Yapay Zeka , Robotik ve Bunların İş Alanları Üzerindeki Etkileri

Yapay Zeka , Robotik ve Bunların İş Alanları Üzerindeki Etkileri

 

 

IBA Küresel İstahdam Enstitüsü 

Nisan 2017

 

Önsöz

IBA Küresel İstihdam Enstitüsü, çok uluslu şirketler ve dünya çapındaki kurumlar için insan kaynaklarıyla ilgili temel yasal konulara küresel ve stratejik bir yaklaşım geliştirmek amacıyla 2010’un başında kurulmuştur. Mevcut raporların düzenli olarak güncellenmesine ek olarak, danışma kurulu, güncel yasal konularla ilgili olarak her yıl yeni raporlar yayınlamaktadır.

Bu yıl, danışma kurulu “Yapay Zekâ ve Robotiğin ve Bunların İş Alanları Üzerindeki Etkileri” üzerine ilk raporunu sundu. GEI Çok Uluslu Şirketler Başkan Yardımcısı Gerlind Wisskirchen tarafından koordine edilen Çalışma Grubu, akıllı sistemlerin iş gücü piyasası üzerindeki etkileri (Bölüm A ve B) ve bunlara karşılık gelen bazı yasal sorunlar (Bölüm C’den J’ye) ile ilgili geleceğe yönelik eğilimler üzerine odaklanmaktadır.

Yapay zekânın önümüzdeki birkaç yıl içinde küresel iş gücü piyasasında köklü bir etkisi olacaktır. Bundan dolayı, yazarlar, gelecekteki iş gücü piyasasındaki ve şirket yapılarındaki değişiklikler, çalışma saati üzerindeki etkiler, ücret ve çalışma ortamı, yeni istihdam biçimleri ve çalışma ilişkileri üzerindeki etkileri gibi yasal, ekonomik ve ticari konuları tartışıyorlar.

Akıllı algoritmalar ve üretim robotları kitlesel işsizliğe neden olacak mı? Benzer bazı diğer örnekler yoluyla, yazarlar yapay zekânın iş dünyasını temel olarak nasıl değiştireceğini göstermektedir. Şirketlere, çalışanlara, avukatlara ve topluma, eğitim sistemlerine ek olarak, yasa koyucular da sürekli gelişmekte olan teknolojinin getirdiği yeni zorluklar ile ilgili görevleri yerine getirme ile yüzleşiyor.

Lütfen, IBA Küresel İstihdam Enstitüsü’nün herhangi bir konuda yasayı açıklamak niyetinin veya amacının olmadığını unutmayın; amacı gelecekteki iş gücü piyasasındaki belirli değişiklikler ve eğilimleri göstermektir. Belli bir yasaya yapılan atıflar, bu yasanın bir açıklaması veya özetini oluşturmak üzere tasarlanmamıştır; ayrıca, yasanın bir bildirisi olarak veya yasal tavsiye olarak ele alınmamalıdır. Herhangi bir eyleme geçmeden önce, okuyucular uygun yasal tavsiyeler edinmelidir.

 

Rapora aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://www.ibanet.org/Document/Default.aspx?DocumentUid=c06aa1a3-d355-4866-beda-9a3a8779ba6e


Alıntı için :

Selin Cetin
"Yapay Zeka , Robotik ve Bunların İş Alanları Üzerindeki Etkileri"
Hukuk & Robotik, Monday December 25th, 2017
https://robotic.legal/yapay-zeka-robotik-bunlarin-is-alanlari-uzerindeki-etkileri/- 28/05/2022

 

Arabama Dava Aç Bana Değil: Ürün Sorumluluğu Ve Otonom Araçlara İlişkin Kazalar

Arabama Dava Aç Bana Değil:

Ürün Sorumluluğu Ve Otonom Araçlara İlişkin Kazalar

 

Jeffrey K. Gurney

Alabama Üniversitesi Hukuk Fakültesi

15 Kasım 2013

 

 

 

Özet

“Otonom araçlar, yakın gelecekte toplumsal bir devrim yaratacak. Bilgisayarlar hala mükemmel olmadığı için, araçlar otonom modda iken kazalar meydana gelecek. Bu makale otonom modda iken bir kaza meydana geldiğinde kimin sorumlu olması gerektiği sorusunu cevaplıyor. Ürün sorumluluğunu dört senaryo üzerinden inceleyerek, otonom araç sorumluluğunu ele alıyor: Dikkati dağılan sürücü, becerisi azalan sürücü, engelli sürücü, dikkatli sürücü.

