Vital, Sophia ve Şti. – Robotların Yasal Kişiliği İçin Arayış

 

Vital, Sophia ve Şti. – Robotların Yasal Kişiliği İçin Arayış

 

 

 

Ugo Pagallo

Turin Üniversitesi, Hukuk Fakültesi

10 Eylül 2018

 

 

 

 

Özet

Bu makale bugün yapay zekalı robotların yasal statüsü hakkındaki tartışmayı ve bilim adamları ile politika yapıcıların bu yapay unsurların yasal aracılığını yasal kişilik statüsü ile ne sıklıkla karıştırdıklarını incelemektedir. Alandaki mevcut eğilimleri dikkate alarak, makale iki yönlü bir duruş önerir. İlk olarak, politika yapıcılar, sözleşmelerde ve iş hukukunda, karmaşık dağıtık sorumluluk durumlarında yeni yasal aracılık biçimleri gibi yapay zekalı robotların faaliyetleri için yeni hesap verebilirlik ve sorumluluk biçimleri oluşturma imkanını ciddiye almalıdır. İkincisi, yapay zekalı robotlara tam yasal kişilik sağlama hipotezi, öngörülebilir gelecekte bir kenara atılmalıdır. Ancak, Ekim 2017’de bir ülkenin vatandaşlığını alan ilk YZ uygulaması olan Sophia ile Suudi Arabistan’ı nasıl ele almalıyız? Kuşkusuz, birine ya da bir şeye yasal kişiliğin verilmesi -her zaman olduğu gibi- deneysel durumlara dayanmayan son derece hassas bir siyasi mesele ve rasyonel seçimdir. İnisiyatif, keyfilik ve hatta tuhaf kararlar bu bağlamda rol oynamaktadır. Bununla birlikte, yasal sistemlerin insan ve şirketler gibi yapay varlıklara verdiği statülerin normatif nedenleri, bugünün yapay zekalı robotlarının yasal kişiliğine yönelik arayışımızda taraf olmamıza yardımcı olmaktadır. Vatandaş Sophia gerçekten bilinçli mi yoksa acımasız bilim insanlarının taşlamalarına katlanabilir mi?”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

Vital, Sophia, and Co.—The Quest for the Legal Personhood of Robotshttps://www.mdpi.com/2078-2489/9/9/230/pdf

 

Robot Hukukunun Yönü

 

Robot Hukukunun Yönü

 

 

Jack M. Balkin

 

Yale Üniversitesi – Hukuk Fakültesi

 

 10 Mayıs 2015

 

 

 

Özet

“Ryan Calo’nun “Robotik ve Siber Hukuk Dersleri” konusundaki değerli tartışmasına bir cevap olarak yazılan bu makale, robotik ve yapay zeka (YZ) unsurlarının hukuk açısından sunduğu önemli problemleri anlatıyor.

İlk sorun, insan olmayan bu unsurların sanatsal çalışmalar gibi değerler oluşturduğu veya fiziksel yaralanmalar gibi zararlara neden olduğu durumlarda insanlar arasında hak ve sorumlulukların nasıl dağıtılacağıdır. Zorluk, robotik ve YZ sistemlerinin davranışının “ortaya çıkması”dır; onların eylemleri önceden tahmin edilemeyebilir veya uygun davranışlar konusunda insan beklentileriyle kısıtlanamayabilir. Dahası, robotlar ve YZ unsurları tarafından kullanılan programlama ve algoritmalar birçok kişinin elinden geçen bir iş olabilir ve birden fazla katmanda yeniliğe izin veren üretken teknolojiler kullanabilir. Robotik ve YZ’nin bu özellikleri, robotların ve YZ unsurlarının eylemleri için öngörülemezliği ve nedensel sorumluluğu arttırır. 

Lawrence Lessig ünlü “Kod Kanun’dur” vecizesi ile bilgisayar donanımı ve yazılımı kombinasyonlarının, diğer düzenleme yöntemleri gibi, insan davranışlarını kısıtlayabileceğini ve yönlendirebileceğini savundu. Robotik ve YZ, karşıt problemler sunar. İnsanları düzenleyen bir Kanun olarak kod yerine; robotik ve yapay zeka, insan planlamasından ve beklentilerinden kaçan acil davranış özelliklerine sahiptir.

