzerine odaklanmıştır. Yayılışını sürdürürken ve dünya çapında pandemi korkusu artarken uluslararası kuruluşlar ve bilim insanları, salgını gerçek zamanlı olarak izlemek, virüsün bir sonraki adımda nerede görülebileceğini etkili bir şekilde tahmin etmek ve etkili bir çözüm geliştirmek için yapay zeka (YZ) kullanmaktadır.

31 Aralık 2019’da Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Wuhan’da şüpheli yeni tip koronavirüse ilişkin (COVID-19) ilk raporunu kaleme almıştı. Küresel çözümün çatırdadığı ve koordine edilmediği yönündeki endişeler arasında, WHO 30 Ocak 2020’de Uluslararası Sağlık Düzenlemesi (IHR) uyarınca salgını uluslararası halk sağlığı acil durumu (PHEIC) olarak ilan etti. Çin’in ötesine yayılan yeni tip koronavirüs ile ilgili uyarılar, YZ sistemleri tarafından, salgın hakkında resmi bilgilerin uluslararası kuruluşlar tarafından yayınlanmasından bir haftadan fazla bir süre önce dile getirildi. Bir sağlık gözetimi girişimi (start-up’ı), doğal dil işleme ve makine öğrenmesi kullanarak COVID-19’un yayılışını doğru şekilde tahmin etti. Böyle bir salgın sırasındaki kararların acil olarak, genellikle bilimsel belirsizlik, korku, güvensizlik, sosyal ve kurumsal bozulma şartlarında alınması gerekmektedir. YZ teknolojileri, temel değerlerin ve insan haklarının korunmasına zarar vermeden bu tür küresel acil sağlık durumlarını yönetmek için nasıl kullanılabilir?

Potansiyel  etkiler ve gelişmeler

COVID-19 durumunda, YZ çoğunlukla akciğer CT taramalarından alınan görüntülerde COVID-19’un görsel belirtilerinin saptanması yoluyla insanların yeni tip koronavirüs olup olmadığını tespit etmeye yardımcı olmak; giyilebilir sensörlerin kullanımıyla vücut ısısındaki değişiklikleri gerçek zamanlı olarak izlemek; ve hastalığın yayılmasını izlemek için açık kaynaklı bir veri platformu sağlamak için kullanılmaktadır. YZ, bölgeye göre potansiyel yeni vakaların sayısını ve hangi toplum kesimlerinin en fazla risk altında olacağını tahmin etmek için çok sayıda yapılandırılmamış metin verisi işleyebilmekte ve aynı zamanda salgının yayılmasını kontrol etmek için stratejileri değerlendirebilmekte ve optimize edebilmektedir. Diğer YZ uygulamaları drone ile tıbbi malzeme sağlayabilmekte, hasta odalarını dezenfekte edebilmekte ve COVID-19’a karşı da işe yarayabilecek onaylı ilaç veritabanlarını (diğer hastalıklar için) tarayabilmektedir. YZ teknolojilerinin, potansiyel ilaç olarak işlev görebilen veya virüsün RNA diziliş yapısını tahmin etmek için harcanan zamanı hızlandırarak yeni moleküller bulmayı sağlanmıştır. Olası veya onaylanmış COVID-19 vakalarının temaslarını yönetmek için izlenmesi gereken ana eylemler dahil sağlık hizmetlerinde kullanılmak üzere Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi tarafından COVID-19 için bir dizi risk değerlendirme algoritması geliştirilmiştir. Bazı YZ uygulamaları ise sosyal medya bilgi madenciliği için makine öğrenimi teknikleri uygulayarak, sansasyonel veya endişe verici kelimeleri takip ederek ve hangi çevrimiçi kaynakların infometik ile mücadelede yetkin olduğunu belirleyerek hastalık hakkında sahte haberleri tespit edebilmektedir. Facebook, Google, Twitter ve TikTok, COVID-19 hakkındaki yanlış bilgileri incelemek ve ortaya çıkarmak için WHO ile işbirliği yapmaktadır.

