Yapay Zeka Raporu: Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

 

Yapay Zeka Raporu

Mükemmellik ve güven konusunda Avrupa yaklaşımı

Brüksel, 19.02.2020

Özet

Yapay zeka (YZ) hızla gelişiyor. Sağlık hizmetlerini iyileştirerek (örn. tanıyı daha kesin hale getirmek, hastalıkların önlenmesini sağlamak),tarım verimliliğini artırarak, iklim değişikliğinin azaltılmasına ve adaptasyonuna katkıda bulunarak, öngörücü bakım yoluyla üretim sistemlerinin verimliliğini yükselterek, Avrupalıların güvenliğini artırarak ve hayal edebileceğimiz diğer birçok yolla hayatımızı değiştirecek. Aynı zamanda, yapay zeka, belirsiz karar verme, cinsiyete dayalı veya diğer ayrımcılık durumları, özel hayatımıza izinsiz girme veya suç işleme amaçlarıyla kullanılma gibi bir dizi potansiyel risk içeriyor.

Sert küresel rekabetin arka planı karşısında, Nisan 2018’de sunulan YZ için Avrupa stratejisini temel alan sağlam bir Avrupa yaklaşımına ihtiyaç duyuluyor. YZ’nin fırsatlarını ve zorluklarını ele almak için AB YZ’nin gelişimini ve kullanımını teşvik etmede Avrupa değerlerine dayalı olarak hareket etmeli ve kendi yolunu tanımlamalıdır.

Komisyon bilimsel atılım sağlamayı, AB’nin teknolojik liderliğini korumayı ve yeni teknolojilerin tüm Avrupalıların hizmetinde olmasını sağlamayı ve haklarına saygı göstererek hayatlarını iyileştirmeyi taahhüt ediyor.

Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, yapay zekanın insani ve etik etkileri konusunda eşgüdümlü bir Avrupa yaklaşımı ve büyük verinin inovasyon için daha iyi kullanılması konusundaki Kılavuzu duyurdu.

Böylece Komisyon, YZ’yi kavramayı teşvik etmek ve bu yeni teknolojinin belirli kullanımlarına ilişkin riskleri ele almak şeklinde düzenleyici ve yatırım odaklı bir yaklaşımı desteklemektedir. Bu Rapor’un amacı, bu hedeflere nasıl ulaşılacağına dair politika tercihlerini belirlemektir. Askeri amaçlarla YZ’nin geliştirilmesine ve kullanılmasına değinmez. Komisyon, Üye Devletleri, diğer Avrupa kurumlarını ve endüstriyi, sosyal ortakları, sivil toplum kuruluşlarını, araştırmacıları, genel olarak kamuoyunu ve ilgili tarafları da içeren tüm paydaşları, Rapor’a karşılık vermeye ve Komisyon’un gelecekte bu alanda vereceği kararlara katkıda bulunmaya davet ediyor.

Raporun tamamını aşağıdaki bağlantı adresinden erişebilirsiniz:

https://ec.europa.eu/info/sites/info/files/commission-white-paper-artificial-intelligence-feb2020_en.pdf

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

 

Robotlar, Yapay Zeka ve Ceza Hukuku

 

 

 

Yrd. Doç. Dr. Sinan Altunç

Bahçeşehir Üniversitesi, Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı

 

 

 

 

Giriş

“Hukukun hayatın her alanında var olduğu, Hukuk Fakültesi’ne adımını atan her öğrenciye öğretilen bir bilgidir. Bu anlamda günlük hayatımızda meydana gelen değişiklikler beraberinde kendine özgü kuralları da getirir. Bu husus teknoloji bakımından da geçerlidir. Ancak hukukun teknolojik gelişmeleri takip edebilmesi her zaman kolay olmamaktadır. Diğer bir deyişle hukuk, teknolojinin hızına ayak uyduramayabilmektedir. Hatta teknolojideki gelişmeleri takip etmeye niyetlenen bir hukukçunun, kendisini bir bilim kurgu romanının içindeymiş gibi hissetmesi de mümkün olmaktadır. Çalışmamız okuyanda da bu hissiyatı yaratacak bir konuya sahiptir.

Robot ve yapay zeka kavramları genellikle bilim kurgu eserlerinde karşımıza çıkmaktadır. Bu anlamda aşina olduğumuz bu iki kavramın hukuk ile, özellikle de ceza hukuku ile ilişkisi ise bir o kadar alışkın olmadığımız bir mevzudur. Günümüzde ceza hukuku bakımından önemini çok da hissettirmeyen bu iki kavramın, önümüzdeki yıllarda etkisinin büyük olacağı kanaatindeyiz.

Böylesine disiplinler arası bir konuda çalışma yapmanın hukuk eğitimi almış bir kişi açısından en başta gelen zorluğu, meselenin hukuki olmayan tarafı hakkında da bilgi sahibi olmaktır. Nitekim çalışmamızın başında, robot ve yapay zeka kavramları ile ilgili birtakım bilgiler verilmiş ve bu kavramların ceza hukuku bakımından ne gibi etkilerinin olabileceğinden söz edilmiştir.

Bir başka husus ise, değişik olasılıklar çerçevesinde konuyu ele almaktır. Bu bakımından, robotların kullanılma şekillerine göre ceza hukukunun ne suretle devreye gireceğine dair düşüncelere yer verilmiştir. Çalışmamızda, yapay zeka sahibi robotların kendilerini programlayan ve/veya kullananlardan bağımsız bir şekilde ceza sorumluluklarının olup olmayacağı meselesi tartışılmıştır. Bu bağlamda, karşılaştırmalı hukukta da örneklerini gördüğümüz üzere, robotların durumunu tüzel kişilerin ceza sorumluluğu ile ilgili hükümler çerçevesinde ele alan görüşlerden de yararlanılmıştır. Ancak bir adım daha ileri giderek, tüzel kişiler modelinin de ötesinde birtakım görüşler paylaşılmıştır.”