Robotik ve YZ tarafından ortaya çıkan ikinci sorun “ikame etkisi”dir. İnsanlar, canlılar ve özellikle de insanlar için robotları ve YZ unsurlarını ikame edecektir. Ancak bunu yalnızca belirli şekillerde ve yalnızca belirli amaçlar için yapacaklardır. Başka bir deyişle, insanlar robotlara ve YZ unsurlarına özel amaçlı hayvanlar veya özel amaçlı insanlar olarak davranma eğilimindedir. Bu ikamenin eksik, içeriksel, dengesiz ve çoğu zaman fırsatçı olması muhtemeldir. İnsanlar robota bazı amaçlar doğrultusunda bir kişi (veya hayvan), diğerleri için ise bir nesne olarak davranabilirler. İkame sorunu birçok farklı hukuk alanına değinmektedir ve bizi çok uzun bir süre şaşırtmaya devam edecektir.

Son olarak, makale, Calo’nun robotik için siber hukuk dersleri hakkındaki argümanına cevap veriyor. Calo, avukatların robotiğin “temel özelliklerini” tanımlamaları ve daha sonra Kanunun bu temel özelliklerin getirdiği sorunlara nasıl cevap vermesi gerektiğini sormalarını savunuyor.  Siber hukuk derslerini oldukça farklı görüyorum. Teknolojinin temel özelliklerini, insanların teknolojiyi yaşamlarında ve başkalarıyla  olan sosyal ilişkilerinde kullanma şeklinden bağımsız olarak düşünmemeliyiz. Çünkü teknolojinin sosyal yaşamdaki kullanımı gelişti ve insanlar sürekli olarak teknolojiyi iyi veya kötü için kullanmanın yeni yollarını bulduklarından, belirli kullanım özelliklerinin belirli bir anda dondurulması ve “temel özellikler” olarak etiketlenmesi yararsız olabilir. Teknolojideki yenilik sadece araç ve tekniklerin yeniliği değildir; ayrıca ekonomik, sosyal ve yasal ilişkilerin yenilikçiliğini de içerebilir. Sosyal ve ekonomik olarak yenilik yaparken, teknolojilerimiz hakkında en belirgin ve önemli görünen şeyler de değişebilir.”

 

Makalenin orijinalini ve bağlantı adresini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2586570

Kentsel Robotik: Robotların ve Kentlerin Tasarımında ve Düzenlenmesinde Otonominin Sağlanması

 

Kentsel Robotik: Robotların ve Kentlerin Tasarımında ve Düzenlenmesinde Otonominin Sağlanması

 

Related image

 

Jesse Woo,

Jan Whittington &

Ronald Arkin

 

We Robot 2018

 

 

Özet

“Kentler, otonom ve yapay zekalı araçlara ve robotlara hazır mı? Kent meydanları, giderek yaygınlaşan otonom araçlardan, teslimat, güvenlik ve eğlence için robotik teknolojinin kullanımı gibi daha küçük varyasyonlara kadar “akıllı” şehirlerin sembolik ürünleri ile daha fazla doluyor. Bütünüyle, bu tür kentsel robotlar, dijital sensörlerin ve ağ cihazlarının kullanıldığı yeni bir teknoloji dalgasını temsil ediyor, ve kamusal alanda hareket etmeleri için bununla bağlantılı veri depolarına algoritmik, fiziksel ve yasal araçlar sağlanıyor. Zaman geçtikçe, halkın kentin sokaklarında, kaldırımlarında otonom araçlarla, robotlarla; ayrıca kent hava sahasında insansız hava araçlarıyla karşılaşma olasılığı artıyor. Peki bu yeni ve yaklaşmakta olan teknolojilere kentler nasıl cevap vermeli?