Otonom araçlar muhtemel bir kazaya neden olacağından, bu senaryolara dayanan makale, otonom teknoloji üreticilerinin otonom modda oluşan kazandan dolayı sorumlu olması gerektiğini öneriyor. Ancak sürücülüğün doğasına ve kişinin kazayı önleme kabiliyetine bağlı olarak, sorumluluk sürüye geri döndürülmelidir. Bu sebeple, bu makale, otonom modda iken engelli sürücüler ve kısmen becerisi azalan ve dikkati dağılmış sürücüler bakımından oluşan kazalardan, otonom araç üreticilerinin sorumlu olması gerektiğini tartışıyor.Makale, dikkatli sürücülerin ise otonom araçların neden olduğu kazaların çoğunluğunda sorumlu olması gerektiğini savunuyor. Ürün sorumluluğu hala, bir kazanın mali sorumluluğunu, kazadan sorumlu tarafa pay etmiyor ve makale, mahkemelerin ve yasama organlarının kazadan dolayı sorumluluğu taşıyan tarafı hüküm altına almak için, otonom araçların neden olduğu kazalardan sorumluluk konusunda haksız fiil sorumluluğuna işaret etmesi gerektiğini öneriyor.”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2352108


Alıntı için :

Selin Cetin
"Arabama Dava Aç Bana Değil: Ürün Sorumluluğu Ve Otonom Araçlara İlişkin Kazalar"
Hukuk & Robotik, Friday December 15th, 2017
https://robotic.legal/arabama-dava-ac-bana-degil-urun-sorumlulugu-otonom-araclara-iliskin-kazalar/- 28/05/2022

 

Robotikte Avrupa Medeni Hukuk Kuralları

Robotikte Avrupa Medeni Hukuk Kuralları

 

 

Avrupa Parlamentosu Hukuk İşleri Komisyonu

Ekim 2016

 

Özet

Robotik ve yapay zeka gelişmeleri göz önüne alındığında, Hukuk İşleri Komisyonu, bu yeni teknolojilerle ortaya çıkan yasal ve etik sorunlara ilişkin, Avrupa Birliği’nin harekete geçme zamanının geldiğine inanıyor. Bu amaçla, JURI Komisyonu, 2015 yılında bu alanda “Avrupa” medeni hukuk kurallarının oluşturulması amacıyla bir çalışma grubu oluşturdu.(önerilen/arzu edilen hukuk). Avrupa Komisyonu’nun inisiyatif hakkına saygı gösterilirken, 31 Mayıs 2016’da bu grup, robotikle ilgili medeni hukuk kurallarına ilişkin bir dizi öneri getiren bir taslak rapor (Initiative – Article 46 of the EP’s Rules of procedure) sundu. Bu taslak, olası bir yasama teklifinin içeriği için ayrıntılı öneriler içeren bir ek eşliğinde, bir Avrupa Parlamentosu kararı için bir önergeyi içeriyor. Geleceğin cihazlarının amacının altında, “sivil amaçlar için, robotik ve yapay zekanın gelişimini düzenleyen genel ve etik ilkeler” yattığına işaret eden açıklayıcı bir beyan da içeriyor.

Ortaya çıkan bu teknolojiler üzerine yapılan bilimsel araştırmalar, bunların toplumun tavrını değiştireceğini ima ediyor. Bu nedenle, robotlar henüz yaygın olmasa da, yasalaştırma zamanı geldi.

Yeni yasal ve etik kesimler ortaya çıktıktan sonra, robotik ve yapay zeka hakkındaki yanlış anlamaları veya yanlış yorumlamaları ortadan kaldırmak için, ilk önce büyük teorik sorulara genel bir yaklaşım bulunmalıdır.

Robotikte kişisel sorumluluk düşünüldüğünde, robotlarla ilgili hayali görüşlere karşı çıkıyoruz. Burada bilim kurguya dayanan yasal kişilik kurma çağrısına karşı çıkmalıyız. Otonom robotlarla ilgili olarak kabul edilen sorumluluk hukuku çözümleri, bu yeni pazarın patladığını ya da fiyasko olup olmadığını belirlediğinde, bu daha da önem kazanacak.

Sivil robotlarda ve yapay zekada yaşanan gelişmeler, artırdıkları büyük etik soruları da yansıtmayı gerektiriyor. Bu analiz, bazen bir deneyin öngörülmesinin zor olmasından dolayı karmaşıktır. Bu bağlamda, robotiğin kontrolüne girecek olan etik ilkelerin, Avrupa’nın hümanist değerleri ile mükemmel bir uyum içerisinde gelişmesi şarttır. Taslak rapor olarak sunulan “ Robotik Şartı”  bu yönde hareket ediyor.