Makalenin tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.researchgate.net/publication/336406393_Robotlar_Yapay_Zeka_ve_Ceza_Hukuku

Yapay Zekanın Buluşlarının Patentlenmesi

 

Yapay Zekanın Buluşlarının Patentlenmesi

 

 

 

 

Armağan Ebru BOZKURT YÜKSEL

Dokuz Eylül Üniversitesi

2018

 

 

 

Özet

“Günümüzde robotlar, insansız hava araçları, insansız otomobiller, bulut bilişim ve nesnelerin İnterneti başta olmak üzere teknolojik gelişmelerle ilgili haberler sıklıkla gündeme gelmektedir. Bu teknolojik gelişmelerden bir tanesi olan yapay zekânın günlük hayatımızda ve elbette hukuki düzenlemelerde büyük değişikliklere neden olacağı açıktır. Yapay zekânın zaman içinde medeni hukuk, ceza hukuku, sorumluluk hukuku ile ilgili düzenlemeleri etkileyeceği öngörülmektedir. Yapay zekânın etkileyeceği alanlardan bir tanesi de fikri mülkiyet haklarıyla ilgili düzenlemelerdir. Yapay zekâlı makinelerin yaptığı buluşlarda patent hakkı sahibinin kim olması gerektiği çözülmesi gereken karmaşık bir sorundur. Çalışmada öncelikle yapay zekânın ne olduğu açıklanmış daha sonra yapay zekânın buluş yapması halinde buluşçunun kim olacağı hakkındaki tartışmalara ver verilmiştir. Son olarak patent hukuku alanında futuristik/gelecekçi bir yaklaşımla nasıl düzenlemeler yapılması gerektiğine değinilmeye çalışılmıştır.”

 

Makalenin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/495005

Yapay Zekâ Çağında Hukuk

 

Yapay Ze Çağında Hukuk

 

İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları

2019

 

Türkiye’nin ilk hukuk ve yapay zekâ kesişimini ele alan raporudur. Yapay zekâ yazılımları çeşitli donanımlar üzerinde çalışan ve veriden öğrenen yazılımlardır. Yapay zekâ sistemleri geliştirebilmek için ilk adım verilerin toplanmasıdır. Verilerin güvenli bir şekilde depolanması, aktarılması, etik algoritmalar ile anlamlandırılması ve günlük hayattaki problemlerin çözülmesi ve özellikle rutin işleri otomatikleştirerek insanın zaman kaybının minimize edilmesi hedeflenmektedir. Verilerin toplanmaya başlandığı andan sistemin gerçek hayatta çalışma sürecine kadar hukuk kurallarının ışığında ilerlemeye ihtiyaç vardır. Aynı şekilde yapay zekâ sisteminin insan ile etkileşimde olduğu her durum, hukuk alanında da yansımalar bulacaktır. Bunun yanında, hukukun kendisi de yapay ze sistemleri ile çözümler gerektiren bir alandır. Özellikle dosya tasnifi, karar destek sistemi gibi uygulamalar ile yapay zekâ, hukuk alanına destek olabilecektir. Bu konu ile ilgili uluslararası örneklere raporda yer verilmektedir.

Bu rapor, yapay zekâ çağı olarak tanımlanan 21. yüzyılda Türk Hukuk sisteminde teknolojiye yakınlaşma ve adaptasyon sürecini hızlandıracaktır. Birçok yeni adımın atılmasına öncü olması için alanında uzman kişilerin birlikte çalışması ile kaleme alınmıştır. Baroların iş birliği ve yapay zekâ alanında çalışan akademisyenlerin katkıları ile yayınlanan ilk yapay zekâ ve hukuk temalı çalışma olması dolayısıyla bir kat daha önem kazanan bu rapor, Türk Hukukunda teknoloji ve özellikle yapay zekâ uygulamalarının kullanımının bugünkü durumunu analiz etmektedir. Yapay zekâ sistemlerinin kullanım alanlarıyla ilgili hukuki anlamda atılması gereken adımlar hakkında yol göstermek bu raporun amaçlarındandır. Aynı zamanda ilerleyen yıllarda benzer çalışmaların yapılması için örnek teşkil etmesi ve öncü olması da hedeflenmektedir.

Bu rapor üç bölüme ayrılmıştır. Birinci Bölüm’de yapay zekânın ne olduğunun doğru bir şekilde anlaşılması için doğuşundan günümüze gelişi ve mihenk taşları üzerinde durulmaktadır. Günümüzde yapay zekâdan beklenenler vurgulanmaya çalışılmaktadır. Hukuk ve teknoloji ilişkisinden bahsedilmekte ve hukuk teknolojilerinde yapay zekânın kullanımı hakkında örneklere yer verilmektedir. Bununla birlikte hukuk fakültelerinde teknolojiye adaptasyon için nasıl bir dönüşüm gerektiği üzerine çıkarımlar yapılmaktadır. Hukuk fakültelerinin dönüşümünde disiplinler arası çalışmanın önemi şiddetle vurgulanmaktadır. Ancak tüm bu süreçte yapay zekâ konusunda çalışan uzman sayısının yetersiz olduğunun altı çizilmekte; ayrıca yine bu alanda uzman yetiştirmenin de bir başka önemli konu olduğu raporlanmaktadır.