Firmalar, ürünlerini kamusal alanda test etmek ve yaymak için teknolojik, pazarlama ve mali çıkarlara sahiptir, ancak kentler bakımından ortaya çıkan etkiler, istenen veya istenmeyen sonuçlara yol açmaktadır. Kentler, bu ürünlerin piyasaya sunulmasıyla ilgilenen firmalar için doğal deney alanlarıdır ve teknoloji firmalarıyla ilişkili ekonomik fırsat algısı,  kamusal alanları iyileştirme ve ürün geliştirme amacıyla, kent temsilcilerini kentleri test yataklarına dönüştürme konusunda yönlendiriyor. Bununla birlikte, deneyimlemenin deneme ve yanılmayı içermesi dikkat çekicidir ve yapay zekanın, kentsel çevreyi oluşturan geniş yelpazedeki koşullar ve olaylara ilişkin sınırlamaları vardır. Sonuç olarak, çevre tasarımı, bu ürünleri içeren donanım ve yazılım tasarımı olarak kentsel robotiğin başarısı için önemli olabilir. Kent görevlilerinin ilgilendiği bu konular; kentsel çevrelerin tasarımı, işlevi ve finansmanı genellikle yerel yönetimin konusudur. Buna ek olarak, yapay zeka, kişilerin rollerini ve sorumluluklarını değiştirmenin yanı sıra, yerine geçmek amacıyla donanımları yerleştirir ve bu değişim yerel düzeyde ortaya çıkar. Yapay zekalı cihazların işleyişine ilişkin yasal sorumluluk gibi, yasadaki önemli yeni sorular, otonom araçlar olarak ele alınıyor ve bu cihazlar kamu haklarına giriyor. Son olarak, bu ürünler halkla ilgili zengin veri depoları üreterek, veri potansiyeli ve gözetim dahil mahremiyetin azalması gibi ahlaki tehlikelerle birlikte, pazar potansiyelini de getirmektedir. Peki, bu deneyimlemeden hangi taraflar yararlanacak ve maliyetleri nasıl karşılayacak? Bu yaygın ve kalıcı endüstriyel ve teknolojik değişimler karşısında, kentler kamu yararı için nasıl hareket edebilir?

Bu soruların cevapları, , bu ürünlerin içsel yeteneklerinde olduğu kadar yeni teknoloji dalgasını yönetecek şekilde tasarlanan kurumsal düzenlemelerde de yatar. Günümüzde yapay zekalı araçlar için mevcut politika ortamını değerlendiren herkes, teknolojik iyimserliği ve karamsarlığı, kamu çıkarına dair perspektifleri; ve devlet ve federal düzeylerdeki önleyici eylemleri görecektir. Özellikle, mevcut politika yapımında önalım hakkı sorunları gündeme gelmektedir, çünkü güvenlik ve gözetimin yanı sıra kolaylık ve harcamalar da dahil olmak üzere ürün tasarımının sonuçları ve maliyeti yerel düzeyde ortaya çıkar. Kent görevlileri, kent sakinlerinin robotlarla birlikte var olmalarını ve bu ürünlere eşlik eden işlem maliyetleri üzerinden firmalarla görüşme yapmayı istedikçe, piyasa koşullarına ve piyasa yapıcıları olarak hareket etme yetkisine uyum sağlamak için gereken esnekliğe ve finansmana ihtiyaç duyuyorlar. En iyi koşullarda, devletler, büyük bir zarar olasılığına karşı bir geri döndürme ile kentlerin faaliyet göstermesi için destekleyici bir çerçeve sunarken, federal kurumlar rehberlik ve alan uzmanlığı sağlar. En kötü durumlarda ise, önalım hakkı, yerel düzeyde, robotlarla ikamet etme riskini ve maliyetini üstlenmek isteyen kişilerin haklarını ortadan kaldırma ve yerel yönetim düzeyleriyle çatışmaların çözümünü önleme tehdidinde bulunur.Teknoloji hukuku alanındaki önalım hakkı tartışmaları, ağ tarafsızlığı, ekonomi platformlarını paylaşma ve belediye genişbantı etrafında önemli sonuçlar doğurmuştur. Önerilen bazı federal ve eyalet yasaları ve mevcut devlet tüzükleri, şehirlerdeki robotik sistemleri birkaç önemli yolla önceden belirlemiştir.