 

Rapora aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.europarl.europa.eu/RegData/etudes/STUD/2016/571379/IPOL_STU%282016%29571379_EN.pdf


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotikte Avrupa Medeni Hukuk Kuralları"
Hukuk & Robotik, Friday November 3rd, 2017
https://robotic.legal/robotikte-avrupa-medeni-hukuk-kurallari/- 28/05/2022

 

Otur, Bırak, Sürsün: Otonom Araç Sorumluluğunun Geleceği

Otur, Bırak, Sürsün: 

Otonom Araç Sorumluluğunun Geleceği

Sophia Duffy &Jamie Patrick Hopkins

Amerikan Üniversitesi

16 SMU Bilim&Teknoloji Hukuku İncelemesi 101, 

Kış 2013

 

 

Özet

Sürücüsüz araçlar, hayal gücünden fiziksel alana bir sıçrama gerçekleştirdi. Teknoloji, çok yakın bir gelecekte otonom araçların ortak bir görüş olacağı noktasında evrimleşiyor. Otonom araçların faydaları oldukça fazla: araç yolcularının sarhoş, dikkatsiz ya da aklı dağılmış sürücülerden artık korkmamaları için artan güvenlik; seyahat süresini, işlerini yerine getirmek amacıyla kullanan yolcular için artan verimlilik; sıklıkla güneş panellerini birleştiren ve yakıt verimliliğini en üst düzeye çıkarmak için otomatik olarak hızı ayarlayan araçlar sayesinde azalan yakıt bağımlılığı ve gecikmeyi önlemek için yakında oluşacak sorunlu noktaları ve alternatif güzergahları belirleyebilen araçlar sayesinde azalan trafik yoğunluğu. Bununla birlikte, bu yenilikçi teknoloji, akla gelmemiş hukuksal sorunlar getiriyor: Bu araçlar diğer araçlarla, yayalarla ya da sahipli diğer varlıklarla çarpıştığında yasal sorumluluk nasıl belirlenecek? Otomobil kazalarındaki sorumluluğu çevreleyen şu anki yasa, büyük ölçüde, sürücünün fiilleri üzerindeki sorumluluğa dayanıyor. Benzer şekilde, bilgisayarlara uygulanan sorumluluk yasalarına bakmak da sorunu çözmüyor, çünkü bu yasalar, bilgisayar sistemi operatörünün fiilleri üzerindeki sorumluluğa dayanır ve otonom bilgisayar sistemleri ile ilgili olan yetersiz yasalar, sadece ticari işlemler için uygulanır. Bu makale, bu yasal sorunun çözümünün otonom araçlara, insanın en iyi arkadaşı köpeğe benzer bir yaklaşımda yattığını öne sürüyor. Köpekler ve otonom araçlar, ikisi de haksız fiil karşısındaki tazminat hukuku bakımından taşınır mal olarak ele alınırlar ve benzer şekilde bağımsız olarak hareket edebilirler ama başkasının malı olarak kabul edilirler. Köpek sahipliğini düzenleyen yasalar gösteriyor ki ,bu muhteşem teknolojinin yaygın şekilde benimsenmesini engellemeksizin, otonom araç sahiplerine katı sorumluluk yükleme, sorumluluğu tarafsız bir şekilde değerlendirmenin iki amacını yerine getiriyor.”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2379697


Alıntı için :

Selin Cetin
"Otur, Bırak, Sürsün: Otonom Araç Sorumluluğunun Geleceği"
Hukuk & Robotik, Saturday September 16th, 2017
https://robotic.legal/521-2/- 28/05/2022

 

Ölümcül Robotlar

 

ÖLÜMCÜL ROBOTLAR

Dronlar ve diğer uzaktan kumandalı araçlar gerçek özerk silahlardan farklı gözükebilir; ancak bu durum, askeri rekabet şartlarından dolayı, eski silahları hızla geliştirmeye zorluyor. Uluslararası Af Örgütü, bu ölümcül silahların savaş suçu olabileceğinden endişe ederken, dönemin Amerikan Başkanı Obama, 2013 yılında, dron savaşlarının sadece savaş teorisinin şartlarını yerine getirdiğini dile getirmişti.1

Dronlar hakkında farklı görüşler mevcut olmakla beraber, kısaca, otonom hareket edip öldürmeye yönelik kararlar alabilen robotik yapılardır, diyebiliriz. Şu an Amerikan ordusunun üstünlüğünün yanında, bu durumun diğer ülkelere de sıçramış olmasından dolayı, savaş alanında dronların kullanılması kimi çevrelerce tehlikeli kabul edilmektedir.