İkinci Bölüm’de Türkiye özelinde avukatlık mesleği açısından teknolojinin güncel kullanımıyla ilgili gözlemler yapılmaktadır. Avukatların mesleklerini daha iyi icra edebilmeleri için teknolojinin hızlı gelişimine adapte olması ve bu hususta baroların ise mesleki gelişim için adımlar atması gerektiği üzerinde durulmaktadır. Özellikle barolar ve üniversitelerin iş birliği içinde olması vurgulanmaktadır. Bunun sadece Türkiye’deki barolar ile sınırlı kalmaması, yurt dışındaki baro ile de iş birliği modellerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Üçüncü Bölüm’de Türk Hukuku ve yapay zekâ kavramının birleştiği alanlar üzerinde durulmaktadır. Hukuk ve yapay zekânın kesiştiği güncel tartışmalara Türkiye ve dünyadan örnekler verilmektedir. Yapay zekâ sistemleri, hukuki ve cezai sorumluluk kavramı üzerine hassasiyetle değinilmektedir. Özellikle insansı robotların hukuki kişilikleri olup olmaması üzerinde durulmaktadır. Raporun ilerleyen başlıklarında iş hayatında işverenlerce çalışanların gözetlenmesi amacıyla kullanılan yapay zekâ sistemlerinin doğuracağı hukuki sonuçlar kaleme alınmaktadır. Güncel örnekler ışığında, ceza yargılamasında delil tespiti aşamasında yapay zekâ kullanımının etkisinden bahsedilmekte ve Türk Hukuku açısından önerilerde bulunulmaktadır. İlerleyen başlıklarda yapay zekâ yazılımlarının fikri mülkiyet açısından değerlendirilmesi yapılmaktadır. Akabinde ise son yıllarda savaş alanlarında kullanımı artan otonom silahlardaki gelişmelere ve bunlara yönelik hukuki analizlere yer verilmektedir. Son olarak, yapay zekânın hukuki düzenlemesinde Türk Hukuku açısından nasıl bir yaklaşım izlenmesi ile ilgili görüşlere yer verilmektedir.

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.istanbulbarosu.org.tr/files/docs/Yapay_Zeka_Caginda_Hukuk2019.pdf

 

i

2019 Yılında Yapay Zeka Konusunda Neler Oldu?

 

2019 Yılında Yapay Zeka Konusunda Neler Oldu?

 

 

2019’da da en çok konuştuğumuz konulardan biriydi. Aslında geçtiğimiz yıl, teknolojik gelişmelerin yaşanmasından ziyade mevcut teknolojinin yanlış ve etik dışı kullanımının yarattığı sonuçlarla yüzleşme ve bunlara karşı tepki gösterme yılıydı diyebiliriz.

Kişisel verilerin güvenliği gündemdeki önemli konulardan biri oldu. Facebook’un kullanıcı verileri ile ilgili skandalları da yine devam etti. HUD, Facebook’un kullanıcıların kişisel verilerini konut reklamlarını kimlerin görüntülediğini belirlemek için kullandığını iddia etti -reklam verenin böyle bir amacı olmasa bile-. Bu durumun ise kişileri aile, yalnız yaşayan, Hristiyan olmayan gibi kategorilere dahil ederek ayrımcılığa yol açtığı vurgulandı. Türkiye’de de Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından, kamuoyuna “fotoğraf API” olarak yansıyan veri ihlali dolayısıyla gerekli teknik ve idari tedbirleri almadığı anlaşılan Facebook hakkında 1.100.000 TL; ayrıca Kanunun en kısa sürede bildirim yapılması gerektiği hükmüne aykırı hareket edilmesi ile ilgili 550.000 TL idari para cezası verilmişti.

2019’un belki de en önemli gelişmelerinden biri San Francisco tarafından yüz tanıma sistemlerinin kullanımının yasaklanması oldu. Söz konusu yasak, şehir polisi ve bölge şerif departmanı da dahil olmak üzere devlet kurumlarını kapsamakla birlikte; telefonun ekran kilidini açmak için kullanılan sistemler bunların dışında tutulmuştu. Bu durum hükümetlerin gelişen teknolojileri bireyler üzerinde baskıcı ve ayrımcı bir amaçla kullanmaması adına önemli bir adım oldu. İlerleyen aylarda Oakland ve Sommerville tarafından da yüz tanıma yasaklandı.

Yüz tanıma sistemlerinin şirketler tarafından da yoğun şekilde kullanıldığı bir yıldı. Ocak ayında hissedarları Amazon’un elinde bulundurduğu yüz tanıma verilerini hükümete satmaması yönünde baskı yaptı.

ABD HAVA KUVVETLERİ YAPAY ZEKA STRATEJİ PLANINI AÇIKLADI

İklim değişikliği konusundaki tartışmalar da gündemdeydi. Greta Thunberg’in Birleşmiş Milletler’deki konuşması ile daha da alevlenen bir hal aldı. Büyük teknoloji şirketleri de iklim değişikliği konusunda harekete geçti. Google ve Microsoft şubat ayında en büyük petrol şirketlerinden bazılarına otomasyon, bulut ve yapay zeka hizmetleri sağlamak için adımlar attı. Bu sayede, toplumda artan farkındalıkla beraber, petrol ve doğalgaz çıkarılmasında yüksek verimlilik sağlayan ve çevreye duyarlı teknolojilerin geliştirilmesi hedeflenmekte.

Savunma alanında da yapay zekanın kullanımına yönelik gelişmeler yaşandı. ABD Hava Kuvvetleri yapay zeka strateji planını açıkladı. Yapay zekanın ticari kullanımlarının devletçe kontrol edilemez bir aşamada olduğu dile getirilirken, yapay zeka konusunda bugün atılacak adımların ilerleyen dönemde ülkeyi güçlendirebileceği gibi köleleştirebileceğinin de vurgusu yapıldı.

Yapay zeka sistemlerinin kullanımından doğan olumsuz sonuçların önüne geçmek adına Avrupa’da da birtakım adımlar atıldı. Avrupa Konseyi yapay zeka ve veri koruması üzerine kılavuz ilkeler yayınladı. Kılavuz ilkeler, yapay zeka uygulamaları geliştirirken insanlık onuru, insan hakları ve kişisel verilerin korunması gibi hakların güvenceye alınmasına vurgu yapmakta. Kılavuz, ayrıca geliştiriciler için de yol göstermekte; buna göre, geliştirme aşamasında ihtiyaç fazlası verileri azaltıp modelin doğruluğu yeni verilerle beslenerek değerlendirmeli.