Bu makalenin amacı, kamusal karar merciilerinin, yapay zekalı robotları pazara sunacak firmalarla, kamusal alanda etkin bir şekilde temas kurmaları için bir çerçeve sağlamaktır. Kurumsal bir ekonomik perspektif ile, bu makale, bulgu temelli politika yapımı için tasarımın bölünüp, onu meydana getiren unsurların bileşenlerine göre değerlendirilmesi yoluyla, şehirlerdeki deneyimlemelerin özel ve sosyal maliyetlerinin anlaşılmasını ayrıca devlet ve federal müdahale için sınırlı bir kapsamı tavsiye etmektedir. Bölüm II, kamusal alana giren robotik akımının özelliklerini tanımlayarak, teknolojinin doğası teorisine kamusal robotları yerleştirerek ve karmaşık kentsel ortamlarda makine öğrenimi için algoritmik geri bildirimler ile ürün tasarımı sürecini detaylandırarak başlar. Bölüm III, deneyim alanları olarak kentleri bekleyen fırsatları ve tehlikeleri araştırmakta ve teknolojik değişime izin verirken, sosyal dışsallıkları önlemek için politika yapıcıya karşılaştırmalı bir yaklaşım sunmaktadır. Bölüm IV, kamusal alanda yapay zekalı robotları yönetmek için hali hazırda şekillenen politika ortamını araştırmaktadır. Bölüm V, eyalet ve federal düzeyindeki robot hukuku alanında yerel yönetimlerin geniş açık önalım hakkı veya alan önalım yöntemlerine karşı öneride bulunan makalenin önceki bölümlerinden yola çıkarak, argümanlar yaratmaktadır. Bölüm VI olası karşı argümanları ele almaktadır. Bölüm VII, ileriye dönük kentsel bir robotik yapılanma için araştırma gündemi ile sona ermektedir.”

 

Makale ile ilgili bağlantı adresini ve makalenin orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/Papers.cfm?abstract_id=3145460

Yapay Zeka Doktorlardan Daha Başarılı Olursa

Yapay Zeka Doktorlardan Daha Başarılı Olursa

 

Related image

 

 

A. Michael Froomkin,  

Ian Kerr &

Joëlle Pineau

We Robot 2018 Konferansı

 

 

 

Özet

“Birgün, belki de yakın bir gelecekte, makine öğrenmesi tarafından gerçekleştirilen teşhis koyma, insan doktorlarca gerçekleştirilenlerden daha iyi bir başarı oranı gösterecek. Makine öğrenmesinin teşhis koymadaki hâkimiyeti tıp alanında görevi kötüye kullanma suçu, tıbbi hizmetlerin sunumunun geleceği, doktorlara belli başlı talepler ve tıbbi teşhisin kendi niteliği için– daha uzun bir sürede- ne anlama gelecek?

Bu makale, sinir ağlarına dayalı olanlar gibi, makine öğrenmesinin teşhis koymasının, – tıp alanında görevi kötüye kullanma suçu göz önünde bulundurulunca- klinik ortamlarda makine öğrenmesi tarafından tedavi standardı olarak üretilen tıbbi teşhislerin daha iyi sonuç göstereceğini öne sürüyor.  Ayrıca, dikkatli bir şekilde uygulanmadıkça, bir doktorun tıbbi teşhislerde makine öğrenmesi sistemlerini kullanması, paradoksal olarak, tıp alanında görevi kötüye kullanma suçunu engelleyici güvenlik standardını da zayıflatabilecektir. Zamanla, etkili makine öğrenmesi, teşhis sürecini makineye devretmek için ezici yasal ve etik baskı yaratabilir. Nihayetinde, benzer bir dinamik tedaviye de uzanabilir. Veri tabanlarında toplanan klinik sonuçların büyük kısmının makine öğrenmesi tarafından oluşturulan teşhisler olduğu noktasına ulaşırsak, bu durum gelecekte insan doktorlar tarafından kolayca denetlenmeyen veya anlaşılmayan karar senaryolarına yol açabilir. Ön incelemeyle karşılaştırıldığında, tedavi stratejilerinin gerçek klinik uygulamada kullanılmasının genellikle etkili olmadığı iyi bilinen bir gerçek olduğundan,  makine öğrenmesi algoritmalarının şeffaflık eksikliği tedavi kalitesinde bir azalmaya yol açabilir. Özellikle tıpta görevi kötüye kullanmanın istenmeyen sonuçlarını önlememize olanak tanıyan çeşitli olası teknik ve yasal çözümlerle ilgili olmasından dolayı, bu makale, bu senaryonun belirgin teknik yönlerini tanımlamaktadır. Sonuç olarak, yalnızca teşhis biçimi bakımından, bir makinenin önüne geçmek için, bunun, mevcut tıbbi sorumluluk kurallarını değiştirmeye yönelik güçlü bir vaka olduğunu savunuyoruz. Tedavi standardına uygun revizyonun, döngü içindeki doktorlarca önemli bir katılım sağlanmasını gerektirdiğini savunuyoruz.”