Öncelikle konuya dair uluslararası insancıl hukuka bakmak faydalı olabilir. Uluslararası zeminde konuya dair birçok sözleşme bulunmaktadır. Günümüzde savaşa girmede ve savaş biçiminde haklılık konusundaki değerlendirmelerde yetkili merci Birleşmiş Milletler olarak kabul ediliyor. 2 BM’nin de dayandığı “Jus ad Bellum” ve” Jus in Bello” ilkeleri dronların savaş alanlarında kullanılması noktasında ele alınması gereken ilkeler. Jus ad Bellum, savaşa girme gerekçelerinin haklı olması gerektiğini, Jus in Bello ise savaşma biçiminin haklı olması gerektiğini ifade eder.3

Bazı yazarlar, otonom silahların savaş alanında kullanılmasını, sorumluluğu belirlemede yaşanabilecek problemler gereği kabul etmemektedir. Yeteri derecede görsel algılama yeteneği olmayan robotların sivil-asker ayrımı yapması güçleşeceğinden, bunların orantılılık ve ayrımcılık ilkelerini uygulaması da yetersiz kalacaktır. Ayrıca ölümcül kuvvet uygulayıp uygulamama konusundaki değerlendirmenin otonom robotlar tarafından yapılamayacağı da dile getirilmektedir.4Duygulara sahip olmayan bir robot tarafında verilen karar daha objektif nitelikteymiş gibi düşünülse de insandaki içgüdüsel kontrol de unutulmamalıdır.

Savaş alanındaki bir robotun fiillerinden sorumluluk konusunda izlenecek yol tartışmalıdır. Şu anki durumda, robotları fiillerinden dolayı yargılamamız söz konusu olamaz. Komuta sorumluluğu ilkesi gereği, komutanlar kendi astları tarafından işlenen suçlar nedeniyle sorumlu tutulabilir. Ancak komutanlar da her durumda robotların eylemlerini öngöremeyebilir. Yazılımcılar bakımından ise otonom bir makinede tüm ihtimallerin belirlenebilmesi olası değildir. Üretici firma bakımından ise firmanın oluşabilecek tehlikeli durumlar için bildirimde bulunmuş olması gerekmektedir. Üretici sorumluluğu düşünülebilirse de savaş suçu mağdurlarının bulunduğu zor koşullar içinde üretici firmaya dava açması ihtimali çok zayıf olacaktır.

İlk bakışta savaş alanlarında daha az asker bulunmasından dolayı can kaybı azalacağı düşünülebilir. Ancak bu durum hükümetlerin savaşa girme kararlarını da kolaylaştırabileceğinden sivil kayıpların artmasına neden olması olasıdır. Ayrıca bu durum terörün yaygınlaşmasına da sebep olabilir. Dron operatörlerinin uzaktan kumanda etmesi, soğukkanlılıktan ziyade hedef vurulduğunda adrenalinin yükselmesine sebep olacağından sağlıklı karar alma mekanizmasını da etkileyebilecektir.5

1990 tarihli Birleşmiş Milletler Kolluk Güçleri Görevlileri Tarafından Kuvvet ve Ateşli Silah Kullanılması Hakkında Temel İlkeler6 ve 1979 tarihli Birleşmiş Milletler Kolluk Kuvvetleri Davranış İlkeleri7 kapsamında belirlenen “kuvvet kullanımının zorunlu olması, son çare olması ve orantılı olması” ilkelerinin ölümcül robotlar tarafından yerine getirilemeyeceği ifade ediliyor. Bunun sonucu olarak, diğer temel hakların ön şartı olan yaşam hakkının ihmal edilmesi de söz konusu olacaktır. 8 Ayrıca kimi yazarlar, ölüm kalım kararını verme yetkisinin robotlara devredilmesinin tek başına insan onuruna zarar verebileceğini ve dolayısıyla temel hakların bütününü ihlal edeceğini söylüyor. 9

Dronlar hakkındaki çekinceli görüşlerin yanında, sistemlere yerleştirilecek sensörlerin operatörün alacağı kararla alakalı, örneğin olası hedefin kimliği, niyeti, geçmişi, o andaki yeri ve aktiviteleri ile ilgili bilgileri verebileceğini ve bunun da savaşın etik niteliğini artırabileceğini ileri süren yazarlar da mevcut.10 Ronald Arkin’e göre robotun ateş etmeden önce geçmesi gereken iki aşamalı bir kontrol prosedürü olmalıdır. İlk olarak robot, bir saldırının uluslararası insancıl hukuk ve silahlı çatışma  ilkelerine aykırı olup olmadığını değerlendirecek, aykırılık yoksa ve saldırı operasyonel emirler çerçevesinde gerekliyse ikinci adıma geçebilecek. 11

Sonuç olarak, konuya dair farklı görüşler bulunmakta olup, başta insan ölümlerini azaltacağı olumlu bir etki olarak düşünülebilir; ancak doğacak zararlarda sorumluluk ile ilgili belirsizlik olmasından dolayı konuya daha mesafeli yaklaşılmalı ve hukuksal düzenlemeler yapılmadan robotların savaş alanlarındaki sayıları artırılmamalıdır.