Avrupa Komisyonu ise yapay zekanın etik kullanımına yönelik bir kılavuzyayınladı. 2018’de hazırlanan taslak metin kamuoyunun görüş ve önerilerine açılmıştı. Nisan ayında yayınlanan nihai metinde şu vurgular yer aldı:

  • Yapay zeka sistemlerini adalet ve şeffaflık açısından etik ilkelere uyacak şekilde geliştirin, uygulayın ve kullanın.
  • Çocuklar, engelliler ve diğer dezavantajlı gruplar bakımından olan kullanımlarda daha özenli davranın.
  • Demokrasi, hukukun üstünlüğü, adaletin sağlanmasında olumsuz etkiler yaratabileceğini de göz önünde bulundurarak gerekli önlemleri alın.

İngiltere Veri Koruma Otoritesi (ICO) ve Alan Turing Enstitüsü’nün ortak hazırladığı kılavuz da yapay zeka ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin önemli bir gelişme oldu. Yapay zeka kullanımından etkilenen kişiler bakımından bu süreçlerin açıklanabilir olması için pratik tavsiyeler içermekte. Özellikle şirketin teknik ve uyum ekipleri ile DPO’ya yol gösterici olması hedeflenmekte.

TOPLUMSAL ETKİLERİNE ODAKLANILMAYA BAŞLANDI

Türkiye’de de yapay zekanın hukuki etkilerine yönelik üç büyük baronun -İstanbul, Ankara ve İzmir Baroları- birlikte kaleme aldığı “Yapay Zeka Çağında Hukuk” raporu yayınlandı. Ağustos ayında kamuoyunun yorum ve görüşlerine açılan taslak metin aralık ayında İstanbul Barosu’nda düzenlenen bir etkinlikle kamuoyuna duyuruldu. Metin, Türkiye’de yapay zeka ve hukuk konulu ilk rapor olma özelliğini taşımakta.

Yazının tamamı için:

https://www.siberbulten.com/makale-analiz/2019-yilinda-yapay-zeka-konusunda-neler-oldu/

Federal Hükümet’in Yapay Zeka Stratejisi için Veri Etiği Komisyonu’nun Önerileri

Federal Hükümet’in Yapay Zeka Stratejisi için Veri Etiği Komisyonu’nun Önerileri

Image result for daten ethik kommission"

9 Ekim 2018

Veri Etiği Komisyonu, Federal Hükümet’in yapay zeka konusunda bir strateji geliştirmesinden memnuniyet duymaktadır. Veri Etiği Komisyonu 4 ve 5 Eylül 2018 tarihli kurucu toplantısında, Federal Hükümet’in böyle bir strateji için oluşturduğu politika dokümanı üzerine tartıştı. Komisyon, Federal Hükümet’in stratejisine aşağıdaki hususların eklemesini tavsiye etmektedir:

  • “Yapay zekayı geliştirme ve uygulama süreci boyunca liberal demokrasimize dayalı etik ve yasal ilkeleri koruma” hedefi;
  • “Bireylerin ve toplumun bir bütün olarak, bilgi toplumunda eleştirel şekilde anlama ve yansıtma yeteneğini artırma” eylem alanı

I.

“Yapay zeka” (YZ) kavramı medyada ve genel olarak söylemlerde farklı şeylere gönderme yapmak için kullanılmaktadır. Federal Hükümet’in politika dokümanı, dokümanda yer verilen teknolojileri açıkça belirtmemektedir. Dolayısıyla bu bilgi eklenmelidir.

Bu bağlamda, “yapay zekayı” teknolojiler ve onların potansiyel olarak otomatikleştirilmiş uygulamalarında kullanılabilecek bir sonuca ulaşmak için, insan zekası üzerine modellenmiş karmaşık yöntemler kullanarak çok büyük ve heterojen veri kümelerini işleyen uygulamalar bakımından ortak bir terim olarak anlamaktayız. Bilgisayar biliminin bir parçası olarak YZ’nin en önemli yapı taşları alt sembolik örüntü tanıma, makine öğrenmesi, bilgisayarla işlenmiş bilginin temsili ve sezgisel arama, çıkarım ve planlamayı kapsayan bilgi işlemedir.

Bugün YZ kullanan uygulama yelpazesi zaten çok büyüktür. Bu uygulamalar seyahat rotalarının basit bir şekilde hesaplanmasından imge ve dil tanıma ve oluşturmaya, karar ve tahminlerde bulunma ve etki yaratma için oldukça karmaşık ortamlara kadar çeşitlilik göstermektedir. En önemli uygulamalar, dil ve görüntü tanıyan sistemleri; işbirliğine dayalı robotlar ve diğer otomatik sistemleri (araba, uçak, tren); çok etmenli sistemleri; sohbotları kapsamaktadır. Yaşamın tüm alanlarını etkileyecek ve daha geniş eylem alanlarında daha fazla insan faaliyetini otomatik olarak (kısmen) değiştirebilecek ve çok daha iyi performans gösterebilecek otonom ve kapsamlı uygulamaların geliştirilmesini beklemekteyiz.

Bu bağlamda ortaya çıkan etik ve yasal önemi olan sorular ayrıca, uzman sistemler olarak da tanımlanan, algoritmalara dayalı basit kural sistemleriyle de ilgilidir. Bunlar, genellikle anlaşıldığı gibi YZ’yi oluşturmamaktadır. Federal Hükümet’in YZ’ye yönelik stratejisinin de bu süreçleri kapsaması önemlidir.

II.

