Yapay Zekanın Ceza Muhakemesindeki Rolü ve Geleceği

 

Yapay Zekanın Ceza Muhakemesindeki Rolü ve Geleceği

 

 

 

Dr. Zafer İçer, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Arş. Gör. Başak Buluz Gebze Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi

 

 

 

Özet

“İçinde bulunduğumuz yüzyılın başlarından itibaren inovatif teknolojiler benzerine rastlanmamış hızla gelişerek yayılmış; siber-fiziksel sistemler ve bu sistemleri birbirine bağlayan internet yoluyla ortaya konulan yenilikler, teknoloji çağını doğurmuştur. “Sanayide Dijital Dönüşüm” olarak da adlandırılan bu devrimin katalizörü olarak görülen yeni teknoloji çağının en önemli öznelerinden biri de şüphesiz yapay zekâ sistemleridir. Birçok farklı disiplinle etkileşim içerisinde olup sürücüsüz araçlardan, sanal asistanlara; akıllı ev ürünlerinden sanayi otomasyonlarına kadar her noktada insanlığa ve gündelik hayata temas eden yapay zekâ sistemleri, son dönemde tüm hukuk sahasında olduğu gibi ceza muhakemesinde de yerini almaya başlamıştır. Muhtelif ülkelerde, somut hukuki ihtilafları tanımlayıp analiz ederek açılacak davaların olası sonuçlarını tahmin eden akıllı dijital asistanlar aktif kullanıma girmiş; hukuki analiz ve delil değerlendirmesi gibi hususlarda yapay zekâ platformlarından faydalanılmaya başlanmıştır. Hiç şüphesiz, bu sistemlerin ortak hedefi bu alanda, hızlı, verimli ve doğru çözümler ortaya koymaktır. Diğer yandan yakın gelecekte robotik sistemlerin bizzat yargılamanın süjesi hâline gelmesi, robot hâkim, savcı ve avukatlara karar alma süreçlerinde önemli roller yüklenmesi de kuvvetle muhtemel görünmektedir. Bu çalışmada yapay öğrenme ve yapay zekâya ilişkin teknik hususlara da değinilmek suretiyle söz konusu bu akıllı sistemlerin ceza muhakemesindeki rolü ve geleceği, mevcut örnekler ve olası gelişmeler ışığında bilimsel bir perspektifle ele alınacaktır.”

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

 

Yapay Öğrenme ve Hukuk

 

Yapay Öğrenme ve Hukuk

 

Lawyering in the age of algorithms

 

Harry Surden

 

Kolorado Üniversitesi Hukuk Fakültesi

 

26 Mart 2014

 

 

 

Özet

“Bu makale, hukuk uygulaması kapsamında yapay öğrenme tekniklerinin uygulanmasını araştırmaktadır. Kabaca “yapay öğrenme”, zaman içinde bazı görevleri yerine getirmeyi “öğrenen ve bunu geliştirme yeteneği olan bilgisayar algoritmalarını ifade eder. Genel olarak, yapay öğrenme algoritmaları, verideki kalıpları belirlemek için tasarlanır ve daha sonra belirli görevleri otomatikleştirmek için yeni veriler üzerinde bu kalıpları uygular. Hukuk haricinde, yapay öğrenme teknikleri bir zamanlar insan zekası gerektirdiği düşünülen görevleri otomatikleştirmek için başarılı bir şekilde uygulanmıştır – örneğin, dil çevirisi, sahtekarlık tespiti, otomobiller, yüz tanıma ve veri madenciliği. İyi performans gösteriyorsa, yapay öğrenme algoritmaları, benzer durumdaki bir kişi tarafından yapılmış olanlara yakın otomatik sonuçlar üretebilir.