 

Selin

(Yazı genelinde ayrıca “Robotlar, Yapay Zeka ve Hukuk” kitabından faydalanılmıştır.)


Alıntı için :

Selin Cetin
"Ölümcül Robotlar"
Hukuk & Robotik, Tuesday September 12th, 2017
https://robotic.legal/olumcul-robotlar/- 28/05/2022

 

Robot Hukuku

Robot Hukuku

 

Yrd. Doç. Dr. Armağan Ebru BOZKURT YÜKSEL

Dokuz Eylül Üniversitesi

Türkiye Adalet Akademisi Dergisi, Yıl:7,       Sayı:29, Ocak 2017

 

 

Özet

“Robotlar günlük hayatımızda pek çok alanda kullanılmaktadır. Gelecekte robotların kullanımı daha da artacaktır. Tıp alanında, askeri alanda, sanayide, ev içinde hasta, yaşlı ve çocuk bakımında robotlar giderek daha yaygın şekilde kullanılacaktır. Robot kullanımının kuşkusuz işgücü, zaman ve masraftan kurtarıcı yönü olmakla birlikte beraberinde hukuki problemler gündeme gelecektir. Özellikle robotların fiillerinin sonuçlarından sorumluluk konusunda, mahremiyetin ve güvenliğin korunması konusunda, fikri mülkiyet hakları bakımından ve etik açıdan robotlar ile ilgili sorunlar çıkabilecektir. Ülkemizde henüz robotlara ilişkin kanuni düzenlemeler bulunmamaktadır. Bununla birlikte durum öyle gösteriyor ki yakın zamanda bu hususta ya mevcut kanunlarda değişiklik yapılması şeklinde ya da robotlara ilişkin özel kanunlar çıkarılarak hukuki düzenlemeler yapılmasına ihtiyaç olacaktır.”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.taa.gov.tr/indir/robot-hukuku-bWFrYWxlfGJiNWQzLWE2ZmYwLWE5NTE5LWMyNDI1LnBkZnw5MTQ/


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robot Hukuku"
Hukuk & Robotik, Friday August 11th, 2017
https://robotic.legal/robot-hukuku/- 28/05/2022

 

Makine Aklı: Yasal Kişiliğin Sınırları

Makine Aklı: Yasal Kişilik Sınırları

 

Evan J. Zimmerman

Şikago Üniversitesi

12 Şubat 2015

 

 

 

Özet

“Araştırmalar , önümüzdeki yıllarda, bilgisayar bilimcilerin “güçlü yapay zeka” olarak adlandırdığı olasılıkla bizi yüzleştirme noktasında. Güçlü bir yapay zeka, kelimenin en mantıklı tanımıyla zeki olabilir ve muhtemelen öznel bir deneyime sahip olur. Bizim için bir makinenin iradesinin tanınması, korunması ve etkinleştirilmesi konusunda ciddi olarak düşünmemiz mantıklı gelmektedir. Yani, yeterli düzeyde ilerlemiş böyle bir makinenin sorumluluk taşıması, yasal bir kişilik olarak kendi hakları olması söylenebilir.

Bu soru, kabul edilebilirlik ve uygulanabilirlik açısından belirli felsefi ve teknik soruları içermektedir.Bu makalenin orijinalliği, kişilik için somut tanımlar ve gerekçeler ile birlikte, teknoloji hukuku temelinde haklar tanınması için pozitif bir neden sağlamasından gelir. Düzenlenmiş prensipleri ile bu makale şuna varmıştır: Kişilik bilinçli bireyleri zarara uğramaktan korumak için vardır ve  onların iradelerini uygulamasına, zekalarına bağlı olarak izin verir.