Muhtemel YZ uygulamalarının çeşitliliği ve ilgili teknolojilerin karmaşıklığı, özellikle onları etik ve yasalara uygun olarak tasarlamayı ve bu uygunluğu düzenlemeyi zorlaştırmaktadır. Gittikçe daha fazla karar alma süreci, insanlardan eylem konusu YZ gömülü sistemlere doğru değişirken, YZ’nin geliştirilmesinden, programlanmasından, tanıtılmasından, kullanılmasından, yönlendirilmesinden, izlenmesinden ve dış incelemesinden kimin sorumlu olduğuna dair yeni sorular ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, spesifik işleyiş, girilen ve / veya uygulamayı “eğitmek” için kullanılan verilerin seçimine ve kalitesine bağlıdır. Bazı veri türlerini basitçe görmezden gelmek ve kötü hazırlanmış verileri kullanmak, sistematik ayrımcılığa yol açan etik sonuçları barındırabilir ya da çoğulluğa karşı çıkacak şekilde sonuçlanabilir. Bu bağlamda, ayrıca temel haklara zarar vermeksizin YZ teknolojilerinde işlenebilecek veri miktarını artırmak için, modern anonimleştirme yöntemlerini araştırmaya ve sentetik eğitim verilerini oluşturmaya daha fazla destek verilmelidir,

Bazı YZ uygulamalarında ihtiyaç duyulan veriler, aynı zamanda yüksek düzeyde teknolojik uzmanlığa sahip az sayıda şirket arasında yoğunlaşmıştır. Bu, kişisel olmayan verilere “özel ellerde” erişimin kanunla düzenlenmesi gerekip gerekmediği sorusunu gündeme getirmektedir.

Son olarak, demokratik süreçle ilgili olarak, insan davranışını giderek daha inandırıcı bir şekilde taklit edebilen teknolojinin, sosyal eğilimleri ve siyasi görüşleri etkilemek için de kolayca kullanılabileceği belirtilmelidir.

“Tasarım yoluyla etik, tasarımda etik ve tasarım için etik” yaklaşımını ve “Avrupa yapımı YZ” markasını kullanarak, YZ geliştirme ve uygulama süreci boyunca etik hususlara değinilmelidir. Bu YZ araştırma, geliştirme ve üretiminin yanı sıra YZ tabanlı uygulamaların kullanımı, işletilmesi, izlenmesi ve yönetilmesini içermektedir. Veri Etiği Komisyonu için etik, öncelikle sınırların tanımı anlamına gelmemektedir; aksine, etik düşünceler gelişim sürecinin başından itibaren ele alındığında tavsiye edilebilir ve istenen uygulamaları destekleyerek tasarıma güçlü bir katkı sağlayabilirler.

Teknoloji, kullanıcılar ve toplum (“YZ ekosistemi”) arasındaki etkileşimleri de göz önünde bulundurmak gerekir. Bu ekosistem içerisinde, yeterli şeffaflık, hesap verebilirlik, ayrımcılıktan kurtulma özgürlüğü ve ek insan katkısı olmadan gerçekleştirilebilecek kararları hazırlayan veya sonuç çıkaran bu otomatik süreçleri gözden geçirme kabiliyetinin sağlanması gerekmektedir. Algoritma odaklı işlemlerin kullanımında ve sonuçlarında güven oluşturmanın tek yolu budur. Politika dokümanı (s. 9), kamu yönetiminde kullanılan algoritmalar için bu önlemleri haklı olarak talep etmektedir. Ancak aynı ilkeler, özel sektöre de uygun bir şekilde uygulanmalıdır. Kısmen bağımsız üçüncü kişiler ve kısmen de otomatikleştirilmiş süreçlerle desteklenebilecek kalite güvence önlemlerine de ihtiyaç vardır. Ayrıca, etkilenen kişilerin ve denetim otoritelerinin, etkili yasal yollara erişimin yanı sıra, müdahale etmek için uygun ve etkili olanaklara sahip olmalarını sağlamak da gereklidir.

YZ ile sorumlu bir şekilde başa çıkmak için en önemli standart, özellikle de Anayasadan önce, temel haklar, hukukun üstünlüğü ilkeleri, refah sistemi ve demokrasidir. Bu aynı zamanda, bireylerin kendi verilerini belirleme hakkını, bu da şirketlerin verilerini nasıl kullandıklarını müşterilere bildirmelerini; bir uygulamanın kişisel kullanımı ile ilgili bireysel kullanıcı kararlarına saygıyı; haksız ayrımcılığa karşı korumayı; ve makine kararlarını etkili biçimde gözden geçirme imkanını içermektedir. Ayrıca, YZ tabanlı teknolojilerin etik, yasal ve ekonomik ilkelere göre geliştirilmesi ve uygulanması konusundaki sorumluluğun derecesini açıkça tanımlayan yasal hükümlere de ihtiyacımız bulunmaktadır. Bu aynı zamanda YZ ile ilgili olarak tazminat ve kamu hukuku yükümlülüklerinin uygulanması için de geçerlidir.

Bu teknolojilerin tasarlanması ve uygulanması sürecine etik ve yasal ilkeler eklemek için gerekli olan çok çeşitli kontrol mekanizmaları düşünülebilir. Bu mekanizmalara demokratik bir süreçte ulusal ve Avrupa düzeyinde karar verilmelidir. YZ’nin devlet aktörleri tarafından kullanımı özel gözetim altında tutulmalıdır.

Denetim olanakları arasında, Anayasa, sertifikasyon ve standartlara uygun başvuruların hedefli olarak tanıtılması, resmi denetleme yetkisi ve kurumların YZ ve bağlayıcı yasalarla ilgili temel haklar ve etik kurallara uyması yer almaktadır.

Bunu göz önünde bulundurarak Veri Etiği Komisyonu, Federal Hükümet’in yapay zeka konusundaki stratejisinin, YZ geliştirme ve uygulama sürecinde tüm etik ve yasal ilkeleri desteklemesini, talep etmesini ve stratejinin bunu ek bir amaç olarak içermesini tavsiye etmektedir. Stratejinin eylem alanları bu amaç göz önünde bulundurularak tanımlanmalıdır.

III.