 

Makale ile ilgili bağlantı adresini ve makalenin tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3114347

Devrimsel Teknolojiler – Robotik, Yenilik ve Fikri Mülkiyet

Devrimsel Teknolojiler – Robotik, Yenilik ve Fikri Mülkiyet

 

Özet

“Robotik teknoloji ve yapay zekânın gittikçe artan karmaşıklığı, önemli büyüme beklentilerini ve günlük hayatın mevcut ekonomik ve sosyal yönlerini değiştirme potansiyeline sahip devrimsel yenilikler yaratıyor. Az sayıda çalışma, robotik yeniliğin gelişimini analiz ediyor. Bu çalışma, robotikteki yeniliğin nasıl gerçekleştiğini, nasıl yayıldığını ve fikri mülkiyetin oynadığı rolü analiz ederek bu boşluğu kapatmaktadır. Bu çalışma, robotik grupların çoğunlukla ABD’de, Avrupa’da olduğunu, ancak giderek Kore ve Çin’in de bulunduğunu ortaya koymaktadır. Robotik yeniliğin ekosistemi, bireyler, araştırma kurumları ve firmalar da dahil olmak üzere, aktörlerin iş birliği ağı üzerinde kuruluyor. Hükümetler, özellikle finansman, askeri talep ve ulusal robot stratejileri yoluyla robotik yenilikleri desteklemede önemli bir rol oynuyor. Robotik yarışmaları ve ödülle de yenilikçiliğe önemli bir teşvik sağlıyor.

Patentler, üçüncü kişileri ayrı tutmak, özgürlükleri güvenceye almak, teknolojileri lisanslamak ve söz konusu davalardan kaçınmak için kullanılır.  En yüksek başvuru sayısına sahip ülkeler Japonya, Çin, Kore ve ABD’dir. Özellikle Çin’de, üniversitelere ait patentlerin artması da dikkat çekicidir. Otomotiv ve elektronik şirketleri hala en büyük patent sahipleridir; ancak sağlık teknolojileri ve internet gibi alanlarda yeni aktörler ortaya çıkıyor.

Sır saklama, yenilikleri sahiplenmek için sıklıkla bir araç olarak kullanılır.Telif hakkı koruması, özellikle yazılımların korunmasında ve yakın zamanda Netlist olarak adlandırılan elektronik tasarımların korunmasında oynadığı rolle ilgili olarak, robotlar için de geçerli oluyor. Son olarak, patentli girişimler, robotik gruplarda hızla gelişen, açık kaynaklı robotik platformlarla birlikte yer alıyor.”

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.wipo.int/edocs/pubdocs/en/wipo_pub_econstat_wp_30.pdf

Robotik Teknolojide Sorumluluk: Hayvanlar Ve Robotlar Üzerine Uluslararası Bakış

Robotik Teknolojide Sorumluluk: “Hayvanlar Ve Robotlar” Üzerine Uluslararası Bakış

 

İlgili resim

 

Richard Kelley, Enrique Schaerer,

Micaela Gomez ve  Monica Nicolescu

Nevada Üniversitesi

2010

 

 

Özet

“Servis robotları toplumda git gide yaygın hale geldiğinden, bu robotların dahil olduğu kazalar meydana geliyor. Mevcut hukuk, bu tür kazalardan kaynaklanan uyuşmazlıkları gidermek için etkin bir şekilde çalışıyor, ancak teknoloji geliştikçe ve robot otonomisi büyüdükçe, halihazırda mevcut yasaları uygulamak çok daha zor hale gelecek. Bu sebeple, insan-robot etkileşimindeki sorumluluk konularını ele almak için yeni yasal çerçeveler geliştirilmelidir. Bu çalışmada, robotların, sorumlulukla ilgili ihtilaflarda yasal amaçlarla evcil hayvanlara benzetilebileceği “Hayvanlara benzer olarak Robotlar” çerçevesini önerdik. İlk çalışmamızda, sadece, Amerika Birleşik Devletleri Federal Hükumeti’ndeki müşterek hukuka odaklanmıştık. Bu çalışmada ise, hayvanlarla ilgili Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika’da uygulanan yerel yasaları inceledik. Analizlerimizden çıkardığımız sonuçları, çeşitli ulusların yerleşik normlarını daha iyi yansıtan; üreticilerin ve robot teknolojisi tüketicilerinin yarışan çıkarlarını daha açık bir şekilde dengeleyen, genişletilmiş bir çerçeve inşa etmek için kullanıyoruz. Çizdiğimiz yeni çerçevenin uygulanabileceği yollara örnekler de veriyoruz.”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://pdfs.semanticscholar.org/8174/98e6a34922df365854c6d7fd2f18a8d1900d.pdf