Halk sağlığı acil müdahale yönetiminde, bireyin mahremiyet, ayrımcılık yasağı ve durumun aciliyeti adına dolaşım serbestisi haklarından sapılması, gerekli süreçler olmadan yerel koruma stratejileri veya aydınlatılmış onam olmadan tıbbi muayeneyi içeren kısıtlayıcı önlemlerin alınması şeklinde olabilir. COVID-19 sürecinde, halka açık yerlerde maske takmayan insanları izlemek için yüz tanıma kullanımı veya YZ tabanlı vücut ısısı algılama sistemleri ve kişinin son yer değişikliği hareketini izlemek için dijital platformlarda ve mobil ağlarda toplanan verilerin işlenmesi gibi YZ uygulamaları, belirli olmayan sürelerde salgının sınırlandırılması adına kısıtlayıcı tedbirlerin acımasızca uygulanmasına yol açmaktadır. Çin arama devi Baidu, Pekin’deki Qinghe tren istasyonunda dakikada 200’den fazla kişinin fotoğrafını tarayan ve çeken kızılötesi ve yüz tanıma teknolojisini kullanan bir sistem geliştirmiştir. Moskova’da yetkililer, COVID-19 enfeksiyonu korkusundan dolayı, karantina altına alınan ve istasyona girmesi beklenmeyen Çin’den gelen kişileri tespit etmek için kamera görüntülerini tarayarak otomatik yüz tanıma teknolojisini kullanmaktadır. Son olarak, Çinli yetkililer halka açık yerlerde devriye gezmesi, termal görüntüleme yapması veya karantina kurallarını ihlal eden insanları izlemesi için dronlar kullanmaktadır.

 

Dokümanın orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/ATAG/2020/641538/EPRS_ATA(2020)641538_EN.pdf

Avrupa için Yapay Zeka

 

Avrupa İçin Yapay Zeka

 

Image result for EU AND AI

25.4.2018/Brüksel

 

GİRİŞ – Değişimi Kucaklamak –

Yapay zeka, çoktan bilim kurgudan çıkıp hayatımızın bir parçası oldu. Sanal kişisel asistan olarak kullanmadan günlük çalışmalarımızı organize etmeye, otonom araçlarla seyahat etmeye, bize şarkı veya restoran öneren telefonlarımıza kadar, yapay zeka bir hakikat haline geldi.

Hayatımızı kolaylaştırmanın ötesinde, yapay zeka dünyanın en büyük zorluklarından bazılarının üstesinden gelmemiz için bize yardım ediyor: kronik hastalıkların tedavisinden ya da ölüm oranlarının azaltılmasına, iklim değişikliği ile mücadeleye ya da siber güvenlik tehditlerini tahminine kadar.

Danimarka’da, yapay zeka acil servisleri arayan kişilerin sesinden yola çıkarak kalp krizi veya diğer koşulları teşhis edip hayatlarını kurtarmaya yardımcı oluyor. Avusturya’da ise çok sayıda tıbbi veri ile x-ray sonuçlarını anında karşılaştırarak, radyologların tümörleri daha doğru tespit etmelerine yardımcı olmaktadır.

Avrupa çapında birçok çiftlik hayvanlarının hareketlerini, sıcaklıklarını ve yem tüketimini izlemek için zaten yapay zekayı kullanıyor. Yapay zeka sistemi daha sonra, ısıtma ve besleme makinelerini, çiftçilerin hayvanlarının sağlığını izlemesine ve diğer durumlarda onları serbest bırakmasına yardımcı olmak için otomatik olarak adapte edebilir. Ayrıca yapay zeka, Avrupalı üreticilerin daha verimli olmalarına ve fabrikaların Avrupa’ya dönüşüne yardımcı oluyor.

Enerjiden eğitime, finansal hizmetlerden proje çizimine kadar; bunlar, yapay zekanın tüm sektörlerde kullanılabileceğini bildiğimiz birçok örnekten bazılarıdır. Bugün hayal edilemeyen sayısız örnek önümüzdeki on yılda ortaya çıkacak.

Geçmişte buhar makinesi veya elektrikte olduğu gibi, yapay zeka dünyamızı, toplumumuzu ve sanayimizi dönüştürüyor. Bilgi işlem gücündeki büyüme, verilerin kullanılabilirliği ve algoritmalardaki ilerleme, yapay zekayı 21. yüzyılın en stratejik teknolojilerinden biri haline getirdi. Menfaatler ancak bu kadar yüksek olabilirdi. Dolayısıyla yapay zekaya olan yaklaşımımız, yaşadığımız dünyayı tanımlayacaktır. Dolayısıyla güçlü küresel rekabetin ortasında sağlam bir Avrupa çerçevesi gerekiyor.