Her türlü bilgi ve teknoloji toplumun her seviyesini ve yaşamımızı daha önce hiç bilinmediği ölçüde etkilemektedir. Demokrasinin yapısal bağlantılı unsurları olarak sosyal etkileşimleri ve söylemi giderek daha fazla etkilemektedirler. YZ için yeni uygulamaların hızlı gelişimi aynı zamanda sürekli bir eleştirel inceleme süreci gerektirmektedir. Bu derin ve çeşitli değişiklikler sadece bireysel ifadeler için değil, aynı zamanda toplumdaki yaşamımız için de önemlidir. Artık her zamankinden daha gerekli olan özgürlüğü ve demokrasiyi güçlendiren bir.yaklaşımda bulunmaktadır. Diğer şeylerin yanı sıra, bireylerin ve kurumsal aktörlerin yeterli dijital ve medya okuryazarlığı kazanabilecekleri ve teknik yeniliklerle nasıl başa çıkacakları konusunda eleştirel olarak düşünebilecekleri bir çerçeveye ihtiyacımız bulunmaktadır.

Federal Hükümet’in politika dokümanı, politika yapıcıların yanı sıra araştırma topluluğu, sivil toplum, iş dünyası ve sanayi temsilcileri ile sürekli bir diyalog içinde Almanya’da güveni artıran bir YZ kültürü oluşturmak için yapay zeka konusundaki stratejisini uygulamaya çağırmaktadır. Veri Etiği Komisyonu bu önlemlerin önemini vurgulamaktadır.

Aynı zamanda YZ stratejisine ayrı bir eylem alanı eklemeyi de önermekteyiz: “Bireylerin ve toplumun bir bütün olarak, bilgi toplumunda eleştirel şekilde anlama ve yansıtma yeteneğini artırma”. Bu, bireylerin ve kurumsal aktörlerin yeterli dijital ve medya okuryazarlığı kazanmalarını ve YZ ile nasıl başa çıkacaklarını eleştirel olarak yansıtma yeteneği edinmelerini sağlamak içindir. Bu yetenekler, toplumun YZ kullanımına duyulan güveni arttırmaya yardımcı olabilecek objektif, bilinçli ve ayrıntılı bir inceleme yapması için esastır. Bununla birlikte Veri Etiği Komisyonu, şu anda Federal Hükümet’in politika dokümanında tanımlandığından daha geniş bir yaklaşımın gerekli olacağına inanmaktadır.

Dijital ve medya okuryazarlığını ve eleştirel yansımasını teşvik etmenin yolları, kampanyalarda kapsamlı, nesnel bilgiler sunmaktan, okulda ve yetişkin eğitim kurslarında medya okuryazarlığı öğretmekten, yasaları ve teknoloji dünyasında etik ilkeleri uygulama için teknolojilerin kullanılmasına ve geliştirilmesine kadar uzanmaktadır. Medya ve medya denetim kurumlarının da bu bağlamda oynayacakları önemli bir rol vardır: Rolleri sadece yeni teknolojiler hakkında toplumu bilgilendirmek ve teknolojik gelişmeyi eleştirel bir şekilde incelemek değil, aynı zamanda tartışma için yeni forumlar sağlamaktır.

Teknoloji etki değerlendirmesine yapılan yatırım, toplumumuzda YZ gibi teknolojilerin uygulandığı ölçüde artmalıdır. Örneğin, veri taşınabilirliği, birlikte çalışabilirlik ve tüketiciye olanak sağlayan teknolojiler konusunda daha fazla araştırma ve geliştirme yapılmalıdır; bunlar, birincil amacı tüketicilerin günlük kararlarında yardımcı olmak olan YZ uygulamalarını içermektedir.

Ve devletin, güven sağlayan çerçeve koşullarını oluşturma ve uygulama sorumluluğu ile kullanıcılar ve bir yandan yeni teknolojilerden etkilenen diğerlerinin özgürlük, otonomi ve sorumluluğu ile pazar gücü ve rekabet arasında bir denge bulunmalıdır. YZ’nin geliştirilmesinde büyük rol oynayan şirketlerin artan ekonomik gücü, araştırma ve sivil toplumun tam olarak bu şirketlerden gelen fonlara bağımlı hale gelmesine neden olmamalıdır. Hükümet, araştırma ve sivil toplumun bu önemli toplumsal tartışmaya bağımsız ve yetkinlik temelli katkılar sunmalarını sağlamalıdır.

YZ de dahil olmak üzere modern teknolojiler, belirli işlerdeki insanları geliştirip belirginleştirdikçe, sadece yeni beceriler kazanmakla kalmaz aynı zamanda mevcut becerileri de kaybederiz. Bu, gelecek nesillerin bağımsız kalmaları için belirli becerilerin korunması ve geliştirilmesi konusundaki sorumluluğumuzun tartışılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, tüm toplumun hakimiyeti için tanımı ve gereklilikleri de tartışmamız gerekmektedir.

Bu nedenle Veri Etiği Komisyonu, bireylerin ve toplumun bir bütün olarak, bilgi toplumunda eleştirel şekilde anlama ve yansıtma yeteneğini geliştirmek için uygun çerçeve koşulları yaratmaya odaklanan başka bir eylem alanını stratejiye eklemeyi önermektedir.

IV.

İlerleme ve sorumlu inovasyon, toplumun refahına büyük katkı sağlamaktadır. Karşılamamız ve teşvik etmemiz gereken muazzam fırsatlar sunmakta ama aynı zamanda riskleri de bulunmaktadır. Bu fırsatlar, insanların bireysel haklarının korunması ve sosyal bütünlüğün güçlendirilmesi konusunda her şeyden önce özgürlük, adalet ve refahın sürekliliğini sağlayabilir. Bunu akılda tutarak, Veri Etiği Komisyonu bu dokümanın başında belirtilen iki maddeyi Federal Hükümet’in yapay zeka stratejisine eklemesini şiddetle tavsiye etmektedir.