Robotlar ve Mahremiyet

Robotlar ve Mahremiyet

 

İlgili resim

 

 

Ryan Calo

Washington Üniversitesi

2 Nisan 2010

 

 

 

Özet

“Robotların mahremiyetle ilişkisinin niçin arttığını hayal etmek çok da zor değil. Pratik açıklaması olarak, robotlar etrafındaki dünyayı algılama, işleme ve kaydetme yeteneği ile donatılmıştır. Robotlar insanların gidemediği yerlere gidip, göremediği şeyleri görebilir. Robotlar, ilk ve öncelikli olarak insan aletleridir. Ve endüstriyel üretimden sonra, o aleti koyduğumuz yer, gözetleme olmuştur.

Ancak gözlemleme gücünün artırılması, robotların önümüzdeki on yıl içinde mahremiyeti etkileyebilecek yollardan sadece biridir. Bu parça, okuyuculara çeşitli konuları sunmayı amaçlayarak, robotların mahremiyet üzerindeki etkilerini üç kategoriye ayırıyor: doğrudan gözetleme, artan erişim ve sosyal anlam. Bu parça mümkünse, robotların mahremiyet üzerindeki potansiyel etkisini azaltacak veya çözüm üretecek yollarına işaret ediyor, ancak bazen mahremiyet yasasının mevcut durumu altında telafinin zor olacağını kabul ediyor.”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=1599189

2018 Yapay Zeka ve Robotik Tahminleri

2018 Yapay Zeka ve Robotik Tahminleri

 

Şu an için uçan araçlar, her ne kadar sosyal hayatımızın sıradan bir parçası olmasa da 2017 yılında robotik ve yapay zeka konusunda önemli gelişmeler kaydettik. Avrupa Birliğinin robotlar için geliştirdiği e-kimlik uygulamasından, vatandaşlık kazanan robot Sophia’ya kadar pek çok adım atıldı. Bu gelişmeler heyecan verici olduğu kadar bazı kesimler için tedirgin ediciydi. Öyle ki 26 ülkeden 116 uzmanın imzalayıp Birleşmiş Milletlere gönderdiği mektupta öldürme yeteneğine sahip robotların geliştirilmesinin ve kullanılmasının yasaklanması talep edilmişti.

En akılda kalıcı olaylardan biri de teknoloji öncülerinden Elon Musk ve Mark Zuckerberg’in yapay zekanın geliştirilmesi konusunda karşılıklı atışmaları olmuştu. Bu olayın devamında Facebook tarafından geliştirilen yapay zekaların kendi dilini geliştirmesi ise tedirginlikleri artırmıştı.

Bu teknolojik gelişmeler karşısında biraz kafa karışıklığı ve hafiften korku uyansa da 2018’de güzel gelişmeler yaşanacağı şüphesiz. Genel olarak 2018’de yapay zeka ve robotik konusundaki tahminler ise şu yönde:

Nesnelerin İnterneti

Akıllı cihazların evlerde, ofislerde kullanılması hatta vücudumuzda taşınmasıyla artan veri yığını, bilgi işleme ve analiz etme alanına büyük bir yönelim getirecek. Şirketlerin veri akışını verimli bir şekilde kullanabilmesi için veri analitiğini geliştirmesi bir zorunluluk olacak. Bunu en iyi şekilde kullanmanın tek yolu da yapay zeka ve makine öğrenmesine ağırlık vermektir. Bu yüzden şirketler bakımından 2018 yapay zeka kullanımının artacağı bir yıl olacak.