Bu makale, tarihsel kayıtlar olduğu kadar, farklı alanlardaki birçok belgeyi inceler.Karşılaştırmalı hukuk, kişiler hukuku, kölelik hukuku ve yürürlükteki hukuk gibi örnekler gösteriyor ki kişiliğin geçmişi, tamamen bilinçlilik nedir ve bu bilinçlilik haline isteklerini uygulamak için ve acıdan sakınmak için nasıl izin vereceğini yakalayan bir tarihtir.  Bununla birlikte, insanlar için ve insanlar tarafından yapıldığından, hayvanların ve insanların iyiliğini içeren yasanın irade dışı durumda incelediğinde, insanları kayırdığı görülür. Bu yüzden, bizim yasalarımız bir bilgisayar yeteri kadar zeki ise onun bilinçli olduğunu işaret eder; ancak, etten ve kemikten yapılmadıkları için şu anki haliyle yasalarımız bunlara keyfi olarak kişilik vermeyecek .”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2563965


Alıntı için :

Selin Cetin
"Makine Aklı: Yasal Kişiliğin Sınırları"
Hukuk & Robotik, Friday August 11th, 2017
https://robotic.legal/english-machine-minds-frontiers-in-legal-personhood/- 28/05/2022

 

Robotlar Hakkında Yasalar, Robotlar Tarafından Yasalar, Robotlarda Yasalar: Robot Davranışlarının Tasarım ile Düzenlenmesi

Robotlar Hakkında Yasalar, Robotlarca Oluşturulan Yasalar, Robotlarda Yasalar:

Robot Davranışlarının Tasarım ile Düzenlenmesi

Ronald E. Leenes Tilburg Hukuk, Teknoloji ve Toplum Enstitüsü; Tilburg Hukuk Fakültesi 

Federica Lucivero Londra Üniversitesi; Sosyal Bilimler, Sağlık ve Tıp Bölümü(SSHM)

28 Kasım 2014

 Özet

Robot ahlakı ile ilgili teoriler hemen hemen robot konusu kadar eskidir.Asimov’un üç robotik yasası, daha önceden iyi tartışılmış robotların uyması gereken ahlaksal kuralların örneğini sunuyor. Üç robotik yasasının yaygın etkisine ve geleceğin “robo-dense”(robo-yoğun) dünyasının rollerini şekillendirmedeki vizyonuna rağmen, bu yasalar robotların uzay yolculuğundaki davranışları, engel önleme, otomatik öğrenme ve benzer diğer daha az belirsiz soruları adres gösterilip, futuristik olarak robotikçiler eliyle meşgul edilerek ihmal ediliyor. Ahlak ve işlev arasında büyük bir  uçurum yer alıyor. Robotlar bizim günlük yaşamımıza girdiğinde, sosyal ve hukuksal normlara uyması gerecek.Örneğin,hastanedeki sosyal robotların sosyal kurallara uyması beklenir ( yas tutan ailenin arasına girmemeli) ve  otomatik arabalar gibi sokaklardaki çöpleri temizleyen robotik toz temizleyicilerin trafik kurallarına uyması gerekir. Bu makalede, robot davranışlarının düzenlendiği çeşitli yollar üzerinde duruyoruz. Robotlar hakkındaki düzenlemelerin etkisi ile robotlar tarafından düzenlemenin ve robotlardaki düzenlemenin etkisi arasında ayrım yapıyoruz. Bunu yaparken, insan davranışlarını etkilemeyi amaçlayan düzenlemeler ve robot davranışları konusundaki düzenlemeler arasında ayrım yapıyoruz. Robotların yapay aygılarının tasarımcıya ihtiyacı olduğunu ve düzenleyicilerin robot davranışlarını hukuksal normlara uyumlu kılmanın yolunu nasıl bulabilecekleri soruna bakacağını iddia ediyoruz. Tasarım gereği düzenleme bunu için bir vasıta sunar. Otomatik araç örneği ile bu fikri daha iyi tetkik ediyoruz.

 

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2546759


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotlar Hakkında Yasalar, Robotlar Tarafından Yasalar, Robotlarda Yasalar: Robot Davranışlarının Tasarım ile Düzenlenmesi"
Hukuk & Robotik, Tuesday August 8th, 2017
https://robotic.legal/english-laws-on-robots-laws-by-robots-laws-in-robots-regulating-robot-behavior-by-design/- 28/05/2022

 

Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği/Getireceği Hukuki Sorunlar

Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği/Getireceği Hukuki Sorunlar

 

 

Dr. Servet Yetim

Ankara Barosu Dergisi 2016 Sayı-1

 

 

 

