Telif Hakkı Yasalarının Yapay Zekanın Dolaylı Önyargı Sorununu Nasıl Düzeltebileceği

 

Telif Hakkı Yasalarının Yapay Zekanın Dolaylı Önyargı Sorununu Nasıl Düzeltebileceği

 

Yapay zeka, yemekte kedinizi pişirebilir!

 

Amanda Levendowski

New York Üniversitesi Hukuk Fakültesi 

24 Temmuz 2017

 

 

 

 

Özet: 

 

“Yapay zekanın (YZ) kullanımı yaygınlaşmaya devam ederken, ırkçı yüz tanımadan cinsiyetçi doğal dil işlemeye kadar toplumsal önyargıyı yansıtan veya şiddetlendiren YZ sistemlerinin örneklerinde de bir artış olduğunu görüyoruz.Bu önyargılar, YZ’nin teknolojik kazanımlarını ve potansiyel faydalarını gölgelemekle tehdit ediyor. Hukuk ve bilgisayar bilimi üzerine çalışan akademisyenler, çoğu kez türdeş yaratıcılarının incelenmemiş varsayımlarını, kusurlu algoritmaları ve eksik veri setlerini içeren, birçok önyargı kaynağını analiz ederken, kanunun rolü, büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Kodlar ve kültür, onları yöneten yasalar kadar, YZ’nin dünyada nasıl öğrendiği ve hareket ettiği konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Bu makale,  muhtemelen YZ’nin önyargısına etki etmekte olan en güçlü yasayı inceleyen ilk makaledir: Telif Hakkı 

Yapay zeka, çoğu zaman insan eserlerinin kopyalarını okuyarak, görüntüleyerek ve dinleyerek “düşünmeyi” öğrenir. Bu makale, yasanın telif hakkıyla korunan belirli kaynak materyallere erişimi hariç tutmasının, önyargılı YZ sistemlerini nasıl oluşturabildiğine veya artırabildiğine bakarak, ilk olarak, önyargı problemini telif hakkı doktrini merceği ile inceliyor. Telif hakkı yasası, ters mühendislik, algoritmik hesap verebilirlik süreçleri ile YZ’yi deneme ve müşterileri kendine çekmek için rekabet etme gibi önyargı azaltma tekniklerini sınırlamaktadır.Telif hakkı yasası kuralları, veriler kanıtlanabilir şekilde önyargılı olsa bile, YZ oluşturucularının YZ öğreniminde yasal olarak düşük riskli veri kaynakları kullanımını teşvik ederek, başkaları üzerinden belirli çalışmalara erişim ayrıcalığı tanımaktadır. İkincisi, telif hakkı yasasının farklı bir bölümünün — adil kullanım doktrini — geleneksel olarak diğer teknolojik alanlardaki benzer konuları ele almak için nasıl kullanıldığını incelemekte ve bunların YZ önyargısı alanında eşit bir şekilde ele alıp almadığını sormaktadır. Makale, sonuç olarak, geleneksel adil kullanım içinde yer alan normatif değerlerin nihai olarak YZ önyargısının hafifletilmesi ve tam anlamıyla daha iyi YZ sistemleri yaratma hedefleriyle uyumlu olması sonucuna varmaktadır.”

 

Makale ile ilgili bağlantı adresini ve makalenin orijinalini aşağıda bulabilirsiniz:

https://papers.ssrn.com/sol3/papers.cfm?abstract_id=3024938

2012 yılında Japonca eğitimim sonrasında hukuk fakültesine başladı. Jürging-Örkün-Putzar Rechtsanwalte (Almanya), Güler Hukuk Bürosu ve Ünsal & Gündüz Attorneys at Law' da staj yaptı. Japon dili sertifikası aldı. Ayrıca arabuluculuk- tahkim ve ceza hukuku gibi alanlarda sertifika programlarına katıldı.Bunların akabinde Bilişim ve Teknoloji Hukuku alanında yüksek lisans yapmaya başladı. Köksal & Partners hukuk bürosunda avukat olarak çalışmakta. Büyük bir merakla, robotlar, yapay zeka ve onların hukuksal durumları ve problemler ile ilgili çalışmalar yürütmekte. She studied law following herJapanese education on 2012. She fulfilled her internships in Jurging-Orkun-Putzar Rechtsanwalte(Germany), Guler Law Office and Unsal&Gunduz Attorney at Law . Also she has certificate of Japanese language and she has mediation and arbitration certificates and criminal law certificates from law workshops. Afterwards, she started the master program on information and technology law, at Istanbul Bilgi University. She works as a lawyer at Koksal & Partners law office. Her goal and ambition is the working in the field of Robotics, AI and their legal statutes and problems and exploring the relevant necessities where no women has ever gone before... Yazarın diğer yazıları için ayrıca bakınız: For further works of the author: https://bilgi.academia.edu/Selin%C3%87etin https://siberbulten.com/author/selin-cetin/

Bir cevap yazın

*