Chatbots

Şirketler müşterilerin taleplerine yetişemez hale geldi. Bu nedenle, yapay zeka chatbotlarının ve sanal asistanların gücünden faydalanma ihtiyacı 2018’de daha da artacak. Öyle ki 2020 yılına kadar müşteri etkileşimlerinin yaklaşık %85 ‘inin yapay zeka tarafından yönetileceği tahmin ediliyor. Bu 2018’de de botların hayatımızdaki yerinin daha da artacağının göstergesi.

Çeviri

Google’ın çeviri yaparken kendi dilini geliştiren yapay zekasını hepimiz biliyoruz. 2018’de de diller arasında kesintisiz iletişim kurmamıza olanak tanıyan teknolojiler geliştirilmeye devam edecek. Bu hem iş hem kişisel yaşantımıza şüphesiz büyük bir fayda sağlayacak. Aynı dilleri konuşamadığımız insanlarla aracısız bir şekilde iletişim kurabilmenin yolu bu şekilde açılmış olacak.

Otomasyon

Akıllı fabrikaların artmasıyla birlikte özellikle endüstri alanında robotlaşmayı daha da çok hissedeceğiz. Perakende ürün taşınmasından, kapıya ürün teslimine kadar pek çok noktada artık robotlarla karşılaşacağız. Robotlaşan fabrikalar sayesinde kısa süre içerisinde talep edilen ürünlerin tüketiciye sunulması bu anlamda şirketlere büyük fayda sağlayacak.

Otonom araçlar ve akıllı şehirler

Otonom araçların yollarda yerini alıp sayılarının artması da 2018 için en büyük beklentilerden biri. Her ne kadar yaşanacak kazalardan sorumluluk konusunda kaygılar devam etse de artık otonom araçlar hayatımızda. Araçların akıllanmasıyla veri trafiğinin de artacak olması şehirleri de akıllı olmaya mecbur kılıyor. Bu yüzden hem araçlar hem de şehirler bakımından teknolojinin artan kullanımını hissetmeye başlayacağız.

Sağlık

Yapay zeka konusunda diğer önemli tahmin ise tıbbi teşhis konusunda sağlayacağı fayda üzerine. Yapılan araştırmalar, özellikle kanser teşhisinde erken tanıda yapay zeka konusunda büyük ilerleme kaydedildiğini gösteriyor. Bu sayede 2018, hastaların sağlık bakımı konusunda önemli dönüşümleri yaşayacağımız bir yıl olacak.

Yüz ve Ses Tanıma

Yüz ve ses tanıma teknolojilerinde 2017’de yaşanan gelişmeler, tahminlere göre 2018’de de devam edecek. Öyle ki yüzümüz kredi kartı ve ehliyetimiz olabilecek. Bu sayede alışveriş sonunda kasadaki uzun kuyruklara son denebilir, kim bilir.

Teknoloji inanılmaz bir hızla gelişmeye devam ediyor. Geldiğimiz noktada bu, sosyal hayatımızı da dönüştürmeye başladı. Kullandığımız cihazlardan, sosyal medyanın günlük alışkanlıklarımız arasına girmiş olmasından bunu görebiliyoruz. 2018 yılı da bu gelişmelerin devam edeceği bir yıl olacak yeter ki bizler fikirlerimizi iyilik için kullanalım.

Selin Çetin

 

Ayrıca bakınız:

https://blogs.nvidia.com/blog/2017/12/03/ai-headed-2018/

https://www.forbes.com/sites/danielnewman/2017/12/12/5-artificial-intelligence-predictions-for-2018/#3d6f22261063


Alıntı için :

Selin Cetin
"2018 Yapay Zeka ve Robotik Tahminleri"
Hukuk & Robotik, Sunday December 31st, 2017
https://robotic.legal/2018-yapay-zeka-robotik-tahminleri/- 09/12/2021

 

Robotik ve Siber Hukuk Dersleri

Robotik ve Siber Hukuk Dersleri

 

Ryan Calo

Washington Üniversitesi Hukuk Fakültesi 

2014

 

 

 

 

Özet

“Yirmi yıllık analizler, hukukun İnternet’in kendine has özelliklerine nasıl uygulanması gerektiğine ilişkin zengin bir bilgi yığını üretti. Ancak,  bu arada teknoloji olduğu yerde kalmıyor. Silahlı kuvvetlerden arama motorlarına kadar İnternet’i geliştiren aynı kamu ve özel kurumlar, robotik ve yapay zekanın geliştirilmesi yönünde kayda değer bir değişim başlattı.