Raporun orijinaline aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://www.bmjv.de/SharedDocs/Downloads/DE/Ministerium/ForschungUndWissenschaft/DEK_Empfehlungen_englisch.pdf?__blob=publicationFile&v=3

Savunma Bakanlığı için Yapay Zeka Etik İlkeleri

 

Savunma Bakanlığı için Yapay Zeka Etik İlkeleri

 

Ekim, 2019 – DIB

 

Savunma Bakanlığı için Yapay Zeka Etik İlkeleri

 

Aşağıdaki ilkeler, Bakanlığın yapay zeka (YZ) geliştirip kullanırken benimseyeceği etik davranışlar için araçlar sunmaktadır. Bu amaçla, Bakanlık YZ sistemleri kullanımında şu hedefleri belirlemelidir:

  1. Sorumlu. İnsanlar uygun seviyelerde karar veriyor olmalı ve YZ sistemlerinin geliştirilmesinden, yayılmasından, kullanılmasından ve sonuçlarından sorumlu olmalıdır.
  2. Eşit. DoD, istemeden insanlara zarar verebilecek olan savaş ya da savaş dışı YZ sistemlerinin geliştirilmesi ve yayılmasında oluşacak önyargıları önlemek için bilinçli adımlar atmalıdır.
  3. İzlenebilir. DoD’nin YZ mühendislik disiplini, teknik uzmanların şeffaf, denetlenebilir metodolojiler, veri kaynakları, tasarım prosedürü ve dokümantasyon dahil olmak üzere YZ sistemlerinin teknolojisini, geliştirme süreçlerini ve operasyonel yöntemlerini uygun şekilde anlayabilmesi için yeterince gelişmiş olmalıdır.
  4. Güvenilir. YZ sistemleri açık, iyi tanımlanmış bir kullanım alanına sahip olmalı ve bu tür sistemlerin emniyeti, güvenliği ve sağlamlığı, kullanım alanları içinde tüm yaşam döngüleri boyunca test edilmeli ve güvence altına alınmalıdır.
  5. Yönetilebilir. DoD YZ sistemleri, istenmeyen zarar veya bozulmayı saptama ve önleme, istenmeyen kışkırtıcı vb. davranışları gösteren konuşlandırılmış sistemleri devre dışı veya etkisiz bırakma yeteneğine sahipken, söz konusu amaçlanan işlevlerini yerine getirecek şekilde tasarlanmalı ve üretilmelidir.

Bu Rapor beş bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm, mevcut stratejik belgeler ve yasalardan elde edilen bir dizi YZ Etik İlkeleri ve etik rehberleri için belirlenen ihtiyaçları özetlemektedir. DoD ve YZ’nin geliştirilmesi ve kullanımında DİB’in kilit konulara nasıl yaklaştığının açıkça çerçevelenmesi için YZ ve otonomi ile ilişkili tanımlayıcı yaklaşımlara işaret etmektedir. İkinci Bölüm, bir dizi DoD YZ Etik İlkesi’nin tutarlı ve sürekli şekilde oluşturulması için gerekli temel bilgiyi sağlamaktadır. Burada YZ’nin dahil olduğu, DoD’nin tüm DoD teknolojilerine uygulanan mevcut etik çerçevesini açıklamaktayız. Üçüncü Bölümde, beş YZ Etik İlkesinin her birinin temel ve kanıta dayalı açıklamalarını sunmaktayız. Bu ilkeler normatiftir; aksiyonlarla ilgili bilgilendirme ve yönlendirmeyi amaçlarlar. Ancak, içeriğe bağlı olarak, bazı ilkelerin diğerlerini geçersiz kılabileceğini ve çeşitli YZ kullanım durumları için bunların farklı şekilde uygulanacağını biliyoruz. Beşinci Bölüm ise sonuçları ortaya koyarken, Dördüncü Bölüm, Bakanlığa önerilerimizi özetlemektedir. Ayrıca, bu ilkeleri geliştirip, mevcut DoD süreçleri hakkında üst düzey içerik oluşturup sürecimizle ilgili şeffaflık ve açıklık sağlayarak okuyuculara yardımcı olacak bir dizi Ek sunmaktayız.

 

Raporun tamamına aşağıdaki bağlantı adresinden ulaşabilirsiniz:

https://admin.govexec.com/media/dib_ai_principles_-_supporting_document_-_embargoed_copy_(oct_2019).pdf

 

Yapay Zekaya Çin Yaklaşımı: Politika ve Düzenleme Analizi

 

Yapay Zekaya Çin Yaklaşımı: Politika ve Düzenleme Analizi

 

Huw Roberts &Josh Cowls &Jessica Morley & Mariarosaria Taddeo & Vincent Wang & Luciano Floridi

Oxford Üniversitesi – Oxford Internet Enstitüsü

1 Eylül 2019

 

 

 

 

Özet

“Temmuz 2017’de, Çin Devlet Şurası, ülkenin “Yeni Nesil Yapay Zeka Gelişim Planı” (新一代人工智能发展规划) başlıklı yapay zekası geliştirme stratejisini yayınladı. Bu strateji, Çin’in 2030’a kadar YZ’de dünya lideri olmasını, YZ’yi trilyon-yuan’lık (150 milyar dolar) bir sektöre sürmeyi ve YZ için etik norm ve standartları tanımlamanın itici gücü olarak ortaya çıkmayı hedeflemektedir. Birkaç rapor, Çin’in YZ politikalarının belirli yönlerini analiz etti veya ülkenin teknik özelliklerini değerlendirdi. Bunun yerine, bu makalede biz, Çin’in YZ stratejisini şekillendiren sosyo-politik arka plan ve politika tartışmalarına odaklanıyoruz. Özellikle, Çin’in YZ’ye yatırım yaptığı başlıca stratejik alanları ve kullanımını sınırlayan eşzamanlı etik tartışmaları analiz ediyoruz. Politika zeminine odaklanarak, geniş bir yelpazedeki politika dokümanlarının tartışmalarını ve analizlerini bir araya getirerek, Çin’in YZ politikasını daha kapsamlı bir şekilde anlamaya çalışıyoruz.”

