Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

Yapay Zeka: Avrupa Birliği Bakış Açısı

 

AB Komisyonu, 2018

 

Özet

Birçok dijital teknoloji sayesinde ekonomimiz ve toplumumuz açısından hızlı bir dönüşüm döneminin başlangıcındayız. Yapay Zeka (YZ) bu değişimin merkezinde yer alıyor ve hayatlarımızı iyileştirmek için büyük fırsatlar sunuyor. Yapay zekadaki son gelişmeler, artan işleme gücünün, algoritmalardaki iyileştirmelerin ve dijital verilerin hacminde ve çeşitliliğinde üstel büyümenin sonucudur. Yapay zeka uygulamalarının çoğu, metin tercümelerinden görüntü tanımaya ve beste yapmaya kadar günlük yaşamımıza girmeye başladı ve giderek sanayi, yönetim ve ticarette kullanılıyor. Bağlantılı ve otonom araçlar ve yapay zeka destekli tıbbi teşhis araçları, yakın zamanda yaygınlaşacak uygulama alanlarıdır. ABD, Çin ve Avrupa arasında yapay zeka konusunda güçlü bir küresel rekabet var. ABD şimdilik liderlik yapıyor, ancak Çin hızlı bir şekilde ona yetişmek üzere ve 2030’a kadar liderlik koltuğuna oturmayı hedefliyor. AB için bu durum, bir yarışı kazanma veya kaybetme değil, yapay zeka tarafından sunulan fırsatları insan merkezli, etik, güvenli ve temel değerlerimize uygun bir şekilde benimsemenin yolunu bulma meselesidir. AB Üye Devletleri ve Avrupa Komisyonu, yalnızca birlikte başarabileceğimizi kabul ederek eşgüdümlü ulusal ve Avrupa stratejileri geliştirmektedir. Araştırma, otomotiv ve robotik gibi bazı endüstriyel sektörlerde liderlik, sağlam bir yasal ve düzenleyici çerçeve ve bölgesel ve alt bölge seviyelerinde de çok zengin kültürel çeşitlilik gibi güç alanlarımız üzerine inşa edebiliriz.

YZ’nin yalnızca sağlam bir bilgi işlem altyapısı ve kaliteli verilerle desteklenmesi durumunda başarılı olabileceği genellikle kabul edilmektedir:

  • Bilgi işlem konusunda, merkezileşmiş imkanlara ek olarak, ortaya çıkan hesaplama paradigmalarına yatırım yapmak için Avrupa’ya bir fırsat penceresi belirledik. Bu, gelecekte 5G’nin yaygınlaşmasını ve Nesnelerin İnterneti’ni de destekleyecektir.
  • Verilerle ilgili olarak, başarılı İnternet şirketlerinden öğrenmeyi, verilere erişimi açmayı ve yalnızca veri yayınlamaktan ziyade kullanıcılarla etkileşimi geliştirmeyi savunuyoruz. Bu şekilde, Avrupa ihtiyaçlarına cevap veren yapay zeka uygulamalarına uygun hale getirmek için verileri zenginleştiren kamu idareleri, firmalar ve sivil toplum ekosistemleri geliştirebiliriz.

Yapay zeka tarafından sağlanan fırsatları eleştirel şekilde benimsemeliyiz. En önde gelen YZ tekniklerinin kara kutu özellikleri, uzmanlar için bile belirsizlik yaratıyor. YZ sistemleri şu anda dar ve iyi tanımlanmış görevlerle sınırlıdır ve teknolojileri, verilerde bulunan iyi tanınan önyargı etkisi gibi insan yaratıcılarının kusurlarını miras alıyor. Yapay zeka eksikliklerine meydan okumalı ve güçlü değerlendirme stratejileri, şeffaf ve güvenilir sistemler ve iyi bir insan-YZ etkileşimi için çalışmalıyız. Etik ve tasarım açısından güvenli algoritmalar, bu yıkıcı teknolojiye güvenmek için çok önemlidir, ancak aynı zamanda sivil toplumun yapay zekaya gömülecek değerler ve gelecekteki gelişim yönleri için daha geniş bir katılımına ihtiyacımız var. Bu sosyal katılım, yerelden, ulusala ve Avrupa’ya kadar tüm seviyelerde kurumlar, endüstri ve sivil toplum karşısında güçlenme çabasının bir parçası olmalıdır. Yerel beceri, bilgi işlem, veri ve uygulama ekosistemlerinin geliştirilmesi, yerel toplulukların katılımını teşvik edebilir, onların ihtiyaçlarına cevap verebilir, yerel yaratıcılık ve bilgi birikiminden yararlanabilir ve insan merkezli, çeşitli ve sosyal güdümlü bir yapay zeka oluşturabilir. YZ’nin düşünme şeklimizi, karar alışımızı nasıl etkileyeceği, birbiri ile nasıl ilişkilendirileceği ve işimizi nasıl etkileyeceği hakkında hala çok az şey biliyoruz. Bu belirsizlik endişe kaynağı olabilir, fakat aynı zamanda bir fırsat işaretidir. Gelecek henüz yazılmadı. Sahip olmak istediğimiz geleceğin ilişkin kolektif vizyonumuza dayanarak onu şekillendirebiliriz. Ama birlikte hareket etmeli ve hızlı davranmalıyız.

 

Raporun tamamına aşağıdan ulaşabilirsiniz:

https://ec.europa.eu/jrc/en/publication/artificial-intelligence-european-perspective

2012 yılında Japonca eğitimim sonrasında hukuk fakültesine başladı. Jürging-Örkün-Putzar Rechtsanwalte (Almanya), Güler Hukuk Bürosu ve Ünsal & Gündüz Attorneys at Law' da staj yaptı. Japon dili sertifikası aldı. Ayrıca arabuluculuk- tahkim ve ceza hukuku gibi alanlarda sertifika programlarına katıldı.Bunların akabinde Bilişim ve Teknoloji Hukuku alanında yüksek lisans yapmaya başladı. Köksal & Partners hukuk bürosunda avukat olarak çalışmakta. Büyük bir merakla, robotlar, yapay zeka ve onların hukuksal durumları ve problemler ile ilgili çalışmalar yürütmekte. She studied law following herJapanese education on 2012. She fulfilled her internships in Jurging-Orkun-Putzar Rechtsanwalte(Germany), Guler Law Office and Unsal&Gunduz Attorney at Law . Also she has certificate of Japanese language and she has mediation and arbitration certificates and criminal law certificates from law workshops. Afterwards, she started the master program on information and technology law, at Istanbul Bilgi University. She works as a lawyer at Koksal & Partners law office. Her goal and ambition is the working in the field of Robotics, AI and their legal statutes and problems and exploring the relevant necessities where no women has ever gone before... Yazarın diğer yazıları için ayrıca bakınız: For further works of the author: https://bilgi.academia.edu/Selin%C3%87etin https://siberbulten.com/author/selin-cetin/

Bir cevap yazın

*