Robot Hukukunun Yönü

 

Robot Hukukunun Yönü

 

 

Jack M. Balkin

 

Yale Üniversitesi – Hukuk Fakültesi

 

 10 Mayıs 2015

 

 

 

Özet

“Ryan Calo’nun “Robotik ve Siber Hukuk Dersleri” konusundaki değerli tartışmasına bir cevap olarak yazılan bu makale, robotik ve yapay zeka (YZ) unsurlarının hukuk açısından sunduğu önemli problemleri anlatıyor.

İlk sorun, insan olmayan bu unsurların sanatsal çalışmalar gibi değerler oluşturduğu veya fiziksel yaralanmalar gibi zararlara neden olduğu durumlarda insanlar arasında hak ve sorumlulukların nasıl dağıtılacağıdır. Zorluk, robotik ve YZ sistemlerinin davranışının “ortaya çıkması”dır; onların eylemleri önceden tahmin edilemeyebilir veya uygun davranışlar konusunda insan beklentileriyle kısıtlanamayabilir. Dahası, robotlar ve YZ unsurları tarafından kullanılan programlama ve algoritmalar birçok kişinin elinden geçen bir iş olabilir ve birden fazla katmanda yeniliğe izin veren üretken teknolojiler kullanabilir. Robotik ve YZ’nin bu özellikleri, robotların ve YZ unsurlarının eylemleri için öngörülemezliği ve nedensel sorumluluğu arttırır. 

Lawrence Lessig ünlü “Kod Kanun’dur” vecizesi ile bilgisayar donanımı ve yazılımı kombinasyonlarının, diğer düzenleme yöntemleri gibi, insan davranışlarını kısıtlayabileceğini ve yönlendirebileceğini savundu. Robotik ve YZ, karşıt problemler sunar. İnsanları düzenleyen bir Kanun olarak kod yerine; robotik ve yapay zeka, insan planlamasından ve beklentilerinden kaçan acil davranış özelliklerine sahiptir.

Robotik ve YZ tarafından ortaya çıkan ikinci sorun “ikame etkisi”dir. İnsanlar, canlılar ve özellikle de insanlar için robotları ve YZ unsurlarını ikame edecektir. Ancak bunu yalnızca belirli şekillerde ve yalnızca belirli amaçlar için yapacaklardır. Başka bir deyişle, insanlar robotlara ve YZ unsurlarına özel amaçlı hayvanlar veya özel amaçlı insanlar olarak davranma eğilimindedir. Bu ikamenin eksik, içeriksel, dengesiz ve çoğu zaman fırsatçı olması muhtemeldir. İnsanlar robota bazı amaçlar doğrultusunda bir kişi (veya hayvan), diğerleri için ise bir nesne olarak davranabilirler. İkame sorunu birçok farklı hukuk alanına değinmektedir ve bizi çok uzun bir süre şaşırtmaya devam edecektir.

Son olarak, makale, Calo’nun robotik için siber hukuk dersleri hakkındaki argümanına cevap veriyor. Calo, avukatların robotiğin “temel özelliklerini” tanımlamaları ve daha sonra Kanunun bu temel özelliklerin getirdiği sorunlara nasıl cevap vermesi gerektiğini sormalarını savunuyor.  Siber hukuk derslerini oldukça farklı görüyorum. Teknolojinin temel özelliklerini, insanların teknolojiyi yaşamlarında ve başkalarıyla  olan sosyal ilişkilerinde kullanma şeklinden bağımsız olarak düşünmemeliyiz. Çünkü teknolojinin sosyal yaşamdaki kullanımı gelişti ve insanlar sürekli olarak teknolojiyi iyi veya kötü için kullanmanın yeni yollarını bulduklarından, belirli kullanım özelliklerinin belirli bir anda dondurulması ve “temel özellikler” olarak etiketlenmesi yararsız olabilir. Teknolojideki yenilik sadece araç ve tekniklerin yeniliği değildir; ayrıca ekonomik, sosyal ve yasal ilişkilerin yenilikçiliğini de içerebilir. Sosyal ve ekonomik olarak yenilik yaparken, teknolojilerimiz hakkında en belirgin ve önemli görünen şeyler de değişebilir.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2586570

“Androidler Rüya Görür Mü?” Kişilik ve Zeki Varlıklar

 

“Androidler Rüya Görür Mü?” Kişilik ve Zeki Varlıklar

İlgili resim

 

 

 

F. Patrick Hubbard

Güney Carolina Üniversitesi Hukuk Fakültesi

22 Nisan 2010

 

 

 

 

Özet:

“Bu Makale, ayrıntılı hukuk analizlerini içermeyen önemli bir sorunun yanıtlanmasında kullanılacak bir test önermektedir: Büyük bir bilgisayar sistemi gibi bir insan yapıtı, eşya olarak değil insan olarak muamele görmeyi isterse ne olur?Makale, aşağıdaki özelliklere sahip olması halinde, bu varlığa, yasal bir kişilik hakkı tanınması gerektiğini savunuyor:(1)Çevresi ile etkileşime girme, karmaşık düşünme ve iletişim kurma becerisi, (2)Yaşam planını gerçekleştirme endişesi güden bir benlik duygusu, (3)En azından diğer kişilerle birlikte karşılıklı çıkarlar temelinde bir toplumda yaşama yeteneği. Makale, bu kişilik testini geliştirmek ve savunmak için, liberal kişilik kuramının doğasını ve temelini çizip, mevcut ve potansiyel teknoloji açısından, test kapsamında kişilik hakkı verilebilecek varlıklar kategorisini tartışmaktadır. Makalenin konusunun spekülatif doğası gereği, bilim kurgudaki akıllı varlıkların durumunun tartışmasıyla sona ermektedir.”

 

Makale ile ilgili bağlantı adresini ve makalenin orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1725983