 

Makaleyi aşağıdaki linkten bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3469784

 

 

 

 

Büyük Veri Etiği

 

Büyük Veri Etiği

 

2017

 

Özet

 

Avrupa Ekonomi ve Sosyal Komitesi (EESC)’nin faaliyetlerini desteklemek amacıyla yapılan bu çalışma, Büyük Veri’nin etik boyutlarını, AB içindeki ekonomik büyümeye duyulan ihtiyaçla dengelemek amacıyla araştırmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, Büyük Veri ile ilgili etik sorunları vurgulamak için mevcut literatürün derinlemesine bir incelemesi yapılmıştır. Yukarıda açıklanan dengeye ulaşmanın aracı olarak beş aksiyon geliştirilmiştir. Çalışmanın ikinci aşaması, birtakım kilit paydaşlarla yapılan görüşmeler ve Büyük Veri kullanımı ile ilgili hususlarda genel bilgiler edinen bir anket yürütülmesini içermektedir. Teklif edilen dengeleme aksiyonlarına ilişkin geri bildirimler de alınmış olup son incelemede göz önünde bulundurulmuştur. Büyük Veri’nin yararları katılımcılar tarafından nadiren tartışılırken, görüşmelerden ve anketlerden ortaya çıkan tutumlar, ilgiden endişeye doğru uzanmaktadır. Avantajlar, Büyük Veri’ye olduğu kadar risklere de özgüdür ve bu husus çalışma boyunca daha geniş bir şekilde tartışılmaktadır.

 

Çalışmanın orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.eesc.europa.eu/sites/default/files/resources/docs/qe-04-17-306-en-n.pdf

 

ABD Hava Kuvvetleri Yapay Zeka Stratejisi

 

ABD Hava Kuvvetleri Yapay Zeka Stratejisi

 

2 0 1 9
Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri
 Savunma Bakanlığı Yapay Zeka Stratejisine Ek Yapay Zeka Bölümü

 

Giriş

 

Yapay zeka (YZ), 21. yüzyılda savaşın yapılış şeklini değiştirmeye hazırlanıyor. Şu anda Hava Kuvvetleri’nin sahip olduğu üstünlük, bu teknolojileri benimseme şeklimize bağlı olarak ya sarsılacak ya da güçlenecektir.

Önceki teknolojik gelişmelerin aksine, YZ hali hazırda birçok ticari girişimin içinde yayılmakta; dolayısıyla devletçe kontrol edilemez veya zapt edilemez bir durumdadır. Ticaret hayatının bu teknolojileri benimsemek için acele etmesi gibi, küresel rakiplerimiz de YZ entegrasyonu ve silahlanmasını, geleneksel güçlü yönlerimize karşı koymak ve algılanan zayıflıklarımızdan yararlanmak için etkili bir önlem olarak hızlandırıyor. Bu, Hava Kuvvetlerimiz için özellikle Hava, Uzay ve Siber görevleri yürütme yeteneğimizin veri ve bilgiler tarafından yönlendirilen içgörülere dayandığı durumlarda geçerlidir. Şu an yaptığımız stratejik seçimlere bağlı olarak, YZ’nin benimsenmesiyle dünya çapında faaliyet gösterme yeteneğimiz körelebilir veya güçlenebilir.

Hava Kuvvetleri, ülkeye Hava ve Uzay Üstünlüğü, Küresel Güç, Hızlı Küresel Hareketlilik, İstihbarat, Gözetleme ve Keşif ve Komuta Kontrolü sağlamakla yükümlüdür. YZ, bu farklı görevlerin beşinde de rekabet etme, caydırma ve kazanma yeteneğimizin altını çizecek bir güçtür. Yarının Hava Kuvvetlerini daha hızlı ve daha zeki kılmak, üst düzey mücadelede çok alanlı operasyonlar gerçekleştirmek, açık çatışma seviyesinin altındaki tehditlere karşı koymak ve dünyadaki müttefiklerimizle ortaklık sağlamak çok önemlidir.

Bu bölüm ve ilgili ekler, ortak Yapay Zeka Merkezi (JAIC) tarafından yürütülen, Ulusal Savunma Stratejisi ve Savunma Bakanlığı Yapay Zeka Stratejisi ile çabalarımızı uyumlu hale getirmeye hizmet etmektedir. Dijital çağda etkin bir şekilde yönetmek, manevra yapmak ve öncülük etmek için gereken temel prensipleri, işlevleri ve hedefleri detaylandırmaktadır. Bunu yapmak, hem destek hem de savaşla mücadele operasyonları için YZ’yi kullanıma hale getirme yeteneğimize bağlıdır.

Yapay zeka her sorunun çözümü değildir. Benimsenmesi, ülkeye karşı etik, ahlaki ve yasal yükümlülüklerimize uygun şekilde düşünülmelidir. Bu büyük sorumluluğu üstlenen Havacılar, atanan görevlerini gelişen teknolojilere odaklanarak, aynı zamanda yapılan her şeyin bir insan çabası olduğu anlayışıyla yürütmelidir.

Büyük güç rekabetine dönüldüğünde; Birleşik Devletler Hava Kuvvetleri, herbir Havacı’nın yeteneğini geliştirirken, sonuçları daha yüksek hız ve hassasiyetle daha iyi hale getirmek için tüm görev kümelerinde YZ’nin en karakteristik formlarını kullanacak ve yönetecektir. Amerikan milletine olan her zamanki sorumluluğumuzla, bunu milletimizi ve onun hayati çıkarlarını en iyi şekilde korumak ve savunmak için yapmaktayız.

 

Metnin orijinalini ve tamamını aşağıda bulabilirsiniz:

https://www.af.mil/Portals/1/documents/5/USAF-AI-Annex-to-DoD-AI-Strategy.pdf

1 2 3 4 5 9