Avrupa Birliği (AB), yapay zeka tarafından sunulan fırsatlardan en iyi şekilde yararlanmak ve getirdiği yeni zorlukları ele almak için koordineli bir yaklaşıma sahip olmalıdır. AB, yapay zekayı AB’nin değerlerini ve güçlü yönleri inşa etme, herkesin iyiliği için geliştirme ve kullanma yolunda öncülük edebilir. Burada şunlardan yararlanılabilir:

Dünya çapındaki araştırmacılar, laboratuarlar ve girişimler. AB, robot teknolojisinde de güçlüdür ve özellikle yapay zekanın benimsenmesinde ön planda olması gereken taşımacılık, sağlık ve imalat sektörlerinde dünya lideri bir endüstriye sahiptir;

Dijital Tek Pazar. Avrupa içindeki veri koruması ve verilerin aktarımıyla ilgili ortak kurallar, siber güvenlik ve bağlantılılık, şirketlere iş yapmalarında, sınırları aşmaya ve yatırımları teşvik etmeye yardımcı oluyor; ayrıca

Yapay zeka sistemlerini beslemede çözüm oluşturacak sanayi, araştırma ve kamu sektörü verilerinin zenginliği. Bu Tebliğ’e paralel olarak, Komisyon veri paylaşımını kolaylaştırmak ve daha fazla veriyi –yapay zekanın hammaddesi- yeniden kullanım için ortaya çıkarmak üzere harekete geçmektedir. Bu, kamu hizmetleri ve çevre gibi özellikle kamu sektöründen gelen verileri; ayrıca araştırma ve sağlık verini içerir.

Avrupa liderleri yapay zekayı gündemlerinin başına koydu.10 Nisan 2018’de 24 Üye Devlet ve Norveç yapay zeka üzerinde birlikte çalışmada karar kıldı. Bu güçlü politik desteğe dayanarak, aşağıdakileri sağlamak adına önemli bir çaba sarf etmenin zamanı gelmiştir:

Avrupa, yapay zeka çevresinde, ekonomik ağırlığına uygun cesur yatırımlarla rekabet ediyor. Bu, yeni nesil yapay zeka teknolojilerinin geliştirilmesi adına araştırma ve yeniliğin desteklenmesi ve şirketlerin- özellikle de AB’nin% 99’unu oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin – yapay zekayı benimseyebilmelerini sağlamak için yapılan uygulamalar ile ilgilidir.

Dijital dönüşümde hiç kimse geride kalmadı. Yapay zeka işin doğasını değiştiriyor: meslekler yaratılacak, bir kısmı yok olacak, çoğu da dönüştürülecek. Her düzeyde eğitimin modernizasyonu hükümetler için öncelik olmalıdır. Tüm Avrupalılar ihtiyaçları olan becerileri geliştirmek için her türlü fırsata sahip olmalıdır. Yetenekler beslenmeli, cinsiyet dengesi ve çeşitliliği teşvik edilmelidir.

Yeni teknolojiler değerler üzerine dayanır. Genel Veri Koruma Yönetmeliği 25 Mayıs 2018’de bir gerçek haline gelecektir. Hem insanlar hem de şirketler için uzun vadede gerekli olan güveni inşa etmek için önemli bir adımdır. AB’nin teknolojiye olan sürdürülebilir yaklaşımı, Birliğin değerlerinin temelinde değişimi kucaklayarak rekabet gücü yarattığı yerdir. Herhangi bir dönüştürücü teknolojide olduğu gibi, bazı yapay zeka uygulamaları, örneğin sorumluluk veya potansiyel olarak önyargılı karar verme ile ilgili yeni etik ve yasal soruları gündeme getirebilir. AB, bu nedenle, yapay zekanın, inovasyonu teşvik eden ve Birliğin değerlerine ve temel haklarına ve hesap verebilirlik ve şeffaflık gibi etik ilkelere saygı gösteren uygun bir çerçevede geliştirilmesini ve uygulanmasını sağlamalıdır. AB de bu tartışmayı küresel aşamada yönlendirmek için iyi bir konumdadır.

AB bu şekilde bir fark yaratabilir- ve bir bütün olarak insanlara ve topluma fayda sağlayan bir yapay zeka yaklaşımının kazananı olabilir.

 

Rapor ile ilgili bağlantı adresini ve raporun orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/digital-single-market/en/news/communication-artificial-intelligence-europe