Bu makale, yeni ve aynı derecede dönüştürücü teknolojinin siber hukuk ve politika anlamında ne getirdiğini araştırmada ilktir. Robotik, İnternet’ten daha farklı birtakım niteliklere sahiptir ve buna bağlı olarak farklı yasal konular ortaya çıkaracaktır. Robotik, ilk defa, veri karmaşıklığını fiziksel hasar kapasitesiyle birleştiriyor; robotik sistemler görevleri önceden tahmin edilemeyecek şekillerde başarıyor ; ve robotlar git gide insan ve eşya arasındaki çizgiyi bulanıklaştırıyor.

Robotik, hukuk, kurumlar ve hukuk akademisinde sistematik değişiklikler yapılması gerektiğini “fevkalade” ispatlayacaktır. Ancak biz temiz bir yaz boz tahtasına yazmıyor olacağız: çoğu temel anlayış ve siber hukuk metodu, robotik entegrasyonundaki önemi ortaya koyacak, takip eden teknoloji ne olursa olsun.”

 

Makaleye aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=2402972


Alıntı için :

Selin Cetin
"Robotik ve Siber Hukuk Dersleri"
Hukuk & Robotik, Friday November 24th, 2017
https://robotic.legal/robotics-and-the-lessons-of-cyberlaw/- 09/12/2021

 

Yeni Robot Stratejisi- Japonya

Yeni Robot Stratejisi-Japonya

 

Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı

2 Mart 2015

 

Özet

(Robot Devrimi neden şimdi?)

1980’lerden itibaren Japonya, dünyaya karşı övündüğü üretim konularına odaklanarak, robot üretimi ve kullanımı gibi çeşitli yönlerden “Robotik Süpergüç” statüsünü sürdürmeye devam ediyor.

Aynı zamanda, Japonya, düşük doğum oranını ve nüfusun yaşlanmasını, dünyanın geri kalanında eşi benzeri görülmeyen bir hızda tecrübe ediyor ve sonuç olarak Japonya, herhangi bir ülkeden önce, üretken yaş nüfusunun azalması ve sosyal refah harcamalarının genişletilmesi gibi sorunlarla yüzleşen, zorlu konuların gelişmiş bir ülkesi haline geliyor. Bu sorunlarla başa çıkabilmek adına, robotları kullanmak için artan bir ihtimal söz konusu.

Bunun yanı sıra, son zamanlarda hem Avrupa ve Amerika gibi gelişmiş ülkelerde hem de Çin gibi gelişmekte olan ülkelerde yenilenmenin anahtarı olarak robotlara artan bir ilgi var ve bunlar Japonya’yı hızlı bir şekilde yakalamış durumdalar, bundan dolayı hükümetlerce yürütülen projeler birbiri ardına başlatılıyor.

Robotlarla ilgili yeni uluslararası yarışın arka planında, dijital veri ve sanal ağların merkezi bir rol oynadığı IoT çağının gerçek bir gelişimi var. Bu yarışta, robotların pratik ve spesifik kullanımı yoluyla toplanan büyük miktarda veri, veri odaklı inovasyon çağında robotların gelişimi için artan bir şekilde itici güç olarak hizmet edecektir.

Dünya çapındaki böyle bir eğilimde, ülkemiz şimdiye kadar hem robot teknolojisini hem de robotlar tarafından çözülmesi gereken alanları, en iyi şekilde kullanmanın büyük bir potansiyeline sahiptir ve robotlar merkez olmak üzere yeni bir endüstriyel devrime doğru bir adım atmaktadır ayrıca gerçek sorunun çözümüne dünya çapında birer birer çözüm bulmaktadır.

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz:

http://www.meti.go.jp/english/press/2015/0123_01.html


Alıntı için :

Selin Cetin
"Yeni Robot Stratejisi- Japonya"
Hukuk & Robotik, Monday November 20th, 2017
https://robotic.legal/new-robot-strategy-japan/- 09/12/2021