Bu makale, teknik temeli olmayan kitlelere yapay öğrenme yöntemlerinin altındaki bazı temel ilkeleri yalın bir şekilde açıklayarak başlar. İkinci kısım daha geniş bir bulmacayı araştırır: hukuksal pratiklerin gelişmiş bilişsel yetenekler gerektirdiği düşünülür, ancak bu tür yüksek dereceli bir biliş, mevcut yapay öğrenme teknolojisinin dışında kalmaktadır. Bu bölüm temel bir ilkeyi tanımlar: yararlı, “akıllı” sonuçlar üretebilen, deneyimsel yetenek (istatistiksel korelasyon gibi) kullanan, zeki olmayan hesaplama tekniklerine başvurularak normalde insan zekası gerektirdiği düşünülen belirli görevlerin otomatikleştirilmesi bazen mümkündür. Üçüncü bölüm bu ilkeyi hukuk uygulamasında kullanıp, şu anda avukatlar tarafından yürütülen belirli hukuksal görevler bağlamında yapay öğrenme otomasyonunu tartışır: davaların sonuçlarını tahmin etme, hukuki belgeler ile verilerde gizlenmiş olan bağlantıları bulma, elektronik keşif ve belgelerin otomatik düzenlenmesi.”

 

Makale ile ilgili bağlatı adresini ve makalenin orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2417415

Yapay Zeka Çağında Mahremiyet ve İfade Özgürlüğü

 

Yapay Zeka Çağında Mahremiyet ve İfade Özgürlüğü

 

Related image

Article 19 & Privacy International

Nisan, 2018

 

Özet

“Yapay Zekâ(YZ) artık günlük hayatımızın bir parçası. Bu teknoloji, insanların bilgilere nasıl eriştiklerini, cihazlarla nasıl etkileşimde bulunduklarını, kişisel bilgileri paylaşımlarını şekillendiriyor ve hatta yabancı dilleri bile anlıyor. Ayrıca, bireylerin ve grupların nasıl izlenebileceğini ve tanımlanabileceğini dönüştürüyor ve veriden insanlar hakkında ne tür bilgilerin toplanabileceğini önemli ölçüde değiştiriyor.

YZ, toplumları olumlu yönde kökten değiştirme potansiyeline sahiptir. Ancak, herhangi bir bilimsel veya teknolojik ilerlemede olduğu gibi, devletler veya şirketler tarafından yeni araçların kullanımının insan hakları üzerinde olumsuz bir etki yaratacağına dair gerçek bir risk var.

YZ, çok sayıda haktan etkilenirken, ARTICLE 19 ve Privacy Internatinal, özellikle mahremiyet, ifade ve bilgi alma özgürlüğü üzerindeki etkilerinden endişe duymaktadır.

Bu kapsam belirleme yazısı, “yapay dar zekâ” uygulamalarına -özellikle makine öğrenimi ve bunların insan hakları üzerindeki etkilerine- odaklanmaktadır.

Bu yazının dört tane amacı bulunmakta:

  1. Tartışmayı açıklığa kavuşturmak için anahtar teknik tanımları sunma;
  2. Yapay Zekânın ifade özgürlüğü ve mahremiyet hakkını nasıl etkilediğini ve zorlukların ana hatlarıyla belirlendiği temel yolları inceleme;
  3. Mevcut hukuki, teknik ve kurumsal çerçeveler ile ifade özgürlüğü ve mahremiyet özgürlüğü ile ilgili endüstri liderliğindeki YZ girişimleri de dahil olmak üzere, mevcut YZ yönetişimini gözden geçirme; ve
  4. YZ savunuculuk faaliyetlerinde sivil toplum örgütleri ve diğer paydaşlar tarafından izlenebilecek, haklara dayalı çözümler için önerilerde bulunma.

Bu alandaki politika ve teknolojinin:

  • İnsan haklarının, özellikle ifade özgürlüğü ve mahremiyet hakkının korunmasını sağlama;
  • Yapay Zekanın hesap verebilirliğini ve şeffaflığını sağlama;
  • Hükümetleri, ifade özgürlüğünün ve mahremiyetin korunması ile ilgili yasal ve politik çerçevelerin ve YZ ile ilgili düzenlemelerin yeterliliğini gözden geçirme konusunda teşvik etme;
  • Teknolojinin etkisinden bütünsel bir anlayışla haberdar olma:- yapay zekanın insan hakları üzerindeki etkisi ile ilgili olay incelemesi ve ampirik araştırmalar toplanmalıdır-; ve
  • Sivil toplum ve uzmanlarla olan bağlantılar da dahil olmak üzere geniş bir paydaş grubuyla birlikte geliştirilmesi

konularına cevap vermesi gerektiğine inanıyoruz.”