Özet

Özerk, sürücüsüz ya da robotik araç olarak da ifade edilen otonom araçlar, araç mekaniğini bilişim teknolojileri ile bütünleştiren, gelişmiş kontrol sistemlerini kullanan, araç içi ve çevresel verileri analiz ederek bağımsız karar verebilme yetenekleri ile donatılmış olan akıllı makinalardır. Gelişmiş ülkelerde, çoğu köklü araç üreticisi olan, on iki firma tarafından başarılı bir şekilde test sürüşleri yapılarak büyük ilerleme kaydedilen, ilki Google tarafından 2018 yılında piyasaya sürülmesi hedeflenen bu araçlar, dünya toplumu üzerinde büyük dönüşümlerin de habercisidir. Bu dönüşüme ise henüz hiçbir ülke hazır değildir. Bu gelişmeler öncelikle otomotiv sektöründe devasa dönüşümlere sebep olacaktır. Otonom araçlarda elektroniğin katma değeri, mekaniğin de önüne geçmiştir. Bu gelişmeler, araç üretiminde, yazılım geliştirmede lider konumunda olan ülkeler lehinde tekelleşmeye ve akıllı şehirlerin kurulmasına zemin hazırlayacaktır.

Otonom araçların kullanımıyla insanlar bir kısım sırlarını/kişisel verilerini bu araçların elektronik sistemler ile paylaşacak, araçlarda bu verileri otonom araç bileşenleri kapsamında yer alan akıllı trafik sistemleri, yazılım firmaları, araç üreticileri ve yerel yönetimlerle paylaşacaktır. Otonom araçlarda sürücü faktörü ortadan kalkacağından meydana gelen trafik kazalarında; araç mekanik ve elektronik sistem üreticisi, yazılım geliştiricisi, altyapı hizmetlerinin sağlayacak olan yerel yönetimler ve araç malikinin hukuki ve cezai sorumlulukları konusunda birçok karmaşa meydana gelecektir. Tutulan kişisel verilerin korunması, sertifikasyon ve internet erişimlerinde standartların belirlenmesi, araçların sigortacılık sistemlerinin yeniden yapılandırılma hususu, sorunların çözümünde evrensel yargılama yetkisine ihtiyaç duyulması hep birlikte değerlendirildiğinde tekelleşmeye, haksız rekabete, ticari güç dayatmalarına karşı küçülen dünyada, sorunların çözümü için, ülkelerin daha fazla işbirliği yapmaları kaçınılmaz bir sonuçtur.

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2016-1/3.pdf


Alıntı için :

Selin Cetin
"Sürücüsüz Araçlar ve Getirdiği/Getireceği Hukuki Sorunlar"
Hukuk & Robotik, Sunday August 6th, 2017
https://robotic.legal/surucusuz-araclar-ve-getirdigigetirecegi-hukuki-sorunlar/- 28/05/2022

 

2012’de Robot Endüstrisi Piyasasındaki Eğilimler

2012’de Robot Endüstrisi Piyasasındaki Eğilimlerin Anket Sonuçları Özeti

 

 

18 Temmuz 2013
Endüstriyel Makine Bölümü, İmalat Sanayi Bürosu,
Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı

 

1. Endüstri Robotları Piyasası

  • Endüstriyel robotların küresel piyasası son beş yıldır  finansal olarak %60 civarında büyüdü.Japon girişimcilerinin payının %50.2 olduğu 2011 yılındaki piyasa büyüklüğü, 8.497 milyon dolardı( 662.8 milyon yen).Japon girişimcilerin payının %57.3 olduğu geniş anlamda paketleme robotlarını da içeren küresel piyasa, 13.369 milyon dolardı(1.0428 trilyon yen).
  • Robot sayısı açısında, son beş yılda Japon piyasasında  %25 civarında azalma olmasına rağmen, 2011 yılı itibariyle Japonya, dünya genelinde en büyük pazar konumunu korumaktadır.
  • Son beş yılda Çin piyasası dört kat büyüdü, büyüme Japon piyasasındaki robot sayıları açısında yakın bir hacme ulaşıyor.

2.  Endüstriyel Robotların İthalat ve İhracatı 

  • Endüstriyel robotların küresel marketteki genişlemesinden dolayı, endüstriyel robotların Japonya’dan ihracatı, son beş yılda yaklaşık %80 arttı.
  • Çin piyasasındaki büyüme ile, Almanya ve Güney Kore’nin son beş yılda Çin’e olan ihracatı on kat büyüdü ve Çin piyasasında beklenen ateşli rekabetle, Japonya ihracatını dört katına çıkardı.
Referans 1 - 2006 ila 2011 arası belli başlı ülkelerin Pazar Hacmi ve İhracat Performansı (30 milyon doların üstü)
Referans 1 – 2006 ila 2011 arası belli başlı ülkelerin Pazar Hacmi ve İhracat Performansı (30 milyon doların üstü)