 

Rapor ile ilgili bağlantı adresini ve raporun orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://privacyinternational.org/sites/default/files/2018-04/Privacy%20and%20Freedom%20of%20Expression%20%20In%20the%20Age%20of%20Artificial%20Intelligence.pdf

Yapay Zekanın Yasaya Göre Hesap Verebilirliği

Yapay Zekanın Yasaya Göre Hesap Verebilirliği

 

 

 

Finale Doshi-Velez & Mason Kortz

Harvard Üniversitesi

27 Kasım 2017

 

 

 

Özet

Yapay zeka veya “YZ” bulunan sistemlerin pek çok yerde kullanılması, bunların nasıl düzenlenmesi gerektiği konusunda artan bir ilgiye sebep oluyor. Bu açıdan yapay zekanın nasıl düzenleneceğine önem vermek gerekiyor. Yapay zeka, büyük miktarda veri sentezleme potansiyeline sahiptir; bu da, objektif karar vermeden otonom sürüş ve öngörülü faaliyet konularına kadar geniş bir yelpazede daha fazla kişiselleştirmeye ve hassasiyete neden oluyor. Buna göre, bizim yapay zekalarımız sağduyu mantığından eksik bir şekilde ilerliyor [McCarthy, 1960], ve bu nedenle yapay zekanın kasıtlı ve kasıtsız ortaya çıkan olumsuz sonuçları konusunda haklı kaygılar bulunuyor. [Bostrom, 2003, Amodei et al., 2016, Sculley et al., 2014].

YZ sistemlerinin sunduğu şeylerin avantajlarından faydalanırken, bir yandan onları nasıl sorumlu tutabiliriz? Bu çalışmada, şu konu üzerinde duruluyor: açıklama. YZ sistemlerini açıklamadaki yasal hakka ilişkin sorular, kısa bir süre önce AB Genel Veri Koruma Yönetmeliği’nde tartışılmıştı[Goodman and Flaxman, 2016, Wachter et al., 2017a],bunun sonucunda, yapay zekanın sistemde var olduğunun ne zaman ve nasıl açıklanacağı konusunu dikkatle düşünmek, hesap verilebilirliğin zamanında geliştirilmesine yardımcı olacaktır. Açıklama talebinin ne zaman olacağı konusundaki uygun seçimler, yapay zekanın olumsuz sonuçlarını önlemeye yardımcı olurken, kötü seçimler yapay zekayı sorumlu tutmak için başarısız olmakla kalmaz, aynı zamanda ihtiyaç duyulan yararlı sistemlerin gelişimine de engel olur.

Aşağıda, açıklama konusundaki mevcut toplumsal, ahlaki ve hukuksal normları gözden geçirdikten sonra, yasada halen aydınlatılması gereken diğer noktalara odaklanıyoruz. Açıklama talep edildiğinde, konuya dair farklı yaklaşımlar olduğu anlaşılıyor, ancak bunun yanında önemli tutarlılıklar da mevcut: örneğin açıklama istendiğinde, tipik olarak amaç, belirli girdi faktörlerinin, nihai karar veya sonucu etkileyip etkilemediğini ve nasıl etkilediğini bilmektir.

Bu tutarlılıklar, şu anki yasalar uyarınca insanlara gerekli olan, aydınlatması sağlanan yapay zekanın dikkate alınması gereken teknik hususlarını listelememize izin veriyor. YZ sistemlerinin karmaşık kara kutular şeklindeki popülerliğinin aksine, açıklama seviyesinin teknik olarak mümkün olduğunu fakat bazen pratik anlamda zahmetli olabileceğini tespit ettik- bunun yanında insanlar için basit sayılabilecek açıklamanın ise belli yönleri bulunuyor, ancak bunlar YZ sistemleri için zorlayıcı olabiliyor. Hukuk, bilgisayar ve bilişsel bilim uzmanlarının disiplinler arası bir ekibi olarak, şu an için, yapay zekanın, insanlarda olduğu gibi, benzer bir aydınlatma standardına tabi olmasını öneriyoruz; gelecekte ise muhtemelen YZ’yi farklı bir standarda tabi tutmak isteyeceğiz”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://cyber.harvard.edu/publications/2017/11/AIExplanation

Selin Cetin
"Yapay Zekanın Yasaya Göre Hesap Verebilirliği"
Hukuk & Robotik, Saturday February 3rd, 2018
https://robotic.legal/yapay-zekanin-yasaya-gore-hesap-verebilirligi/- 19/09/2021