3.Endüstriyel Robotların dünyadaki kullanımı 

  • On yıl önce,Japonya’da operasyon halindeki endüstriyel robotların sayısı, dünya genelindekilerin %48 idi,  ama oran yaklaşık %27 düştü. Robotların sayısı açısından, Japonya yaklaşık 54.000(%15) azalma gösterdi. Başka bir deyişle, Güney Kore, Çin ve Almanya’nın yüzdesi %5.5ten(41.000 robot) 10.8’e(124.000), %0.2’den(2.000) %6.4’e(74.000) ve %13.1’den (99.000) %13.6(157.000)e yükseldi.
  • Güney Kore, Çin ve Almanya 126’dan 347’e , 1’den 21’e  ve 172’den 261’e yükselirken, Japonya’da son on yılda imalat sanayiinde çalışan her 10.000 işçiye karşılık gelen, endüstri robotlarının sayısı sabit kaldı, yaklaşık 340.
Referans 2: Belirli ülke ve bölgelerdeki operasyondaki Endüstriyel Robotlar
Referans 2: Belirli ülke ve bölgelerdeki operasyondaki Endüstriyel Robotlar

 

Referans 3: Belirli ülke ve bölgelerdeki her 10,000 işçi başına Endüstriyel Robot Sayısı
Referans 3: Belirli ülke ve bölgelerdeki her 10,000 işçi başına Endüstriyel Robot Sayısı

 

4. Dünya genelinde Endüstriyel Robotlara Talepler  

  • Endüstriyel robotlar ile ilgili taleplere gelince, metal ve makine endüstrisi ve plastik-kimya  endüstrisini takip eden,  otomobil endüstrisi ve elektrik- elektronik endüstrisi söz konusu büyüklüğü açıklıyor.
  • Büyük ülke ve bölgelerin 2011’deki satış sayılarına bakarsak, Japonya (%12.2), Almanya ve Amerika’dan sonra dördüncü sıradayken,Çin otomobil endüstrisinde birinci sırayı alıyor(%18.8). Elektrik- elektronik endüstrisine bakarsak, Güney Kore ilk sırada yer alarak Japonya’yı geride bırakıyor, iki ülkenin ortak payı ise dünya satışının %67.1’ine ulaştı.Metal ve makine endüstrisine bakarsak, Çin ilk sıraya erişti.(%17.8)
Referans 4: Belirli ülke ve bölgelerdeki Üretim Endüstrisinin satış rakamları ve oranları (2011)
Referans 4: Belirli ülke ve bölgelerdeki Üretim Endüstrisinin satış rakamları ve oranları (2011)

5. Çin piyasasında Endüstriyel Robotlarla ilgili eğilimler 

  • 2001’den bu yana Çin piyasasındaki endüstriyel robotlar, yıllık %41 oranında artış gösterdi, son on yılda 32 kat genişleme ile sonuçlandı. Otomobil endüstrisindeki endüstriyel robotlarla, dünyadaki en büyük piyasa oldu. Elektrik- elektronik endüsrtisi de aynı şekilde, endüsrtiyel robotların kullanımının artacağı umuluyor; bu da işçilik maliyetinin arttığı gösteriyor.
  • Çin’nin endüstriyel robotlar ithal ettiği ülkelere bakarsak, Japonya ezici bir üstünlükle ilk sırada yer alıyor ( &70.6) ve hala yükselme eğiliminde. Çin’den ihracat hala düşük olsa da, 2011’deki robot ihracatının sayısı %132 artmasından dolayı, gelecek faaliyetlerin yakından takip edilmesi gerekir.
  • Japonya’daki endüstriyel robot ve elektronik paketleme robotu üreticileri için Çin piyasasının önemi her yıl artıyor. Son dört yılda, Çin’in ihracat ortalaması ile Japonya’nın toplam ihracatı %8.5’ten %20.5’e artmış oldu.
Reference 5: Domestic Sales Situation of Industrial Robots in China Number of Annual Domestic Sales of Robots and Year-to-year Comparison (Unit: robot)
Referans 5: Çin içerisindeki yerli Endüstriyel Robotların satış miktarları Senelik bazda Çin içi yerli robot sarış rakamları (Sayı: robot)

 

Raporun tamamına Japonca ve İngilizce olarak şu linklerden erişebilirsiniz: 

http://www.meti.go.jp/press/2013/07/20130718002/20130718002-3.pdf

http://www.meti.go.jp/english/press/2013/pdf/0718_02.pdf


Alıntı için :

Selin Cetin
"2012’de Robot Endüstrisi Piyasasındaki Eğilimler"
Hukuk & Robotik, Thursday August 3rd, 2017
https://robotic.legal/english-trends-in-the-market-for-the-robot-industry-in-2012/- 28/05/2022